Bazı stüdyolar, kendilerine has bir tarz oluşturmayı ve bu şekilde devam etmeyi başarıyorlar. Mesela bir Amanita Design oyununu şöyle uzaktan baktığınızda bile ayırt edebilirsiniz genelde. Keza aynı şeyi Rusty Lake oyunları için de söylemek mümkün, oynarken neyle karşılaşacağınızı tahmin etmek zor değildir, ne beklemeniz gerektiğini bilirsiniz.
Total Mayhem Games de böyle stüdyolardan birisi. We Were Here serisiyle bir tarz oturttuklarını söylemek mümkün. Serinin yeni üyesi We Were Here Tomorrow da aynı yoldan gidiyor mu, buyurun hep beraber bakalım.
Yarını yeniden mi yaşıyoruz şimdi?
Hikayemiz, takvim yaprakları 5 Mayıs 1945’i gösterirken başlıyor. Fırtınada kaybolan arkadaşlarını araştırmak üzere buzullarda gemileriyle yol alan kahramanlarımız, donmak üzere olan bir ekip üyesini denizden kurtardıktan sonra karaya çıkıyor ve etrafı keşfe başlıyorlar. Gökyüzünde bir yarık görüp onun ne olduğunu anlamaya çalıştıkları sırada yaşanan bir kaza sonucunda kendilerini buz gibi sularda buluyor ikilimiz.
Aradan ne kadar olduğunu kestiremediğimiz bir süre geçtikten sonra gizemli bir tesiste gözlerimizi açıyoruz. Yan taraftaki odadan bize seslenen bir bilim insanı, Direktör Dr. Kathleen Bowe, önce biraz ortama ısınmamızı istiyor, sonrasında da verdiği direktiflerle bizi belirli bir noktaya, bir hedefe doğru yönlendiriyor.
Bowe’un söylediğine göre küresel ölçekten bir kriz kapıda. Ekibi de bunu çözmek için çalışmaktaymış. Tam çözüme yaklaştıkları anda, ekip ortadan kaybolmuş. Şimdi, ikilimizin bu yarım kalan işi tamamlamasını istiyor.
Maceramızda ilerledikçe hem bu tesisi kontrol eden şirket olan Norček Industries ve bu şirketin yaptıkları hakkında hem de Direktör Bowe (ve asıl amacı) hakkında önemli bilgiler edinmeye başlıyoruz.
Hikayesi, bu tür bir oyun için gayet yeterli, ilgi çekebilecek düzeyde. Keşif hissini destekleyen bir hikâye sunmuşlar. Biraz meraklıysanız, sadece bulmacaları çözmeye odaklanmayıp etraftaki bilgisayarları, notları, günlükleri vb. karıştırıp oyunun hikayesine dair detaylara vakıf olabilirsiniz -ki oyunu keyifli kılan özellikleri arasına bunu da yazabiliriz. Serinin önceki oyunlarıyla bağlanan yönleri de var, bu yönüyle de serinin takipçilerini memnun edecektir bence.
El ele verdik, o gizem çözülecek
Elbette bu serinin sırtını esas dayadığı nokta, oynanış kısmı. Bu açıdan da serinin geleneğinin sürdürüldüğünü söylemek mümkün.
Bir We Were Here oyunu söz konusu olduğunda çok temel bazı özelliklerden söz edilebilir. 2 kişi oynadığınız, beraber bulmacalar çözdüğünüz oyunlardır bunlar. Öne çıkan özelliklerinden birisi de sesli iletişimin önemli bir rol oynamasıdır. Ortağınızla telsizler üzerinden iletişim kurup onun görmediği kısımlarla ilgili bilgiler verir, önünüzdeki engeli nasıl aşacağınızı görüşür, bulmacaları çözüp yolunuza devam edersiniz.
Haliyle We Were Here Tomorrow da böyle bir oyun. Yine oyunun büyük bir bölümünde yol arkadaşınızla ayrı düşüyor, farklı kısımlarda kendinize düşen hamleleri yapıyor ve/veya ona ihtiyaç duyduğu bilgileri veriyor, bulmacaları çözüp bir sonraki aşamaya yol alıyorsunuz.
Böyle bir oyunu zevkli kılacak temel unsur ne olabilir? Bulmacaların ve bölüm tasarımlarının bu temel mekanik (sesli iletişim ve ikili oynanış) etrafında şekillendirilmesi, diğer mekaniklerle de bu durumun desteklenmesi diyebiliriz herhalde. We Were Here Tomorrow, bu konuda hiç de fena bir iş çıkarmıyor.
Tahmin edilebileceği gibi bölümler çoğunlukla aynı odanın, aynı birimin, aynı merkezin farklı kısımlarında yer alacağınız, bu farklı kısımlarda da kimi zaman benzer kimi zaman farklı tarzda bulmacalar çözüp tesisin bir sonraki kısmına yol alacağınız şekilde tasarlanmış durumda. Bir noktadan sonra da bulunduğunuz bölümler arasında yer değiştirdiğiniz, ortağınızın yapamadığı şeyleri yapıp bulmacaları çözdüğünüz bir formüle geçiş yapılıyor.
“Ortağınızın yapamadığı şeyler” kısmı da bu tür bir oyun için önemli bir unsur. Sizi iş birliğine yönlendirecek şey sadece 2 kişinin aynı anda (veya sırayla) bir tuşa basması, bir kolu çekmesi, bir platform üzerinde durması gibi şeyler olmamalı. Bunu sağlayan da birinin yapıp diğerinin yapamadığı hamleler.
