The Mageseeker: A League of Legends Story - İnceleme

Sylas’ı altın kafese koymuşlar, ille de intikam demiş...

Çok uzun zamandır oynamama rağmen League of Legends lore’uyla ilgili bir şey gördüğümde şöyle bir dönüp bakmaktan alamıyorum kendimi. LoL gerçekten aynı anda hem çok fazla hem de çok az lore sahibi olmayı nasıl başarıyor, hiç bilmiyorum. Hayır, pek kendimi veremediğim için de her şey çoğunlukla birbirine giriyor.

Fakat asla karıştırılmayacak şeyler de var, mesela Demacia’nın büyü kullanıcılarına karşı ikiyüzlülüğü ve Sylas’ın Demacia nefreti. Ha bunları çok mu bilmeniz gerekiyor The Mageseeker’ı oynamak için? Hayır. Sylas her önüne gelene bütün hayat hikâyesini anlatıyor zaten. Ama siz de daha gölgeli silüetinden Garen’i tanıyıp, “Ay yok daha neler... Nası’ keseyim lan ben bu adamı?!” diye panik yapacak o kişiyseniz, Sylas’ın hikâyesini bir de The Mageseeker’dan dinlemek keyifli oluyor açıkçası.

Toprağı altın Demacia!

Bu oyun bir “hack and slash”. Yani düşmanlar geliyor ve gelmeye devam ediyor. Bir de pikselli sanat tasarımıyla birleşti mi, The Mageseeker aynı anda hem retro-sever gönlümü çalmayı hem de modern ve akıcı bir oynayışa ulaşmayı başarıyor. Ve bence LoL’ün en eski bölgelerinden biri olan Demacia da bu oyunun geçmesi için en uygun yermiş. Evet, Runeterra’nın her köşesinde bir yaşam savaşı süregeliyor. Fakat Demacia’nın fiyakalı ordusu ve zengin krallığına karşı büyücülerin hem kullanılıp hem de kendi türleri tarafından avlanması, etrafında bolca düşman kesebileceğiniz bir karakter yaratmak için çok elverişli.

Aaa, öyle de bir karakter varmış zaten, ne tesadüf! Bir zamanlar etrafındaki büyüyü sezebildiği için kendisi de büyücüleri yakalamakta kullanılan bir Mageseeker olup, daha sonra kendisinin de büyücü olduğunun fark etmesi sonucu 15 sene hapis yatan Sylas’ın kaçışıyla başlıyoruz The Mageseeker’a. Bu kaçış sırasında nüfuzlu bir ailenin üyesi ve bir zamanlar arkadaşı olan Lux’ın da büyülü güçleri olduğunu ister istemez ifşa eden Sylas, çareyi başka büyücülerin kurduğu isyancı birliğine katılmakta buluyor.

Oyunun başı size birden bir sürü şey öğretiyormuş gibi gelebilir, açıkçası her yeni bir hareket öğrendiğimizde araya oyunu durduran koca bir ekran girmese de olurmuş. Fakat bir süre sonra bu eğitim ekranları salıyor sizi; nitekim Sylas’ın yapabildiği şeyler sınırlı. Oynanışa orijinallik katan bir özelliği var ama, o da çevresindeki büyücülerden zincirlerini kullanarak büyü çalabilmesi.

Bu zaten Sylas’ın yapabildiğini bildiğimiz bir şeydi, oynanışa yedirilme şekli de keyifli. Her seferinde bir çeşit büyü çalabiliyorsunuz ve bu çalıntı büyüler, kendi büyülerinizin aksine mana’nızdan yemiyor. Örneğin (ki en çok göreceğiniz direkt örnek de bu) yanınızda hem ateş hem buz büyüleri yapan düşmanlar varsa… Çaktınız köfteyi di mi?

Anti-hero olmak zor iş…

Sylas kafayı Mageseeker’ları ve Demacia krallığını alaşağı etmeye taktığı için, kimi görsek sataşıyoruz desem yeridir. Eğer gittikçe daha çok ve daha çok düşmanla savaşma fikri pek çekici gelmiyorsa, The Mageseeker size biraz kendini tekrar eden bir oyun gibi hissettirebilir. Nitekim öyle de ama genel olarak eğlenceli ve basit dövüş mekanikleri benim türe olan sevgim ve hikâyenin nereye gittiğini görme isteğimle birleşince bu tekrara düşüş hiç de boğucu hissettirmedi.

The Mageseeker’ı anlamak için League of Legends hikâyesine hakim olmak gerekli değil demiştim. Ama oyunun iyi yaptığı bir şey de bu hikayedeki açıkları doldurması ve yıllar içinde LoL hikayesi parça parça arttıkça oluşan sorulara bazı cevaplar vermesi.

Eğer The Mageseeker’a tam hazırlıklı girmek niyetindeyseniz, Webtoon’da yayınlanan Katarina çizgi romanını da okumanızı öneririm. Garen ve Noxus’lu suikastçı Katarina’nın The Mageseeker öncesi hikayesine odaklanıyor.

The Mageseeker Riot Games tarafından yapılmadı fakat oyunun geliştiricisi Digital Sun ve Riot arasında devamlı ve sağlıklı bir iletişim olduğu çok açık. Ayrıca uzun süredir Demacia’nın Lux, Sylas, Garen ve sürprizini bozmak istemediğim tayfanın üzerine eğilen bir hikâye görmek isteğim vardı. Sezon sinematikleri yetmiyor Riot, bir şeyler at üstüme diyordum ki… Attılar vallahi. Güzel de attılar. Riot’tan ya da Riot Forge’dan çıkacak diğer oyunlar için sabırsızlanıyorum.

SON KARAR

The Mageseeker çizgisini bilinçli bir şekilde çekmiş. Başından büyük işlere kalkışmamış ama hack and slash türünün bilinen ve alışılagelmiş sınırları içinde keyifli bir oyun çıkmış ortaya. League of Legends’ın hikayesi daha da karıştırmak yerine var olan sorulara cevap vermesi de cabası.

The Mageseeker: A League of Legends Story
Çok İyi
8.0
Artılar
  • Aksiyonu bol, giderek zorlaşma ayarı iyi dengelenmiş
  • Sanat tasarımı keyifli ve animasyonlar tatmin edici
  • LoL hikâyesiyle ilgili bazı açıkları kapatmasına karşın, oynamak için bu hikâyeye hakim olmak lazım değil
Eksiler
  • İlerleyen bölümlerde savaşı takip etmek zorlaşabiliyor, küçük arenalara çok sayıda düşman doluşuyor
  • Türkçe desteği yok, ki normalde Riot Games bu konuda çok iyiydi, şimdi ne oldu merak ettim…


YORUMLAR
Parolamı Unuttum