Half Life 2 The Orange Box
| 0.0 | 9.2 (2) |
Künye
| Yapımcı | Valve Software |
| Yayıncı | Electronic Arts |
| Türkiye Dağıtımcısı | Aral İthalat |
| Çıkış Tarihi | 19 Ekim 2007 |
| Oyungezer Notu | 9.3 |
| İşlemci Gereksinimi | 1.2 |
| Bellek Gereksinimi | 1GB |
| Grafik Gereksinimi | 512MB |
| Platform | PC • Playstation 3 • Xbox 360 |
| Yaş Sınırı | 16+ |
| Web Sitesi | http://orange.half-life2.com |
Kullanıcı İncelemeleri
Toplam 2 üyeden ortalama puan:
Team Fortress 2 - Rehber kıvamlı inceleme
Valve'in 5 oyun birden fikriyle piyasaya sürdüğü ''The Orange Box'' adlı pakette Team Fortress 2, Portal ve Half Life 2 Episode 2 ile beraber, serinin önceki parçalarını oynama fırsatı bulamayanlar için adeta büyük bir sürpriz niteliğinde olan Half Life 2 ve Half Life 2 Episode 1 bulunmaktadır. Bu 5 oyunun Türkiye'de piyasaya çıkış fiyatı 50ytl idi. Şu an ise 30ytl. Bundan dolayı, OGZ editörleri tarafından tekrar tekrar ''Verdiğiniz parayı en çok hak eden oyun'' seçilmesi ve halen de seçilmeye devam etmesi (o yazıyı da hiçbir sayıda değiştirmiyorlar nedense) bu oyunu almanız için başlıca sebeplerden biri. Bu oyunların yapımında kullanılan motor olan Source ise tarih olarak eski bir motor olsa da sürekli güncellendiği için halen yeniliğinden hiçbirşey kaybetmemiş. Şu an bile en gerçekçi yüz animasyonları bu motorla yapılmaktadır.
Ben de, bu pakette en uzun oynanma süresine sahip olan Team Fortress 2 (TF2)'yi inceleyeyim dedim. İncelemeyi özellikle hafif bir rehber kıvamında yazdım ki yeni başlayanlara ufacık da olsa ışık tutarsa mutlu olayım.
Birbirinden komik 9 karakterin bir amaç için takım oyunu oynayarak karşı takımı yenmeye çalışmasını konu alan (konusu yok aslında) bir online FPS oyunudur kendisi. Hatta Valve sırf komiklik olsun diye her karaktere üçer farklı taunt (komik hareketler, zafer nidaları vb.) bile koymuş. G tuşuna basıldığında kamera third-person moduna geçiyor ve kontrol ettiğimiz kahraman, elinde bulunan silaha göre bir taunt yapıyor.
Valve şu aralar halen güncellemeler yaparak bu oyunu uzun süre oynanabilir kılmakla meşgul. Bundan dolayı yazdıklarımın bir kısmı gelecekte değişebilir veya buraya yeni eklemeler yapılabilir. Burayı elimden geldiğince güncel tutmaya çalışacağım (Tabii bu mümkünse)
Oyunda 6 farklı mod var. Capture the Flag (CTF), Control Point (CP), Payload (PL), Payload Race, Arena, King of the Hill.
Capture the Flag: Bu modda karşı takımın üssünden intelligence çantasını çalıp kendi üssümüze götürmeye çalışıyoruz. Eğer yarı yolda çantayı bir şekilde düşürürsek takımdan birinin bu çantayı yerden alması için 1 dakikalık geri sayım başlar. Çantaya bu süre zarfında erişebilen olmazsa çanta üsse geri döner.
Control Point adından da anlaşılacağı gibi belli noktaları ele geçirme ve savunmaya dayalı bir mod. Aslında bu modun haritalarına göre değişen 2 farklı oynanış tarzı var. Birisi, bir taraf atak yaparken karşı tarafın savunmasına dayalı; ötekisi ise, 2 tarafın da atakta olduğu ve ortada bulunan tüm noktaları ele geçirmeye dayalı.
Payload ise benim favorim. Amaç, rayların üzerinde giden patlayıcı yüklü bir aracın (cart) yakınına gelip onu ilerleterek karşı tarafın üssüne götürmek. Uzun süre boyunca kimse bu araca dokunmazsa, araç yavaş yavaş geri gitmeye başlar. Yani hem savaşacaksınız hem de bir yandan araçla temas halinde olacaksınız. Bu araç belirli noktalara kadar ilerletilebilirse (Control Point), o noktayı kilitleyip aracın daha geri gitmesine engel olunabiliyor. Ayrıca aracın az da olsa can ve mermi desteği vermesinin çok işe yaradığını söyleyebilirim.
