[Neden Çok Sevdim köşemizde etkisinden uzun süre çıkamadığımız oyunları, bizi en çok etkileyen yanlarıyla birlikte anlatmaya çalışıyoruz.]
Horde shooter’lara karşı bir zaafım var. Tam olarak nedenini bilmesem de her şeyin Left 4 Dead ile başladığından eminim. O günden beri de kendimce bir “horde shooter” döngüm var: Space Marine 2, Helldivers 2, Darktide ve Deep Rock Galactic.
“Çekirdek” arkadaş grubumla birlikte bu dört oyun arasında sekerek yılı tamamlıyoruz. Bunlar arasında oynamaktan en keyif aldığımız ise Deep Rock Galactic zira kendisi diğer oyunlara göre daha farklı bir tonda. Cüceler, madencilik ve esprili bir dili benimseyen bu oyunu hepimiz çok seviyoruz. Fakat bugün konumuz, horde shooter işinden çok uzakta olan bir yan oyun.
Bullet Heaven
Deep Rock Galactic’i sevdiğimden, serinin adını taşıyan diğer oyunlara da rahatça şans veriyorum. Bunlardan ilki, henüz erken erişimdeyken aldığım Deep Rock Galactic Survivor oldu.
Aslında oyundan ne bekleyeceğimi tam olarak bilmiyordum. Adından da anlaşılabileceği üzere bu oyun temelini Vampire Survivors’dan alıyor. Bu oyun türüne Steam’in de resmi olarak kabul ettiği üzere “bullet heaven” deniyor.
Bullet heaven oyunları, bullet hell türünden çok daha farklı. Bullet hell içerisinde adı üstünde “cehennemi” yaşarsınız. Üstünüze gelen mermilerden kaçmaya çalışırken bir yandan da saldırılarınızı kontrol etmek zorundasınız. Bullet Heaven’da ise amacınız saldırılarınızı ve silahlarınızı daha da güçlendirerek gelen dalgaları helak etmek üzerine kurulur.
Neden bilmiyorum ama ikinci seçenek bana daha çok hitap ediyor. Saatlerce oynadığım Vampire Survivors’dan sonra Deep Rock’ın bu işe girmesi türe olan sevgimi daha da artırdı.
Deep Rock Galactic Survivor (DRGS), temel Deep Rock oynanışı ile Vampire Survivors’ı kendine has şekilde harmanlayan müthiş bir iş. Eğer her iki oyundan birini seviyorsanız DRGS’den büyük keyif alacağınız, ikisini birden seviyorsanız ise sisteminizden silmeyeceğiniz bir oyun.
Rock And Stone!
DRGS, ana oyundan tanıdığımız sınıflar, silahlar ve materyalleri doğrudan oynanışa entegre ediyor. Standart bir bullet heaven oyununda olduğu gibi düşmanlarınızı kestikçe tecrübe kazanıyor, seviye atladıkça da silahlarınızı ya da kendinizi güçlendirebiliyorsunuz.
Bu noktada hoşuma giden farklılık, silahların “5-10-15” seviyelerinde aldıkları ek perkler. Bu perkler silahın tüm çehresini değiştirebildiği gibi silahlarınızı farklı buildlere uyumlu hale de getirebiliyor. Örneğin LOK-1 Akıllı Tüfeği’nizi durum hasarı vurabilecek hale getirebiliyor ya da CRSPR Flamethrower’ın dört farklı yöne vurmasını sağlayabiliyorsunuz. Tabii bu durum, böyle bir oyunda derinliği artırıyor.
Yetti mi? Tabii ki hayır. Deep Rock olur da madencilik olmaz mı? Burada da cücelerimizi ana oyundan tanıdığımız biyomlarda madencilik yapmak zorunda buluyoruz. Her haritanın kendisine göre bir tasarımı ve düşman tipleri mevcut. Yine ana oyunda olduğu gibi bu biyomlarda bulabildiğiniz özel materyaller de değişkenlik gösteriyor.
Ana oyunda kozmetikler açmanıza yarayan bu materyallerin rolü bu oyunda çok daha kritik. Çünkü bullet heaven türündeki diğer oyunların aksine DRGS’da bu materyaller sayesinde ana istatistiklerinizi güçlendirebiliyorsunuz. Bu da sizi, tehlikeli olsa da haritadaki diğer madenleri toplamak zorunda hissettiriyor.
Tabii bir de erken erişimden çıkış ile birlikte gelen ekipmanlar var. Bu ekipmanların kendine has nadirlikleri ve seviyeleri mevcut. Bunları görevlerden düşürüyor ve kendinizi daha da güçlendirmek için kullanabiliyorsunuz.
Şimdilik “ana görev” olarak oynayabildiğiniz iki görev çeşidi mevcut. Bu döngü sizi kısa sürede sıkabilir gibi gelse de oynadıkça oynayasınızın geldiği nadir oyunlardan biri DRGS. Farklı build’ler oluşturmak, burada bahsetmediğim alt sınıfların kullanımı ve ekipmanlar böyle bir oyundan beklemediğiniz derinlikte bir oynanış sunuyor. Hatta yeni DLC ile birlikte oyuna yeni bir sınıf da eklenmiş durumda.
Yani bu DLC’nin başarısını başka bir zaman konuşuruz zira ek paketteki sınıfı çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim.
Fakat hem ucuz hem saatlerinizi yiyebilecek hem Türkçe hem de çok eğlenceli bir oyunu kaçırmamanızı öneriyorum. Ayrıca Game Pass kütüphanesinden de kendisine erişim sağlayabiliyorsunuz. Daha ne olsun?


















