Harry Potter Serisi Haziran Ayında Netflix'te!

Netflix'in Haziran içerik listesi dolu dolu

Netflix Türkiye, Haziran ayında Netflix ekranlarında seyredeceğimiz içeriklerin listesini paylaştı. Haziran ayı için en dikkat çeken yapımlar arasında tüm Harry Potter serisi ve yine Harry Potter evreninde geçen Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar filmleri, bir dönemin kült isimlerinden Küp (diğer filmleri de sonradan yayınlanır muhtemelen) ve Dark dizisinin 2. sezonu yer alıyor.

Özellikle de Harry Potter serisinin eklenmiş olması çok güzel bir gelişme, valla oturup arka arkaya seyredilir :)

> Netflix'te 2019'un En Çok İzlenen 10 Dizisi Belli Oldu

Netflix'te Haziran ayı içerisinde izleyeceğimiz diğer yapımlardan da bahsedecek olursak Black Mirror dizisinin 3 bölümden oluşacak 5. sezonu 5 Haziran günü yayınlanacak. Bu platformda karşımıza çıkacak en son Marvel dizisi olan Jessica Jones'un 3. ve son sezonu da yine bu ay içerisinde karşımızda olacak ama Jessica Jones için kesin bir tarih verilmemiş (sadece çok yakında deniyor).


Netflix bültenine göre platformda Haziran ayında izleyebileceğimiz dizilerin listesiyse şu şekilde:

NETFLIX ORİJİNAL DİZİLERİ

Dark: 2. Sezon (21/6/2019)
Uğursuz Son Döngü’nün tarihi yaklaşırken Winden’da yaşayan aileler, kendi dünyalarının kaderinde önemli bir role sahip olduklarını keşfeder.

Black Mirror: 5. Sezon (5/6/2019)
Bir video oyunu bir dostluğun değişmesine neden olur. Bir sosyal medya şirketinde rehine krizi yaşanır. Bir genç, favori pop yıldızının yapay zekâ versiyonuyla bağ kurar.

Marvel’s Jessica Jones: 3. Sezon (Çok yakında)
Jessica zeki bir seri katilin izini sürerken Trish yeni keşfettiği güçlerini dener. Malcolm ise ahlaki bir ikilemle boğuşur.

3%: 3. Sezon (7/6/2019)
Michele, Kara’da herkese açık olan, rüya gibi bir sığınak kurar, ama bir kriz patlak verince kendi seçim sürecini tasarlamak zorunda kalır.

Tales of the City (7/6/2019)
Orta yaşlı Mary Ann, San Francisco’ya ve geride bıraktığı eksantrik arkadaşlarına döner. Armistead Maupin’in kitaplarından uyarlanan filmin başrolünde Laura Linney var.

Black Spot: Season 2 (14/6/2019)
Ürkütücü bir ormanın yakınlarındaki bir Belçika kasabasında bir dedektif ve yeni gelen bir savcı, ağaçta asılı bulunan bir kadının ölümünü araştırır.

Arthdal Chronicles (11/6/2019)
Arth adı verilen efsanevi topraklarda kurulmuş olan Arthdal antik kentinde ve çevresinde yaşayanlar gücü ele geçirmek için rekabet eder.

Jinn (13/6/2019)
Bir kız, genç bir oğlan görünümündeki bir cini kazara serbest bıraktığında ikili, aynı zamanda dünyayı tehdit eden kadim bir karanlığı da serbest bıraktıklarını öğrenir.

Charité at War (14/6/2019)
İkinci Dünya Savaşı sırasında, Berlin’in Charité hastanesindeki hastalar ve personel Naziler, soyarıtımı ve ötenazi ile boğuşuyor.

Well Intended Love (14/6/2019)
Lösemi teşhisi konulan bir aktris, ilik naklini garantiye almak için genç bir CEO ile anlaşmalı evlilik yapar, ama aşk ve sırlar olayların akışını değiştirir.

Unité 42 (14/6/2019)
Özel siber suçlar birimini yönetmekle görevlendirilen dul bir polis, Belçika’ya korku saçan teknoloji kurdu suçluları yakalamak için eski bir hacker ile iş birliği yapar.

Leila (14/6/2019)
Karanlık bir gelecekte bir kadın, yıllar önce tutuklanmasının ardından izini kaybettiği kızını bölünmüş toplulukların unutulmuş hudut bölgelerinde arar.

Awake: The Million Dollar Game (14/6/2019)
Sunucu James Davis, 1 milyon dolarlık ödülü kazanma şansı için yarışan uykusuz katılımcılara bir dizi fiziksel ve zihinsel meydan okumada kılavuzluk eder.

Trinkets (Çok yakında)
Bu yetişkinliğe geçiş dizisinde farklı sosyal çevrelerden gelen üç ergen kız, ortak noktaları olan mağaza hırsızlığı sevgisi sayesinde alışılmadık bir arkadaşlık kurar.

Ad Vitam (21/6/2019)
Tıbbi teknolojinin insanların sonsuza dek genç kalmasını sağladığı bir çağda, bir polis ve 20’li yaşlarında asi bir kadın, yedi gencin toplu intiharını araştırır.

Girls Incarcerated: 2. Sezon (21/6/2019)
Kavgalar, dostluklar, flört, kurallar. Zaten dramla dolu olan ergen yaşamı, parmaklıklar ardında çok daha zorludur.

Mr. Iglesias (21/6/2019)
Stand-up fenomeni Gabriel Iglesias, başrolünü oynadığı bu dizide yetenekli ama uyumsuz çocuklara yardım etmeye çalışan babacan bir lise tarih öğretmenini canlandırıyor.

The Casketeers: 2. Sezon (21/6/2019)
Maorili cenaze kaldırıcıları Francis ve Kaiora Tipene ile çalışanları; özen, saygı ve güler yüz göstererek Polinezyalı ailelerin kayıplarıyla başa çıkmasına yardım eder.

Dope: 3. Sezon (28/6/2019)
Los Angeles’dan Rotterdam’a dünyanın her yerinde uyuşturucuya karşı verilen savaş devam ederken, kullanıcılar ve bağımlılar bu mücadelenin ortasında kalır.

Instant Hotel: 2. Sezon (28/6/2019)
Avustralyalı ev sahiplerinden oluşan takımlar, birbirlerinin evlerinde geceleyip yaşadıkları deneyime puan vererek en iyi Instant Hotel ünvanını kazanmak için yarışıyor.

Paquita Salas: 3. Sezon (28/6/2019)
90’larda İspanya’nın en iyi yetenek menajerlerinden biri olan Paquita, en büyük müşterisini aniden kaybeder. Şimdi çaresiz bir hâlde yeni yıldızlar aramaktadır.

The Chosen One (28/6/2019)
Ücra bir köyde yaşayanları aşılamak üzere Pantanal’a gönderilen üç genç doktor, kendilerini sırlarla dolu, izole bir topluluğun arasında kapana kısılmış hâlde bulur.

The Confession Tapes: 2. Sezon (21/6/2019)
Asla işlemediklerini iddia ettikleri korkunç suçları itiraf ettiler. Peki ama neden? Bu ilginç soru, dört yeni hikâyede ele alınıyor.

Vis a vis: 2. Sezon (28/6/2019)
Göreve yeni gelen baskıcı güvenlik şefi, Macerana ve Cruz del Sur’daki diğer mahkûmları hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapmaya zorlar.

YORUMLAR
zireaelciri
26 Mayıs 2019 15:13

Geç atılmış bir adım şahsen.Ayrıca sonunda Dark geliyor be! Umarım ilk sezondaki çizgilerini bozmazlar.

Apex Legends'ın Düşüşü Sürüyor

Oyunun gelirindeki azalma %75'e ulaştı

Apex Legends'ın Düşüşü Sürüyor

Olay Mahalli - Xbox Oyunlarına Gelen Müthiş Zam

Ülkemiz bir rekor daha kırdı

Olay Mahalli - Xbox Oyunlarına Gelen Müthiş Zam

Not: Bu yazı daha önce Oyungezer dergisinin Mayıs 2019 sayısında yayınlanmıştır.

Xbox’ın Türkiye’deki durumu hakkında ne düşüneceğimi bilemiyorum. Xbox 360’la ülkemize giriş yaptı Microsoft önce ama bunu konsolun çıkışından tamı tamına yedi yıl sonra yaptı, Xbox One’ın çıkışının bir yıl öncesinde yani. Xbox One’ın çıkışı öncesi ısınma ve insanları ısındırma hamlesi olarak görüldü bu; Xbox One çıktıktan sonra Xbox’ı sağda solda daha fazla göreceğimizi, Microsoft’un pazarlamaya büyük önem vereceğini, Sony’nin 10-15 yıldır edindiği kitlenin ve de PC’cilerin gönlünü çalmaya çalışacağını düşünmüştük. Öyle olmadı, Microsoft sessizliği tercih etti bugüne kadar çoğunlukla. Bunda tabii ki Xbox’ın dünya genelinde de konsola özel oyun ve satış rakamlarında Playstation’ın gerisinde kalması da etkiliydi, onun da altını çizmek lazım. Ha ama öte yandan dağıtım ağını titizlikle kurdu Microsoft, teknoloji satış noktalarında Xbox’a muhakkak denk gelirsiniz. Game Pass’in de ne derece büyük bir nimet olduğu malum, Xbox bu kart sayesinde yine kayda değer bir başarı elde etti.


Bunlar bir yana Microsoft’un en doğru hamlesi fiyatlarını Playstation’ınkilerden aşağıda tutmasıydı. Yani basit mantık: Eğer rakibiniz sizden marka değeri, özel oyun sayısı, satış vs. konusunda öndeyse fiyatlarınızı daha makul tutarak rekabet etmeye çalışırsınız. En azından ben bu şekilde mantıklı bir düşünce sonucunda alınan kararlar dolayısıyla fiyatların Playstation’dan daha aşağılarda seyrettiğini tahmin ediyordum. Belki de bunlar zar atılarak alınan kararlardı. 20’lik zar atılmış, 1 gelmiş, Microsoft oyunculara kritik hasar vurmak zorunda kalmış bu sefer de belki. Çünkü Xbox oyunlarına öyle bir zam geldi ki mantıklı bir yere oturtamıyorum, olmuyor.

Biliyorum konumuz Microsoft ama “Xbox kaka PS süper” diyormuşum gibi algılanmasın istiyorum söylediklerim, o yüzden önce bir Sony’e giydireceğim.

Sony’nin yerel fiyat politikasına bu derece soğuk oluşu anlaşılır gibi değil ama hiç de yerel fiyat politikası yok değil aslında. Türkiye’de uygulamıyor sadece. psn4.com adresinden kontrol edebilirsiniz, şöyle bir tablo söz konusu. 60 dolarlık Days Gone mesela:

Polonya 335 TL
Hong Kong 341 TL
ABD 345 TL
Rusya 400 TL
İngiltere 411 TL
Türkiye 429 TL

 

İşte bu manzarada Xbox’ın nispeten uygun fiyatlarla rekabet etmesi kadar doğru bir karar olamazdı ama son zamlarla değişen fiyatlara bir göz atalım mı:

  Eski Fiyat Yeni Fiyat
Control 145 TL 395 TL
The Division 2 340 TL 602 TL
Devil May Cry 5 260 TL 472 TL
Sekiro 470 TL 566 TL

 

Neredeyse her oyuna zam geldi. Bazılarında bu kadar abartı farklar yok, mesela Kingdom Hearts III 300’den 352’ye, Dirt Rally 2.0 145’ten 171’e çıktı, geçtiğimiz dönem çok artan kurlar düşünüldüğünde bir derece anlaşılabilir onlar ama 566 TL, 602 TL ne gerçekten?

