YAZAN Yasin Madyb İlgün

Yer yer taze ve bambaşka hissettirse de alıştıkça bildiğimiz FIFA'ya dönüşüyor.

 Herkesin yerden sert şutlarla gol attığı, kalecilerin ayakla kurtarma özellikleri yoksa çöp muamelesi gördüğü FIFA 18'den sonra FIFA 19 için beklentilerim bir hayli düşüktü. Belki de beklentileri düşük tutman sebebiyle FIFA 19'u bir hayli beğendim. Tabii devrimsel nitelikte değişimler var diyemeyeceğim, hatta çoğu güzelleştirme ve geliştirme bence seneler önce yapılması gereken şeylerdi. Oynanışa etki eden bu değişimler tatmin etmeyi başarsa da zamanlama olarak aynı şeyi söylemek mümkün değil gibi. 

Oyunun mekanikleri özünde aynı olsa da oynanış üzerine yapılan bir sürü ince ayar ve köklü değişimler var. Tabii bu değişimler ilk etapta taze ve harika hissettirse de tecrübeli FIFA oyuncularının tahmin edebileceği üzere kısa sürede eskiyorlar. Taze değişimler oldukları için ve oyunun da metası henüz oturmadığı için ilk etapta oldukça etkileyici gelebilir, ama FIFA'ların defoları oynadıkça ortaya çıkıyor. Haliyle erken konuşup vay canına top için rakip oyuncuyla güreşmek muhteşem, kalecilerin yeni yapay zekası harikulade demek yerine bu değişimleri sakince karşılıyorum. Nitekim kalecilerin yapay zekasındaki gelişim göz doldursa da (artık yan toplara yamuk yumuk koşmuyorlar, kornere çıkan toplara bir yetişme çabaları var vb.) bu yıl da uzaktan şutlar konusunda inanılmaz çaresizler. Hatta bu şutları plase şeklinde vurursanız büyük ihtimalle golünüzü attınız demektir. Şutu batırmadıysanız ve kaleye gidiyorsa kaleciden pek bir umut beslemeyin. Uzaktan plaselere taç çizgisine paralel uçan De Gea gördükten sonra tadınız kaçabilir.

Tabii sezarın hakkı sezara, bazı değişimler daha ilk etaptan kendisini inanılmaz şekilde belli ediyor. Her yıl duyduğumuz "Hız artık eskisi kadar önemli değilmiş biliyor musun?" lafı ilk defa bu kadar doğru olabilir efendim. Oyuncunun top sürme yetenekleri, top kontrolü, sakinliği en az hızı kadar önemli olabiliyor. Tabii bu maç içerisindeki şartlara göre de değişkenlik gösteriyor. FIFA 17 ve 18'deki hızlı ve güçlüyse tamamdır mantığını şimdilik rafa kaldırabilirsiniz. Tabii EA Sports'un kötü bir huyu var, her yıl oyun çıktığında biraz zor olur ve bu rekabetçi oyuncuları mutlu eder. Fakat birkaç hafta geçmeden bir yama çıkar ve oyun her anlamda basitleşir, kolaylaşır. Haliyle FIFA 19'un geleceğine yine sıradan, günlük oyuncu karar verirse biz rekabetçi kitle için parçalı bulutlu günler hemen kapıda olacak.

