Orwell’s Animal Farm - İnceleme

İngiltere’nin, İrlanda’nın, tüm dünyanın hayvanları… Birleşin!

Arada site için nasıl içerikler üretebiliriz diye fikir alışverişinde bulunuruz. O fikirlerden birisi de “Keşke Oyunu Yapılsa” dediğimiz filmler, diziler, kitaplar ile ilgili içerik üretme fikriydi. Konu ilk kez gündeme geldiğinde George Orwell’in 1984 romanından da bir oyun yapılsa iyi olabileceğini dillendirmiştik aramızda. Gerçi benzer temada oyunlar var, ama bu hikayeyi Orwell’in kaleminden çıktığı haliyle görmek de fena olmazdı. Gel zaman git zaman, bizim 1984 fikri olmasa da Orwell’in bir başka eseri olan Hayvan Çiftliği kendisine oyun dünyasında bir karşılık buldu. Buyurun, nasıl bir oyun olduğuna hep birlikte bakalım.

Bütün hayvanlar eşittir…

Oyunumuzun hikayesi, Orwell’in aynı adlı eserindeki hikayeyle örtüşen bir hikaye. Kitabı okumamış olanlar için hızlıca özetleyeyim. Hikayemiz, İngiltere’de bir çiftlikte geçiyor. Çiftlik sahibi Mr.Jones'un kendilerine yaklaşımından rahatsız olan hayvanlar isyan eder, çiftçiyi çiftlikten kovalayıp yönetimi ele geçirirler. Sonrasında da hayvanlar tarafından yönetilen bir çiftlikte işlerin nasıl yürüdüğünü takip ederiz. Başlangıçta her şey güllük gülistanlıktır. Kendi ürettiklerini kendileri tüketirler, mutlu mesut yaşamaktadırlar. Ama zamanla arada fikir ayrılıkları çıkmaya, çatışmalar doğmaya başlar.

Oyunumuz da hayvanların yaptığı devrimle başlıyor, sonrasında da hayvanların bu çiftlik yönetimi meselesini nasıl ele alacağına dair kararlarımızı verip olayların akışını izlediğimiz mevsimler, yıllar geçip gidiyor. Arada çiftlikten ayrılanlar veya yeni gelenlerle yola devam ediyoruz. Bir de tabii her yıl çiftliği ele geçirmek için şansını yeniden deneyen insanlar var, onlara karşı da çiftliğimizi korumaya çalışıyoruz.

Ama bazı hayvanlar daha eşittir!

Devrim sonrasında hayvan ahalisinin liderliğine soyunan domuzların önderliğinde belirlenen bazı kuralları var “Animalism”in. İnsanların yaşadığı yerlerde yaşanmayacak, yataklarında yatılmayacak, masalarında yemek yenilmeyecek vs. minvalindeki kurallar bir süre sonra bizzat bu lider domuz tayfası tarafından ihlal edilmeye başlanıyor.

Hatta fikir ayrılıkları nedeniyle domuzlar içerisinde bir ihtilaf doğuyor ve içlerinden birisi çiftlikten kaçıp gitmek durumunda kalıyor. Sonrasında elbette onun aslında bir ajan olduğu, insanlarla iş birliği yaptığı, Hayvan Çiftliği’ni yıkmaya çalışan bir hain olduğu söylenerek yeni bir düşman profili oluşturulup çiftlik ahalisi hizaya çekilmeye çalışılıyor. Açıkçası dünyanın görmediği şeyler değil, gayet bildik tanıdık bir hikâyeye ortak oluyoruz bu oyunda da. Zaten Orwell bu hikâyeyi kaleme alırken özellikle Sovyetler Birliği’nden ve Sosyalizm fikrinin içine düştüğü durumdan esinlenmişti. O yüzden bu benzerlik çok da şaşırtıcı değil. Yıllar boyunca tazeliğini koruması da üzerinde düşünülebilecek bir nokta.

Imre Jele, Macaristan’dan bir geliştirici. Soğuk Savaş döneminde, Komünist Macaristan’da dünyaya geldiğini ve yetiştiğini, o dönemlerde de Hayvan Çiftliği’nin favori kitaplarından birisi olduğunu (ancak kitabın ülkesinde yasaklı kitaplardan olduğunun pek de farkında olmadığını), otoriter bir rejim altında yaşamanın nasıl bir tecrübe olduğunu yansıtan başarılı bir eser olarak gördüğünü belirtiyor. Berlin Duvarı’nın yıkılması, komünist yönetimlerin teker teker düşmesi sonrasında kendisi de oyun geliştirmeye başlamış ve İngiltere’ye taşınmış. Bu hikaye onun için o yıllardan gelen bir hayal, biraz da kendi tecrübesinin yansıması diyebiliriz. Bu yönüyle de küçük ama kıymetli bir oyun var karşımızda.

