Battlefield Heroes'u arar mıyız yoksa aramaz mıyız?
Yeni uyanmıştım. Bilgisayarın başına geçmiş bir şeyler atıştırırken ne yapacağımı düşünüyordum. Elim bir World of Warcraft'a bir Dragon Age 2'ye gidiyor, bir yandan da dizi mi izlesem diye düşünüyordum. Ne yapacağıma karar vermeye çalışırken birden maillerimi kontrol etmek aklıma geldi.
"Battlefield kod'un" adlı bir mail atmıştı Sinan abi. "Sametcan aşağıdaki kodla oyunun kapalı betasına girebilirsin" diyordu. Battlefield mı? Üçüncü oyun daha yeni duyurulmuştu. "Hangi Battlefield ola ki bu?" derken sitesine girince iyiden iyiye huzursuz oldum.

Benim free4play oyunlara fobim vardı. Onlar beni sevmezdi, bende onları. Sinan abiye bu mevzuyu anlatıp anlatmamak arasında gidip gelirken emirin demiri kestiğini ve görevin her zaman kutsal olduğunu hatırladım. Ve beta yollarına düştüm...
Beta izlenimlerine geçmeden önce birçoğun(m)uzun aklına gelen "Nerden çıktı bu Battlefieldplay4free?" sorusunu irdeleyelim.
EA'in 2009 yılında çıkartmış olduğu geçtiğimiz günlerde 7 milyon kayıtlı kullanıcıya ulaştığını açıkladığı çizgi film vari grafikleri, eğlenceli oynanışı ile FPS türüne ilgi duyan hemen hemen herkesin severek oynadığı Battlefield Heroes'in başarısının ardından ortaya çıktı.
EA'in Free to Play bölümü yöneticisi Ben Cousins, yaptığı bir söyleşide Battlefield Play4free fikrinin nerden çıktığını şöyle açıklıyor:

"Battlefield Heroes ile yaptığımız freetoplay modeline geçiş ve bu oyunları oynayan oyuncuları tanımaktı. Düşünülenin aksine Heroes, Casual oyuncuları olduğu kadar Hardcore oyuncular tarafından da oynanıyor. Yaptığımız bir araştırmada oyuncularımızın %75'i kendilerini Hardcore FPS oyuncusu olarak tanımladığını gördük. Biz oyuncularımızın Heroes'i oynamalarını devam etmesini istiyoruz –EA için çok başarılı bir oyun olduğunu da ekliyor– bunun yanında onlara yeni eklentiler sunmak yerine neden tamamen farklı bir FPS tecrübesi sunmuyoruz dedik. Ve böylece Battlefield Play4free ortaya çıktı."
Battlefield Play4free hakkında akıllara gelen bir diğer soruda, Hardcore FPS oyuncularının ve konsol sahiplerinin daha kaliteli yapımlar varken neden free4play FPS'lere yöneleceği sorusuna da yine aynı söyleşide Ben Cousins, söyle cevap veriyor:
"Bu konu hakkında da bir araştırma yaptık. Aslında Konsol sahibi bu FPS oyuncuların Free4play FPS'ler bilgi sahibi olmadıklarını ve doğal olarak tanıtmamız gerektiğini düşünüyorduk. Fakat araştırma sonuçları bu oyuncularında free4play oyunlara yöneldiğini, oynadığını ortaya koydu. Günün çeşitli saatlerinde, öğle aralarında veya kısa mola verdiklerinde kafa dağıtmak, eğlenmek için oynadıklarını gördük. Hardcore oyuncularsa gün boyu bir oyunun başında saatlerini harcıyor, bir yerde takılıyor veya sıkılıyorlar. Daha sonra değişiklik yapmak ve eğlenmek amacı ile free4play oyunların başına geçiyorlar."
İşte Ben Cousins Battlefield Play4free'yi böyle anlatıyor. Şimdi sıra beta izlenimlerinde.
Battlefield Free4play, Battlefield 2'deki klasik haritaların yeniden tasarlanmış güncel hallerini, Bad Company 2'deki sınıfları (Assault, Medic, Recon, Engineer) ve Heroes'deki başarılı seviye sistemi gibi serinin en iyi özelliklerini bünyesinde bulunduruyor.
Bu yenilenen haritalardan kapalı beta'da sadece ikisi Oman ve Karkand açıktı. 16'ya 16 toplamda 32 kişilik maçlar yapmaya imkân tanıyan haritalar son derece büyük.

