Anomaly President - Erken Erişim İnceleme

Bu sefer hedef 900 saat oynatmak...

Son yıllarda çok fazla Türk yapımı oyun görmeye başladık. Ülkemiz koşullarından dolayı bunların neredeyse tamamı, düşük bütçeli yapımlar oldu. Fakat bu demek değil ki bunlar kalitesiz yapımlardı. Cardboard Town, Cats and the Other Lives gibi tek kişilik deneyimlerin yanı sıra Liar’s Bar gibi çok oyunculu oynanışıyla da ön plana çıkanlar oldu. Tabii bir de Anomaly Agent vardı... 

İlk oyunu ben çok severim. Oynanış olarak klasik bir oyun olsa bile, kalemine bayılıyorum. Ajan 70’in başına gelenleri izlemek keyifliydi. Çizgisel bir akış olmasını da ekstra beğenmiştim. Hikâyenin ilgi çekici olmasının yanı sıra yapılan espriler bana bayağı bir kahkaha attırmıştı. Gayet orijinal esprilerin yanı sıra, “portallardan nefret ederim” şeklinde keyifli göndermeler de vardı. Yani oynanış tarafı ortalama olsa bile senaryo tarafı ile benim beğenimi toplayabilmişti. Peki ya Anomaly President? 

Eyvahlar Olsun! Kaybediyoruz...

Anomaly President, günümüz Türkiye’sini... Efendim? Bu göndermeyi yapmak yasak mı? Özür dilerim... Neyse, hikâye konsepti olarak bir seçim kampasını yönetiyoruz. Artık neredeyse diktatör olacak kadar halkın gözünü kör etmiş bir partiye karşı ayaklanıyoruz. Fakat bu ayaklanma yasa dışı yollardan ziyade (opsiyonel diyelim gerçi yasa dışı için...), demokrasiyi ve halkı kullanarak oluyor. Burada Phew Phew Games yine güzel ve ilgi çekici bir taban oluşturmayı başarmış. Çünkü güzel işlendiği zaman çok iyi sonuçlar ortaya çıkan bir konsept bu. Fakat işler yolunda gitmemiş... Gerçi gitmesini istememişler büyük ihtimalle.

İlk oyunun aksine Anomaly President, çizgisel bir oyun değil. Karışık hisler hissettiğim bir tür olan Rogue-like... Durum böyle olunca da çizgisel bir senaryo sunmak zor hale geliyor. Bunu başarabilen oyunlar tabii ki var. Hatta belki de Anomaly President da onlardan biri olabilir. Olabilir diyorum çünkü karşımızda erken erişim bir oyun var. Bundan dolayı da aslında bir finale şimdilik sahip değiliz. Hatta tahminimce oyunun yarısında falan bitiyor hikâye. Bundan dolayı gelecekte güzel bir kurtarış görebiliriz.

Fakat geleceği bir kenara bırakıp da günümüze odaklanırsak, hikâye anlatısını beğenmedim. Tür içerisinde olabilecek en normal şekilde, her bir tura yeni diyaloglar ekleyerek ilerliyor. Hatta yeni bölüme geçtikçe de oradakilerin, sıradaki turda eski bölümlerdeki kişiler ile sohbetleşmeleri de oluyor. İlk oyunun da güçlü yanı olan diyalogların burada da çok eğlenceli olduğunu bu sohbetler esnasında görebiliyorsunuz. Ama üzülerek belirtmem gereken bir şey var ki; senaryo olarak bir ilerleme gördüğümü söylemem çok zor. 

Dava Yemeden Nasıl Yapacağız?

Anomaly President, ilk oyunun tersi yöne gitmiş derken şaka yapmıyordum. Senaryo tarafında geriye gitmiş olsalar da oynanış tarafında ileriye gitmeyi başarmışlar. Hem de bayağı bir gitmişler. Öncelikle bilmeyenler için “Rogue-Like” nedir kısaca ona değinelim. Aslında Vaas’ın “delilik” tanımına yakın bir şey. Ne diyordu kendisi; aynı şeyi tekrar ve tekrar yapıp, farklı bir sonuç beklemektir. Rogue-Like oyunlarda da öldüğünüz zaman her şeye baştan başlayıp, aynı yerleri geçerek ilerlemeye çalırsınız. Tabii her yeni tur öncesinde yeni de özellikler kazandığınızdan dolayı, bu sefer daha güçlü olursunuz.