PC fiyatlarıyla karşılaştırma bile yapmak garip geliyor artık günümüzde ama PS4 ve Xbox One’daki oyun fiyatlarının PC fiyatlarıyla aynı olmasını istemek gerçekten o kadar hayalcilik mi? Bakınız Sekiro (Steam fiyatları için kaynak steamdb.info, Xbox fiyatları için kaynak xbox-store-checker.com):

  PS4 Steam X-One
Arjantin 413 TL 172 TL 237 TL
Polonya 270 TL 385 TL 434 TL
Hong Kong 290 TL 292 TL 294 TL
ABD 345 TL
Rusya 355 TL 178 TL 346 TL
İngiltere 450 TL 376 TL 446 TL
İsrail 533 TL 351 TL 530 TL
Türkiye 470 TL 289 TL 566 TL

 

Manzara korkunç, değil mi? Son derece değerli bir para birimine sahip İngiltere’yi bile geçmişiz maşallah. PC-konsol oyun fiyatları arasındaki fark açısından da zirveye oynuyoruz.

PS4 oyunlarının en pahalıya satıldığı iki ülkeden biri olma onuru bize yetmemiş, dünyanın en pahalı Xbox One oyunlarına sahip ülke madalyasını da topraklarımıza getirmişiz. Hem de öyle üç beş lira değil söz konusu olan, fark atmışız. Kendimizi dışlamayalım, Microsoft’un mantıksız yerel fiyat politikası uyguladığı tek pazar bizimki değil. Oyunun İngiltere’den daha pahalı satıldığı bizden başka iki ülke daha var: Çek Cumhuriyeti’nde oyun 450 TL, garibim İsrail’de 530 TL. Ama İsrail’i bile sollayıp geçmişiz ki İsrail kişi başına düşen ortalama milli gelir sıralamasında 28. sıradayken biz 76. sıradayız! Bilgi olarak paylaşayım; oyunun en ucuz olduğu yer de Arjantin: 237 TL. Yani 237 TL’ye satınca da kâra geçebiliyor Microsoft.

Haklarını kenardan teslim edeyim, Xbox’a özel oyunların fiyatları halen uygun. Forza Horizon 4’ü 260 TL’ye, Gears of War 4’ü 114 TL’ye, Halo 5’i 90 TL’ye almak mümkün.

Ama yine içinizi karartmak zorundayım. Sekiro gibi bir güncel, üçüncü parti oyuna daha bakalım. Neticede bundan sonra çıkacak oyunların fiyatlarında da bunlar baz alınacak. Asıl The Division 2’yi kıyaslamak istiyordum 602 TL gibi çılgın bir etiketi görünce ama PC’de Epic Store’un farklı ülkelerdeki yerel fiyatlarına ulaşmak çok zor şu aşamada. Capcom sağ olsun Steam’de öküz gibi zam yedikten sonra, kendisini PC’de en pahalıya alan ülkelerden biri haline geldiğimiz Devil May Cry 5’e bakalım:

  PS4 Steam X-One
Arjantin 413 TL 219 TL 217 TL
ABD 345 TL
Rusya 312 TL 178 TL 341 TL
İngiltere 338 TL 375 TL 335 TL
İsrail 456 TL 456 TL 456 TL
Türkiye 400 TL 400 TL 472 TL

 

Bu sayılar ve burada yer vermediğim ama hepimizin her gün şahit olduğu oyun fiyatlarından edindiğimiz tablo, yerel fiyatlar konusunda bize ne gösteriyor? Steam fiyatları konusunda bizden daha iyi durumda olan ülkeler var ve çoğunluktalar ama bizden kötü durumda olanlar da az değil. Firmadan firmaya çok değişiyor. Kimi firmalar şahane yerel fiyatlar uygularken kimileri yardırıyor.

İş konsollara geldiğindeyse olay içler acısı. Microsoft’un son zammından önce konsollarda en kötü yerel fiyatlara sahip olan ikinci ülkeydik zaten. Hani şükürcü milletiz ve kendimizi en kötüyle kıyaslayıp “bak ne durumda olanlar var” demeyi severiz ya, yerel fiyat konusunda ikinci en kötü durumda olan ülke İsrail ve üçüncüyle arasında dağlar kadar fark var. Biz İsrail’i bile geride bıraktık son zamlarla beraber. Üçüncü sıradaki ülkeyi ufukta göremiyoruz bile!

Şimdi her şeyden önce bu durumun birinci sorumlusunun, kurların bu derece sapıtmasına neden olanlar olduğunu bir cebimize koyalım. Konumuz o değil. Konumuz dünyadaki tek kötü ekonomiye sahip ülkenin biz olmamamız ve konsollardaki oyunların zengin ülkelerdekinden bile pahalı hale gelmiş olması. Bu “vergiler çok” bahanesinin arkasına saklanılabilecek seviyeyi geçeli de çok oluyor ayrıca. Dünyada tek abartı vergi alan ülke bizimki de değil.

Bakın çok insanın göz ardı ettiği bir durum daha var: Ürünlerini döviz üzerinden satan firmalar, fiyatları direkt dövize göre koymazlar, biraz yukarı koyarlar. Atıyorum dolar 5 liraysa 60 dolarlık bir ürünü 300 değil 350 liraya satarlar ki kur her yükseldiğinde zam yapmak zorunda kalmasınlar. Bir üst fiyat belirlerler ki mantıklı bu. Ama şu an konsol oyun fiyatları bu sözünü ettiğim mantıklı çizgiyle açıklanabilecek seviyede de değil, alakası yok. Sekiro’nun standart fiyatı 60 dolardır, bizde 566 TL, yani 98 dolardan satıyorlar oyunu! DMC 5, 82 dolar! The Division 2 105 dolar! Abi ne oluyor!?

Peki neden? Bilmiyoruz. Microsoft bir açıklama yapmadı bu konuda. Ama ben hiç lafı dolandırmadan söyleyeyim nedenini: “Bu saatten sonra yeni çıkacak pek oyunumuz yok, Türkiye’de yeni konsol da satamayız, eh elinde bizim konsoldan olanlar da el mahkûm ne kadar zam yaparsak yapalım kuzu kuzu, ‘seve seve’ alacaklar oyunlarımızı.” Microsoft yeni konsolunu Türkiye’de zor satar bu saatten sonra. Oyunları normal fiyatlardan çıkarsa bile Microsoft’un bu politikasını bir sonraki konsola da uygulamayacağı ne malum? 2 yıl güzel fiyatlara satarlar, sonra şimdi yaptıkları gibi öyle bir bindirirler ki ağzımız açık kalır.

Aslında “bir yerlerden baskı gelmiştir” diye komplo teorilerine de girerdim ama desteksiz sallamayayım şimdi.

Betadan Çıkan Dauntless'ın Oyuncu Sayısı Hızla Artmaya Devam Ediyor

Çapraz platform desteği dikkat çekti demek ki...

Betadan Çıkan Dauntless'ın Oyuncu Sayısı Hızla Artmaya Devam Ediyor

Beta sürecini geride bırakan Dauntless, 24 saat gibi kısa bir süre içerisinde oyuncu sayısını 500.000 civarı arttırmayı başardı. Oyunun beta sürecindeyken ulaştığı toplam oyuncu sayısının 3 milyon civarında olduğu düşünüldüğünde, 1 gün içerisindeki bu artışın oranı da daha net anlaşılabiliyor.

Bunda etkili olan pek çok unsur olabilir. Bir kere Dauntless ücretsiz bir oyun, dolayısıyla bunun oyuncu sayısına mutlaka etkisi vardır ama bir gün içerisinde yaklaşık %20'lik bir artış sağlar mı, düşünmek lazım. Burada muhtemelen en önemli detay oyunun tam anlamıyla bir çapraz platform deneyimi sunması.

Dauntless, 'One Dauntless' konseptiyle PC ve konsollarda ortak bir oyun tecrübesi yaşatıyor. Bu ifade hem diğer platformlardaki oyuncularla aynı oyun içerisinde oynamak anlamında kullanılıyor, hem de dilediğiniz zaman farklı platformlardan oyuna girip daha önce kaldığınız yerden devam etme imkanınız olduğunu anlatıyor. Oyuncular gerçek anlamda çapraz-platform deneyimi sunan bu özelliğini benimsemiş ve oldukça da sevmiş görünüyorlar. PC'de başladığınız bir oyuna PS4 veya Xbox One'dan devam edebiliyor olmak gerçekten de güzel bir şey ve bu, benzer oyunların da örnek alması gereken bir özellik.

Dauntless'ın bu yükselişi önümüzdeki günlerde de aynı şekilde devam edecek mi bakalım. Takipteyiz.

Oyun Dünyasını Etkileyen Skandallar #1

Oyun dünyasında iz bırakan olaylara yakından bakıyoruz

Oyun Dünyasını Etkileyen Skandallar #1

1947 yılından itibaren hayatımıza giriş yapan oyunlar, zaman içerisinde teknoloji ile beraber gelişerek şu anda bulunduğumuz noktaya geldi. Oyunların arkasındaki teknoloji ne kadar gelişmiş olsa da yapımların temelinde ve hedefinde “insan” olması, sektörün sık sık skandallar ile karşı karşıya kalmasına sebep oluyor. Buna bir de sosyal medyanın artan popülaritesi eklendiğinde, ortaya şaşırtıcı bir sonuç çıkıyor.

Şimdilik iki parça halinde yayınlayacağımız bu yazı dizimizde oyun dünyasını derinden etkileyen bazı skandallara göz atacağız. Daha önce yayınladığımız bu ilk parçayı da elden geçirdik ve bazı güncel bilgilerle yeniledik. Burada göremediğiniz önemli skandalları da sakın unuttuk sanmayın, listemizin sonraki bölümünde o ünlü Hot Coffee olayı da var, Kojima da :) Yine de siz de aklınızda yer eden skandalları bizimle paylaşabilirsiniz, belki yeni yazılara da gün doğar bu şekilde.


Godus ve Peter Molyneux'nün yalanları

godus-big

2012 yılında bir Kickstarter projesi olarak başlayan Godus, Peter Molyneux isminin de işin içine girmesi ile tam 500.000 $’lık bağış toplamayı başarmıştı. Molyneux’ün verdiği sözleri tutmaması ile ünlü olduğu bilinse de görünüşe göre daha önce yapımında bulunduğu Black & White ve Dungeon Keeper gibi oyunların başarısı, insanları kendisine çekmeye yetiyordu. Zaten Molyneux'un herhalde en büyük şansı böyle büyük oyunların altında imzasının bulunmasıydı, bundan oldukça faydalandığını söyleyebiliriz.

Godus'un 2013 yılında tanıtılan sorunlu Alpha versiyonunun hemen ardından bir Beta versiyonu yayınlandı. Oyuncular ne Alpha, ne de Beta versiyonunu beğendi, bağış yapan binlerce oyuncu gördükleri şeyden memnun değildi. Ancak kendilerini daha kötü bir haber bekliyordu. Molyneux oyunu PC’den mobil platformlara portladı ve 22Cans’in çalışmalarını bundan sonra bu yeni versiyon üzerinden devam ettireceğini açıkladı. Oyunun Steam'deki versiyonu 5476 yorumda yalnızda %26 olumlu incelemeyle 'Çoğunlukla Olumsuz' derecesine sahip. Son 1 ay içerisinde de 11 inceleme ve %9 nota sahip olmuş oyun.