Payload Race, aslında Payload'un az daha geliştirilmiş versiyonu. Amacı, 2 takımın kendi cart'larını (2 cart var) karşı tarafın üssüne götürmeye çalışması.
Arena'nın Team Fortress 2 ile yıldızlarının barışmadığını söylemeliyim. Asıl amacı Team Deathmatch. İnaktif durumda olan bir Control point ve 5 dakikalık süre. Ölen bir daha doğamaz. Bir takımda kimse kalmadığı zaman karşı takım kazanır. 5 dakikada takımlar yenişemezse (bir taraf sürekli kaçarsa) ortadaki Contol Point aktive olur. O pointi ilk ele geçiren yine kazanır.
King of the Hill modunda ise aynen arenadaki gibi ortada 1 point var. Asıl amaç ise o pointi ele geçirip 3 dakika boyunca elinde tutmak. Bir takım ele geçirdiğinde 3 dakikadan geri sayım başlar. Karşı takım burayı ele geçirebilirse düşmanının geri sayımını durdurur, kendi geri sayımını başlatır. Toplamda 3 dakikayı dolduran takım, eli kazanır.
Şimdi de oyundaki karakterlerden sırasıyla biraz bahsedelim. Aslında bahsetmeyle anlaşılmıyor. Oynayıp yaşayıp öğrenmek lazım. Çünkü, taktiklerinizi oyun esnasında kendiniz kurgulayıp yazıyorsunuz.
1. Scout: Oyundaki en hızlı yürüyen karakter. Bu yüzden intelligence çalmak için kullanılır. Control Pointleri 2 kat hızlı ele geçiriyor. Aynı zamanda payload vagonunu 2 kat hızlı ilerletiyor. Havada bir kere daha fazladan zıplayarak yükseklere çıkabiliyor. Kısaca çok kıvrak. Her yerden önünüze atlayabilir. Refleksleri iyi olanlar için önerilen sınıflardan. Silahları: Scatter Gun (Shotgun benzeri ama daha güçlü), Pistol, Beyzbol Sopası
2. Soldier: Yavaş yürüyen karakterlerden birisi. Elindeki roketi zıplayarak yere doğru ateşlerse rocket-jump yaparak yükseklere çıkabiliyor. Kendi roketinden fazla hasar almadığı için bu onu güçlü yapıyor. Silahları: Roketatar, shotgun, asker küreği
3. Pyro: LoL diyebileceğim bir karakter. Bilmem South Park izler misiniz. Orada Kenny Mccormick diye bir karakter var. Turuncu gocuğunun kafa kısmında bulunan ipleri öyle sıkı bağlar ki sadece gözleri görünür. Ağzı kapanır. Böylece söylediği sözler hiç anlaşılmaz. Aynen bu karakterin de söylediği şeyler hiç anlaşılmıyor. Kafasına maske takmış bir flamethrower kendisi. Genelde kuytu köşelere pusup bir anda ortaya çıkarak milletin dikkatini dağıtır. Herkesi cayır cayır yakarak bağırışlarını izlemek bile keyif verici. Şunu da ekleyelim hemen, yanarak suya girenlerin yangını sönüyor ve suyun altında flamethrower çalışmıyor. Flamethrower silahının yakmaktan ayrı bir özelliği daha var. Doğru zamanlamayla sağ tuşa basıldığında yakındaki herşeyi zıplatabilir, sektirebilir (deflect). Örneğin karşıdan roket mi geliyor, yaklaşınca basın sağ tuşa geriye dönsün o roket, sahibini bulsun. Bu airblast özelliğiyle yanan dostlarınızı da söndürebilirsiniz. Pyro deyince aduketten bahsetmemek ayıp olur tabii. Pyro'nun elinde shotgun varken G ye basıp taunt yaparsanız shotgunu gizleyip, 3 saniye boyunca sabit durup haykırıyor, daha sonra da ellerinin arasından ölümcül bir alev topu gönderiyor. Alev topuna dokunan ölüyor. Çok etkili olmasına rağmen, pyromuz 3 saniye boyunca hareketsiz durduğu için tutturması gayet zor. Silahları: Flamethrower, Shotgun, Balta.