Oyunun hemen başlarında karakterlerimizin her ikisi de birer tabanca alıyorlar. Bunlardan birisi kanca olarak kullanılabilirken diğeri de küpler oluşturmaya yarıyor. Böylece biriniz kapıları açmak için normalde ulaşılamayan yerlerdeki kolları kanca ile çekebiliyor, diğeriniz platformlar üzerine küp yerleştirebiliyorsunuz. Tırmanamadığınız duvarın dibine bir kutu fırlatıp bu sayede tırmanabiliyorsunuz. Elektrikle çözülmesi gereken bulmacalara denk geldiğinizde karakterlerimizden birisi küpleri elektrikle yükleyip kullanabilirken diğeri de kancayı elektrik hattı gibi kullanabiliyor, elektrik kaynağıyla bir tuş arasına bir kablo fırlatıp kapıları açabiliyor. Bu şekilde türlü türlü engel çıkıyor karşınıza ve siz de farklı farklı yöntemlerle çözüyorsunuz. Bulunduğunuz kısımda sizin yapamadığınız bir şeye denk gelince de arkadaşınızla yer değiştirip yolunuza devam ediyorsunuz.
Farklı mekanlarda bulunduğunuz durumlarda çözdüğünüz bulmacalardan bir bölümü de farklı şeyler gördüğünüz ve bu gördüklerinizi telsiz yardımıyla arkadaşınıza anlattığınız bulmacalar. Örneğin bir panoda veya ekranda gördüklerinizi söylüyorsunuz, o da kendi bulunduğu bölümde bir ekrana bu bilgileri giriyor, önündeki tuşlara bu sırayla basıyor, sigortaları sizin yönlendirdiğiniz yerlere yerleştiriyor, sizin söylediğiniz renklerde şişeleri, sizin söylediğiniz bitkileri birleştirip bir şeyler üretiyor vb.
Uzun lafın kısası, bir arada bulunduğunuz bölümlerde de ayrı düştüğünüz yerlerde de türlü türlü bulmaca çıkıyor karşınıza ve bunları çözmek genel olarak eğlenceli. Oyunu oynadığımız sürenin önemli bir kısmında keyif aldık kızçeyle.
Ama (tabii ki bir ama olacaktı), o keyif aldığımız kısımların dışarısına düşen yerleri de var oyunun. Her ne kadar bulmacaların önemli bir kısmında iyi iş çıkardıklarını düşünsem de bazıları bu kategorinin dışında kalıyor. Bazı bulmacaların fazla uzun tutulması, tempo kaybına yol açıyor, canınız ufaktan sıkılmaya başlayabiliyor. Bazı bulmacalarda işin deneme yanılmaya dönmesi de böyle bir his uyandırıyor. Hele deneyeceğiniz alternatifler çok fazlaysa, çözüm süreciniz şansınızla ters orantılı bir hal alabiliyor.
Bir de meselenin teknik sıkıntılar kısmı var. Bazıları gelen güncellemelerle düzeltilmiş olmakla birlikte, yine de birtakım sorunlar devam ediyor. Bir yerlere sıkışıp kalabiliyorsunuz. İlerlemenizi engelleyen hatalara denk gelebiliyor, bir önceki kayıt noktasından devam etmek durumunda kalıyorsunuz vb. Umarım bunlar da en kısa sürede çözülür.
Teknik sorunlardan bahsettik madem, teknik açıdan iyi yaptığı bir şeyi de belirtip hakkını teslim edelim. Çapraz platform desteği iyi işliyor. Sorunsuz bir şekilde bağlanıyor, hızlıca oyuna giriyorsunuz. Oyun boyunca da bu açıdan herhangi bir sıkıntıyla karşılaşmadık.
Belki “Friend Pass” sisteminin olmaması bir eleştiri olarak dile getirilebilir. Onu da fiyatı makul düzeylerde tutarak dengelemeye çalışmışlar. Bu konuda son karar sizin.
Genel anlamda değerlendirecek olursak, 2 kişi el ele verip şöyle güzel bir bulmaca-macera oyunu oynayalım dediğinizde şans verilebilecek, eğlenceli bir oyun We Were Here Tomorrow. Kızçeyle biz keyif aldık, size de tavsiye ederiz.
Başlıklar
Total Mayhem Games, doğru bildiği işi yapmaya devam ediyor, yine güzel bir bulmaca-macera oyunuyla çıkıyor karşımıza. Eşiniz, dostunuzla el ele verip bulmacalar çözmek, keyifli vakit geçirmek istediğinizde şans verilebilecek oyunlardan birisi de We Were Here Tomorrow oldu artık.
- Genel olarak bulmacalar güzel, çözdükçe keyif alıyorsunuz
- Sesli iletişim sistemi güzel işliyor, eğlenceli
- Çapraz platform desteği iyi çalışıyor
- Türkçe dil desteği de bulunuyor
- Bazı bulmacaları fazla uzatılmış, kararında bıraksalar iyi olurdu
- Kimi bulmacalarda iş deneme yanılmaya dönüyor
- Ufak tefek teknik sorunlar mevcut
