Peter Molyneux aksini iddia ediyor olsa da firmanın bazı eski tasarımcıları, Godus’un ilk andan itibaren mobil oyun olarak düşünüldüğünü itiraf etmişti.


Counter Strike: Global Offensive Bahis Sitesi Skandalları

cs-go-big

Valve, Counter Strike: Global Offensive için “Arms Dealer” yamasını yayınladığında takvimler 2013’ün Ağustos ayını gösteriyordu. Uzun süredir eski oyuncuları CS:GO üzerine çekmeyi başaramayan Valve’ın yaptığı bu hamle, oyun dünyasını derinden sarsacak bir dizi olayın yaşanmasına sebep olacaktı.

Silah skin'lerinin Steam’e giriş yapması ile beraber Valve sadece eski oyuncuları çekmekle kalmamış, yeni bir gelir kapısının da yolunu açmıştı. Bir süre sadece Steam üzerinde kullanılabilen bu skin'ler 3. parti sitelerin işin içerisine girmesi ile gerçek paraya dönüştürülebilen önemli para kaynakları haline geldi.

İşte tam bu noktada CS:GO bahis siteleri bir çılgınlık haline dönüştü. Geniş bir Youtube kitlesine sahip Trevor "Tmartn" Martin ve Tom "Syndicate" Cassel, yeni bir bahis sitesi bulduklarını iddia ederek yayınlarda bu site üzerinden bahis yapmaya başladı.

Fakat videolarını izleyen milyonlar, bu sitenin ikiliye ait olduğunu bilmiyordu. “HonorTheCall” adlı Youtuber tarafından başka bir video ile açıklanan gerçekler karşısında CS:GO topluluğu şoke olmuş, hatta bu skandal ABD hükümetinin de dikkatini çekmişti.

Her ne kadar federal soruşturma altına alınmış olsalar da “Tmartn” ve “Syndicate” bu olayların tamamından aklanmayı başardı.


Mortal Kombat ve ESRB'nin kuruluşu

mk-big

Dünyanın en çok sevilen dövüş oyunlarından biri olan Mortal Kombat 1992 yılında ortaya çıktığında Atari salonlarının vazgeçilmezi haline dönüştü. Fakat asıl sorun MK serisinin Sega Genesis ve Super Nintendo’ya portlanacağı haberlerinin ardından patlak verdi. Dönemin en kanlı ve vahşet dolu oyunlarından biri olan MK'nın kötü şöhreti, evlerinde konsol bulunduran aileleri korkutmaya yetmişti. 

Mortal Kombat'ın ev konsollarına geleceği duyurulduğunda özellikle de Amerikanın muhafazakar kesiminden ciddi sesler yükseldi, şiddet içeren video oyunlarının Amerikan gençliğini yok edeceği tartışmaları başladı ve bu tartışmalar günümüzde de geçerli olan ESRB derecelendirme kuruluşunun kurulmasına ön ayak oldu.

İronik biçimde bu tartışmalar Mortal Kombat'ın popülerliğini daha da arttırdı, skandallar ve sansürler eşliğinde çıkan oyun 2 milyondan fazla  satış yapmayı başardı. Oyunun Nintendo versiyonunda kan ve çoğu Fatality hareketi kaldırılmıştı. Sega Genesis’teki versiyonunda ise oyundaki bir kod sayesinde kanları açmak mümkün hale geliyordu.


Gamespot ve Jeff Gerstmann'ın kovulması

gamespot-big

Basın hürriyeti kalkarsa, vicdan, eğitim, konuşma hürriyetleri de kalkar. / Franklin Delano Roosevelt

Medyanın hangi dalında çalışıyor olursa olsun, mensup olduğu topluluğa doğru bilgiyi verebilmek, gazetecilerin başlıca görevlerinden biri. İşte tam bu noktada karşımıza Jeff Gerstmann ve Gamespot’un hikayesi çıkıyor. Dönemin Gamespot baş editörü olan Gerstmann’ın, Kane & Lynch: Dead Man hakkında kötü bir inceleme yayınlaması, kovulmasına sebep olmuştu.

Gerstmann yıllar sonra el değiştiren Gamespot’a döndüğünde ise yaşanan olayları şu cümleler ile özetlemişti: “Bir editör takımının ne yapması gerekiyorsa, biz de onu yaptık. İşimizi en iyi şekilde yapmaya çalıştık. Oyunların kalitesi hakkında insanları bilgilendirirken dürüst olmaya özen gösterdik. Tabii bu durum oyun firmalarının dikkatini çekti. O zamanki yönetim de kapıdan uçup giden reklam gelirlerine daha fazla göz yumamadı.”

Günümüzde hala daha inceleme puanlarında geliştirici ve yayıncıların etkisi olup olmadığı tartışılmaya devam ediyor, kötü inceleme puanlarının ardından ilişkiler gerilebiliyor.


Team Bondi'nin ağır çalışma şartları

bondi-big

Team Bondi iflas bayrağını çekmiş olsa da sektörde bıraktığı iz hala yerini koruyor. Severek oynadığımız L.A. Noire’ın arkasında korkunç bir hikaye olduğunu biliyor muydunuz?

24 Haziran 2011’de IGN’in yaptığı özel bir haber gündeme bomba gibi düşmüştü. L.A Noire’in 7 sene süren geliştirme sürecinin arkasında yoğun çalışma saatleri, korkunç çalışma ortamları ve güvenliği gibi sorunlar olduğunu belirten IGN, eski çalışanlar ile olan görüşmelerini de yayınlamıştı.

“Akşam 8’de işten çıktığınızda bile kötü bakışlara maruz kalıyordunuz.” ifadelerini kullanan eski bir çalışan, ortalama çalışma sürelerinin 60 saati aştığını belirtmişti. Bazı dönemlerde bu sürelerin 80-110 saat arasına fırladığını itiraf eden başka bir çalışan, stresi daha fazla kaldıramayıp istifa ettiğini ifade etmişti.

Takvimler 5 Temmuz 2011’i gösterdiğinde ise Team Bondi’nin çalışanlarına gönderdiği mail’ler sızdırıldı. Ağır çalışma şartlarını meşrulaştırmaya çalışan ekibin Rockstar’a karşı tutumu, iki firma arasında büyük bir çatlağa yol açmıştı. Oyunun tamamlanmasına bizzat yardım eden Rockstar ekibi, L.A. Noire’ın ardından Team Bondi ile çalışmayı durdurmuştu.

Oyun dünyasındaki crunch kültürü ilk kez bu olayla karşımıza çıkmıştı ve sonrasında benzer hikayeler ortaya çıkmaya başladı. Yakın zamanda Rockstar, BioWare, NetherRealm gibi ünlü stüdyoların da çalışanlarını yoğun çalışma saatlerine maruz bıraktıkları gündeme bomba gibi düşen haberler arasındaydı. Bu tür haberler ortaya çıktığında stüdyolar 'çalışma koşullarını düzeltmeye özen göstereceğiz' diye açıklama yapıyorlar ama bunda ne kadar samimi olduklarını bilmek elbette mümkün değil. Yüksek kalibreli oyunlar, yüksek stresi de beraberinde getiriyor çünkü.

Olay Mahalli - Xbox Oyunlarına Gelen Müthiş Zam

Ülkemiz bir rekor daha kırdı

Olay Mahalli - Xbox Oyunlarına Gelen Müthiş Zam

Not: Bu yazı daha önce Oyungezer dergisinin Mayıs 2019 sayısında yayınlanmıştır.

Xbox’ın Türkiye’deki durumu hakkında ne düşüneceğimi bilemiyorum. Xbox 360’la ülkemize giriş yaptı Microsoft önce ama bunu konsolun çıkışından tamı tamına yedi yıl sonra yaptı, Xbox One’ın çıkışının bir yıl öncesinde yani. Xbox One’ın çıkışı öncesi ısınma ve insanları ısındırma hamlesi olarak görüldü bu; Xbox One çıktıktan sonra Xbox’ı sağda solda daha fazla göreceğimizi, Microsoft’un pazarlamaya büyük önem vereceğini, Sony’nin 10-15 yıldır edindiği kitlenin ve de PC’cilerin gönlünü çalmaya çalışacağını düşünmüştük. Öyle olmadı, Microsoft sessizliği tercih etti bugüne kadar çoğunlukla. Bunda tabii ki Xbox’ın dünya genelinde de konsola özel oyun ve satış rakamlarında Playstation’ın gerisinde kalması da etkiliydi, onun da altını çizmek lazım. Ha ama öte yandan dağıtım ağını titizlikle kurdu Microsoft, teknoloji satış noktalarında Xbox’a muhakkak denk gelirsiniz. Game Pass’in de ne derece büyük bir nimet olduğu malum, Xbox bu kart sayesinde yine kayda değer bir başarı elde etti.


Bunlar bir yana Microsoft’un en doğru hamlesi fiyatlarını Playstation’ınkilerden aşağıda tutmasıydı. Yani basit mantık: Eğer rakibiniz sizden marka değeri, özel oyun sayısı, satış vs. konusunda öndeyse fiyatlarınızı daha makul tutarak rekabet etmeye çalışırsınız. En azından ben bu şekilde mantıklı bir düşünce sonucunda alınan kararlar dolayısıyla fiyatların Playstation’dan daha aşağılarda seyrettiğini tahmin ediyordum. Belki de bunlar zar atılarak alınan kararlardı. 20’lik zar atılmış, 1 gelmiş, Microsoft oyunculara kritik hasar vurmak zorunda kalmış bu sefer de belki. Çünkü Xbox oyunlarına öyle bir zam geldi ki mantıklı bir yere oturtamıyorum, olmuyor.

Biliyorum konumuz Microsoft ama “Xbox kaka PS süper” diyormuşum gibi algılanmasın istiyorum söylediklerim, o yüzden önce bir Sony’e giydireceğim.

Sony’nin yerel fiyat politikasına bu derece soğuk oluşu anlaşılır gibi değil ama hiç de yerel fiyat politikası yok değil aslında. Türkiye’de uygulamıyor sadece. psn4.com adresinden kontrol edebilirsiniz, şöyle bir tablo söz konusu. 60 dolarlık Days Gone mesela:

Polonya 335 TL
Hong Kong 341 TL
ABD 345 TL
Rusya 400 TL
İngiltere 411 TL
Türkiye 429 TL

 

İşte bu manzarada Xbox’ın nispeten uygun fiyatlarla rekabet etmesi kadar doğru bir karar olamazdı ama son zamlarla değişen fiyatlara bir göz atalım mı:

  Eski Fiyat Yeni Fiyat
Control 145 TL 395 TL
The Division 2 340 TL 602 TL
Devil May Cry 5 260 TL 472 TL
Sekiro 470 TL 566 TL

 

Neredeyse her oyuna zam geldi. Bazılarında bu kadar abartı farklar yok, mesela Kingdom Hearts III 300’den 352’ye, Dirt Rally 2.0 145’ten 171’e çıktı, geçtiğimiz dönem çok artan kurlar düşünüldüğünde bir derece anlaşılabilir onlar ama 566 TL, 602 TL ne gerçekten?

PC fiyatlarıyla karşılaştırma bile yapmak garip geliyor artık günümüzde ama PS4 ve Xbox One’daki oyun fiyatlarının PC fiyatlarıyla aynı olmasını istemek gerçekten o kadar hayalcilik mi? Bakınız Sekiro (Steam fiyatları için kaynak steamdb.info, Xbox fiyatları için kaynak xbox-store-checker.com):

  PS4 Steam X-One
Arjantin 413 TL 172 TL 237 TL
Polonya 270 TL 385 TL 434 TL
Hong Kong 290 TL 292 TL 294 TL
ABD 345 TL
Rusya 355 TL 178 TL 346 TL
İngiltere 450 TL 376 TL 446 TL
İsrail 533 TL 351 TL 530 TL
Türkiye 470 TL 289 TL 566 TL

 

Manzara korkunç, değil mi? Son derece değerli bir para birimine sahip İngiltere’yi bile geçmişiz maşallah. PC-konsol oyun fiyatları arasındaki fark açısından da zirveye oynuyoruz.

