Kara Şövalye Arşivleri: Batman Oyunları Tarihçesi

Kara şövalye tarihi.

 Süper kahramanların dünyasında gerçek hayata döktüğünüzde en az değişikliğe uğradığını gördüğünüz bir şey var; o da denemek, tekrar denemek, olmadı bir daha denemek. Asla vazgeçmemek. Batman’in suçlularla savaşı, özellikle de öldürmemeye olan kararlılığı işlerini zorlaştırır, uzatır. Bu yüzüne vurulur ama hiç vazgeçer mi? Asla. E madem bir marka olarak yılmaz bir azme sahip, bu markanın yan ürünleri de aynı inatçılığa sahip olmalı. Ki olmuş da. Hem de ne olma. Bugün “o” Batman oyununu milyonlarca insan yana yakıla bekliyorsa, Edison’un tabiriyle “doğrusu yapılmadan yanlışı yapılan 100 tane Batman oyunu” yüzünden. Ha yanlış anlaşılmasın, hepsinin kötü olması gibi bir durum söz konusu değil. Özellikle de ilk oyunun çıkış tarihine bakarsanız, bugün uçup kaçtığımız, birbirinden kaliteli sürüyle yakın dövüş animasyonu eşliğinde adam patakladığımız Arkham serisine gelene kadarki yolun ne kadar uzun ve çetrefilli olduğunu göreceksiniz. Biz de bu yolda en ön plana çıkan yapımları kendimizce sizinle paylaşmak istedik.

Batman (1986)

İleride satın alınıp birkaç defa da isim değiştirerek kendini Atari bünyesinde bulacak olan Ocean Software’in ellerinden çıkma bu yapım, tarihin ilk Batman oyunu olma özelliğini taşıyor. Batcave’in her yanına dağılmış yedi “Batcraft” parçasını toplayıp Robin’i kurtarmayı amaçladığımız oyun, 3 boyutluydu ve izometrik bir kamera kullanıyordu. Tüm can hakları kaybedildiğinde oyuncunun kaldığı yerden devam edebilmesine olanak veren ilkel de bir kayıt sistemi barındırıyordu. Genellikle film ve televizyon markalarının lisanslarını satın alıp oyun yapan Ocean’ın en başarılı işlerinden biriydi.

Batman: The Movie (1989)

Bir başka Ocean Software klasiği olan Batman: The Movie, başarı bakımından Arkham Serisi’nin atasıydı belki de. Tim Burton’ın ’89 yılında çektiği efsane Batman filminin bir uyarlamasıydı, ancak o zamanlar film oyunlarının kalitesizlik kaidesi günümüzdeki kadar sağlam olmadığından hiç de burun kıvırılacak bir yapım değildi. Filmdeki olaylar temel alınarak tasarlanmış beş adet birbirinden farklı bölüm içeriyor, oyuncuyu zamana karşı yarıştırıyordu. Bölümler arası farklılığın oyunu tekdüzelikten uzaklaştırması ve Batmobile ile Batwing kullanımına imkân verilmesi oyunun epeyce beğenilmesini sağlamıştı.

Batman: Animated Series ve The Adventures of Batman & Robin (1993-1994)


Adından da anlayabileceğiniz gibi bu oyun, tüm zamanların en kaliteli çizgi dizilerinden biri olarak kabul edilen Batman: Animated Series’den uyarlamaydı. Konami tarafından geliştirilmiş ve sadece Game Boy platformunda “boy göstermişti”. Çoğunlukla Batman’i kontrol ettiğimiz oyunda, kontrol zaman zaman Robin’e geçiyor, oyuncuya Boy Wonder ile de oynama fırsatı veriyordu. Ortak olanların yanında kendilerine has özellikleri de bulunan karakterler, farklı temalar etrafında tasarlanmış ve sonunda çizgi dizideki düşmanları bölüm sonu canavarı olarak bulunduran bölümler ile birleştirildiğinde bu oyun da tekdüzelikten kurtulmasını sağlayacak bir çeşitliliğe sahipti. Ki bu da seri olmasının yolunu açmıştı. Ardından gelen oyun da çizgi dizinin 2. sezonunda olduğu gibi isim değiştirip Adventures of Batman & Robin adını aldı.