4. Demoman: Bu sınıf genellikle takımın bel kemiğini oluşturur. Yarılması imkansız gibi görülen düşman defanslarını medic ile beraber olup rahatlıkla yarabilir. Öncelikle silahlarından bahsedersek bunun neden olduğunu daha iyi kavrayabiliriz. Pipe granade launcher silahı adından da anlaşılacağı üzere bomba-atar bir silah. Bir şarjöründe 4 tane bomba bulunuyor. Attıktan kısa bir süre sonra kendi kendine patlıyor atılan bombalar. Duvarlardan sektirip kör noktalara atış yapabilmek de bu silahın en avantajlı silahlardan biri haline gelmesini sağlıyor. Bir de sticky-bomb silahı var. Bu silahın bombaları atılan yere yapışıyor ve uzaktan kumanda ile istenilen zamanda patlatılabiliyor. Aynı anda en fazla 8 adet yapışkan bomba patlatılabilir. Bu silahlarla engineerların kurdukları sentryler çok kısa zamanda patlatılabilir. Silahları: Pipe Grenade Launcher, Sticky-Bomb, Bira şişesi.
5. Heavy: Namıdiğer Ayı. Oyundaki en yavaş yürüyen, en hantal, en tombik ve en açık hedef karakter. Çok mu ezdim yahu? O zaman ''Cry Some More'' diyerek başlayalım. Çünkü aynı zamanda oyunda en fazla can limitine sahip karakter oluyor kendisi. Tek başına çok iş yapmasa da arkasına tecrübeli bir medic alırsa en ölümcül sınıflardan biri haline gelecektir. Daha çok kapalı mekanlarda dolaşması gerek, çünkü sniperlar için gayet kolay bir hedef. Ana silahı olan minigun ateşlenirken ilk 1 saniye ateş etmez (Minigun spini). Daha sonrasında ise çok kısa zamanda mermilerini boşaltır. Ateş ederken yürüme hızı da (zaten yavaştı) iyice düştüğü için dikkatli olmakta fayda var. Oyunda mermiye en çok ihtiyacı olan sınıflardan biri. Pyro gibi cebini dolu tutması lazım. Silahları: Minigun, shotgun, Yumruk. Bir de onun öldürücü tauntundan bahsedelim. Yumruk yapıp (3. silah) G ye bastığınızda 2 saniye kadar sessizce bekleyip sonra bir anda parmağını önüne doğru tutup ''Pawwww! Haha!'' diye haykırıyor. O esnada aşağı yukarı 10 metre kadar önünde ilk kim varsa 400 canı gidiyor, yüksek ihtimalle de ölüyor, çünkü heavynin bile 300 canı var (Kafanız karştıysa Bkz.: Medic, Overheal).
6.Engineer: Silahları: Shotgun, tabanca, ingiliz anahtarı ve bohça :). Bohçanın içindekiler: Sentry gun (taret), dispenser, teleport girişi, teleport çıkışı. Engineerlar, elde bulunan yerleri savunma ve takımın atak hızını artırma görevlerini üstlenirler. Savunmayı kilit noktalara sentry ve dispenser kurarak yaparlar. Kurulma yerleri itinayla seçilmelidir ve sentry, takım arkadaşları tarafından savunulmalıdır. Aksi takdirde sentry çabucak yıkılacak ve belki de önemli noktalar kaybedilecektir. Ama güzel yerlere kurulan 2 veya 3 sentry iyi bir şekilde savunulursa o noktayı kilitleyip karşı takımın geçmesine izin vermeyecektir. Dispenserlar genellikle sentrylerin yanına kurulur. Bir yandan metal, bir yandan cephane, bir yandan da can sağlar. Metaller hasar görmüş binaların tamirinde ve sentrylerin geliştirilmesinde kullanılır. Sentryler, onlara ingiliz anahtarıyla vurularak geliştirilebiliyor. Level 1 sentry i kurduktan sonra elimizdeki metalleri kullanarak sentrye belirli miktarda metal yükleyebilirsek Level 2, bir o kadar daha metal yüklersek Level 3 oluyor. Level 1 sentry hafif makineli silah taşıyor, Level 2 olunca ağır makineli oluyor. Level 3 olunca ise ağır makinelinin üzerinde aynı anda 4 tane roket yollayabilen roketatar çıkıyor. Engineerlar takımın atak hızını artırmayı teleport kurarak yapar. Teleportların girişini kendi bölgesine, çıkışını da savaş alanına yakın bir yere kurmalılar. Bu sayede, öldükten sonra tekrar doğan takım arkadaşlarını savaş alanına çabucak getirerek kendi takımını bir adım öne geçirir. Güncellemelerle birlikte binalara taşınabilirlik özelliği de getirildi, artık kurduğunuz binaları sırtınıza alıp taşıyabiliyorsunuz. Unutmayın ki engineerlar her bina çeşidinden ancak birer tane yapabilir ve dost sentryleri geliştirmeye yardım edebilir, binalarını tamir edebilir. Yardımlaşmayı ihmal etmeyin.
