Oyun sektörünün "büyük (?)" firmaları nasıl yönetiliyor, kararlar nasıl alınıyor, o kararların doğuracağı etkiler üzerinde ne kadar düşünülüyor, merak ediyorum açıkçası.
Yeri geliyor bir oyunun iptal haberi paylaşılıyor, yeri geliyor bünyelerindeki bazı stüdyoları kapattıklarını açıklıyorlar, yeri geliyor işten çıkarmalar olacağını. Bütün bu açıklamalar da aynı duygusuz tonda yapılıyor gibi geliyor bana. Her seferinde "Bu bizim için zor bir karardı", "Bu kararı almak kolay olmadı" vs. ifadeler kullanılsa da, işin gerçekten de böyle olduğuna inanamıyorum bir türlü.
İşte Eman Ayaz ile ilgili haber de tam olarak bu düşüncelerimi teyit eder nitelikte. Genç aktris, "Oyunculuk Kariyerimin En Yıkıcı Anı (The Most Devastating Moment Of My Acting Career)" başlıklı bir video paylaştı. Video başlığından da anlaşılabileceği üzere, yaşadığı acı bir tecrübeden bahsediyor.
Ayaz, 3 yıl önce "hayat değiştirecek bir projede hayat değiştirecek bir rol" için seçmelere katıldığını, bu zorlu seçim sürecinin sonunda rolü aldığını öğrenince nasıl da gözyaşlarına boğulduğunu anlatıyor. Devamında da bu projenin kendisi için ne kadar önemli olduğunu ve oyunun iptal haberini nasıl aldığını paylaşıyor:
"Son 3 yılımı bu projeye adadım ve bu yılları, benim için bir aile gibi olan ekibi tanımakla geçirdim. Sayısız geliştirme aşamasından geçmesini izledim ve sonunda yayınlanacağı ve hakkında konuşabileceğim günü bekledim. Ve bu hafta internetten projenin iptal edildiğini öğrendim. Kardeşim WhatsApp'tan bana ulaştı ve iyi olup olmadığımı soran bir mesaj gönderdi. Ben de, 'Evet, iyiyim. Neden iyi olmayayım ki?' dedim ve bana bir makalenin linkini gönderdi. Orada projenin sonsuza dek rafa kaldırıldığını okudum."
Bu iptal kararı Ayaz için tam bir şok etkisi yaratmış. "Tamamen şok oldum. Sadece 2 ay önce bu proje için pazarlama çekimleri yapmıştım, her şey yolunda gidiyordu ve en son o zaman haber almıştım. Hepimiz dört gözle bu yıl içerisinde yayınlanmasını bekliyorduk. Bu yüzden bunu birdenbire, bu kadar beklenmedik bir şekilde öğrenmek duygusal bir şok etkisi yarattı." diyerek şaşkınlığını ifade ediyor.
Nasıl bir hayal kırıklığı yaşadığını tahmin edebilirsiniz. Bu iptal kararının onun hayatını ne kadar olumsuz etkilediğini ise tahmin etmemiz zor.
Ayaz "Hayatımı nasıl da bu projenin yayınlanmasına göre planladığımı anlatamam. Hatta bu proje yayınlandıktan sonra Amerika'da çalışmak için O-1 vizesi almak üzere sektör avukatlarına bile başvurmuştum ve bu konuda önemli bir mesafe kat etmiştik. Ancak proje iptal edildiği ve kamuoyuna açık bir şekilde adımı bu projeyle ilişkilendiremeyeceğim için bu artık bir seçenek değil." diyerek özetliyor durumu.
Her ne kadar gizlilik sözleşmesi nedeniyle oyunun adını veremiyor olsa da hemen herkes hangi oyundan bahsedildiğini tahmin ediyordur herhalde - Ubisoft'un birkaç gün önce iptal ettiği Prince of Persia: Sands of Time Remake.
Bakın, şirket yönetiminin aldığı 1 iptal kararından etkilenen sadece 1 kişinin hikayesi bu. Bu karardan etkilenen binlerce kişi var. Onların hayatlarında ne gibi etkiler doğurduğunu düşünün. Sizce bu kararı alan yöneticilerden herhangi biri bu konu üzerinden az da olsa kafa yormuş mudur?
Ben buna çok da ihtimal veremiyorum ne yazık ki. Çünkü bir an bile düşünmüş olsalar, kararlarını gözden geçirirler ve projeyi kurtarmak için biraz daha çabalamaları gerektiğine kanaat getirirlerdi bence. En azından vicdan sahibi bir insanın böyle yapmasını beklerim. Ama işler benim beklediğim gibi ilerlemiyor tabii, yöneticiler bu tür kararları çok rahat bir şekilde alıp yollarına devam ediyorlar. Umarım bu türden daha çok haber yapmak zorunda kalmayız.

















Bu duyguları çok iyi anlıyorum çünkü ben de benzer bir işten çıkartılma süreci yaşadım. Üstelik ben gizlilik sözleşmesiyle bağlı değilim. Beni pat diye işten çıkardılar. "Alma garibin ahını..." sözü mucibince firma bir süre sonra krize girdi. Tahmin edin bakalım bu hangi firma?