FIFA 19 Intros 0-0 JUV V PSG 1st Half  FIFA 19 Kick Off In Menus

Hatta hız konusunda şöyle bir dip not düşeyim. Toni Kroos artık kullanılabilir bir oyuncu sevgili Oyungezerler! Marco Reus'tan sonra en sevdiğim iki üç futbolcudan biri olan Kroos'un TOTS kartını bile kullanamıyordum, zira o kadar yavaş bir karttı ki o TOTS kartını sene başında bile ilk 11'ime yerleştiremezdim sanırım. Ancak FIFA 19'un mevcut haliyle işler bir hayli değişmiş durumda. Kroos'un top kontrolü ve top sürüşü, oyun vizyonu ve aldığı hızlandırma güçlendirmesi (hala hızlı değil, ama oyunun mevcut haliyle güzel bir karta dönüştü) ile artık kullanılabilir oldu. FUT oyuncuları derdimi şu an çok iyi anlamış olmalılar. Tabii bu aynı zamanda sırf hızlı diye tercih edilen bir çok oyuncunun artık gözlerden ırak olması anlamına da geliyor. Hatta defansta güçlü oyuncularınız varsa ağır kalacak olsalar bile fiziksel olarak bu hızlı arkadaşlara çözüm sunabiliyorlar. 17 ve 18'deki gibi içlerinden her seferinde yap gibi geçemiyoruz. 

Şampiyonlar Ligi Fışkırıyor Oyunun Dört Bir Yanından

Eh, UEFA lisanslarının Konami'den EA Sports'a geçmesiyle böyle bir şov bekliyorduk zaten, oyunun arayüzünden tutun da FUT'taki pek çok promoya kadar her şey artık futbolun en büyük turnuvası Şampiyonlar Ligi'yle süslenmiş durumda. Buna kariyer modları ve pro clubs modu da dahil. Hatta Yolculuk da yine Şampiyonlar Ligi'ndeki dramatik detaylarla karşımıza çıkıyor. Sonunda Alex Hunter ile Şampiyonlar Ligi'nde mücadele edebiliyor, Danny ile biraderine karşı Şampiyonlar Ligi grup maçı oynayabiliyoruz.

Tabii arayüze ve oyunun menülerine yapılan bu değişim sadece görsel olmakla kalmamış. Sanırım uzun bir süredir donan ve tekleyen bir arayüz ile karşı karşıyaydık ve çok şükür bu sıkıntı çözülmüş. Geçişler akıcı ve sıkıntısız. Gerçi sayfa değiştirirken minik bir takılma oluyor, ama olsun o kadar. Yine Şampiyonlar Ligi'nin o kapalı mavi tonu maç atmosferlerine kadar her yerde "Ben buradayım" diye bağırıyor. Ipswich Town vs Plymouth Argyle maçı oynasanız bile başlarda atmosfer farklı geliyor, daha ciddi hissettiriyor. 

Tabii UEFA Avrupa Ligi ve Süper Kupa lisansları da artık EA Sports'ta, sadece Şampiyonlar Ligi'yle limitli değil. Bununla birlikte Avrupa Ligi'nin de FUT'ta daha fazla kart satmak amacıyla kullanılacağını tahmin etmek güç değil. Zaten kariyer modunda isim değişiklikleri, yeni spikerler ve azıcık da atmosfer bazlı değişiklikler dışında öyle aman aman bir yenilik görmüyoruz. Tabii pek çok oyuncu için doğru lisanslar büyük önem taşıyor. Premier Lig, Bundesliga, Serie A veya La Liga'da kariyer yapıyorsanız ve Avrupa Kupaları'nda mücadele edecekseniz kariyer modunuz hiç olmadığı kadar gerçekçi olacak. Tabii PC oyuncuları için ayrı bir parantez açalım, zira onlar FIFA 16'da bu doruğa modlar sayesinde ulaşmışlardı. En azından EA burada da mesafeyi kapatmış diyebiliriz.

Bu vesileyle FIFA Ultimate Team'de de Devler Ligi'nde mücadele eden takımların oyuncularına özel kartlar eklenmiş. ŞL özel kartları, standart kartlarından bir ortalama yüksek puana sahip, ama pek de albenisi olan kartlar değiller. Yine de bir FUT oyuncusunun kaçınılmaz olan "En iyisi bende olsun" tutkusu sebebiyle bu kartlar bile istek listelerinde yerini alıyor. Tabii Şampiyonlar Ligi kart dizaynının muhteşem olması da muhtemelen bunda bir etken.

fifa-18-fut-gs-sl-kartlar

Bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde mücadele eden tek Türk takımı Galatasaray olduğu için ne yazık ki bu tip özel kartları da sadece Galatasaray oyuncuları için görebileceğiz. Halbuki FUT modunda Babel ve Quaresma'nın özel kartları da her daim ağız sulandırmıştır. 