7. Medic: Gelelim oyundaki en önemli karakterlerden birine. Doktorsuz takım olmaz. Bu karakter elindeki medigun ile hem yaralıları iyileştiriyor, hem de canı dolu olan dostlarının canlarını fazladan 50% artırıyor (overheal). Canı azalmışların imdadına yetişmek gayet keyifli. Canınız mı azaldı? Basın E ye, adamınız Medic diye bağırsın, en yakındaki medic gelsin canınızı doldursun. Medic iken canınız azaldığında bir köşeye çekilip canınızın dolmasını da bekleyebilirsiniz. Çünkü saniye saniye canınız yükselmekte. Bu karakterin en önemli özelliği, medigun ile belirli miktarda can doldurmayı başarırsanız sizi ve can doldurmakta olduğunuz takım arkadaşınızı 10 saniye boyunca ölümsüz yapacak Übercharge ı kullanmaya hak kazandırması. Sağ tuşa bastığınızda Übercharge aktive olur. Übercharge'ı doğru bir zamanlamayla kullanırsanız can basmakta olduğunuz dostunuz hiç çekinmeden sentrylerin arasında dolaşıp onları yıkabilecektir. Güçlü defansları delebilmek için Überchargelı medicler şart. Medicler adam öldürmek için kullanılmıyor, ama genelde oyun bitiminde puanı en yüksek karakterler medicler oluyor. Peki medicler adam öldürmeden nasıl puan yapıyor? Eğer adam öldürmeyip öldüren adama assist yaparsanız, öldüren kişiyle puanları paylaşıyorsunuz. Valve'nin bu sistemini çok seviyorum. Eğer bu sistem olmasaydı puan yapmıyor diye kimse medic i almazdı. İyi düşünülmüş. Medic iseniz canı azalan herkesin yardımına gitmelisiniz. Aman yardım edeyim derken spyların canını doldurmayın. Bir de eğer canınız azalmamışsa boş yere E ye basıp mediclerin kafasını karıştırmayın ki onlar da işlerini iyi yapsın. Silahları: Medigun, Makineli şırınga-atar, Kemik testeresi
8. Sniper: Refleksiniz iyiyse, gördüğüm an kafasına sıkarım diyorsanız bu sınıf size uyar. Sniper'ı basitçe tanıtacak olursak; sağ tuş ile dürbününü aktif hale getirip hedef alıp vuruyorsunuz. Tabii ki biraz da ayrıntısı var. Zoomlu iken belirli bir süreye kadar (2-3saniye) beklerseniz yavaş yavaş vereceğiniz hasar artıyor. Yani zoomda 4 saniyeye kadar beklerseniz daha güçlü atışlar yapıyorsunuz. Bir de şunu ekleyeyim, kafadan vurduğunuzda otomatik olarak kritik atış yapmış sayılıyorsunuz. Yani gerçekten iyi bir atıcı olmanız gerekiyor. Silahları: Sniper, Makineli tüfek, Kukri (kılıç)
9. Spy: Gelelim son karakterimize. Bu karakter öncelikle düşman saflarının arkasına sinsice sızıp, daha sonra önüne geleni öldürmekle ve sentryleri yok etmekle görevli. Önce elindeki silahlara ve nesnelere göz atalım: Revolver, Sapper, Bıçak, Sigara kutusu, Görünmezlik. Spy'ı ve silahlarını anlatmak gerçekten zor. O yüzden spyın nasıl kullanıldığına değineceğim. Spy nasıl kullanılır:
a) Elimize sigara kutusunu alıyoruz. Sigara kutusu kılık değiştirmeye yarıyor. Herhangi bir düşman karakterin kılığına girip karşı tarafı şaşırtmak ilk amacımız. Pyro, Demoman gibi karakterler genelde takımda bulunduğu için onlara benzerseniz kafaları az daha karışabilir. Kılık değiştiren spyı; düşmanlar dostu şeklinde görür, hatta elinizde görünen silahı değiştiriyormuş gibi bile yapabilirsiniz. Dostları ise sadece yüzüne maske takmış bir şekilde dolaşan spy olarak görür.
b) Sağ tuşa basıp görünmezliği aktif hale getirin ve doğruca düşman saflarının arkasına gidin. Ama dikkat edin, görünmezliğin süresi var. Bu süreyi ideal bir şekilde kullanmalısınız. Düşmanların orta yerinde tekrar görünür olmak istemezsiniz. Yollardan metal toplayarak görünmezlik barınızı biraz daha doldurabilirsiniz. Tekrar sağ tuşa bastığınızda 1.5 saniye kadar sonra görünmezlikten çıkacaksınız.