PS4 oyunlarının en pahalıya satıldığı iki ülkeden biri olma onuru bize yetmemiş, dünyanın en pahalı Xbox One oyunlarına sahip ülke madalyasını da topraklarımıza getirmişiz. Hem de öyle üç beş lira değil söz konusu olan, fark atmışız. Kendimizi dışlamayalım, Microsoft’un mantıksız yerel fiyat politikası uyguladığı tek pazar bizimki değil. Oyunun İngiltere’den daha pahalı satıldığı bizden başka iki ülke daha var: Çek Cumhuriyeti’nde oyun 450 TL, garibim İsrail’de 530 TL. Ama İsrail’i bile sollayıp geçmişiz ki İsrail kişi başına düşen ortalama milli gelir sıralamasında 28. sıradayken biz 76. sıradayız! Bilgi olarak paylaşayım; oyunun en ucuz olduğu yer de Arjantin: 237 TL. Yani 237 TL’ye satınca da kâra geçebiliyor Microsoft.

Haklarını kenardan teslim edeyim, Xbox’a özel oyunların fiyatları halen uygun. Forza Horizon 4’ü 260 TL’ye, Gears of War 4’ü 114 TL’ye, Halo 5’i 90 TL’ye almak mümkün.

Ama yine içinizi karartmak zorundayım. Sekiro gibi bir güncel, üçüncü parti oyuna daha bakalım. Neticede bundan sonra çıkacak oyunların fiyatlarında da bunlar baz alınacak. Asıl The Division 2’yi kıyaslamak istiyordum 602 TL gibi çılgın bir etiketi görünce ama PC’de Epic Store’un farklı ülkelerdeki yerel fiyatlarına ulaşmak çok zor şu aşamada. Capcom sağ olsun Steam’de öküz gibi zam yedikten sonra, kendisini PC’de en pahalıya alan ülkelerden biri haline geldiğimiz Devil May Cry 5’e bakalım:

  PS4 Steam X-One
Arjantin 413 TL 219 TL 217 TL
ABD 345 TL
Rusya 312 TL 178 TL 341 TL
İngiltere 338 TL 375 TL 335 TL
İsrail 456 TL 456 TL 456 TL
Türkiye 400 TL 400 TL 472 TL

 

Bu sayılar ve burada yer vermediğim ama hepimizin her gün şahit olduğu oyun fiyatlarından edindiğimiz tablo, yerel fiyatlar konusunda bize ne gösteriyor? Steam fiyatları konusunda bizden daha iyi durumda olan ülkeler var ve çoğunluktalar ama bizden kötü durumda olanlar da az değil. Firmadan firmaya çok değişiyor. Kimi firmalar şahane yerel fiyatlar uygularken kimileri yardırıyor.

İş konsollara geldiğindeyse olay içler acısı. Microsoft’un son zammından önce konsollarda en kötü yerel fiyatlara sahip olan ikinci ülkeydik zaten. Hani şükürcü milletiz ve kendimizi en kötüyle kıyaslayıp “bak ne durumda olanlar var” demeyi severiz ya, yerel fiyat konusunda ikinci en kötü durumda olan ülke İsrail ve üçüncüyle arasında dağlar kadar fark var. Biz İsrail’i bile geride bıraktık son zamlarla beraber. Üçüncü sıradaki ülkeyi ufukta göremiyoruz bile!

Şimdi her şeyden önce bu durumun birinci sorumlusunun, kurların bu derece sapıtmasına neden olanlar olduğunu bir cebimize koyalım. Konumuz o değil. Konumuz dünyadaki tek kötü ekonomiye sahip ülkenin biz olmamamız ve konsollardaki oyunların zengin ülkelerdekinden bile pahalı hale gelmiş olması. Bu “vergiler çok” bahanesinin arkasına saklanılabilecek seviyeyi geçeli de çok oluyor ayrıca. Dünyada tek abartı vergi alan ülke bizimki de değil.

Bakın çok insanın göz ardı ettiği bir durum daha var: Ürünlerini döviz üzerinden satan firmalar, fiyatları direkt dövize göre koymazlar, biraz yukarı koyarlar. Atıyorum dolar 5 liraysa 60 dolarlık bir ürünü 300 değil 350 liraya satarlar ki kur her yükseldiğinde zam yapmak zorunda kalmasınlar. Bir üst fiyat belirlerler ki mantıklı bu. Ama şu an konsol oyun fiyatları bu sözünü ettiğim mantıklı çizgiyle açıklanabilecek seviyede de değil, alakası yok. Sekiro’nun standart fiyatı 60 dolardır, bizde 566 TL, yani 98 dolardan satıyorlar oyunu! DMC 5, 82 dolar! The Division 2 105 dolar! Abi ne oluyor!?

Peki neden? Bilmiyoruz. Microsoft bir açıklama yapmadı bu konuda. Ama ben hiç lafı dolandırmadan söyleyeyim nedenini: “Bu saatten sonra yeni çıkacak pek oyunumuz yok, Türkiye’de yeni konsol da satamayız, eh elinde bizim konsoldan olanlar da el mahkûm ne kadar zam yaparsak yapalım kuzu kuzu, ‘seve seve’ alacaklar oyunlarımızı.” Microsoft yeni konsolunu Türkiye’de zor satar bu saatten sonra. Oyunları normal fiyatlardan çıkarsa bile Microsoft’un bu politikasını bir sonraki konsola da uygulamayacağı ne malum? 2 yıl güzel fiyatlara satarlar, sonra şimdi yaptıkları gibi öyle bir bindirirler ki ağzımız açık kalır.

Aslında “bir yerlerden baskı gelmiştir” diye komplo teorilerine de girerdim ama desteksiz sallamayayım şimdi.

Betadan Çıkan Dauntless'ın Oyuncu Sayısı Hızla Artmaya Devam Ediyor

Çapraz platform desteği dikkat çekti demek ki...

Betadan Çıkan Dauntless'ın Oyuncu Sayısı Hızla Artmaya Devam Ediyor

Beta sürecini geride bırakan Dauntless, 24 saat gibi kısa bir süre içerisinde oyuncu sayısını 500.000 civarı arttırmayı başardı. Oyunun beta sürecindeyken ulaştığı toplam oyuncu sayısının 3 milyon civarında olduğu düşünüldüğünde, 1 gün içerisindeki bu artışın oranı da daha net anlaşılabiliyor.

Bunda etkili olan pek çok unsur olabilir. Bir kere Dauntless ücretsiz bir oyun, dolayısıyla bunun oyuncu sayısına mutlaka etkisi vardır ama bir gün içerisinde yaklaşık %20'lik bir artış sağlar mı, düşünmek lazım. Burada muhtemelen en önemli detay oyunun tam anlamıyla bir çapraz platform deneyimi sunması.

Dauntless, 'One Dauntless' konseptiyle PC ve konsollarda ortak bir oyun tecrübesi yaşatıyor. Bu ifade hem diğer platformlardaki oyuncularla aynı oyun içerisinde oynamak anlamında kullanılıyor, hem de dilediğiniz zaman farklı platformlardan oyuna girip daha önce kaldığınız yerden devam etme imkanınız olduğunu anlatıyor. Oyuncular gerçek anlamda çapraz-platform deneyimi sunan bu özelliğini benimsemiş ve oldukça da sevmiş görünüyorlar. PC'de başladığınız bir oyuna PS4 veya Xbox One'dan devam edebiliyor olmak gerçekten de güzel bir şey ve bu, benzer oyunların da örnek alması gereken bir özellik.

Dauntless'ın bu yükselişi önümüzdeki günlerde de aynı şekilde devam edecek mi bakalım. Takipteyiz.

Artık Discord'a Forum Kanalları Ekleyebileceksiniz!

Müthiş bir özellik geliyor

Artık Discord'a Forum Kanalları Ekleyebileceksiniz!

İnternet forumlarının sonunu getiren Discord, kendi forumlarını açmaya hazırlanıyor. Uzun süredir pek çok oyuncunun tek iletişim uygulaması olarak kullandığı Discord, özellikle büyük yayıncılar veya oyunlar için bir nevi forum hizmeti görüyordu. Forum Channels isimli yeni eklenti ise, bu de fiili görüntüyü resmi hale getirecek.

Özellikle büyük kanallar için oldukça işe yarayacak gibi görünen sistem, Discord'un güncel ekosistemi içerisinde çalışacak. Sunucu adminleri forum kanalları kurarak spesifik konular hakkındaki soruları ve cevaplarını tek bir başlık altında toplayabilecek. Standart yazı kanallarının aksine bu kanallar farklı başlıklara ev sahipliği yapacak.

Discord bu yeni eklenti ile sunucuların çok daha organize ve düzenli hale geleceğine inanıyor. Yayınlanan ekran görüntülerine bakıldığında Discord'un bu iddialarını desteklemek daha mümkün hale geliyor diyebiliriz. Bakalım Forum Channels sistemi beklenen etkiyi yaratabilecek mi?

Olay Mahalli - Xbox Oyunlarına Gelen Müthiş Zam

Ülkemiz bir rekor daha kırdı

Olay Mahalli - Xbox Oyunlarına Gelen Müthiş Zam

Not: Bu yazı daha önce Oyungezer dergisinin Mayıs 2019 sayısında yayınlanmıştır.

Xbox’ın Türkiye’deki durumu hakkında ne düşüneceğimi bilemiyorum. Xbox 360’la ülkemize giriş yaptı Microsoft önce ama bunu konsolun çıkışından tamı tamına yedi yıl sonra yaptı, Xbox One’ın çıkışının bir yıl öncesinde yani. Xbox One’ın çıkışı öncesi ısınma ve insanları ısındırma hamlesi olarak görüldü bu; Xbox One çıktıktan sonra Xbox’ı sağda solda daha fazla göreceğimizi, Microsoft’un pazarlamaya büyük önem vereceğini, Sony’nin 10-15 yıldır edindiği kitlenin ve de PC’cilerin gönlünü çalmaya çalışacağını düşünmüştük. Öyle olmadı, Microsoft sessizliği tercih etti bugüne kadar çoğunlukla. Bunda tabii ki Xbox’ın dünya genelinde de konsola özel oyun ve satış rakamlarında Playstation’ın gerisinde kalması da etkiliydi, onun da altını çizmek lazım. Ha ama öte yandan dağıtım ağını titizlikle kurdu Microsoft, teknoloji satış noktalarında Xbox’a muhakkak denk gelirsiniz. Game Pass’in de ne derece büyük bir nimet olduğu malum, Xbox bu kart sayesinde yine kayda değer bir başarı elde etti.


Bunlar bir yana Microsoft’un en doğru hamlesi fiyatlarını Playstation’ınkilerden aşağıda tutmasıydı. Yani basit mantık: Eğer rakibiniz sizden marka değeri, özel oyun sayısı, satış vs. konusunda öndeyse fiyatlarınızı daha makul tutarak rekabet etmeye çalışırsınız. En azından ben bu şekilde mantıklı bir düşünce sonucunda alınan kararlar dolayısıyla fiyatların Playstation’dan daha aşağılarda seyrettiğini tahmin ediyordum. Belki de bunlar zar atılarak alınan kararlardı. 20’lik zar atılmış, 1 gelmiş, Microsoft oyunculara kritik hasar vurmak zorunda kalmış bu sefer de belki. Çünkü Xbox oyunlarına öyle bir zam geldi ki mantıklı bir yere oturtamıyorum, olmuyor.

