Biri tropik ada mı dedi?
İlk FarCry hiç beklenmedik bir şekilde ortaya çıktığında adeta ufak çaplı bir deprem etkisi yaratmış, pek çok kişiyi kendine hayran bırakmıştı. Harika bir tropikal adada doğayla iç içe geçen; FPS oyunlarında alışık olmadığımız derecede serbest bir oynanışa sahipti. Oyunlarda yenilik arayan oyuncular için ilaç gibi gelmiş ve çok sevilmişti. Oyunu yapan ekibin başında 3 Türk'ün bulunması ise ayrıca bizleri gururlandırmış, oyuna olan ilgimizi daha da arttırmıştı. Ve bu ilgi kesinlikle yersiz değildi.

Tropik ada ortamını özleyenler aradıklarını fazlasıyla bulacaklar.
Derken Crytek Ubisoft ile yollarını ayırıp FarCry ismini arkasında bıraktı. Herkes FarCry'ın devam oyunu gelecek mi diye merak ederken Ubisoft Montreal ekibi FarCry 2'yi piyasaya sürdü. İlk oyundaki tropikal adadan Afrika çöllerine düştüğümüz FarCry 2 oyuncuların büyük bölümünü iki gruba ayıran bir yapım oldu. Bir grup yeni oyunun ilk oyunla hiçbir alakası olmadığını söyleyip oyuna düşman olurken diğer grupsa oyunun gayet keyifli ve güzel bir oyun olduğunu savunuyordu.
FarCry 2 gerçekten de oyuncuya ilk FarCry'da olduğu gibi büyük bir serbestlik sağlıyordu ve tek başına ele alındığında pek çok olumlu yönü olan, gayet başarılı bir yapımdı. Ancak adı dışında ilk oyunla arasında neredeyse hiçbir ilişki yoktu. Grafik motoru da dahil pek çok şey değişmişti. Ki ilk FarCry'ın bu denli başarılı olmasının en büyük sebeplerinden biri kullandığı fizik motoru, CryEngine'di. Bilmeyenler için; CryEngine, tüm dünyada en çok satan oyun serilerinden biri olan Crysis serisinin yapıldığı oyun motorları CryEngine 2 ve 3'ün temelidir.
FarCry 2'nin başarılı bir yapım mı yoksa başarısız mı olduğu hala zaman zaman tartışıla dursun Ubisoft geçtiğimiz yaz E3'te bombayı patlattı ve FarCry 3'ün yapılmakta olduğunu duyurdu. Bu duyurunun hemen ardından yayınlanan E3 demosunda gördüklerimiz ise oldukça etkileyiciydi.
ADA SAHİLLERİNE DÖNÜŞ
FarCry 3 ile ilgili öncelikle söylenmesi gereken şey şu: Oyunun geçeceği bölge yine Afrika ancak oyun özlediğimiz tropikal ada ortamına geri dönmüş, tekrar yeşilliklere boğulmuş durumda. İlk oyundakine benzeyen cennet gibi bir adada, ilk oyundakine benzeyen bir başlangıç yapıyoruz. Adamımızın adı Jason Brody. Kendisi yanlış zamanda yanlış adaya düşmüş bir gazeteci. Jason adaya kız arkadaşıyla beraber düşüyor ancak kendine geldikten sonra sevgilisinin ortalıktan kaybolduğunu fark ediyor.

"Bak, parmağım uf oldu."
Kız arkadaşının ortadan kaybolması yetmezmiş gibi bir de Jason'ın botu havaya uçuyor. Yani kahramanımızın bir anda hiç bilmediği bir adada tek başına kalıyor. Buraya kadar olan kısım oldukça tanıdık gelmiş olmalı. Yapmamız gereken şey ise oldukça basit: Kız arkadaşımızı bulup adadan kurtulmanın bir yolunu arayacağız. Çünkü adanın o muhteşem görüntüsünün altında oldukça korkutucu gerçekler yatıyor.
FarCry 2 konu itibariyle önemli mesajlar içeren, politik göndermeleri olan bir yapımdı. FarCry 3'te olayların etrafında şekilleneceği ana unsur ise "delilik" olacak, yani insan psikolojisi. Evet, doğru duydunuz, delilik. Yapımcıların bu konudaki referans aldıkları fikir şu: "Aslında derinlerde her insan hayvandır". Adamız ıssız bir ada değil. Oldukça uzun süre medeniyetten uzak, kuralsız bir şekilde yaşanmış, yalnızca güçlü olanın ayakta kalmayı başardığı bir ada. Ve ada sakinleri yıllar boyunca Vahşi Batı temasıyla yaşamış insanlar. Haliyle uzun süre bu şekilde yaşamış insanların normal olması beklenemez. Adadaki herkes, yaşam şartlarına adapte olmanın getirdiği zorlukların ve problemlerin etkisiyle az da olsa keçileri kaçırmış durumda. Yani Jason bir ada dolusu eli silahlı "deli" ile baş başa kalmış durumda.
Ancak Jason'ın tek problemi ne yapacakları belli olmayan yüzlerce eli silahlı deli değil. Yapımcıların anlattıklarına göre adamızın büyük bir karanlık "sırrı" var. Adada kötü şeyler yaşanıyor ve esas oğlanımız oyununun bazı noktalarında bu kötü şeyler ile karşı karşıya kalacak. Ancak bu büyük karanlık sır hakkında başka bir ayrıntı vermiyor yapımcılar. Ayrıca şunu da belirtmekte fayda var, bu sırrın ada sakinlerinin delirmesiyle herhangi bir ilgisi yok. Yapımcıların söylediklerine göre delilik olayı tamamen doğal nedenlerden ötürü ortaya çıkan bir durum. Adanın karanlık sırrının etkileri farklı şekillerde gözlemlenecek. Yani "sır" diye bahsedilen olayın adadaki herkesi delirtecek bir gaz veya benzeri bir şey olmadığı kesin.
27 Aralık 2011
Allah aşkına şu oyuna da DRM belasını koyma Ubi!
Ayrıca:
"Yapmamız gereken şey ise oldukça basit: Kız arkadaşımızı bulup adadan kurtulmanın bir yolunu arayacağız."
Aklıma Mario geldi : ]
27 Aralık 2011
Allah aşkına şu oyuna da DRM belasını koyma Ubi!
Ayrıca:
"Yapmamız gereken şey ise oldukça basit: Kız arkadaşımızı bulup adadan kurtulmanın bir yolunu arayacağız."
Aklıma Mario geldi : ]
21 Aralık 2011
Valla Far Cry 1 in tadını vermeleri lazım...Cry firmasının yeni oyunlarında grafikten başka hiç bir şey yok...Far Cry 2 i gibi çöp bir oynanış yaparlarsa çıkarmasınlar...İnşallah OYUN yaparlar....Grafik değil...Çok ön yargılı gittik hadi hayırlısı










































































