Oyungezer
İnceleme

Denshattack! - İnceleme

Bana makinist olmanın keyifsiz olduğu söylenmişti ama
Mert Köse
25 July 2026 15:30

Birazdan Sonic, Jet Set Radio ve Tony Hawk’s Pro Skater isimlerini sıkça dillendireceğim ama Denshattack’ın öncelikle Neon White ile olan benzerliğinden bahsedeyim. İkisi de farklı mekanikleri, en yüksek puanı yapma odaklı level’lar içinde, anime karakterleri ve müzikleriyle birleştirip bunu renkli bir dünyada sundukları için çok benzer geliyor bana. Ve Neon White ne kadar harika bir oyunsa Denshattack da o kadar başarılı. Saf bir eğlence, tam yaz akşamlarının oyunu.

Ama önce uzaktan oldukça garip hatta ilgi çekici olmayan fikrin ne olduğunu anlatmam lazım.  Şimdiiii uzaktan bakınca ne görüyorsunuz; bir tane tren var, Subway Surfers gibi sağ sol yapıp engellerden atlıyor, anime müzikleri ve hippi karakterler var, ha bir de kesin kozmetik değişiklikler yapıyoruzdur. Bunlar Denshattack’ı çok sığ bir şekilde değerlendirdiğimizde söyleyeceğimiz şeyler, yani yanlış değil ama Denshattack her bölümünde zenginleşen bir oynanışa sahip olduğu için doğru da değil.

İlk bölümde gerçekten de yapabileceklerimiz kısıtlı. Bir çeşit trenimiz var, sağ sol yapıyoruz, virajlarda kontrolü sağlamaya çalışıyoruz vs. Sonra kaykay mekanikleri gelmeye başlıyor; grind, manual, trick’ler vs. bildiğimiz her şey açılıyor ve kombo yapma kaygımız ortaya çıkıyor. Level’larda gidebileceğimiz rota sayıları artıyor ve Tony Hawk’s Pro Skater’daki gibi level içi görevleri tamamlama kaygımız daha da artıyor. Derken trenimiz rüzgâr tünellerinden uçmaya başlıyor, derken birden fazla tren çeşidi ortaya çıkıyor ve her birinin artısı eksisi olduğu için bölüm öncesi ne uyar diye düşünmeye başlıyorsunuz. Derken artık tepe taklak gitmeye ve drift yapabilmeye başlıyoruz. Level’lar gittikçe derinleşiyor ve Sonic oynuyormuşuz gibi bir hız var maşallah.

Bazen tren vapurun, uçağın hatta değirmenin üzerine biniyor ve oyun yeri geliyor Star Fox oluyor, yeri geliyor Forza Horizon. Ve çeşitlilik hâlâ bitmiyor, boss savaşlarında farklı mekanikler eşliğinde dev yaratıklara trenimizin tersiyle yapıştırıyoruz, arada kaybettiğimiz 50x kombo için bir posta saydırıyoruz.. İşte Denshattack bu özetle, saf bir eğlence, sanki Dreamcast döneminden fırlamış ama modern dönemin avantajlarından da fazlasıyla yararlanmış, var olan birkaç mekaniği birleştirip onu en iyi hâlde oyuncuya sunmayı başarmış. Üstelik bunu 10 saate de yaymayı başarmış, ki tüm level’larda altın madalyaya kasarsanız daha da artar. 

Bu kadar çok yeni özellik beraberinde oyuncuya öğrenme maliyeti de getiriyor. Denshattack bence bunu iyi kotarmış. Bir bölüm bir mekanik ekliyor ve oyuncuya bunu öğretene kadar da kullandırtıyor. AMA eğer oyuna bir süre ara verirseniz afallamanız kuvvetle muhtemel çünkü Denshattack çok hızlı bir oyun ve hemen o L2’nin ne olduğunu hatırlamanız lazım. Hız demişken… Bu kadar hız illaki odaklanmayı ve beraberinde keyfi de getiriyor ama canım kombolar da mundar oluyor arada. Özellikle bazı level’larda bir denizin altına giriyoruz, bir rollercoaster gibi dönüyoruz falan ne yapmanızı anlamanız pek kolay olmuyor. Bunlar daha çok altın madalya sevdalıların kaygıları çünkü yandığınızda çok yakın bir yerden tekrar başlıyorsunuz.

Sonic dedik, Tony Hawk dedik, Jet Set Radio bunun neresinde peki, hikâye ve görsel tasarımında. Görsel tasarım için “Görüyorsunuz bakın” demem yeterli olur herhalde ama hikâyede de başlangıçta bir gariplik var. Çok renkli bir dünya burası ama aslında distopik bir Japonya var, insanlar sadece belirli bölgelerde yaşıyorlar ve o bölge dışındaki alanlar farklı çeteler tarafından yönetiliyor. Denshattack kavramı da aslında bu çetelerin tren hatlarını kontrol etmesi ve uğrunda mücadele etmesiyle ilgili. Peki biz kimiz, yemek kuryesi olan Emi’yiz.  Treniyle ramen servisi sağlayan Emi’nin ultra yeteneklerinin fark edilmesi üzerine bir NPC’den tüm Japonya’yı distopya çeviren Vactrain’in alt edilmesine dönen, oldukça klişeleşen bir hikâye görüyoruz. Emi öyle böyle yetenekli ki alt etmediği çete kalmadığı gibi onları yanına kanka olarak da alan bir auroya sahip. Yani bu hikâyeye “feel good” bakış açısından bakmadığınız sürece bir süre sonra ilginizi kaybedebilirsiniz. Neon White’daki garip diyalogların olmadığını söyleyebilirim.

Lafı çok da fazla uzatabileceğim bir oyun değil Denshattack. Birkaç oyundan gördüğümüz mekanikleri harika bir şekilde harmanlayan, devamlı yeniliklerle ne yaptığını çok iyi bilen, dümdüz katıksız bir eğlence sunan bir oyun. Özellikle en yüksek puanlara kasmayı sevenlerdenseniz bulunmaz bir nimet. Bu fiyata harika bir içerik vaat ediyor.