Yolculuk (Hikaye Modu) Pembe Dizi Kıvamında

Alex Hunter ve çevresinin maceralarını büyük bir beğeniyle karşılamıştım. Hatta FIFA 18'in de incelemesini yine ben hazırlamıştım sevgili Oyungezerler ve Hunter'ın hayatını oynamak, az buçuk da olsa onun kariyerine yön veriyor olmak benim için büyük bir keyifti. Üstelik bir futbolcunun "futbolcu" oluşuna tanık olmak, tahmin ettiğimiz hayat sıkıntılarını aşmalarını görmek büyük bir keyifti. Yolculuk'un ilk iki sezonunda bence oldukça dengeli ve harikulade bir dram-aksiyon-futbol üçgeni vardı. Ancak son sezonla birlikte hem üç ana karakterin hikayesine birden dalmaya çalışıyoruz, hem de bu üç arkadaşımızın (Alex, Kim ve Danny) macerası da oldukça dallanıp budaklanıyor. Tamam her karakterimizin ayrı bir hayat problemi ve aşması gereken engeller olmalı. Ancak olaylar resmen bir pembe dizi halini alıyor. Yolculuk Modu'nda mıyım yoksa futbolu yan konu olarak ele alan bir Brezilya dizisinde miyim diye sorguladığım anlar oldu.

fifa19-uc-kahraman

Üzücü olansa Yolculuk - 3. Sezon harika başlıyordu. Alex'in dedesi Jim Hunter'ın gençlik döneminde oynadığı ve kariyerinin önemli bir dönemecini geride bıraktığı maçı oynuyoruz. Hunter 100. golünü atmak için sahaya çıkıyor (atmazsak ne oluyor bilmiyorum, zira ben attım dostlar) ve bunu başarıyor. Tabii maç boyunca spikerin verdiği tarihi futbol bilgileri de göz dolduruyor. Hatta şöyle diyeyim, spiker abimiz FIFA'nın sarı ve kırmızı kart uygulamasını henüz uygulamaya sokmadığını belirtiyor. Eh, bunu duyunca rakibe arkadan kayıp durdum ve bu müdahaleler sonucunda aldığım tek ceza faul oldu. NBA 99'da kuralları kapatıp doya doya faul yapabiliyorduk. Yine FIFA 99'da da Q tuşuna basıp sakatlamak için dalmak vardı. Harbiden de ağır çaplı bir geçmişe dönüş yaşattı. Bununla birlikte Yolculuk zirveyi en başta görüp daha sonra aşağı düşüyor ve pek de doyurucu bir final yapıyor da diyemem.

FIFA 19 The Journey In Menus 4

Üç hikaye arasında en ayakta duran maceraysa bence Danny Williams'ınkisiydi. Bir önceki sezon Şampiyonlar Ligi'ni kazanan kadroda yer alan stoper biraderine karşılık uzun boylu merkez forveti oynuyoruz. Şampiyonlar Ligi'nde abimiz Terry Williams ile aynı gruba düşüyoruz ve olaylar sizin maçta verdiğiniz kararlara göre değişkenlik gösteriyor. Ancak diğer sezonlarda olduğu gibi burada da ne karar verirsek verelim hikayeye etkimiz sınırlı oluyor. 

Yolculuk Modu'ndan gelen FUT ödülleri de yine orta şekerli olmuş. Jim Hunter'ın 77 ortalamalı kartı pek kullanılabilir değil. Daha da kötüsüyse Alex Hunter'ın kartı hesapta 82'ye yükselmiş olsa da oyuncunun özellikleri FIFA 18'dekiyle aynı olmuş. Haliyle erken aşamada bile kullanılabilirliği yok ne yazık ki. 

FIFA 19 The Journey In Menus 5