Oyuna Amerika veya Rusya taraflarından biri olarak haritanın en ucunda, kendi üssümüzde başlıyoruz. Görevimiz A,B,C,D diye adlandırılmış bu dört noktayı ele geçirmek ve yeterli puan toplayana kadar savunmak. Fakat bunu tek başına yapabilmek cidden çok zor. Çünkü hem haritaların büyük olması hem de oyuncu sayısının fazlalığı sizi takım oyunu oynamaya zorluyor. Zaten sınıfların taşıdıkları silahlar, kendine has özellikleri de bunu mecbur kılıyor.
Sınıflar demişken hemen bunu biraz açalım. Bad Company 2'deki Assault, Medic, Engineer ve Recon Battlefield Play4free'de de bulunuyor. Bu sınıfları taşıdıkları silah, ekipman ve özel yetenekleri bakımından maçın gidişatına direk etki ediyorlar.
Assault sınıfı yakın ve orta mesafede etkili olan Assault Rifle taşıyor. Ayrıca takım arkadaşlarının cephane ihtiyaçlarını karşılayan özel bir yeteneği de mevcut.
Medic sınıfı ise Light Machine Gun taşıyor. Adından da anlaşılacağı üzere takım arkadaşları iyileştirebilen yeteneği var.
Engineer'ler ise zırhlı araçlar için ölümcü olan RPG ve Medic gibi Light Machine Gun taşıyorlar. Ayrıca tamir çantası da bulunduran Engineer'ler araçları tamir edebiliyorlar.
Recon ise keskin nişancımız. Taşıdığı Sniper Rifle ile işini uzaktan halleden Reconlar ayrıca yanlarında hareket sensörü taşıyorlar. Bu sensör ile yakındaki düşmanların yerlerini saptayıp takım arkadaşlarına gösterebiliyor.

Seçtiğim Assault sınıfı ile oyuna başladığımın 10. dakikasında sürekli ölüp spawn noktasında doğduğumda şunu acı bir şekilde fark ettim ki oyunda tek başına Ramboculuk yapmak işe yaramıyor. Hemen haritadan takım arkadaşlarımın nerde olduğuna bakıp yanlarına doğru koştururken, bir yandan da team chat'ten bizim takıma ne yapacağımızı sordum. Yanlarına vardığımda cephaneleri bitmek üzereydi. Hemen Ammo pack verip cephane durumlarını düzelttikten sonra A noktasına doğru yol almaya başladık.
Ben Assault, diğeri Medic ve iki tanede Recon vardı yanımızda. Yakınımıza gelen askerleri ben ve Medic indirirken uzun mesafedekileri Reconlar avlıyordu. A noktasına vardığımızda roket atarın başındaki iki düşman'ı Reconlar uzaktan avladı. Sakin geçen bir iki dakikanın ardından köşeden beliren düşman zırhlısı her şeyi altüst etti. Yanımızda Engineer olmadığından hepimizi kolayca avladıysa da biz çoktan gerekli olan puanları toplamış, ilk galibiyetimize ulaşmıştık.
Battlefield Play4free'deki çatışmalar cidden heyecanlı oluyor. Oyun sizi savaşın içinde olduğunuzu hissettirmek için elinden geleni yapıyor. Sürekli tetikte olmalısınız. Her an bir köşeden düşman zırhlısı çıkabilir veya nerden geldiği belli olmayan bir Recon sizi avlayabilir. Haritadaki ele geçirmeniz gereken noktalara ilerlerken mermi vızıltıları arasında siper almaya çalışıyor, düşmanın yerini saptayıp ateş açmaya çalışıyorsunuz. Takım arkadaşlarınız yanı başınızda çarpışırken bir köşede iki saniye soluklanıp şarjör değiştirirken bile gökyüzünde dolaşan jetlerin bomba yağdırdığını duyuyorsunuz.
Yapımcı ekip hem düşmanlara kâbus olup, ölüm saçmak hem de haritayı daha hızlı bir biçimde kat etmek için çok sayıda araç eklemiş oyuna. Başlangıç bölgenizde duran bu araçların içinde Rus T-90 tankından, sürat botlarına, helikopterlerden, F35 V-TOL jetlerine kadar birçok araç mevcut.

