Meraklısına bir birinden güzel 3 mobil oyun önerimiz var
![]()
Reckless Getaway
"Para bankada, araba nerede? Araba müşterideyse para niye bankada?"
İzninizle önce bu oyuna bir gerçekçi gözle bakmak istiyorum. Kardeşim siz nasıl soyguncularsınız? Soyulmadık banka bırakmadınız dünyada? Önünüze gelen her şehirde banka soydunuz, sonra da sağı solu birbirine kattınız. Arkasından bir köprüden atladınız, polisler arkada kaldı diye yırttınız paçayı. Nerede var böyle bir dünya bir çözemedim. Kimse aramıyor mu sizi, koşmuyor mu peşinizden? Koca şehri talan edince, sadece 5-10 polis arabası mı düşüyor peşinize? Biz GTA görmüş çocuklarız, bize yutturamazsınız. Hani helikopter? Hani S.W.A.T. ekipleri? Yaaa... Böyle köşeye sıkıştırırım adamı.
Konuya hızla giriyorum, eğer düz yarış oyunlarından sıkıldıysanız, işin içinde biraz daha kovalamaca, biraz daha yıkım döküm olsun, bir de böyle görüntü şirin olsun sanki 90'lardan kalma bir oyun oynuyormuşum gibi olsun diyorsanız, "Reckless Getaway" cüzdanınızı aldı, hızla sizden uzaklaşıyor. Çabuk, kovalayın kaçmasın!
Şaka tabi duruyor olduğu yerde. Açın oynayın istediğiniz gibi. Oyun sizin değil mi, ister oynayın ister oynamayın. Ne demek daha almadık? Tabi doğru, alıp almayacağınızın kararını vermeye çalışıyorsunuz. Tamam, böyle buyurun, ben kendimce biraz anlatayım, siz kararınızı verin.

Şimdi öncelikle oyun bir araba yarışı oyunu olmasına rağmen, araba ya da pist seçmiyoruz. Sırayla belirli ortamlarda, oyunun bize verdiği araçları sürüyoruz. Araç diyorum çünkü her zaman araba sürmüyoruz, bazen maşallahı var zırhlı kamyonlara bile biniyoruz. Amacımız soyduğumuz bankalardan, ya da nereyi soyuyorsak, hızla uzaklaşmak, ve izimizi kaybettirmek. Tabi kaçarken ne kadar çok uçarsak, ne kadar çok arabayı birbirine girdirirsek, ne kadar çok polis arabası yok edersek, ya da ne kadar çok varil patlatırsak o kadar puan kazanıyoruz. Konseptimiz bu kadar. 2 modumuz var, birisinin temel amacı kaçabilmekken, diğerinin amacı kaçarken ortalığı olabildiğince birbirine katmak. Aslında çok da bir farkları yok, sadece aldığınız puanlar değişiyor yaptığınız işlere göre. Araçları cihazlarımızı yatırarak değil de, tıpkı bir Retro oyun gibi, sağ-sol dokunmatik oklara basarak kontrol ediyoruz. Bu noktada belirtmeliyim ki oyunun kontrolleri ve mekanikleri inanılmaz sağlam işliyor. Yani biraz daha hantal kontroller olsa gerçekçiliğe yanaşıp eğlenceden ödün verecekken biraz daha hızlı kontroller olsaymış olay tamamen karmaşaya sürüklenirmiş. Denge önemli, denge çok önemli.
Gelelim oyunun kötü yanlarına. Oyun gerçekten çok kısa, ve tekrar oynamak için pek bir sebebiniz yok. Oyundaki 2 moddan, ve o modların beraberinde getirdiği bölümlerden başka herhangi bir seçeneğiniz yok. Şöyle bir sonsuz mod olsa, veya türlü görevleri yerine getirdiğimiz, kendimizle mücadele ettiğimiz bölümler olsa hiç fena olmazmış aslında. Bir de oyunun bölümleri birbirine çok benziyor arkadaş. Yani 80 tane bölümün tasarımı nasıl bu kadar birbirini andırıyor ben anlayamadım. Tamam bazen farklı yerlere girip çıkıyoruz, ama bölümler o kadar kısa ki hiç biri akılda kalmıyor. Son olarak araçlarınız arada sırada değişmesine rağmen bunun kontrollere çok büyük bir etkisi olmuyor. Sadece araçların hızı ve aldıkları hasar farklı, o yüzden oynanışı değiştirmenizi gerektirecek bir sebep yok ortada.
Tek düze yarış oyunlarından sıkıldıysanız bir şans verebilirsiniz "Reckless Getaway"e, sizi bir süre meşgul edip yüzünüzü güldürecektir. Ama belirteyim, ömrü birazcık kısa.
Puan 4/5








































































