YAZAN Utku Çakır

Skaven'ları çıktıkları çukura geri gönderme zamanı geldi.

 Left 4 Dead 2008-2009 yılları arasında hayatımın çok büyük bir kısmını işgal etmişti. Valve’ın 4 kişilik co-op FPS’si türünün en başarılı örneklerinden biriydi. Fakat nedendir bilinmez ne ikinci oyun ne de ardından gelen L4D kopyaları beni ekran başına kilitlemeyi başaramadı. Left 4 Dead’in büyüsü benim için başka hiçbir oyunda tekrarlanamadı… Ta ki Warhammer: Vermintide 2’ye kadar.

Vermintide 2, bir co-op PVE oyunun geçmesi gereken her sınavdan tam not alıyor: Tansiyon yükselten ritim ve aksiyon, sıkı oynanış, birbirinden çeşitli kahramanlar ve eğlenceli loot sistemi. 

Fareden bozma Skaven'lar, ilk oyundaki psikopatlıklarına Vermintide 2’de yanlarına Chaos ırkını da alarak devam ediyorlar. Oyunun aynı zamanda eğitim bölümü olan açılış sekansında görüyoruz ki, Fester Klanı Chaos Savaşçıları'nın Helmgrat şehrini işgal etmesi için devasa bir portal inşa etmekteler. Tabii her Skaven mühendisliği ürününden beklenebileceği üzere portal bir türlü düzgün çalışmamakta. Portaldaki arıza ve şok dalgası, Skaven tarafından ele geçirilen oyundaki kahramanlardan biri Markus Kruber’ın serbest kalmasına neden alıyor. Kruber diğer karakterleri kurtardıktan ve yer yüzüne çıktıktan sonraysa sizi onlarca saat ekran başına kilitleyecek, akşam kafanızı yastığınıza koyduğunuzda kulaklarınızda çınlayacak Chaos Savaşçısı çığlıklarıyla süslü esas oyun başlıyor.

Vermintide 2’de, her biri en kolay zorluk seviyesinde yaklaşık olarak 30 dakika süren 13 farklı bölüm var. Bu bölümler dörderli gruplar hâlinde üçe bölünmüş durumda ve her grubun son bölümü büyük bir boss mücadelesine ev sahipliği yapıyor. 13. bölümü oynamanız içinse öncelikle diğer boss'ları öldürmeniz gerekmekte. Bu gruplar hem kendi içinde hem de genel hikâye düzleminde güzel bir hikâye anlatımına sahipler.

Savaş alanına dalıp, bir elinizde baltanız, diğer elinizde tüfeğinizle Skaven ve Chaos kafası patlatmadan önce ilk olarak size en uygun kahramanı seçmeniz gerekiyor. Mercenary sınıfı grubun tankı görevini görmekte. Ranger Veteran baltasıyla etrafı kan gölüne döndürürken, arbaletiyle uzaktan takılabiliyor. Waystalker sınıfı için klasik bir agility-DPS diyebilirim. Oyunun gördüğüm kadarıyla oyuncular tarafından en umursanılmayan sınıfı Witch Hunter Captain da hızlı atakları ve kritik hasarıyla aslında diğer karakterlere fena bir alternatif değil. Benim favorim ateş büyücüsü Wizard'sa asasıyla savaş alanını uzaktan kontol ediyor.

Hayatımda ölmeye bu kadar istekli birini daha önce görmemiştim.

Bu beş karakter sınıfının her birinin yanında, belirli seviyelerde açılan iki adet ek alt sınıf daha var. Yani toplamda 15 sınıf var diyebiliriz. Her bir sınıfın kendine özel bir adet ana pasif ve aktif becerisi var. Vermintide 2’nin taktiksel çeşitliliği de burada parlıyor. Örneğin Wizard normalde biraz daha pasif olup daha çok grubun arkasında gezmenizi gerektiren bir karakterken, ikinci alt sınıfı Pyromancer’ın getirdiği radar güdümlü benzeri aktif büyüsü karakteri birden çok sağlam bir Skaven öldürücüye çeviriyor. 12. seviyede açılan Unchained alt sınıfıysa Waystalker’ın çehresini komple değiştirip, onu çok daha agresif ve Skaven’ların ortasına dalan bir karaktere dönüştürüyor. Bu durum diğer dört karakter için de geçerli. Fakat alt sınıflara, normal karakterlerin geliştirilmiş versiyonları olarak bakmayın. Yeni alt sınıf açmanız sizin otomatik olarak onu seçmeniz gerektiği anlamına gelmiyor. Siz oynanış tarzınıza göre hangi alt sınıfı seçeceğinizi karar veriyorsunuz.