Bu araçlar kullanmak ise cidden çok basit. Yanına gidip "E" tuşuna bastığınızda biniyor, fonksiyon tuşları ile araçtaki yerinizi (Makineli yuvası, sürücü koltuğu vs) seçiyor ve gaza basıyorsunuz. Yani bir araca birden fazla kişi binebiliyor. Siz aracı kullanırken arkadaşlarınızdan biri makineli yuvasını kontrol ediyor, diğeri ise yan taraftan ateş edebiliyor. Ama bir bomba veya roketin hedefi olursanız doğal olarak kurunun yanında yaşta yanıyor hepiniz en yakın spawn noktasına veya üssünüze dönüyorsunuz.
Bu araçları etkili kullanmak çok önemli çünkü zırhları kalın ve hp'leri fazla olduğundan maçın gidişatına direk etki ediyorlar. Bu araçları roket atarlar olmadan patlatmak çok zor. Ayrıca Engineer'ler ile iyi organize olmuş bir grup çok canlar yakıyor benden söylemesi.
Takım oyununun yanında sağ üst köşedeki haritayı da iyice takip etmek ve neler olup bittiğine bakmak çok önemli. Takımınız nerde? Siz nerdesiniz? Hangi bölgeler ele geçirilmiş? Yakınınızda düşman zırhlısı var mı? Yok mu? Bunlara dikkat etmek ve ona göre hareket etmek gerekiyor.
Düşmanları öldürdükçe, zırhlıları patlattıkça, maçları kazandıkça Heroes'deki gibi puan topluyor, seviye atlıyorsunuz. Seviye atladıkça yeni yetenekler öğreniyor, kazandığınız puanlarla yeni silahlar, eşyalar alıyorsunuz.
Bu yetenekler Equipment ve Combat olmak üzere iki ana başlık altında toplanıyor. Bu özellikler sayesinde oyuna başladığınız o acemi asker git gide gelişiyor, güçleniyor bu farkı kendi gözlerinizle görüyorsunuz.
Kapalı betada oyunlar, seviye farkı gözetmeksizin rastgele kurulduğundan yüksek seviyeli oyuncular ile karşı karşıya kaldığımda farkı bizzat ben, çok acı bir şekilde görmüş oldum.

Kapalı beta'daki silah çeşitliliği gözüme biraz az göründü ama zamanla giderilecektir. Silahlarla ilgili göze çarpan en büyük sorun ise tokluk hissini verememesi. Bir FPS için çok önemli olan bu konu hakkında umarım bir düzeltme gelir.
Oyunun grafiklerine gelince; Heroes ile karşılaştırılınca biraz sönük görünse de idare ediyor. Sis ve duman efektleri ne kadar güzelse patlama efektleri de o kadar kötü. Karakterimizin animasyonları ise işler acısı. Hareket etmesi, koşması, çömelmesi... Olmamış cidden olmamış. Umarım acil bir yama ile düzeltilir.
Betada geçirdiğim süre boyunca Battlefield Play4free'yi nereye koyacağımı çok düşündüm. Oyunu değerlendirirken şu noktaya dikkat etmek gerekiyor. Eğer ondan benim gibi bir Crysis veya Call Of Duty olmasını beklerseniz sonuç hüsran oluyor. Fakat yaptığınız işten veya oynadığınız oyundan sıkıldığınızda kısa süreliğine sizi eğlendirecek bir iki maç yapıp çıkacağınız bir FPS olarak baktığınızda ise sizi son derece eğlendiriyor.
25 Aralık 2011
Heh, grafiklere aldandım ve "Keşke bunun yerine Delta Force oynasaymışım" dedim.
İnternetim oldukça iyi olmasına rağmen lag sorunu, takılmalar, silah kullanma düzensizliği, mermi sektikten sonra namlunun eski pozisyonuna dönmemesi(beni en çok sinirlendiren olaydı, Advanced Warfighter bile daha iyiydi), "one hit kill" olayı ve daha bir çok aptallık yüzünden sildim.
Ne de olsa, ucuz etin yahnisi yenmez imiş.










































































