PUBG'nin Ünlü Kızartma Tavasının Hikayesini Biliyor Muydunuz?

YAZAN Eser Güven

Gelin sizinle bir kızartma tavası hikayesi okuyalım

PlayerUnknown's Battlegrounds'un en ünlü silahı hiç şüphe yok ki kızartma tavası. Yalnızca ölümcül bir yakın mesafe silahı olmakla kalmıyor, arkanızı koruyacak güçlü bir zırh olarak da kullanılabiliyor kendisi. Hatta hatırlar mısınız, bundan birkaç ay önce Doom49 isimli bir YouTuber kızartma tavasını test tabi tutmuş ve tavanın tahmin ettiğimizden bile daha güçlü olduğunu kanıtlamıştı.

Peki ama oyuna böyle bir silah ekleme fikri nereden çıkmış? Brendan Greene, Eurogamer'la yaptığı röportajda bu merak edilen sorunun cevabını açıklamış ki çıkış hikayesi gerçekten de çok ilginç diyebilirim.

PUBG'den bahsederken Battle Royale isminin kullanılmasının bir sebebi var. Belki izlememiş olabilirsiniz ama 2000 tarihli bu kült Japon filmi üç gün süreyle bir adaya bırakılan kırk iki öğrencinin hikayesini anlatıyordu. Her bir öğrenciye başta bir çanta veriliyor ve bu çantadan da rasgele bir silah çıkıyordu. Ortada kural falan yoktu, üç gün içinde öğrenciler birbirini istedikleri şekilde öldürecekti, ta ki geriye tek bir kişi kalana kadar. Aksi halde hepsini mutlak ölüm bekliyordu.

Brendan Greene'in PlayerUnknown's Battlegrounds'ı yaratırken temel aldığı fikir de işte tam olarak buydu. Battle Royale diye bir oyun türünün ortaya çıkışına da ön ayak olan Greene hayatını değiştiren bu filme bazı atıflarda bulunmak istemiş ki arbalet, orak, deniz feneri falan bunlardan bazıları. Ama elbette aralarında en ünlüsü kızartma tavası. Çünkü filmin başlarında ana karakterlerden biri olan Shuya çantasını açtığında kendisine silah olarak kızartma tavası verildiğini görüyormuş. Bazı öğrencilerde pompalı tüfek falan olduğunu düşünürsek Shuya'nın pek de şanslı olmadığını söylemek mümkün. Greene de buna atıfta bulunmak için PUBG'a kızartma tavası eklemeye karar vermiş.

Tabi ortada şöyle bir sorun var, Battle Royale filminde aslında kızartma tavası falan yok. Shuya'nın çantasından çıkan şey tencere kapağı. Greene sahneyi tamamen yanlış hatırlamış ve bunu da tavayı oyuna ekledikten aylar sonra ekipten biri "filmde tava falan olmadığını biliyorsun değil mi" diye sorduğunda fark etmiş.

Oyunun kapalı alfasında tava şimdikinden çok daha güçlüymüş ve en üst seviyede zırhı olan oyuncuları bile tek vuruşta öldürebiliyormuş. Sonradan elbette gücü azaltılmış ama yakın mesafe silahları arasında oyuncuların gönlünde taht kurduğu ve artık kült seviyeye ulaştığı için hala daha oyuncuların en sevdiği silahlar arasında. Ama aynı ortaya çıkış hikayesi gibi tavanın bir diğer özelliği de başka bir hatanın sonucu olarak doğmuş. Yani tavanın kurşunlardan etkilenmemesi de hataymış!

Oyun Erken Erişime girdikten ve bir milyon sattıktan sonra bir akşam Greene ve oyunun baş programcılarından Marek Krasowski kızartma tavasına çarpışma özelliği vermenin yolunu aramaya başlamışlar, amaç oyuncuların tavayla üzerlerine gelen el bombalarına vurup savuşturabilmeleriymiş. Greene "bunu yapmak istedik çünkü detaylara önem verdiğimizi gösterecektik. Bunu yapabileceğinizi belki tahmin bile edemeyecektiniz, ama sonunda birileri bunu fark edecek ve beğenecekti" diye açıklıyor bu fikri.

Sonunda bunu işler hale getirmişler ve işi orada bırakmışlar, çünkü o gece oyunun ilk büyük güncellemesi yayınlanacakmış. Greene sonraki sabah uyandığında PC Gamer'daki o ünlü manşeti görmüş: "PlayerUnknown's Battlegrounds'ta kızartma tavası kıçınızı kurtarıyor". Meğer el bombası testlerini yanlışlıkla bir milyon oyuncuya gönderilecek olan kopya üzerinde yapmışlar ve güncelleme yayınlanmadan önce de bu denemelerini kaldırmayı unutmuşlar. O ana kadar tavanın kurşunlara karşı da koruma sağladığını fark etmemişler bile, ama Greene oyuncuların kurşunlara tava salladığını görünce bundan acayip hoşlanmış.

İşte böyle sevgili Oyungezerler. PlayerUnknown's Battlegrounds'un en ünlü silahı ard arda gelen yanlışlıkların sonucunda ortaya çıkmış. Greene filmi yanlış hatırlamasaydı oyunda kızartma tavası yerine tencere kapağı olacak ve bu kapak da kurşun geçirmez falan olmayacaktı muhtemelen. Buradaki en hoş detay da bu hatalar fark edildiğinde Greene'in bunun son derece havalı olduğunu düşünerek oyunda kalmasına izin vermiş olması.