Biliyorum konumuz Microsoft ama “Xbox kaka PS süper” diyormuşum gibi algılanmasın istiyorum söylediklerim, o yüzden önce bir Sony’e giydireceğim.

Sony’nin yerel fiyat politikasına bu derece soğuk oluşu anlaşılır gibi değil ama hiç de yerel fiyat politikası yok değil aslında. Türkiye’de uygulamıyor sadece. psn4.com adresinden kontrol edebilirsiniz, şöyle bir tablo söz konusu. 60 dolarlık Days Gone mesela:

Polonya 335 TL
Hong Kong 341 TL
ABD 345 TL
Rusya 400 TL
İngiltere 411 TL
Türkiye 429 TL

 

İşte bu manzarada Xbox’ın nispeten uygun fiyatlarla rekabet etmesi kadar doğru bir karar olamazdı ama son zamlarla değişen fiyatlara bir göz atalım mı:

  Eski Fiyat Yeni Fiyat
Control 145 TL 395 TL
The Division 2 340 TL 602 TL
Devil May Cry 5 260 TL 472 TL
Sekiro 470 TL 566 TL

 

Neredeyse her oyuna zam geldi. Bazılarında bu kadar abartı farklar yok, mesela Kingdom Hearts III 300’den 352’ye, Dirt Rally 2.0 145’ten 171’e çıktı, geçtiğimiz dönem çok artan kurlar düşünüldüğünde bir derece anlaşılabilir onlar ama 566 TL, 602 TL ne gerçekten?

PC fiyatlarıyla karşılaştırma bile yapmak garip geliyor artık günümüzde ama PS4 ve Xbox One’daki oyun fiyatlarının PC fiyatlarıyla aynı olmasını istemek gerçekten o kadar hayalcilik mi? Bakınız Sekiro (Steam fiyatları için kaynak steamdb.info, Xbox fiyatları için kaynak xbox-store-checker.com):

  PS4 Steam X-One
Arjantin 413 TL 172 TL 237 TL
Polonya 270 TL 385 TL 434 TL
Hong Kong 290 TL 292 TL 294 TL
ABD 345 TL
Rusya 355 TL 178 TL 346 TL
İngiltere 450 TL 376 TL 446 TL
İsrail 533 TL 351 TL 530 TL
Türkiye 470 TL 289 TL 566 TL

 

Manzara korkunç, değil mi? Son derece değerli bir para birimine sahip İngiltere’yi bile geçmişiz maşallah. PC-konsol oyun fiyatları arasındaki fark açısından da zirveye oynuyoruz.

PS4 oyunlarının en pahalıya satıldığı iki ülkeden biri olma onuru bize yetmemiş, dünyanın en pahalı Xbox One oyunlarına sahip ülke madalyasını da topraklarımıza getirmişiz. Hem de öyle üç beş lira değil söz konusu olan, fark atmışız. Kendimizi dışlamayalım, Microsoft’un mantıksız yerel fiyat politikası uyguladığı tek pazar bizimki değil. Oyunun İngiltere’den daha pahalı satıldığı bizden başka iki ülke daha var: Çek Cumhuriyeti’nde oyun 450 TL, garibim İsrail’de 530 TL. Ama İsrail’i bile sollayıp geçmişiz ki İsrail kişi başına düşen ortalama milli gelir sıralamasında 28. sıradayken biz 76. sıradayız! Bilgi olarak paylaşayım; oyunun en ucuz olduğu yer de Arjantin: 237 TL. Yani 237 TL’ye satınca da kâra geçebiliyor Microsoft.

Haklarını kenardan teslim edeyim, Xbox’a özel oyunların fiyatları halen uygun. Forza Horizon 4’ü 260 TL’ye, Gears of War 4’ü 114 TL’ye, Halo 5’i 90 TL’ye almak mümkün.

Ama yine içinizi karartmak zorundayım. Sekiro gibi bir güncel, üçüncü parti oyuna daha bakalım. Neticede bundan sonra çıkacak oyunların fiyatlarında da bunlar baz alınacak. Asıl The Division 2’yi kıyaslamak istiyordum 602 TL gibi çılgın bir etiketi görünce ama PC’de Epic Store’un farklı ülkelerdeki yerel fiyatlarına ulaşmak çok zor şu aşamada. Capcom sağ olsun Steam’de öküz gibi zam yedikten sonra, kendisini PC’de en pahalıya alan ülkelerden biri haline geldiğimiz Devil May Cry 5’e bakalım:

  PS4 Steam X-One
Arjantin 413 TL 219 TL 217 TL
ABD 345 TL
Rusya 312 TL 178 TL 341 TL
İngiltere 338 TL 375 TL 335 TL
İsrail 456 TL 456 TL 456 TL
Türkiye 400 TL 400 TL 472 TL

 

Bu sayılar ve burada yer vermediğim ama hepimizin her gün şahit olduğu oyun fiyatlarından edindiğimiz tablo, yerel fiyatlar konusunda bize ne gösteriyor? Steam fiyatları konusunda bizden daha iyi durumda olan ülkeler var ve çoğunluktalar ama bizden kötü durumda olanlar da az değil. Firmadan firmaya çok değişiyor. Kimi firmalar şahane yerel fiyatlar uygularken kimileri yardırıyor.

İş konsollara geldiğindeyse olay içler acısı. Microsoft’un son zammından önce konsollarda en kötü yerel fiyatlara sahip olan ikinci ülkeydik zaten. Hani şükürcü milletiz ve kendimizi en kötüyle kıyaslayıp “bak ne durumda olanlar var” demeyi severiz ya, yerel fiyat konusunda ikinci en kötü durumda olan ülke İsrail ve üçüncüyle arasında dağlar kadar fark var. Biz İsrail’i bile geride bıraktık son zamlarla beraber. Üçüncü sıradaki ülkeyi ufukta göremiyoruz bile!

Şimdi her şeyden önce bu durumun birinci sorumlusunun, kurların bu derece sapıtmasına neden olanlar olduğunu bir cebimize koyalım. Konumuz o değil. Konumuz dünyadaki tek kötü ekonomiye sahip ülkenin biz olmamamız ve konsollardaki oyunların zengin ülkelerdekinden bile pahalı hale gelmiş olması. Bu “vergiler çok” bahanesinin arkasına saklanılabilecek seviyeyi geçeli de çok oluyor ayrıca. Dünyada tek abartı vergi alan ülke bizimki de değil.

Bakın çok insanın göz ardı ettiği bir durum daha var: Ürünlerini döviz üzerinden satan firmalar, fiyatları direkt dövize göre koymazlar, biraz yukarı koyarlar. Atıyorum dolar 5 liraysa 60 dolarlık bir ürünü 300 değil 350 liraya satarlar ki kur her yükseldiğinde zam yapmak zorunda kalmasınlar. Bir üst fiyat belirlerler ki mantıklı bu. Ama şu an konsol oyun fiyatları bu sözünü ettiğim mantıklı çizgiyle açıklanabilecek seviyede de değil, alakası yok. Sekiro’nun standart fiyatı 60 dolardır, bizde 566 TL, yani 98 dolardan satıyorlar oyunu! DMC 5, 82 dolar! The Division 2 105 dolar! Abi ne oluyor!?

Peki neden? Bilmiyoruz. Microsoft bir açıklama yapmadı bu konuda. Ama ben hiç lafı dolandırmadan söyleyeyim nedenini: “Bu saatten sonra yeni çıkacak pek oyunumuz yok, Türkiye’de yeni konsol da satamayız, eh elinde bizim konsoldan olanlar da el mahkûm ne kadar zam yaparsak yapalım kuzu kuzu, ‘seve seve’ alacaklar oyunlarımızı.” Microsoft yeni konsolunu Türkiye’de zor satar bu saatten sonra. Oyunları normal fiyatlardan çıkarsa bile Microsoft’un bu politikasını bir sonraki konsola da uygulamayacağı ne malum? 2 yıl güzel fiyatlara satarlar, sonra şimdi yaptıkları gibi öyle bir bindirirler ki ağzımız açık kalır.

Aslında “bir yerlerden baskı gelmiştir” diye komplo teorilerine de girerdim ama desteksiz sallamayayım şimdi.

Olay Mahalli - Xbox Oyunlarına Gelen Müthiş Zam

Ülkemiz bir rekor daha kırdı

Olay Mahalli - Xbox Oyunlarına Gelen Müthiş Zam

Not: Bu yazı daha önce Oyungezer dergisinin Mayıs 2019 sayısında yayınlanmıştır.

Xbox’ın Türkiye’deki durumu hakkında ne düşüneceğimi bilemiyorum. Xbox 360’la ülkemize giriş yaptı Microsoft önce ama bunu konsolun çıkışından tamı tamına yedi yıl sonra yaptı, Xbox One’ın çıkışının bir yıl öncesinde yani. Xbox One’ın çıkışı öncesi ısınma ve insanları ısındırma hamlesi olarak görüldü bu; Xbox One çıktıktan sonra Xbox’ı sağda solda daha fazla göreceğimizi, Microsoft’un pazarlamaya büyük önem vereceğini, Sony’nin 10-15 yıldır edindiği kitlenin ve de PC’cilerin gönlünü çalmaya çalışacağını düşünmüştük. Öyle olmadı, Microsoft sessizliği tercih etti bugüne kadar çoğunlukla. Bunda tabii ki Xbox’ın dünya genelinde de konsola özel oyun ve satış rakamlarında Playstation’ın gerisinde kalması da etkiliydi, onun da altını çizmek lazım. Ha ama öte yandan dağıtım ağını titizlikle kurdu Microsoft, teknoloji satış noktalarında Xbox’a muhakkak denk gelirsiniz. Game Pass’in de ne derece büyük bir nimet olduğu malum, Xbox bu kart sayesinde yine kayda değer bir başarı elde etti.


Bunlar bir yana Microsoft’un en doğru hamlesi fiyatlarını Playstation’ınkilerden aşağıda tutmasıydı. Yani basit mantık: Eğer rakibiniz sizden marka değeri, özel oyun sayısı, satış vs. konusunda öndeyse fiyatlarınızı daha makul tutarak rekabet etmeye çalışırsınız. En azından ben bu şekilde mantıklı bir düşünce sonucunda alınan kararlar dolayısıyla fiyatların Playstation’dan daha aşağılarda seyrettiğini tahmin ediyordum. Belki de bunlar zar atılarak alınan kararlardı. 20’lik zar atılmış, 1 gelmiş, Microsoft oyunculara kritik hasar vurmak zorunda kalmış bu sefer de belki. Çünkü Xbox oyunlarına öyle bir zam geldi ki mantıklı bir yere oturtamıyorum, olmuyor.

Biliyorum konumuz Microsoft ama “Xbox kaka PS süper” diyormuşum gibi algılanmasın istiyorum söylediklerim, o yüzden önce bir Sony’e giydireceğim.