c) Artık düşmanların arkasındasınız. Yapmanız gereken bıçağınızı çıkarıp arkası dönük olan zavallılara saplamak. Çünkü bıçağınızı bir düşmana arkasından saplarsanız o düşman doğrudan ölüyor. Ama aynı şeyin önden sapladığınızda geçerli olmadığını da eklemeliyim. Ve ayrıca bıçağı sapladığınız anda kılığınızdan çıkmış bulunuyorsunuz. Yakındaki düşmanlar varlığınızı farketmeden kendinize uygun bir yol bulmalısınız.
c2) Artık düşmanların arkasındasınız. Baktınız engineerın birisi sentrysini dispanserini kurmuş ve başında değil. Halen düşman kılığındaysanız sentryler sizi fark etmeyecektir. Sentry ve dispansere sapperı yerleştirebilirsiniz. Sentrynin üzerine bu elektro manyetik aleti yerleştirdiğinizde sentry ve dispanser bozulacaktır. Yavaş yavaş canı gitmeye başlayacaktır, bir süre sonra da patlayacaktır. En güzeli de bunu yaparken gerçek kılığınıza dönmüyor olmanız. Peki engineer sentrysinin başında ve onu tamir etmekle meşgulse ne yapacağız? Önce bıçağımızı engineera arkasından saplayıp (eski kılığımıza döndük, sentry artık bizi farkedecektir) sentry kafasını bize çevirmeden sapperı tepesine yerleştirmeliyiz. Bu hareketi yeterince hızlı yapmazsanız Level 3 sentrynin roketleri kafanızda patlayabilir. Şunu da ekleyeyim; Engineerlar sapperları, sentrye ingiliz anahtarıyla 2 kere vurarak kırabiliyor.
Ve birkaç önemli not:
-Spyların düşmanın kılığına girmesi, düşmanın spya saldıramayacağı anlamına gelmez.
-Görünmezken darbe aldığınızda siluetiniz belli olur. Bunu gören düşmanlar ortalıkta bir spyın dolaştığını anlarlar.
-Eğer bir düşman Pyro'nun ateşine denk gelirseniz görünmez bile olsanız yanarsınız. Yanınca zaten sizin dost olmadığınız belli olur. Yine dikkat çekersiniz. Pyrolardan uzak durun. Özellikle ortalığa rastgele alev püskürten pyrolardan.
-Dost karakterin üzerine yürüdüğünüzde içinden yürüyerek geçersiniz. Ama düşman karakterin içinden geçemezsiniz. Karşı karşıya dikilip kalırsınız. Böylelikle spyın düşman olduğu anlaşılabilir. Aynı şey görünmezken olursa siluetiniz belli olur yine dikkat çekersiniz.
-Görünmezken saldıramazsınız.
-Spyın canı diğer karakterlere göre çok az olduğu için canınıza sürekli dikkat etmelisiniz.
Kritik şansından bahsedelim şimdi de. 2% ihtimal ile kritik atış yapabiliyorsunuz. Attığınız mermi, bomba neyse parlayarak gidiyor ve normalinin yaklaşık 3 katı kadar hasar veriyor. Biraz şans meselesi anlayacağınız. Şansınızı artırmak için düşmana hasar vermelisiniz. 20 saniye kadar sürede 800 damage vurabilirseniz 2% lik olan ihtimal kademeli olarak 10% a varabiliyor. Yani bir kere gaza geldiniz mi önünüz bir anda temizlenebilir. Kimi oyuncular kritiği sevmez, kimi oyuncular çok sever. Size kendi fikrimi söyleyeyim: Kritiği atması zevkli, yemesi zevkli değil. Belki de tadı burada.
