YAZAN Sistem Yöneticisi

Türkçe Final Fantasy.

Bu bir advertorial'dır.

RYO dendiğinde akla gelen ilk serilerden Final Fantasy, ana oyunlarının yanı sıra yıllar içinde çok sayıda yan oyuna da ev sahipliği yaptı. Önce PSP’ye çıkan, daha sonra oyuncuların yoğun talep ve baskısı üzerine PC ve konsollara da HD versiyonu gelen Type-0 bu yan oyunların şüphesiz en önemlilerinden ve kalitelilerindendi.

Birçok ülkede 2017 yılının en iyi mobil oyunu seçilme başarısı gösteren ve 21 Haziran itibariyle ülkemizde de Türkçe ve ücretsiz olarak iOS ve Android platformlarına çıkan Final Fantasy: Uyanış (Final Fantasy: Awakening), Type-0 oynayanlara hemen tanıdık gelecektir çünkü Uyanış, bünyesinde Type-0’nun dünyasını, karakterlerini ve hatta hikâyesini barındırıyor.

Type-0 her ne kadar üst düzey bir yapım olsa da, onu oynayan oyuncuların sayısı ana Final Fantasy oyuncularının yanında nispeten sınırlı. Ben de Uyanış’ın sadece Type-0 oynayanlara hitap eden bir oyun olacağından endişelenmiştim ilk başta ancak neyse ki böyle bir durum söz konusu değil. Uyanış’ta, Type-0 dünyasında geçen bir yan öykü veya bir devam hikâyesi oynamıyoruz, bilakis direkt o oyunun hikâyesini yaşıyoruz. Yani tıpkı Type-0’da olduğu gibi Uyanış’ta da bir askeri okuldaki özel Class Zero sınıfının iki ülkenin çatışması arasında kalışını ve sahip oldukları sıra dışı güçlerle barışı sağlamaya çalışmalarını takip ediyoruz. Yalnız Uyanış’ta Type-0’dakinden farklı olarak farklı karakterleri değil, kendi oluşturduğumuz ve Class Zero’ya yeni katılan yeni bir karakteri yönetiyoruz.

Uyanış’ta sizi Final Fantasy serisinin her zaman takdir görmüş sürükleyici hikâye anlatımı karşılayacak. Çoğu mobil oyunun aksine bu hikâye bol bol ara sahneyle de desteklenmiş ki bir Final Fantasy oyunundan daha azı da beklenmemelidir zaten. Kendi karakterimizin hikâyeye ve Class Zero’ya dâhil edilme biçimini de oldukça beğendim.

Yakın, menzilli ve büyücü üç karakter sınıfından birini seçiyor, karakterimizin cinsiyetini ve tipini belirliyor ve oyuna giriyoruz. Uyanış’ta, çoğu Final Fantasy oyununun aksine gerçek zamanlı bir aksiyon/RYO oynanışı tercih edilmiş. Normal saldırılarımız, geliştirebildiğimiz yeteneklerimiz, “dodge” hareketimiz ve belli bir hasara ulaştığımızda yapabildiğimiz Limit Break hareketlerimiz mevcut. Sistem son derece akıcı ve keyifli. Pür dikkat oyuna odaklanmak istemeyen oyuncular için otomatik savaşma mekaniği de mevcut ancak Uyanış’ı oyuncuya neredeyse hiç rol bırakmayan oyunlardan da zannetmeyin.

Her şeyden önce standart saldırılarınızı ve yeteneklerinizi otomatiğe alabiliyor olsanız da dodge ve Limit Break için bu durum geçerli değil. Ve dolayısıyla otomatik savaşma mekaniği özellikle oyunun ilk safhalarında çok kullanışlı olsa da ilerleyen zamanlarda, özellikle de boss dövüşlerinde doğru anda dodge yapmak, Limit Break’leri doğru zamanlarda kullanmak hayati hale geliyor. Özellikle de Final Fantasy serisinin Odin, Ifrit, Shiva gibi ünlü summon’larını savaşa dâhil etmenin mümkün olduğunu ve bunun için savaş sırasında belli sayıda Limit Break kullanmak gerektiğini düşünürseniz... Bu hem bazı dövüşleri kazanmak için çok faydalı, hem de eh, summon’ların ihtişamından mahrum kalmak istemezsiniz sanıyorum.

Savaşlar kadar, ve hatta belki daha bile fazla sizi bağlayacak şeyse oyunun inanılmaz kapsamlı gelişim sistemi. Karakterinize seviye atlatıyor, yeteneklerini ayrıca geliştiriyor, ekipmanlarını da ayrıca geliştiriyorsunuz. Savaşların ekip tabanlı olduğundan bahsetmedim sanıyorum, savaşa 3 ana, 2 de yedek karakterle giriyorsunuz. Birçoğu Class Zero’nun sevilen karakterleri olan bu yancılarınızı ayrı bir şekilde açıyor, onların ekipman ve yeteneklerini ayrı ayrı geliştiriyorsunuz. Karakter çeşitliliği çok zengin ve belli karakterlerin birbiriyle uyumlu olmaları, birlikteyken daha etkili savaşmaları söz konusu. Anlayacağınız ne kadar çok karakter, o kadar derin stratejik çeşitlilik demek ki bütün o renkli karakterleri toplamaya çalışacaksanız oyunun ömrü son derece uzun olacaktır sizin için.

Gelişim sisteminden söz ediyordum. Summon’larınıza ayrıca seviye atlatıyor, PvP yaparak ek kaynak kazanıyor, ekipmanlarınızı daha basit bir PvP sisteminde kendiniz yapabiliyor, günlük görevlere, takım savaşlarına, loncalara dâhil olabiliyor ve daha saya saya bitiremeyeceğim bir sürü işe girişebiliyorsunuz. Hepsinden de çeşit çeşit kaynak kazanıp farklı farklı yerlerde kullanabiliyorsunuz. Bu gelişim sistemindeki derinlik ve işlevsellik cidden inanılmaz boyutlarda.

> İndirme linki.

Bu arada oyunun ücretsiz oluşu bazen oyuncular adına dezavantaj olabiliyor, birçok oyun oyuncuyu para harcamaya zorlayabiliyor ancak Uyanış’ta şimdiye kadar başıma öyle bir şey gelmedi. Eğer doğru karakterlerle, doğru bir gelişimle girmişseniz kazanamayacağınız savaş olmayacaktır. Elbette mesela günlük girebileceğiniz savaşları sınırlayan bir enerji sistemi var ancak Uyanış bonkör bir oyun, çok farklı şekillerde, bolca enerji toplayabiliyorsunuz ve hatta enerjiniz biterse de onsuz yapabileceğiniz PvP gibi birçok seçeneğiniz mevcut. Oyun sizi başına kilitlemeyi iyi başarıyor yani.

Type-0’nun kendine has ve son derece çekici bir görsel tonu vardı, Uyanış da o görsel tonu aynen devam ettirerek ve üst düzey bir grafik ve animasyon kalitesi sunarak göz okşayan bir yapım olmayı sonuna kadar başarıyor. Nispeten eski telefonlarda çalışabilecek kadar da iyi optimize edilmiş ayrıca. Kısacası oynanış, hikâye, görsellik gibi her alanda üst düzey bir performans gösteriyor Uyanış. Ücretsiz olduğunu da düşününce tüm RYO severleri bu ödüllü yapımı en azından denemeye gönül rahatlığıyla davet ederim.