Sony’nin yerel fiyat politikasına bu derece soğuk oluşu anlaşılır gibi değil ama hiç de yerel fiyat politikası yok değil aslında. Türkiye’de uygulamıyor sadece. psn4.com adresinden kontrol edebilirsiniz, şöyle bir tablo söz konusu. 60 dolarlık Days Gone mesela:

Polonya 335 TL
Hong Kong 341 TL
ABD 345 TL
Rusya 400 TL
İngiltere 411 TL
Türkiye 429 TL

 

İşte bu manzarada Xbox’ın nispeten uygun fiyatlarla rekabet etmesi kadar doğru bir karar olamazdı ama son zamlarla değişen fiyatlara bir göz atalım mı:

  Eski Fiyat Yeni Fiyat
Control 145 TL 395 TL
The Division 2 340 TL 602 TL
Devil May Cry 5 260 TL 472 TL
Sekiro 470 TL 566 TL

 

Neredeyse her oyuna zam geldi. Bazılarında bu kadar abartı farklar yok, mesela Kingdom Hearts III 300’den 352’ye, Dirt Rally 2.0 145’ten 171’e çıktı, geçtiğimiz dönem çok artan kurlar düşünüldüğünde bir derece anlaşılabilir onlar ama 566 TL, 602 TL ne gerçekten?

PC fiyatlarıyla karşılaştırma bile yapmak garip geliyor artık günümüzde ama PS4 ve Xbox One’daki oyun fiyatlarının PC fiyatlarıyla aynı olmasını istemek gerçekten o kadar hayalcilik mi? Bakınız Sekiro (Steam fiyatları için kaynak steamdb.info, Xbox fiyatları için kaynak xbox-store-checker.com):

  PS4 Steam X-One
Arjantin 413 TL 172 TL 237 TL
Polonya 270 TL 385 TL 434 TL
Hong Kong 290 TL 292 TL 294 TL
ABD 345 TL
Rusya 355 TL 178 TL 346 TL
İngiltere 450 TL 376 TL 446 TL
İsrail 533 TL 351 TL 530 TL
Türkiye 470 TL 289 TL 566 TL

 

Manzara korkunç, değil mi? Son derece değerli bir para birimine sahip İngiltere’yi bile geçmişiz maşallah. PC-konsol oyun fiyatları arasındaki fark açısından da zirveye oynuyoruz.

PS4 oyunlarının en pahalıya satıldığı iki ülkeden biri olma onuru bize yetmemiş, dünyanın en pahalı Xbox One oyunlarına sahip ülke madalyasını da topraklarımıza getirmişiz. Hem de öyle üç beş lira değil söz konusu olan, fark atmışız. Kendimizi dışlamayalım, Microsoft’un mantıksız yerel fiyat politikası uyguladığı tek pazar bizimki değil. Oyunun İngiltere’den daha pahalı satıldığı bizden başka iki ülke daha var: Çek Cumhuriyeti’nde oyun 450 TL, garibim İsrail’de 530 TL. Ama İsrail’i bile sollayıp geçmişiz ki İsrail kişi başına düşen ortalama milli gelir sıralamasında 28. sıradayken biz 76. sıradayız! Bilgi olarak paylaşayım; oyunun en ucuz olduğu yer de Arjantin: 237 TL. Yani 237 TL’ye satınca da kâra geçebiliyor Microsoft.

Haklarını kenardan teslim edeyim, Xbox’a özel oyunların fiyatları halen uygun. Forza Horizon 4’ü 260 TL’ye, Gears of War 4’ü 114 TL’ye, Halo 5’i 90 TL’ye almak mümkün.

Ama yine içinizi karartmak zorundayım. Sekiro gibi bir güncel, üçüncü parti oyuna daha bakalım. Neticede bundan sonra çıkacak oyunların fiyatlarında da bunlar baz alınacak. Asıl The Division 2’yi kıyaslamak istiyordum 602 TL gibi çılgın bir etiketi görünce ama PC’de Epic Store’un farklı ülkelerdeki yerel fiyatlarına ulaşmak çok zor şu aşamada. Capcom sağ olsun Steam’de öküz gibi zam yedikten sonra, kendisini PC’de en pahalıya alan ülkelerden biri haline geldiğimiz Devil May Cry 5’e bakalım:

  PS4 Steam X-One
Arjantin 413 TL 219 TL 217 TL
ABD 345 TL
Rusya 312 TL 178 TL 341 TL
İngiltere 338 TL 375 TL 335 TL
İsrail 456 TL 456 TL 456 TL
Türkiye 400 TL 400 TL 472 TL

 

Bu sayılar ve burada yer vermediğim ama hepimizin her gün şahit olduğu oyun fiyatlarından edindiğimiz tablo, yerel fiyatlar konusunda bize ne gösteriyor? Steam fiyatları konusunda bizden daha iyi durumda olan ülkeler var ve çoğunluktalar ama bizden kötü durumda olanlar da az değil. Firmadan firmaya çok değişiyor. Kimi firmalar şahane yerel fiyatlar uygularken kimileri yardırıyor.

İş konsollara geldiğindeyse olay içler acısı. Microsoft’un son zammından önce konsollarda en kötü yerel fiyatlara sahip olan ikinci ülkeydik zaten. Hani şükürcü milletiz ve kendimizi en kötüyle kıyaslayıp “bak ne durumda olanlar var” demeyi severiz ya, yerel fiyat konusunda ikinci en kötü durumda olan ülke İsrail ve üçüncüyle arasında dağlar kadar fark var. Biz İsrail’i bile geride bıraktık son zamlarla beraber. Üçüncü sıradaki ülkeyi ufukta göremiyoruz bile!

Şimdi her şeyden önce bu durumun birinci sorumlusunun, kurların bu derece sapıtmasına neden olanlar olduğunu bir cebimize koyalım. Konumuz o değil. Konumuz dünyadaki tek kötü ekonomiye sahip ülkenin biz olmamamız ve konsollardaki oyunların zengin ülkelerdekinden bile pahalı hale gelmiş olması. Bu “vergiler çok” bahanesinin arkasına saklanılabilecek seviyeyi geçeli de çok oluyor ayrıca. Dünyada tek abartı vergi alan ülke bizimki de değil.

Bakın çok insanın göz ardı ettiği bir durum daha var: Ürünlerini döviz üzerinden satan firmalar, fiyatları direkt dövize göre koymazlar, biraz yukarı koyarlar. Atıyorum dolar 5 liraysa 60 dolarlık bir ürünü 300 değil 350 liraya satarlar ki kur her yükseldiğinde zam yapmak zorunda kalmasınlar. Bir üst fiyat belirlerler ki mantıklı bu. Ama şu an konsol oyun fiyatları bu sözünü ettiğim mantıklı çizgiyle açıklanabilecek seviyede de değil, alakası yok. Sekiro’nun standart fiyatı 60 dolardır, bizde 566 TL, yani 98 dolardan satıyorlar oyunu! DMC 5, 82 dolar! The Division 2 105 dolar! Abi ne oluyor!?

Peki neden? Bilmiyoruz. Microsoft bir açıklama yapmadı bu konuda. Ama ben hiç lafı dolandırmadan söyleyeyim nedenini: “Bu saatten sonra yeni çıkacak pek oyunumuz yok, Türkiye’de yeni konsol da satamayız, eh elinde bizim konsoldan olanlar da el mahkûm ne kadar zam yaparsak yapalım kuzu kuzu, ‘seve seve’ alacaklar oyunlarımızı.” Microsoft yeni konsolunu Türkiye’de zor satar bu saatten sonra. Oyunları normal fiyatlardan çıkarsa bile Microsoft’un bu politikasını bir sonraki konsola da uygulamayacağı ne malum? 2 yıl güzel fiyatlara satarlar, sonra şimdi yaptıkları gibi öyle bir bindirirler ki ağzımız açık kalır.

Aslında “bir yerlerden baskı gelmiştir” diye komplo teorilerine de girerdim ama desteksiz sallamayayım şimdi.

Betadan Çıkan Dauntless'ın Oyuncu Sayısı Hızla Artmaya Devam Ediyor

Çapraz platform desteği dikkat çekti demek ki...

Betadan Çıkan Dauntless'ın Oyuncu Sayısı Hızla Artmaya Devam Ediyor

Beta sürecini geride bırakan Dauntless, 24 saat gibi kısa bir süre içerisinde oyuncu sayısını 500.000 civarı arttırmayı başardı. Oyunun beta sürecindeyken ulaştığı toplam oyuncu sayısının 3 milyon civarında olduğu düşünüldüğünde, 1 gün içerisindeki bu artışın oranı da daha net anlaşılabiliyor.

Bunda etkili olan pek çok unsur olabilir. Bir kere Dauntless ücretsiz bir oyun, dolayısıyla bunun oyuncu sayısına mutlaka etkisi vardır ama bir gün içerisinde yaklaşık %20'lik bir artış sağlar mı, düşünmek lazım. Burada muhtemelen en önemli detay oyunun tam anlamıyla bir çapraz platform deneyimi sunması.

Dauntless, 'One Dauntless' konseptiyle PC ve konsollarda ortak bir oyun tecrübesi yaşatıyor. Bu ifade hem diğer platformlardaki oyuncularla aynı oyun içerisinde oynamak anlamında kullanılıyor, hem de dilediğiniz zaman farklı platformlardan oyuna girip daha önce kaldığınız yerden devam etme imkanınız olduğunu anlatıyor. Oyuncular gerçek anlamda çapraz-platform deneyimi sunan bu özelliğini benimsemiş ve oldukça da sevmiş görünüyorlar. PC'de başladığınız bir oyuna PS4 veya Xbox One'dan devam edebiliyor olmak gerçekten de güzel bir şey ve bu, benzer oyunların da örnek alması gereken bir özellik.

Dauntless'ın bu yükselişi önümüzdeki günlerde de aynı şekilde devam edecek mi bakalım. Takipteyiz.

Olay Mahalli - Xbox Oyunlarına Gelen Müthiş Zam

Ülkemiz bir rekor daha kırdı

Olay Mahalli - Xbox Oyunlarına Gelen Müthiş Zam

Not: Bu yazı daha önce Oyungezer dergisinin Mayıs 2019 sayısında yayınlanmıştır.

Xbox’ın Türkiye’deki durumu hakkında ne düşüneceğimi bilemiyorum. Xbox 360’la ülkemize giriş yaptı Microsoft önce ama bunu konsolun çıkışından tamı tamına yedi yıl sonra yaptı, Xbox One’ın çıkışının bir yıl öncesinde yani. Xbox One’ın çıkışı öncesi ısınma ve insanları ısındırma hamlesi olarak görüldü bu; Xbox One çıktıktan sonra Xbox’ı sağda solda daha fazla göreceğimizi, Microsoft’un pazarlamaya büyük önem vereceğini, Sony’nin 10-15 yıldır edindiği kitlenin ve de PC’cilerin gönlünü çalmaya çalışacağını düşünmüştük. Öyle olmadı, Microsoft sessizliği tercih etti bugüne kadar çoğunlukla. Bunda tabii ki Xbox’ın dünya genelinde de konsola özel oyun ve satış rakamlarında Playstation’ın gerisinde kalması da etkiliydi, onun da altını çizmek lazım. Ha ama öte yandan dağıtım ağını titizlikle kurdu Microsoft, teknoloji satış noktalarında Xbox’a muhakkak denk gelirsiniz. Game Pass’in de ne derece büyük bir nimet olduğu malum, Xbox bu kart sayesinde yine kayda değer bir başarı elde etti.