Batman Forever: The Arcade Game (1996)


Dalga dalga gelen düşmanları ve ardından gelen bölüm sonu canavarını patakladığımız oyun Acclaim Entertainment’ın elinden çıkmaydı. Batman’i ya da Robin’i seçebiliyor, aynı anda iki kişi de oynayabiliyordunuz. Sağdan soldan bir şeyler tutup fırlatabildiğiniz, çeşit çeşit güçlendirmeyi de işin içine katıp ortalıkta tam anlamıyla kaos yaratabildiğiniz, ancak çok hırslı olmayan, büyük şeylere kalkışmayan bir oyundu.

Batman & Robin (1998)


Playstation ve Game.com platformlarına çıkan oyunun PS sürümü, Die Hard Trilogy ile adını duyurmuş Probe Entertainment tarafından geliştirilmişti. Kendi çapında sandbox bir yapı barındırıyordu ve oyuncuya Batman, Robin ve Batgirl arasında seçim şansı sunuyordu. Batcomputer’ı kullanarak gerçekleşecek suçlar hakkında ipucu toplamak ve gerçekleşeceği saatte gidip müdahale etmek şeklinde bir görev yapısı vardı. Ancak bu ilginç mekanik oyunu kurtaramadı, tıpkı film gibi oyun da “Batnipples” laneti yüzünden başarısızlığa uğradı.

Batman Beyond: Return of the Joker (2000)


2000 yılında DC, bir başka animasyon harikası olan Batman Beyond’un devamlılığına dâhil edilmiş Return of the Joker animasyon filmini yayınladığında kenardan bir de oyun fırlayıp gelmişti. Yayıncı Ubisoft(!), yapımcı ise o sıralarda oyun tarihinin en büyük facialarından biri olan Daikatana’nın Game Boy Color ve Nindento 64 versiyonlarını da geliştirmekte olan Kemco’ydu. Genel anlamda 2 boyutlu diyebileceğimiz bölümlerde ilerlediğimiz, beat ‘em up türündeki yapım, aynı zamanda Batman’in farklı kostümlerini mekanik olarak barındıran ilk oyunlardandı. Daikatana kadar olmasa bile kendi çapında bir başarısızlık örneği olarak kaldı.


Batman: Vengeance (2001)


Batman’in üç boyuta adamakıllı ilk geçişi olan Vengeance, günümüzde AAA yapımlarda başı çeken firmalarından Ubisoft Montreal tarafından geliştirilmişti. Kronolojik olarak Animated Series ile New Batman Adventures’ın arasında yerleşen oyunun başarısı ortalamaydı. Gelişen teknolojiyle beraber çizgi dizilerin mirasına gerek seslendirmeler ve ara sahneler, gerekse görsel tasarım ile adına yakışır bir şekilde sahip çıkan oyun, nedense oynanış bakımından yüksek bir başarı sergileyememişti. Pelerinle süzülme mekaniğini oyuna yedirmiş olsa da birincil kişi kamerasından oynanan kısımlar yüzünden eleştiri almış, ortalama bir yapım olarak akıllarda kalmıştı.

Batman: Dark Tomorrow (2003)


Hotgen tarafından geliştirilse de bir başka Kemco denemesi olan Dark Tomorrow, alışılmış yolu izleyip karakterini ve dünyasını sinema ya da televizyon versiyonlarından uyarlamak yerine DC’nin bütünleşik evrenini temel almıştı. Hikâyesi daha önce Final Fantasy serisinde görev almış Kenji Terada ve Batman Gotham Adventures’ın yazarı Scott Peterson tarafından yazılmıştı. Bu konuda bir ilk olduğu ve çizgi romandaki karaktere sadık kaldığı için ufak tefek övgüler toplayabilmiş olsa da oyunun diğer konulardaki başarısızlığı bu övgülerin anlamını yitirmesine sebep olmuş, Dark Tomorrow da Batman’in hakkını veremeyen yapımlardan biri olarak oyun tarihinde yerini almıştı.

Batman: Rise of Sin Tzu (2003)


Bir başka çizgi dizi temelli oyun olan Rise of Sin Tzu, bir noktada Arkham Knight ile ortak bir özelliğe sahip; zira ismini aldığı karakter olan Sin Tzu, tıpkı Arkham Knight gibi ilk defa içinde bulunduğu oyun tarafından Batman mitosuna kazandırılmış bir karakterdi. Üstüne üstlük, günümüzün en muhteşem çizerlerinden Jim Lee tarafından yaratılmıştı. Ancak buna rağmen aynı dönemde Prince of Persia: Sands of Time’ı da çıkaran Ubisoft Montreal’in ellerinde yükselip bir kalıcılığa kavuşamadı. Vasatın üstüne çıkamayan oyun da karakteriyle aynı kaderi paylaştı.