Biraz da Valve'in başarı (achievement) sistemine göz atalım. Sürekli güncellenen bu sistemin amacı, aslında oyunun oynanabilme süresini uzatmaktan başka bir şey değil. Valve bunu da gayet güzel başarıyor. Bir silahı açabilmek için belirli miktarda görev yapmak gerekiyor. Verilen görevleri yaptığınızda karakterinizin yeni silahları açılıyor ve kullanılabilir hale geliyor. Yeni silahların avantajları da var dezavantajları da. Yani ilk silahınızı çöpe attırmıyor. İstediğiniz zaman eski silahınızı da alabilirsiniz. Ama aynı anda 2'sini birden taşıyamazsınız. Şimdi son güncellemelerle gelen silahlara bir göz atalım:
Scout için gelen silahlar:
1. Force-A-Nature (FAN): Scatter Gun'ın yerine gelen bu pompalı tüfeğin 2 haznesi var. 2 mermiyi hızlı bir şekilde ardarda boşaltıp karşı tarafa ağır hasar verebilirsiniz. FAN'ın 1 mermisinden çıkan saçma sayısı Scatter Gun'dan çıkandan daha fazla olduğu için iyi bir atışla düşmanların canını yakabilirsiniz. Ayrıca bu silahtan çıkan saçmalar karşı tarafı ve sizi geri teptiriyor. Kullanırken bunu da hesaba katmalısınız. Mesela havadayken yere doğru sıkarak fazladan 1 jump yaparak daha yükseklere, uzaklara atlayabilirsiniz.
2. BONK!: Enerji içeceği. İçtiğinizde belirli bir süre boyunca hiçbir roket, patlayıcı, mermi, alev, yakın mesafe silahları (melee) vb. işlemiyor. Bu süre boyunca hiçbir şekilde ateş edemezsiniz. Ateş hattından kaçacak kadar idare etsin yeter.
3. Crit a Cola: İçtiğinizde belirli bir süre boyunca kritik atak yaparsınız. Yan etki olarak bir süre boyunca da yavaşlarsınız.
4. The Sandman: Tahta bir beyzbol sopası. Daha az hasar veriyor. Ama yanında bir de beyzbol topu var. Beyzbol topunu isabet ettirdiğiniz kişi, topun kat ettiği mesafe ne kadar fazlaysa ona göre stun yiyor (sersemliyor, hareket edemiyor). Stun yemiş kişi stun esnasında 50% daha az hasar alır. Bu silaha özel Taunt Kill de var. Ama tutturması çok zor olduğundan çok denememenizi tavsiye ederim.
Soldier için gelen silahlar:
1. The Direct Hit: Rocket Launcher'ın yerine gelen bu silahın etki alanı 75% düşük. Ama artıları bu eksisini kapatıyor. 25% ekstradan hasar veriyor. Roketin hızı 80% daha fazla. Ve ayrıca herhangi bir patlama ile havaya fırlamış düşmanlarınızı havada vurmayı başarabilirseniz minicrit vuruyor.
2. Buff Banner: Shotgunun yerine gelen bu savaş düdüğünü, düdükmetreyi doldurup öttürmeyi başarabilirseniz belirli bir süre boyunca yakınınızda bulunan siz de dahil tüm dostlarınız minicrit atıyor. Rakiplerinize hasar vererek düdükmetreyi doldurabilirsiniz.
3. Equalizer: Valvein bu silahın özelliklerini acilen kısması lazım. Kürek yerine gelen bu silahla, canınız azaldıkça çok daha hızlı (scout kadar) koşabiliyorsunuz ve çok daha fazla hasar verebiliyorsunuz. Ama bu silah elinizdeyken mediclerden heal alamazsınız. Ekstradan bir de taunt killi var, intihar ediyor.
4. Gunboats: Shotgunun yerine gelen bu botlarla rocketjump yaptığınızda roketlerden giden canınız 75% azalıyor.
5. Pain Train: Kürek yerine gelen bu silahla kontrol noktalarını 2 kat hızlı ele geçirirsiniz ama 10% daha fazla hasar alırsınız.
Pyro için gelen silahlar:
1. Backburner: Adamların arkasına geçip bu flamethrowerı ateşlediğinizde 100% kritik vuruyor. Önden ateşlediğinizde kritik vurmuyor. Ayrıca püskürtme (deflect) özelliği yok.
2. Flare Gun: Bildiğiniz işaret fişeği. Bu silahla uzaktaki adamları yakabiliyorsunuz. Yanan adamı vurursanız kritik atış yapmış sayılırsınız.
3. Axtinguisher: Bu balta ile yanmayan adamlara kritik vuramazsınız hatta normal baltanın ancak yarısı kadar hasar verebilirsiniz. Fakat yanan adamlara 100% kritik ile vurursunuz.
4. Sledgehammer: Baltanın yerine gelen bu balyozla düşmanlarınıza 25% az hasar verirsiniz ama engineer binalarına 100% fazla vurursunuz (Kim sentrye baltayla vurur?)
Demoman için gelen silahlar:
1. The Scottish Resistance: Stickybomb'un yerine gelen bu silahla attığınız stickyleri yalnızca onlara bakarak patlatabiliyorsunuz. Bu da birden fazla girişi aynı anda tutabilmenize yarıyor. Ayrıca düşmanların stickylerini de kırabiliyorsunuz. Eksisi ise attığınız anda patlatamamanız. 0.4 saniye daha gecikmesi var.