Bunlar bir yana Microsoft’un en doğru hamlesi fiyatlarını Playstation’ınkilerden aşağıda tutmasıydı. Yani basit mantık: Eğer rakibiniz sizden marka değeri, özel oyun sayısı, satış vs. konusunda öndeyse fiyatlarınızı daha makul tutarak rekabet etmeye çalışırsınız. En azından ben bu şekilde mantıklı bir düşünce sonucunda alınan kararlar dolayısıyla fiyatların Playstation’dan daha aşağılarda seyrettiğini tahmin ediyordum. Belki de bunlar zar atılarak alınan kararlardı. 20’lik zar atılmış, 1 gelmiş, Microsoft oyunculara kritik hasar vurmak zorunda kalmış bu sefer de belki. Çünkü Xbox oyunlarına öyle bir zam geldi ki mantıklı bir yere oturtamıyorum, olmuyor.

Biliyorum konumuz Microsoft ama “Xbox kaka PS süper” diyormuşum gibi algılanmasın istiyorum söylediklerim, o yüzden önce bir Sony’e giydireceğim.

Sony’nin yerel fiyat politikasına bu derece soğuk oluşu anlaşılır gibi değil ama hiç de yerel fiyat politikası yok değil aslında. Türkiye’de uygulamıyor sadece. psn4.com adresinden kontrol edebilirsiniz, şöyle bir tablo söz konusu. 60 dolarlık Days Gone mesela:

Polonya 335 TL
Hong Kong 341 TL
ABD 345 TL
Rusya 400 TL
İngiltere 411 TL
Türkiye 429 TL

 

İşte bu manzarada Xbox’ın nispeten uygun fiyatlarla rekabet etmesi kadar doğru bir karar olamazdı ama son zamlarla değişen fiyatlara bir göz atalım mı:

  Eski Fiyat Yeni Fiyat
Control 145 TL 395 TL
The Division 2 340 TL 602 TL
Devil May Cry 5 260 TL 472 TL
Sekiro 470 TL 566 TL

 

Neredeyse her oyuna zam geldi. Bazılarında bu kadar abartı farklar yok, mesela Kingdom Hearts III 300’den 352’ye, Dirt Rally 2.0 145’ten 171’e çıktı, geçtiğimiz dönem çok artan kurlar düşünüldüğünde bir derece anlaşılabilir onlar ama 566 TL, 602 TL ne gerçekten?

PC fiyatlarıyla karşılaştırma bile yapmak garip geliyor artık günümüzde ama PS4 ve Xbox One’daki oyun fiyatlarının PC fiyatlarıyla aynı olmasını istemek gerçekten o kadar hayalcilik mi? Bakınız Sekiro (Steam fiyatları için kaynak steamdb.info, Xbox fiyatları için kaynak xbox-store-checker.com):

  PS4 Steam X-One
Arjantin 413 TL 172 TL 237 TL
Polonya 270 TL 385 TL 434 TL
Hong Kong 290 TL 292 TL 294 TL
ABD 345 TL
Rusya 355 TL 178 TL 346 TL
İngiltere 450 TL 376 TL 446 TL
İsrail 533 TL 351 TL 530 TL
Türkiye 470 TL 289 TL 566 TL

 

Manzara korkunç, değil mi? Son derece değerli bir para birimine sahip İngiltere’yi bile geçmişiz maşallah. PC-konsol oyun fiyatları arasındaki fark açısından da zirveye oynuyoruz.

PS4 oyunlarının en pahalıya satıldığı iki ülkeden biri olma onuru bize yetmemiş, dünyanın en pahalı Xbox One oyunlarına sahip ülke madalyasını da topraklarımıza getirmişiz. Hem de öyle üç beş lira değil söz konusu olan, fark atmışız. Kendimizi dışlamayalım, Microsoft’un mantıksız yerel fiyat politikası uyguladığı tek pazar bizimki değil. Oyunun İngiltere’den daha pahalı satıldığı bizden başka iki ülke daha var: Çek Cumhuriyeti’nde oyun 450 TL, garibim İsrail’de 530 TL. Ama İsrail’i bile sollayıp geçmişiz ki İsrail kişi başına düşen ortalama milli gelir sıralamasında 28. sıradayken biz 76. sıradayız! Bilgi olarak paylaşayım; oyunun en ucuz olduğu yer de Arjantin: 237 TL. Yani 237 TL’ye satınca da kâra geçebiliyor Microsoft.

Haklarını kenardan teslim edeyim, Xbox’a özel oyunların fiyatları halen uygun. Forza Horizon 4’ü 260 TL’ye, Gears of War 4’ü 114 TL’ye, Halo 5’i 90 TL’ye almak mümkün.

Ama yine içinizi karartmak zorundayım. Sekiro gibi bir güncel, üçüncü parti oyuna daha bakalım. Neticede bundan sonra çıkacak oyunların fiyatlarında da bunlar baz alınacak. Asıl The Division 2’yi kıyaslamak istiyordum 602 TL gibi çılgın bir etiketi görünce ama PC’de Epic Store’un farklı ülkelerdeki yerel fiyatlarına ulaşmak çok zor şu aşamada. Capcom sağ olsun Steam’de öküz gibi zam yedikten sonra, kendisini PC’de en pahalıya alan ülkelerden biri haline geldiğimiz Devil May Cry 5’e bakalım:

  PS4 Steam X-One
Arjantin 413 TL 219 TL 217 TL
ABD 345 TL
Rusya 312 TL 178 TL 341 TL
İngiltere 338 TL 375 TL 335 TL
İsrail 456 TL 456 TL 456 TL
Türkiye 400 TL 400 TL 472 TL

 

Bu sayılar ve burada yer vermediğim ama hepimizin her gün şahit olduğu oyun fiyatlarından edindiğimiz tablo, yerel fiyatlar konusunda bize ne gösteriyor? Steam fiyatları konusunda bizden daha iyi durumda olan ülkeler var ve çoğunluktalar ama bizden kötü durumda olanlar da az değil. Firmadan firmaya çok değişiyor. Kimi firmalar şahane yerel fiyatlar uygularken kimileri yardırıyor.

İş konsollara geldiğindeyse olay içler acısı. Microsoft’un son zammından önce konsollarda en kötü yerel fiyatlara sahip olan ikinci ülkeydik zaten. Hani şükürcü milletiz ve kendimizi en kötüyle kıyaslayıp “bak ne durumda olanlar var” demeyi severiz ya, yerel fiyat konusunda ikinci en kötü durumda olan ülke İsrail ve üçüncüyle arasında dağlar kadar fark var. Biz İsrail’i bile geride bıraktık son zamlarla beraber. Üçüncü sıradaki ülkeyi ufukta göremiyoruz bile!

Şimdi her şeyden önce bu durumun birinci sorumlusunun, kurların bu derece sapıtmasına neden olanlar olduğunu bir cebimize koyalım. Konumuz o değil. Konumuz dünyadaki tek kötü ekonomiye sahip ülkenin biz olmamamız ve konsollardaki oyunların zengin ülkelerdekinden bile pahalı hale gelmiş olması. Bu “vergiler çok” bahanesinin arkasına saklanılabilecek seviyeyi geçeli de çok oluyor ayrıca. Dünyada tek abartı vergi alan ülke bizimki de değil.

Bakın çok insanın göz ardı ettiği bir durum daha var: Ürünlerini döviz üzerinden satan firmalar, fiyatları direkt dövize göre koymazlar, biraz yukarı koyarlar. Atıyorum dolar 5 liraysa 60 dolarlık bir ürünü 300 değil 350 liraya satarlar ki kur her yükseldiğinde zam yapmak zorunda kalmasınlar. Bir üst fiyat belirlerler ki mantıklı bu. Ama şu an konsol oyun fiyatları bu sözünü ettiğim mantıklı çizgiyle açıklanabilecek seviyede de değil, alakası yok. Sekiro’nun standart fiyatı 60 dolardır, bizde 566 TL, yani 98 dolardan satıyorlar oyunu! DMC 5, 82 dolar! The Division 2 105 dolar! Abi ne oluyor!?

Peki neden? Bilmiyoruz. Microsoft bir açıklama yapmadı bu konuda. Ama ben hiç lafı dolandırmadan söyleyeyim nedenini: “Bu saatten sonra yeni çıkacak pek oyunumuz yok, Türkiye’de yeni konsol da satamayız, eh elinde bizim konsoldan olanlar da el mahkûm ne kadar zam yaparsak yapalım kuzu kuzu, ‘seve seve’ alacaklar oyunlarımızı.” Microsoft yeni konsolunu Türkiye’de zor satar bu saatten sonra. Oyunları normal fiyatlardan çıkarsa bile Microsoft’un bu politikasını bir sonraki konsola da uygulamayacağı ne malum? 2 yıl güzel fiyatlara satarlar, sonra şimdi yaptıkları gibi öyle bir bindirirler ki ağzımız açık kalır.

Aslında “bir yerlerden baskı gelmiştir” diye komplo teorilerine de girerdim ama desteksiz sallamayayım şimdi.

Betadan Çıkan Dauntless'ın Oyuncu Sayısı Hızla Artmaya Devam Ediyor

Çapraz platform desteği dikkat çekti demek ki...

Betadan Çıkan Dauntless'ın Oyuncu Sayısı Hızla Artmaya Devam Ediyor

Beta sürecini geride bırakan Dauntless, 24 saat gibi kısa bir süre içerisinde oyuncu sayısını 500.000 civarı arttırmayı başardı. Oyunun beta sürecindeyken ulaştığı toplam oyuncu sayısının 3 milyon civarında olduğu düşünüldüğünde, 1 gün içerisindeki bu artışın oranı da daha net anlaşılabiliyor.

Bunda etkili olan pek çok unsur olabilir. Bir kere Dauntless ücretsiz bir oyun, dolayısıyla bunun oyuncu sayısına mutlaka etkisi vardır ama bir gün içerisinde yaklaşık %20'lik bir artış sağlar mı, düşünmek lazım. Burada muhtemelen en önemli detay oyunun tam anlamıyla bir çapraz platform deneyimi sunması.

Dauntless, 'One Dauntless' konseptiyle PC ve konsollarda ortak bir oyun tecrübesi yaşatıyor. Bu ifade hem diğer platformlardaki oyuncularla aynı oyun içerisinde oynamak anlamında kullanılıyor, hem de dilediğiniz zaman farklı platformlardan oyuna girip daha önce kaldığınız yerden devam etme imkanınız olduğunu anlatıyor. Oyuncular gerçek anlamda çapraz-platform deneyimi sunan bu özelliğini benimsemiş ve oldukça da sevmiş görünüyorlar. PC'de başladığınız bir oyuna PS4 veya Xbox One'dan devam edebiliyor olmak gerçekten de güzel bir şey ve bu, benzer oyunların da örnek alması gereken bir özellik.

Dauntless'ın bu yükselişi önümüzdeki günlerde de aynı şekilde devam edecek mi bakalım. Takipteyiz.

Betadan Çıkan Dauntless'ın Oyuncu Sayısı Hızla Artmaya Devam Ediyor

Çapraz platform desteği dikkat çekti demek ki...

Betadan Çıkan Dauntless'ın Oyuncu Sayısı Hızla Artmaya Devam Ediyor

Beta sürecini geride bırakan Dauntless, 24 saat gibi kısa bir süre içerisinde oyuncu sayısını 500.000 civarı arttırmayı başardı. Oyunun beta sürecindeyken ulaştığı toplam oyuncu sayısının 3 milyon civarında olduğu düşünüldüğünde, 1 gün içerisindeki bu artışın oranı da daha net anlaşılabiliyor.

Bunda etkili olan pek çok unsur olabilir. Bir kere Dauntless ücretsiz bir oyun, dolayısıyla bunun oyuncu sayısına mutlaka etkisi vardır ama bir gün içerisinde yaklaşık %20'lik bir artış sağlar mı, düşünmek lazım. Burada muhtemelen en önemli detay oyunun tam anlamıyla bir çapraz platform deneyimi sunması.