Phew Phew Games, az önce dediğim gibi bu sefer oynanış tarafına çok iyi çalışmış. Daha ilk kavgaya girdiğiniz zaman karşınızda tepkisel bir oyun olduğunu çok rahat anlıyorsunuz. Artık bir çok oyunda gördüğümüz mekanikleri kullanmışlar aslında. Nedir bunlar? Atak savuşturma, saldırıdan kaçınma gibi bildiğimiz şeyler. Bunları da bayağı akıcı şekilde entegre etmişler. Bir düşman saldırısına savurma yaptığınız zaman o tatminkarlık hissiyatını alıyorsunuz. Aynısı kaçınma için de geçerli elbete. 

Tabii bunlar işin biraz daha savunma tarafında kalan kısımlar. Peki ya hücum tarafı ne alemde? Burada ilk başta hafif saldırı ve ağır saldırı olarak ayrım yaptıklarını düşündüm. Çünkü X/Kare tuşuna bastığınız zaman kılıcınızla hasar veriyorken, Y/Üçgen tuşuna bastığınız zaman düşmanın duruş barını kıran bir yumruk sallıyorsunuz. Duruş olayını aslında hepimiz artık Sekiro’dan biliyoruz. Burada da aynı şekilde sadece saldırı ile değil, savuşturma yaparak da diz çöktürebiliyorsunuz. Hatta ben bir tane boss savaşını tamamen savuşturma ile geçeyim dedim. Ne vurursa vursun engelledim. Meğerse duruş kırılınca tam canı götürme olayı yokmuş… Canının sadece küçük bir kısmı gidince yaşadığım korkuyu tahmin edebilirsiniz. Olayı hafif ve ağır saldırı tarafına geri çekmek istiyorum. Çünkü bunlar aslında silah atamasıymış… Oyun içerisinde birazdan değineceğim şekilde yeni silahlar açtıkça, X ve Y tuşlarına istediğiniz gibi silah ataması yapabiliyorsunuz. Yani sadece hasar odaklı gidecek bir kombinasyon da yapabilirsiniz, sadece duruş parçalamak hedefli de. Özellikle silah çeşitliliği arttığı zaman güç fantezisine kayacak hamleler de yapabiliyorsunuz.

Bir de ekstra olarak Anomali Güçleriniz var. Bunları “mana” puanı harcayarak kullanıyorsunuz. Enis Kirazoğlu’nun Japonyalara kadar gidip de “sumo güreşi” izleme sebebi de tam olarak bu güçlerden bir tanesi. RT/R2 tuşuna basarak kullandığınız zaman yeri göğü inletecek bir sumo güreşçisine dönüşüyor ve etrafı zangır zangır titretiyorsunuz. Maalesef bu dönüşüm tek bir vuruşluk. Yani bu güçleri bayağı saniyelik falan kullanıyorsunuz. Ayrıca silahların aksine bu güçleri önceden seçmiyorsunuz. Rogue-Like mekaniğinin arkasına koyduklarından dolayı bölüm içlerinde rastgele olarak elde ediyorsunuz. Aynı zamanda da belirli bir yeteneği açana kadar da sadece bir tane taşıyabiliyorsunuz. 

İlk oyunun en çok eleştiri alan taraflarından bir tanesi, düşman çeşitliliğinin yetersiz olmasından kaynaklanıyordu. Her ne kadar iç içe geçebilen ve güçlenen düşmanlar olsa dahi bana da yeterli gelmemişti. Anomaly President kendini o tarafta da geliştirmiş. Saldırı şemaları birbirinden farklı bayağı bir düşman var ki oyunun erken erişimde olduğunu da unutmamak lazım. Kim bilir ileride daha kaç tane düşman çeşidi ekleyecekler? Bir de hazır düşmanlara değinmişken boss savaşlarını da aradan çıkarayım. Zaten şimdilik dört adet boss var. Özellikle üçüncü ve dördüncü boss savaşlarından çok keyif aldım.