2. Chargin' Targe: Stickybombun yerine gelen bu kalkanı yanınızda bulundurduğunuzda sağ tuşa bastığınız anda çok hızlı bir şekilde koşmaya başlarsınız. Ne kadar çok koşarsanız yapacağınız ilk atakta vereceğiniz hasar o kadar artar. Patlayıcılardan 60%, alevlerden 50% daha az hasar alırsınız.
3. Eyelander: Şişenin yerine de kılıç vermişler kılıç kalkan oynayalım diye. Bu kılıçla her adam öldürdüğünüzde yürüme hızınız ve toplam canınız (+15) bir miktar artar. Toplam 4 kere artırabilirsiniz bu bonusları. Ama en başta canınız 25 eksik olarak başlarsınız.
4. Pain Train: Şişe yerine gelen bu silahla kontrol noktalarını 2 kat hızlı ele geçirirsiniz ama 10% daha fazla hasar alırsınız. Soldierda da bu silahın olması sizi şaşırtmasın.
Heavy için gelen silahlar:
1. Natascha: Eski minigunumuz Sasha'nın yerine getirilen bu silah 20% az hasar veriyor ama vurduğu herkesin yürüme hızını yavaşlatıyor. Toplu ataklar için tercih edilebilir.
2. Sandwich: Shotgunumuzun yerine getirilen bu yiyecek (silah demeyelim) kullanıldığında 4 saniyede canınızı dolduruyor. 4 saniye boyunca yerinizden kımıldayamazsınız demek oluyor bu. Ve ayımız sandviçini öyle gürültülü yiyor ki nerede olduğunu hemen belli ediyor ''Nom Nom Nom!''. Yerken iyi saklanmak lazım. İstediğiniz kadar yiyebilirsiniz. Sayısı yok. Sağ tuşa bastığınızda tabak halinde dostlarınıza fırlatabilirsiniz. Bu şekilde de 120 can veriyor.
3. K.G.B. (Killing Gloves of Box): Boks eldiveni. Normal yumruktan 20% daha yavaş vuruyorsunuz. Eğer bununla adam öldürürseniz 5 saniye boyunca istediğiniz silahla kritik atma şansınız oluyor. Süre, adamı öldürdüğünüz anda başlar. Süre bitmeden bu eldivenlerle bir adam daha öldürürseniz süreye 5 saniye daha eklenir.
Engineer için gelen silahlar:
1. Frontier Justice: Shotgun'un yerine gelen bu silahın şarjöründe 3 mermi bulunuyor ve rastgele kritik atak yapamıyor. Sentry'niz patladığında, daha önce assist yaptığı ve öldürdüğü adam sayısınca kritik atak yapma şansınız oluyor. Tauntu ile gitar çıkartıp düşman öldürebilirsiniz (öldürebilirseniz).
2. Wrangler: Pistolün yerine gelen bu Joystick ile sentrynizi manuel olarak kontrol ederek daha uzaklara doğru ateş edebiliyorsunuz.
3. Gunslinger: İngiliz anahtarının yerine gelen bu robot el ile minik bir sentry kuruyorsunuz. Daha çabuk kurulan bu sentry, tamir edilemiyor. Robot el ile bir düşmana 2 kere vurabilirseniz, üçüncü atak kritik oluyor. Bu aletle rastgele kritik atak yapamazsınız. Tauntu ile düşman öğütebilirsiniz.
4. Southern Hospitality: Yeni bir ingiliz anahtarı. Yaptığınız ataklarda düşman yaralanır ve can kaybetmeye başlar. Rastgele kritik atak yapamazsınız ve alevlerden 20% daha fazla hasar alırsınız.
Medic için gelen silahlar:
1. Blutsauger: İğne atarın düşmana isabet ettiği her iğneden 3 can kazanırsınız. Ama bu silahla kritik vuruş yapamazsınız ve canınızın birim zamandaki doluş hızı bir miktar azalır.
2. Kritzkrieg: Medigun'unuzun übercharge'ı ile 10 saniye ölümsüzlük yerine 10 saniye boyunca 100% kritik atma şansı veriyorsunuz. Übercharge'ınız 40% hızlı doluyor bu silahı seçerseniz. Ayrıca kritzkrieg ile taunt yaparsanız 10 canınız doluyor.