Bu 15 sınıf aynı zamanda kendi ek beceri ağaçlarına da sahip. Her 5 seviyede bir alt sınıflarınızın aktif büyüsünü geliştiren ve ekstra pasif özellikler ekleyen cinsten yeni bir beceri seçiyorsunuz. 15 sınıf ve beceri ağaçlarının yanına bir de her sınıfın kullandığı farklı silahlar (kılıç-kalkan, arbalet, yay, asa vs.) ve o silahların farklı versiyonlarını koyduğunuzda yukarıda dediğim gibi çok sağlam bir taktiksel derinlik ortaya çıkıyor. Farklı alt sınıfların birbirleriyle olan sinerjileri, takım kompozisyonları ve diğer oyuncularla mikrofonla iletişim derken birden The International finaline hazırlanan profesyonel Dota 2 oyuncusu gibi hissediyorsunuz.

Skaven'ın saçma sapan mimari tasarımlarından biri.

Ama bu taktiksel derinlik oyunun “gir bir oyun at çık” basitliğine zarar vermiyor. Vermintide 2 her ne kadar taktiğe ve takım kompozisyonuna önem verse de bu yine de özünde bir aksiyon oyunu. Savaş alanına indiğinizde tek yapmanız gereken kılıcınızın sivri kısmını karşınızdakinin vücuduna saplamak. Oyun tıpkı Left 4 Dead serisinde olduğu gibi bir yapay zeka yönetmen kullanıyor. Siz bölümde ilerledikçe, takımınızın zorlanma seviyesine göre bu yönetmen size yardım ediyor ya da cezalandırıyor. Takımınız düşmanları terlemeden mi kesiyor? O zaman ufuktaki savaş borusunun sesine kulak verin çünkü birazdan Skaven sürüsü her tarafınızı saracak. Belki de Chaos Savaşçıları’nın insafsız saldırıları ekibinizi zayıflattı ve peş peşe gelen sürüler canınızı yaktı. O hâlde bir sonraki bölgede sizi can eşyaları bekliyor olabilir. Yapay zeka kurduğu bu dengeyle her oynanış seansını birbirinden ayrı ve özel kılıyor.

Hepsi birbirinden ayrı yeteneklere sahip olan oynanabilir karakterler olduğu gibi, Skaven ve Chaos sürüleri de kendi özel yaratıklarına sahip. Gutter Runner, takımdan ayrı düşen oyunculara gölgelerden atlayarak parçalamaya çalışıyorken; Globadier uzaktan üstünüze zehirli bombalar fırlatıyor. Sorcerer etki alanındaki herkesi yakalayan girdap yaratırken; Ratling Gunner otomatik tüfeğiyle suratınıza saniyede onlarca mermi yolluyor. Rat Ogre gibi ara boss’larsa hiç beklemediğiniz anda bütün momentumunuzu mahvedebiliyor (Left 4 Dead’deki Tank’a selam). Bu saydığım ve buna ek birkaç özel düşmanın dışında tabii ki bölümlerde esas olarak tüm görevleri ölmek olan zayıf düşmanlarla kapışıyorsunuz. Sürü hâlinde gelen bu arkadaşları dar bir koridora çekip kılıçtan geçirmek çok keyifli. Vermintide 2’nin en eğlenceli kısmı da burası zaten. Dövüş mekanikleri sol ve sağ tuşa tıklamaktan ibaret olsa da karakter alt sınıfları ve beceri özelleştirmelerinin getirdiği çeşitlik sağ olsun hiçbir maçta sıkılmadım.

Skaven mangal partisine hoş geldiniz.