Bir de işin “Fluffies” tarafı var. Anomaly President fragmanlarında da görmüşsünüzdür bunların üzerine bayağı bir yoğunlaşmışlardı. Ben de ondan dolayı bayağı büyük bir rol oynayacaklar sanmıştım. Hem yanılmışım hem de yanılmamışım? Öncelikle yanıldığım kısım, aksiyon içerisinde çok da mühim rol sahibi olmamaları. Anomali Güçleri gibi bunları da bölüm içlerinde ilerledikçe rastgele seçiyorsunuz. Yanlış saymadıysam toplamda da 8 adet kategori altında seçebiliyorsunuz. Bu kategoriler düz saldırırken, hasar aldığınızda, anomali gücü kullanırken gibi gibi… Fakat dediğim gibi aksiyon içerisinde karambol olduğundan dolayı mı bilmiyorum, ben çok da bir etkileri olduğunu hissedemedim. Tabii ki aralarında ok atan falan da var. Onların etkisini bir şekilde hissedebiliyorsunuz. Ama özellikle olduğu noktada patlayanlar çoğunlukla düşmanı ıskalıyor.

Aksiyon tarafında olan Fluffies, bayağı tanıdık bu arada. Oyunun en sevdiğim yanlarından birine getiriyor bu da konuyu. GÖNDERMELER! Bu sevimli yaratıkların çok büyük bir kısmı, popüler oyun karakterleri. Mesela bir tanesi bariz şekilde Kratos. Elindeki baltayı sizin saldırınızla birlikte düşmana fırlatıyor. Ya da Solid Snake! Siz komutu aktifleştirdiğiniz zaman bir kutu ile düşmanın arkasına gidip öyle saldırıyor. Daha çok fazla böyle popüler kültür karakterlerini oyun içerisinde göreceğinizden de emin olabilirsiniz.

Bu arada aynı referanslar silahlar tarafında da geçerli. Mesela görsellerin bir tanesinde de görebileceğiniz üzere bayağı bayağı Wolverine’in pençelerini silah olarak kullanabiliyorsunuz. Kendisinin çıkmasına daha 1.5 ay olduğunu düşündüğümüz zaman çok iyi hissettirdi. Diğer oyunlarda da gördüğümüz Thor’un çekici falan da var. Fakat beni en çok şaşırtan silah OctoKollar oldu. Spider-Man’in düşmanı olan Dr. Ahtapot’un kollarını da silah olarak kullanabiliyorsunuz. Daha önce hiçbir oyunda böyle bir silaha denk gelmediğimden dolayı çok hoşuma gitti bu kolları kullanmak. Aynı zamanda da bayağı güçlü olduklarını da itiraf etmem gerek… Bu arada her ne kadar böyle göndermeleri ve silahları kullanmak çok hoşuma gitmiş olsa bile umuyorum ki tam sürüme geçtiklerinde biraz daha kendilerinden bir şeyler katacakları eklentiler görebiliriz. Bir de umuyorum telif davası falan yemezler :P.

Şirin yumurcaklarımız Fluffies’e geri dönersek; kendilerinin çok kritik rol aldığı bir nokta var. Anomaly President, üs yönetme mekaniği de bulunduruyor. Seçim otobüsünüze yaptığınız ek odalar ile birlikte hem yeni geliştirmeler açabiliyor hem de oy toplayabiliyorsunuz. İşte bu pofuduklar da burada rol oynuyor. Odanın büyüklüğüne ve önemine göre belli bir miktar Fluffies bulundurması şart. Mesela laboratuvar içerisinde 3 adet olması lazımken, televizyon kampanya odasında 5 tane bulunması gerekiyor. Normalde böyle kısımları çok sevmem. Fakat Anomaly President bunu basit bir şekilde yaptığından dolayı hoşuma gitti. Her bir tur sonrası topladığınız kaynaklar ile üssünüzü rahat bir şekilde geliştirebiliyorsunuz. Tabii aynı zamanda bunların mutluluğunu da yönetmeniz gerektiğinden dolayı mutfak, yatak odası gibi ek odalar da yapıyorsunuz. Benim gibi bu tarafları basit bir şekilde yönetmeyi sevenlerin hoşuna gidecektir. Fakat daha derin bir üs kurma mekaniği bekleyenler hayal kırıklığına uğrayabilir.