Tercih ettiklerimiz ve etmediklerimiz...

Aslında Imre Jele ve şirketi beraber kurduğu arkadaşı Andy Payne, Reigns benzeri bir oyun yapmak niyetindelermiş ve bu nedenle de Reigns serisinin geliştiricisi Neiral ile irtibat kurup bir işbirliğine gitmişler. Ama günün sonunda temel mantığı aynı olsa da en azından görünüm ve arayüz açısından biraz daha farklı bir oyun çıkmış karşımıza.

Temelde mantık aynı dedim, şöyle ki, bize alternatifler sunuluyor, içlerinden birisini seçiyor ve sonraki adıma geçiyoruz. Ama Reigns’ta kartlar üzerinden sunulan tercihler yerine çiftliğin çeşitli köşelerinde karşımıza çıkan tercihler söz konusu. Üretime devam mı edelim, ara mı verelim, askerlerimiz çiftliği mi turlasın yoksa şarkılar söylenip eğlenelim mi gibi tercihleri, ekranda bu fikri savunan hayvanı seçerek yapıyoruz, sonrasında da onun ağzından buna uygun cümleler işitip diğer hayvanlardan da buna ilişkin karşılıklar alıyoruz.

Ana amacımız çiftliği ayakta, hayvanları hayatta tutmak. Dolayısıyla, bir yandan tamirat tadilat işleri, bir yandan üretim ile uğraşıyor öte yandan hayvanların fazla yorulmaması, bitkin düşmemesi, aç kalıp ölmemesi gibi noktaları da dikkate alarak ilerlemeye çalışıyoruz. Genel hatlarıyla, Reigns serisini sevenler bu oyunu da sevecektir. Ayrıca geçtiğimiz aylarda incelemesini paylaştığımız Over the Alps ile de benzer bir oyun olduğunu söyleyebilirim. Ama bu noktada Animal Farm’ın bazı eksikliklerinden de bahsetmem gerekiyor.

İlk olarak envanter kullanımı ve arayüzde sunulmayan verileri saymak lazım. Bir tercih yaptık, üretimimiz arttı, ama söz gelimi atları çok yormuş olduk. Üretim miktarı ne kadar oldu, stokta hayvanları beslemek için ne kadar yem vs var, atlarımızın bitkinlik düzeyi nedir, bunları göreceğimiz bir yer yok. Belki elimizde böyle veriler olsaydı sonraki tercihlerimizde buna uygun değişiklikler yapabilirdik.

Oyunun eksi hanesine yazılabilecek ikinci bir nokta ise, tekrara düşülmesi. Belirli dönemlerde karşınıza çıkan tercihler de bunların sonuçları da hep aynı oluyor. Bir noktadan sonra bu da çiftliğinizin geleceğini şekillendirme hissiyatınızı sekteye uğratıyor.

Küçük bütçeli ve teknik açıdan da mütevazı bir oyun olunca, bu yönden eleştirilecek çok da bir noktayla karşılaşmıyoruz. Sistemim bu oyunu kaldırır mı, oyun çöküp durur mu gibi dertleriniz olmuyor. Çizimler hoş, oyun görsel yönden kendinden ne beklenirse onu sunuyor. Seslendirmeler de başarılı; Assassin’s Creed: Origins’ten Abubakar Salim ve yönetmen Kate Saxon ile çalışılmış, ortaya da güzel bir iş çıkmış.

Ufak ufak toparlayayım artık. Ele aldığı temayı başarılı bir şekilde işleyen, küçük ölçekli ama esasında epey büyük konular üzerine eğilen, kısa kalsa da ve ufak tefek kusurlarla gelse de tavsiye edebileceğim bir oyun olmuş Orwell’s Animal Farm. Boş vaktinizde bir şans verin, bakalım Hayvan Çiftliği’ni siz kaç yıl boyunca ayakta tutabileceksiniz :)

SON KARAR

Orwell’in aynı adlı eserini hoş bir şekilde ele alıp bizlerle buluşturan bir oyun. Uygun fiyatı, tatlı görselleri, başarılı seslendirme performansını da göz önünde bulundurunca bir şansı hak ettiğini söylemek mümkün.

Orwell's Animal Farm
Yakışıklı değil ama sempatik
7.0
Artılar
  • Temasını başarılı bir şekilde işliyor
  • Görsel tarzı ve seslendirmeleri başarılı
  • Fiyatı gayet uygun
Eksiler
  • Tercihlerimizin etkilerini takip edebileceğimiz veriler sunulmasını isterdim
  • Bazı tercihler çok sık karşımıza çıkıyor, çabuk tekrara düşüyor
YORUMLAR
Parolamı Unuttum