Bölümlerde size can ve hız, güç gibi geçici güçlendirmeler veren eşyaların yanında bir de kitap (tome) ve kara büyü kitapları (grimoire) var. Bunları toplayıp bölümü başarılı bir şekilde tamamladığınızda düşen loot’larınızın kalitesini artıyor. Fakat burada dikkat edilmesi gereken bir şey var. Bölümde 3 tane bulunan kitaplar, aynı zamanda sizin çok önemli olan can veren eşya yerinizi işgal ediyor. Hem eşya hem kitapları aynı anda taşıyamıyorsunuz. Kara büyü kitaplarıysa daha fena. Her bölümde 2 tane bulunan kara büyü kitapları, hem eşya yerinizi işgal ediyor hem de tüm takımınızın canını yarı yarıya indiriyor. Bu kitapları taşıyıp riske girmek ve sonunda ödülünüzü güçlendirmek mi? Yoksa güvenli oynayıp az ödüle kafi olmak mı? Seçimler, seçimler…

Oyunun loot sistemi, loot box’lardan gelmekte. Ama korkmayın! Burada gerçek para ödediğiniz bir sistemden bahsetmiyorum. Açtığınız tüm kutular, oyunu oynarken kazandığınız hediyelerden ibaret. Karakterinize atlattığınız her seviye ve başarıyla temizlediğiniz her bölüm size birer hediye kutusu kazandırıyor. Bu kutuların seviyesi; görevin zorluğu, topladığınız kitap, kara büyü kitabı ve zarlara göre artıyor (zarlar, kitaplar gibi eşya yerinizi işgal etmiyor). Daha yüksek seviyeli kutular, doğal olarak daha egzotik eşyaların düşmesini sağlıyor.

Kutulardan düşen eşyalarsa binbir türlü! Tamam belki o kadar fazla değil ama oyundaki çeşitliğinin tatmin edici olduğunu söyleyebilirim. Mini otomatik tüfeklerden, yaylara; yanan kılıçlardan, bomba gibi patlayan asalara; savaş baltalarından, ok gibi giden ateş büyüsü atan asalara… Her alt sınıfın kullanabileceği farklı silah türleri var ve siz size uygun alt sınıfta karar kıldıkça ve o sınıfa seviye atlattıkça oynanış tarzınıza uygun silahları çok daha etkili bir şekilde kullanmaya başlıyorsunuz. İşinize yaramayan silahlar ve karakterinize ekstra güç veren takıları ana üssünüzde parçalayıp materyallerine ayırabiliyorsunuz. Bu materyalleri kullanarak istediğiniz türde yeni eşyalar dövüp, geliştirebiliyorsunuz.

Klavyeyi duvara atmanın Vermintide 2'deki karşılığı: Halescourge boss dövüşü.

Vermintide 2 tamamı ile cilalanmış bir oyun değil. Oyunda arada sırada karşınıza çıkan grafik ve geometri hataları can sıkabiliyor. Bazen botlarla oynarken karakterler çevreye takılabiliyor ama oyun akıllı bir şekilde botlardan çok önde giderseniz onları yanınıza ışınlamakta. Birkaç defa karşımdaki düşmanların çevreye takılarak inanılmaz bir hızla yukarı doğru fırladığını gördüm. Bir kere bu mini boss’la kapışırken oldu. Ama bu sorunların hiçbiri oyun zevkimden götürmedi. Oyunu 20 küsür saat oynadım ve bu sırada oyun mahvedici bir sorunla karşılaşmadım.

Her co-op oyununda olduğu gibi, Vermintide 2’den de optimal zevk almak için 4 arkadaş beraber oynamanızı tavsiye etsem de matchmaking sisteminde yanınıza rastgele insan bulmakta zorlanmayacağınızın altını çizmem gerek. Bu yazıyı yazdığım sırada Steam'de oyunu 36 bin kişi oynuyordu.

Warhammer: Vermintide 2 abisini her anlamda geride bırakmayı başarmış. Bölümlerin kendilerine has karakteristik özellikleri, ses tasarımı ve Warhammer evrenin imza atmosferi; mükemmel tasarlanmış haritalar, hem taktiksel hem de basit oynanış ve zevkli dövüş mekanikleriyle birleşince ortaya bir co-op PVE şaheseri çıkmış. Eğer türe ya da Warhammer evrenine merakınız varsa kesinlikle kaçırmayın derim.

Artılar:

  • Harika dövüş mekanikleri.
  • Muhteşem atmosfer.
  • Buran buram Warhammer evreni kokuyor.
  • Hem taktiksel hem "bir el at çık" tadında.
  • Alt sınıflar oyunu renklendiriyor.

Eksiler:

  • Bazı grafik ve geometri hataları.
  • Kitap ve büyü kitabı bonusları bazen yansımıyor.
NOT: 8.8

SON KARAR: Co-op PVE mi istiyorsunuz? O hâlde Warhammer: Vermintide 2'den başkasını aramayın.

İLGİLİ BÖLÜMLER