Üs olarak kullandığınız seçim otobüsü aynı zamanda da sizin bölümler arasında geçiş yapmanızı sağlayan bir uçak. Bayağı kanatlanarak haritanın tepesine çıkıyor ve gitmek istediğiniz yere gidiyorsunuz. Bu harita içerisinde etraftan malzeme toplamanın yanı sıra mini oyunlara da girebiliyorsunuz. Şimdilik oyun içerisinde üç adet mini oyun bulunuyor. Bunlar; milletin kafasına çay atma… Pardon hediye atma oyunu, dans oyunu ve konuşma oyunu. Dans oyununu Guitar Hero’ya benzetebilirken, konuşma oyununu da Ghost of Yotei içerisinde ki bambu kesmeye benzetebilirsiniz. Hediye oyunu ise daha orijinal bir oyun olmuş. Çok büyük keyif aldım.

KULAKLARIM YİNE BAYRAM EDİYOR!

İlk oyunun müziklerine bayılmıştım. O zamanlar okula giderken yolda Spotify üzerinden açıp açıp dinliyordum. Bu oyun müziklerine de bayıldım! Şu an daha oyun çıkmadığından dolayı platformlar içerisinde yok maalesef. Fakat geldiği gibi hemen listeye ekliyorum. İşe giderken serviste çok keyifli olur. İlk oyun çıktığında öğrenci, şimdi ise beyaz yaka. Yaşlandık…

Grafiksel tarafta da büyük bir sıçrama var. İlk oyunun görselliğine zaten bayılıyordum da burada bambaşka bir noktaya taşımışlar. Baştan sona şaşkın gözlerle baktım ekrana. Tabii ki bir Replaced görselliği beklemeyin. Gerçi o oyunun da görsellik ve müzik tarafı hariç başarılı olduğu bir kısım yoktu. Neyse, Anomaly President sanat açısından güzel pişirilmiş.

BEKLEYELİM Mİ ALALIM MI?

İşin özüne baktığımız zaman neredeyse her yönüyle ilk oyunun üstüne çıkmayı başarmış bir ürün var elimizde. Zaten bu oyunun Rogue-Like olacağı, Anomaly Agent’a gelen Rogue Agent moduyla birlikte biraz belli olmuştu. Ondan dolayı çok da şaşırdığım bir tercih olmadı. Eğer türe ilginiz varsa bence erken erişimde olduğuna bakmadan bir fırsat verin derim. Çünkü oynanış tarafını gerçekten çok sevdim. FAKAT! Benim gibi ilk oyunun hikâyesi tadında bir şeyler ümit ediyorsanız, tam sürümü beklemenizde fayda olabilir. Şimdilik orası bayağı bir vasat kalıyor. Umuyorum ki tam sürüme geçildiği zaman senaryo tarafında da iyileştirmeler yaparlar. Yaparsınız değil mi???

GEÇMİŞTEN BİR ANI!
İlk oyunun yeri benim açımdan çok ayrı. Bilenler bilir, ilk oyunun yapım aşamsında tam olarak yer almamış olsam dahi, tester olarak yardımcı olmaya çalışmıştım. Çünkü Phew Phew Games’in ilk yapımı olacağından dolayı, çok da fazla kaynakları yoktu. Ondan dolayı biraz daha dostlarla yapılan bir gelişim süreci olmuştu bazı noktalarında. Ben bunu zamanında tamamen iyi niyetimle yapmıştım. Çünkü yapım ekibinde olan Pınar yakın bir arkadaşım. Sonrasında ise oyun çıkınca şunu fark ettim. “Emeği Geçenler” kısmına benim de adımı eklemişler... Yani işin özeti Anomaly Agent, kayan yazılar ekranında adımın geçtiği ilk ve şimdilik tek oyun olduğundan dolayı yeri çok ayrı.

Artılar:

  • Oynanış tarafına getirilen çeşitlilik
  • Görsellik çok iyi duruyor
  • Müzikler muazzam
  • GÖNDERME VAAĞĞRRR!

Eksiler:

  • Hikâye tarafı çok boşlanmış
  • Fluffies, aksiyon tarafında beklediğim kadar etki yapmıyor
  • Göndermeler çok hoş olsa bile biraz daha orijinal fikirler görmek isterdim

SON KARAR: Neredeyse her açıdan ilk oyunun üstüne çıkan Anomaly President, beklediğimden çok daha kaliteli bir iş olmuş. Tam sürümü için şimdiden pusuya yattım…

YORUMLAR
Parolamı Unuttum