3. Übersaw: Bu testereyle isabetli her vuruşunuzda überchargeınızın 25% i doluyor. Adamı öldürmenize gerek yok, sadece isabetli vuruş. Dezavantajı ise 20% daha yavaş vuruyorsunuz. Eğer taunt ile adam öldürmeyi başarabilirseniz 50% überchargeınızı dolduruyor.
Sniper için gelen silahlar:
1. Huntsman: Bildiğimiz ok ve yay. Sniperın 4 saniyelik şarj etme süresinin aksine bu silahın bekleme süresi 1 saniye. Okun yavaş ve eğimli gitmesi bu silahın dezavantajı. Yakın mesafe için kullanılabilir. Ayrıca bu silahın taunt-kill i var. Oku çıkarıp eliyle düşmana saplıyor ve direkt öldürüyor.
2. Jarate: Sidik diyenler de var. Ki öyle de zaten. Birikmiş sidiğinizi düşman saflarına fırlatırsanız, üstüne bu sıvıdan bulaşanlar her hasar aldıklarında mini bir kritik atak yemiş gibi hasar görürler. Ayrıca alevlenen dostlarınızı bununla söndürebilirsiniz. Makineli tüfeği mi bunu mu tercih edersiniz size kalmış.
3. Razorback: Bu aletle 1 kereliğine mahsus spyın backstabını bloklayabilirsiniz. Arkamı kolluyorum zaten diyorsanız makineli tüfeğe geri dönebilirsiniz.
Spy için gelen silahlar:
1. Ambassador: Bir başka revolver. Kafaya attığınız her atışı kritik olarak sayıyor ve hedeflediğiniz noktaya net atış yapıyor. Eksisi ardarda yapılan atışlarda hedef almak zorlaşıyor.
2. Cloak and Dagger: Bu saatle görünmez olduğunuzda hareket ettiğiniz kadar görünmezlik barınızdan süre düşüyor. Görünmezken bile hareket etmezseniz bu bar dolmaya başlıyor.
3. Dead Ringer: Bu saat ile görünmez olmak için hasar almanız gerek. En ufak hasar aldığınızda otomatik olarak (Max 8 saniyeliğine) görünmez oluyorsunuz ve yere sahte bir ceset düşüyor. Düşman oyuncuda ise sahte bir öldürme mesajı çıkıyor. Görünmezken 1/8 oranında hasar alıyorsunuz ve tekrar görünür olacağınızda şiddetli ve cızırtılı bir ses yayıyorsunuz çevreye. Öyle ki, düşman ölmediğinizi anlayacaktır. Yerden metal toplamanız, görünmezlik barınızı doldurur.
Karakterler ve silahlar bittiğine göre birkaç küçük ayrıntıya değinsek fena olmaz.
TF2'nin güzel özelliklerinden biri de Team Speak'in (Takım içi konuşma) oyuna iyice yedirilmiş olması. Mikrofonunuz varsa takıma büyük destek sağlayabilirsiniz. Örneğin bir adamı spy takip ediyor. Oyuncuyu uyarın, size teşekkür edecektir. Özellikle Mediclerin mikrofonunun olması gerek. Can bastığı adamın arkasını da kollamalı çünkü.
Oyuna etkisi olmayan, sadece görüntüden ibaret olan şapka ve madalyalara değinmeyeceğim. Ayrıntılı bilgi için buraya bakarsınız:
http://www.tf2items.com
Son olarak; unutmayın ki her karaktere her zaman ihtiyaç vardır. Şu daha güçlü, bu daha güçlü demeyin. Her karakterin güçlü olup zayıf kaldığı yerler vardır. Karakterinizi güçlendiren ise sizin hayal gücünüz ve kendi taktikleriniz.
Portakal Sandığı
Orange Box; muhtemelen çok uzun zamandan beri Valve'ın üzerinde çalıştığı bir tür hediye paketi. Yıllardır ertelenip yılan hikayesine dönen Team Fortress 2'yi de barındıran kutu içeriği arasında ayrıca Half Life 2, Episode One ve Episode Two da bulunuyor. Ekstra olarak Portal'a da sahip oluyorsunuz.
Orange Box'ı münferit olarak değerlendirmek mümkün değil aslında. Ancak bu zamana kadar gördüğümüz en iyi resmi, toplu oyun release'lerinden birisi kesinlikle. Ben OB'a benzer başka bir örnek hatırlamadığım için en iyisi de diyebiliriz. Merakla Episode Two'yu beklerken Orange Box ilaç gibi gelmişti doğrusu.







































