Batman Begins (2005)


Christopher Nolan’ın Batman’e el atışı birçok değişikliğin daha habercisiydi; bunlardan biri de Batman markası ile haşır neşir olma sırasının artık EA Games’e gelmesiydi. Oyunun yapımını Eurocom’a teslim eden EA, kesenin ağzını açıp oyundaki bütün karakterlerin seslendirmelerini filmin oyuncularına yaptırmıştı. Bu arada Eurocom da oyuna ilginç mekanikler eklemiş, filmin vurguladığı “Batman’in korkuyu bir silah olarak kullanması” durumu oyuna eklenmeye çalışmıştı. Aralarında gizlilik, çevre kullanımı ve platform öğelerinin de bulunduğu bu mekanikler oyuna hoş bir tat katmayı başarmış olsa da çok başarılı olamadı. Ortalama Batman oyunları lanetine son kurban giden oyun da Batman Begins oldu. The Dark Knight’ın oyunu iptal edildi ve Nolan filmlerine tekrardan büyük bütçeli bir Batman oyunu yapılmaya kalkışılmadı…

LEGO Batman Serisi (2008-2014)


Batman’in yan ürün olmayan ve cidden eğlenceli bir oyuna kavuşması, hiç beklenmedik bir şekilde LEGO serisi ile oldu. Etrafı kırıp dökerken anlamsızca eğlendiğimiz parodi LEGO Star Wars oyunlarını çıkartan Traveller’s Tales, gözüne Batman markasını da kestirmiş, ciddiyeti paçalarından (ya da pelerininden) akan karakterimizi ailecek keyifle oynanabilecek bir formata sokmuştu. İlk başta seslendirilmeyen karakterler, LEGO serisinin evrimiyle seslendirilmeye de başlanınca Batman, tarihi boyunca hep kalitesini sergilediği bu kısımda da puan toplamaya başladı. Ancak çok sayıda LEGO oyunu çıkardığı için bir noktada oyunları birbirinden ayrıştıracak taze fikirler üretmede biraz geri kalmaya başlayan Traveller’s Tales, eğlence faktörünü asla ihmal etmemeyi başardı yine de.

Batman: Arkham Serisi (2009-2015)


İşte zurnanın zırt dediği yılların ardından, kullanım ömrünün en berrak seslerini çıkarmaya başladığı yere geldik. Kariyerinde referans gösterebileceği kaliteli bir oyun bulunmayan, hatta Urban Chaos haricinde oyunu olmayan bir firma vardı; Rocksteady Studios. Dağıtımını Eidos’un yapacağı, herhangi bir film ya da çizgi filmin yan ürünü olmayan bir Batman oyunu üzerinde çalışmaya başlamışlardı. Videolarının çok etkileyici olduğu söylenemezdi, oyun da mütevazı gibi duruyordu. Ve sessiz sakin, çok dikkate alınmadığı bir zamanda oyun basınının tepesine bomba gibi düştü. Grant Morrison’ın Arkham Asylum grafik romanından biraz esinlenen, ancak kendi rotasını çizmekten korkmayan ilk Arkham oyunu her açıdan başarılıydı. Dövüş sistemi uzaktan bakılınca gözleri über animasyonlara alışmış kişilere çok hitap etmese bile harikaydı, gizlenme mekanikleri ve dedektiflik sekansları Batman mitosu dikkate alınarak tasarlanmıştı. Ama en önemlisi karakterin psikolojik travmalarına sonuna kadar sadık kalması bütün bunları neredeyse kusursuz bir biçimde birleştirerek Batman olma hissini sonuna kadar vermesini sağlıyordu. Ardından gelen Arkham City ile Batman oyunları günümüze kadarki evrimini tamamladı ve Arkham Origins ile hafif bir duraklamaya girdi. Serinin son oyunu Arkham Knight, her ne kadar PC tarafında performans sorunlarıyla uğraşşa da, Batman'in hikâyesine koyduğu noktayla serinin hayranlarını tatmin etmeyi başarmıştı.

Başa dön
YORUMLAR
Parolamı Unuttum