Dauntless, 'One Dauntless' konseptiyle PC ve konsollarda ortak bir oyun tecrübesi yaşatıyor. Bu ifade hem diğer platformlardaki oyuncularla aynı oyun içerisinde oynamak anlamında kullanılıyor, hem de dilediğiniz zaman farklı platformlardan oyuna girip daha önce kaldığınız yerden devam etme imkanınız olduğunu anlatıyor. Oyuncular gerçek anlamda çapraz-platform deneyimi sunan bu özelliğini benimsemiş ve oldukça da sevmiş görünüyorlar. PC'de başladığınız bir oyuna PS4 veya Xbox One'dan devam edebiliyor olmak gerçekten de güzel bir şey ve bu, benzer oyunların da örnek alması gereken bir özellik.

Dauntless'ın bu yükselişi önümüzdeki günlerde de aynı şekilde devam edecek mi bakalım. Takipteyiz.

Olay Mahalli - Xbox Oyunlarına Gelen Müthiş Zam

Ülkemiz bir rekor daha kırdı

Olay Mahalli - Xbox Oyunlarına Gelen Müthiş Zam

Not: Bu yazı daha önce Oyungezer dergisinin Mayıs 2019 sayısında yayınlanmıştır.

Xbox’ın Türkiye’deki durumu hakkında ne düşüneceğimi bilemiyorum. Xbox 360’la ülkemize giriş yaptı Microsoft önce ama bunu konsolun çıkışından tamı tamına yedi yıl sonra yaptı, Xbox One’ın çıkışının bir yıl öncesinde yani. Xbox One’ın çıkışı öncesi ısınma ve insanları ısındırma hamlesi olarak görüldü bu; Xbox One çıktıktan sonra Xbox’ı sağda solda daha fazla göreceğimizi, Microsoft’un pazarlamaya büyük önem vereceğini, Sony’nin 10-15 yıldır edindiği kitlenin ve de PC’cilerin gönlünü çalmaya çalışacağını düşünmüştük. Öyle olmadı, Microsoft sessizliği tercih etti bugüne kadar çoğunlukla. Bunda tabii ki Xbox’ın dünya genelinde de konsola özel oyun ve satış rakamlarında Playstation’ın gerisinde kalması da etkiliydi, onun da altını çizmek lazım. Ha ama öte yandan dağıtım ağını titizlikle kurdu Microsoft, teknoloji satış noktalarında Xbox’a muhakkak denk gelirsiniz. Game Pass’in de ne derece büyük bir nimet olduğu malum, Xbox bu kart sayesinde yine kayda değer bir başarı elde etti.


Bunlar bir yana Microsoft’un en doğru hamlesi fiyatlarını Playstation’ınkilerden aşağıda tutmasıydı. Yani basit mantık: Eğer rakibiniz sizden marka değeri, özel oyun sayısı, satış vs. konusunda öndeyse fiyatlarınızı daha makul tutarak rekabet etmeye çalışırsınız. En azından ben bu şekilde mantıklı bir düşünce sonucunda alınan kararlar dolayısıyla fiyatların Playstation’dan daha aşağılarda seyrettiğini tahmin ediyordum. Belki de bunlar zar atılarak alınan kararlardı. 20’lik zar atılmış, 1 gelmiş, Microsoft oyunculara kritik hasar vurmak zorunda kalmış bu sefer de belki. Çünkü Xbox oyunlarına öyle bir zam geldi ki mantıklı bir yere oturtamıyorum, olmuyor.

Biliyorum konumuz Microsoft ama “Xbox kaka PS süper” diyormuşum gibi algılanmasın istiyorum söylediklerim, o yüzden önce bir Sony’e giydireceğim.

Sony’nin yerel fiyat politikasına bu derece soğuk oluşu anlaşılır gibi değil ama hiç de yerel fiyat politikası yok değil aslında. Türkiye’de uygulamıyor sadece. psn4.com adresinden kontrol edebilirsiniz, şöyle bir tablo söz konusu. 60 dolarlık Days Gone mesela:

Polonya 335 TL
Hong Kong 341 TL
ABD 345 TL
Rusya 400 TL
İngiltere 411 TL
Türkiye 429 TL

 

İşte bu manzarada Xbox’ın nispeten uygun fiyatlarla rekabet etmesi kadar doğru bir karar olamazdı ama son zamlarla değişen fiyatlara bir göz atalım mı:

  Eski Fiyat Yeni Fiyat
Control 145 TL 395 TL
The Division 2 340 TL 602 TL
Devil May Cry 5 260 TL 472 TL
Sekiro 470 TL 566 TL

 

Neredeyse her oyuna zam geldi. Bazılarında bu kadar abartı farklar yok, mesela Kingdom Hearts III 300’den 352’ye, Dirt Rally 2.0 145’ten 171’e çıktı, geçtiğimiz dönem çok artan kurlar düşünüldüğünde bir derece anlaşılabilir onlar ama 566 TL, 602 TL ne gerçekten?

PC fiyatlarıyla karşılaştırma bile yapmak garip geliyor artık günümüzde ama PS4 ve Xbox One’daki oyun fiyatlarının PC fiyatlarıyla aynı olmasını istemek gerçekten o kadar hayalcilik mi? Bakınız Sekiro (Steam fiyatları için kaynak steamdb.info, Xbox fiyatları için kaynak xbox-store-checker.com):

  PS4 Steam X-One
Arjantin 413 TL 172 TL 237 TL
Polonya 270 TL 385 TL 434 TL
Hong Kong 290 TL 292 TL 294 TL
ABD 345 TL
Rusya 355 TL 178 TL 346 TL
İngiltere 450 TL 376 TL 446 TL
İsrail 533 TL 351 TL 530 TL
Türkiye 470 TL 289 TL 566 TL

 

Manzara korkunç, değil mi? Son derece değerli bir para birimine sahip İngiltere’yi bile geçmişiz maşallah. PC-konsol oyun fiyatları arasındaki fark açısından da zirveye oynuyoruz.

PS4 oyunlarının en pahalıya satıldığı iki ülkeden biri olma onuru bize yetmemiş, dünyanın en pahalı Xbox One oyunlarına sahip ülke madalyasını da topraklarımıza getirmişiz. Hem de öyle üç beş lira değil söz konusu olan, fark atmışız. Kendimizi dışlamayalım, Microsoft’un mantıksız yerel fiyat politikası uyguladığı tek pazar bizimki değil. Oyunun İngiltere’den daha pahalı satıldığı bizden başka iki ülke daha var: Çek Cumhuriyeti’nde oyun 450 TL, garibim İsrail’de 530 TL. Ama İsrail’i bile sollayıp geçmişiz ki İsrail kişi başına düşen ortalama milli gelir sıralamasında 28. sıradayken biz 76. sıradayız! Bilgi olarak paylaşayım; oyunun en ucuz olduğu yer de Arjantin: 237 TL. Yani 237 TL’ye satınca da kâra geçebiliyor Microsoft.

Haklarını kenardan teslim edeyim, Xbox’a özel oyunların fiyatları halen uygun. Forza Horizon 4’ü 260 TL’ye, Gears of War 4’ü 114 TL’ye, Halo 5’i 90 TL’ye almak mümkün.

Ama yine içinizi karartmak zorundayım. Sekiro gibi bir güncel, üçüncü parti oyuna daha bakalım. Neticede bundan sonra çıkacak oyunların fiyatlarında da bunlar baz alınacak. Asıl The Division 2’yi kıyaslamak istiyordum 602 TL gibi çılgın bir etiketi görünce ama PC’de Epic Store’un farklı ülkelerdeki yerel fiyatlarına ulaşmak çok zor şu aşamada. Capcom sağ olsun Steam’de öküz gibi zam yedikten sonra, kendisini PC’de en pahalıya alan ülkelerden biri haline geldiğimiz Devil May Cry 5’e bakalım:

  PS4 Steam X-One
Arjantin 413 TL 219 TL 217 TL
ABD 345 TL
Rusya 312 TL 178 TL 341 TL
İngiltere 338 TL 375 TL 335 TL
İsrail 456 TL 456 TL 456 TL
Türkiye 400 TL 400 TL 472 TL

 

Bu sayılar ve burada yer vermediğim ama hepimizin her gün şahit olduğu oyun fiyatlarından edindiğimiz tablo, yerel fiyatlar konusunda bize ne gösteriyor? Steam fiyatları konusunda bizden daha iyi durumda olan ülkeler var ve çoğunluktalar ama bizden kötü durumda olanlar da az değil. Firmadan firmaya çok değişiyor. Kimi firmalar şahane yerel fiyatlar uygularken kimileri yardırıyor.

İş konsollara geldiğindeyse olay içler acısı. Microsoft’un son zammından önce konsollarda en kötü yerel fiyatlara sahip olan ikinci ülkeydik zaten. Hani şükürcü milletiz ve kendimizi en kötüyle kıyaslayıp “bak ne durumda olanlar var” demeyi severiz ya, yerel fiyat konusunda ikinci en kötü durumda olan ülke İsrail ve üçüncüyle arasında dağlar kadar fark var. Biz İsrail’i bile geride bıraktık son zamlarla beraber. Üçüncü sıradaki ülkeyi ufukta göremiyoruz bile!

Şimdi her şeyden önce bu durumun birinci sorumlusunun, kurların bu derece sapıtmasına neden olanlar olduğunu bir cebimize koyalım. Konumuz o değil. Konumuz dünyadaki tek kötü ekonomiye sahip ülkenin biz olmamamız ve konsollardaki oyunların zengin ülkelerdekinden bile pahalı hale gelmiş olması. Bu “vergiler çok” bahanesinin arkasına saklanılabilecek seviyeyi geçeli de çok oluyor ayrıca. Dünyada tek abartı vergi alan ülke bizimki de değil.

Bakın çok insanın göz ardı ettiği bir durum daha var: Ürünlerini döviz üzerinden satan firmalar, fiyatları direkt dövize göre koymazlar, biraz yukarı koyarlar. Atıyorum dolar 5 liraysa 60 dolarlık bir ürünü 300 değil 350 liraya satarlar ki kur her yükseldiğinde zam yapmak zorunda kalmasınlar. Bir üst fiyat belirlerler ki mantıklı bu. Ama şu an konsol oyun fiyatları bu sözünü ettiğim mantıklı çizgiyle açıklanabilecek seviyede de değil, alakası yok. Sekiro’nun standart fiyatı 60 dolardır, bizde 566 TL, yani 98 dolardan satıyorlar oyunu! DMC 5, 82 dolar! The Division 2 105 dolar! Abi ne oluyor!?

Peki neden? Bilmiyoruz. Microsoft bir açıklama yapmadı bu konuda. Ama ben hiç lafı dolandırmadan söyleyeyim nedenini: “Bu saatten sonra yeni çıkacak pek oyunumuz yok, Türkiye’de yeni konsol da satamayız, eh elinde bizim konsoldan olanlar da el mahkûm ne kadar zam yaparsak yapalım kuzu kuzu, ‘seve seve’ alacaklar oyunlarımızı.” Microsoft yeni konsolunu Türkiye’de zor satar bu saatten sonra. Oyunları normal fiyatlardan çıkarsa bile Microsoft’un bu politikasını bir sonraki konsola da uygulamayacağı ne malum? 2 yıl güzel fiyatlara satarlar, sonra şimdi yaptıkları gibi öyle bir bindirirler ki ağzımız açık kalır.

Aslında “bir yerlerden baskı gelmiştir” diye komplo teorilerine de girerdim ama desteksiz sallamayayım şimdi.

Parolamı Unuttum