Expeditions: Samurai – Erken Erişim İnceleme

Samuraylık yolunda ilk adımları atıyoruz

Expeditions serisinin yeni üyesi Expeditions: Samurai bizi Japonya’ya götürmek üzere yola çıktı. Bu yolculuğun hemen başında teknede yerimi alayım, ben de Japonya kıyılarına doğru bu yolculuğa ortak olayım dedim. Yolculuk biraz sarsıntılı başlamış olsa da halen devamına ilişkin umut vadediyor bence. Buyurun hep beraber yelken açalım.

Çalkantılı bir dönem, çalkantılı topraklar

Yıl 1600. Hıristiyan dünyasında bir iç çatışma söz konusu. Protestan Hollanda, Katolik İspanya ve Portekiz’den (İber Birliği) bağımsızlığını kazanmaya çalışıyor. Böyle bir tablo ortasında, İngiltere Kraliçesi’nin özel talimatıyla Hollanda limanlarından yelken açan De Albatros, Japonya’ya doğru yol alıyor. Zorlu yolculuk şartları, kıtlık, susuzluk, hastalıklar başlangıçta 100 kişiden oluşan mürettebatın iki elin parmaklarıyla sayılabilecek düzeye kadar düşmesine neden oluyor.

Oyunun başında (öğretici kısım), tayfa içerisindeki sorunlarla başa çıkmaya çalışıyoruz. Olayların akışı öyle bir noktaya varıyor ki, gemide bir isyanın çıkıp çıkmayacağı kahramanımızın iki dudağından çıkacak bir cümleye bağlı hale geliyor. Ne var ki, verdiğimiz kararın sonuçlarıyla yüzleşemeden Portekizlilerin saldırısına uğruyoruz.

İngiltere Kraliçesinin görevlendirdiği büyükelçiyi ve geminin kaptanını katleden Portekizliler gemilerine atlayıp geldikleri yere dönerken, kahramanımız ve yanındaki birkaç mürettebat da güç bela Japonya kıyılarına atıyorlar kendilerini.

Çatışmalarla sarsılan bir tek Avrupa değil. Japonya için de çalkantılı bir dönem. İktidar mücadelesine girişmiş savaş beyleri, Japonya’nın yönetimini ele almaya çalışıyorlar. İttifaklar kurulup yıkılıyor. Kimin dost kimin düşman olduğu değişip duruyor. Üstüne Cizvitlerin faaliyetleri de işleri karıştırıyor. İşte böyle bir ortamda Japonya’ya varıyoruz.

Haliyle ekibimiz şüpheyle karşılanıyor, bu topraklara geliş sebepleri sorgulanıyor. Kötü bir niyetlerinin bulunmadığını, korsan olmadıklarını, Kraliçe’nin talimatıyla ve ülkeler arasındaki ilişkileri geliştirmek amacıyla geldiklerini ispatlamak için uğraşıyorlar. Bunu yaparken Cizvitlerle ve bazı yerel güçlerle de ufak tefek dirsek temaslarına giriyor, birilerinin ayağına basıp rahatsızlık veriyorlar. Haliyle başlarına türlü türlü bela açıyorlar. 

Yoğun uğraşlar sonucunda suçsuzluklarını ispatlayacak belgeleri bölgenin yöneticisine sunmuş olsalar da içinde bulundukları belirsizlikten kurtulamıyorlar. O sırada gölgelerden bir ittifak teklifi geliyor ve yolculuğun bir sonraki adımı başlıyor. Bu müttefikin kimliği, amacı, bizi nasıl bir yola soktuğu gibi birçok soruyla ilk bölümün perdesi kapanıyor.

Pilot bölümde neler gördük?

Gelelim oynanış kısmına. Bu noktada elimden geldiğince iyimser yaklaşmaya çalışıyorum. Keyif aldığım noktalar var. Umut veren bazı detaylar da gördüm. Öte yandan daha yolun başında olduğunu da belli ediyor.

Zorluk seviyesine karar verdiğimiz ekranda oyundaki hoş düşünülmüş detaylardan birisi bizi bekliyor. Savaşan Beylikler (Devletler) Dönemi’nin ünlü liderleri Tokugawa Ieyasu, Toyotomi Hideyoshi, Oda Nobunaga ve Takeda Shingen’den birini seçerek belirliyorsunuz hangi zorlukta oynayacağınızı. Zorluğa karar verdikten sonra da sıra karakterinizi oluşturmaya geliyor.

Karakter oluşturma ekranında karakterinizin adını belirleyip görünümüne karar verdikten sonra 4 sınıftan (Guardian, Marauder, Scoundrel ve Tactician) birisini seçiyorsunuz. Böylece karakterinize bu macerada nasıl bir rol biçtiğinizi de belirlemiş oluyorsunuz. Elbette görevler esnasında farklı sınıftan karakter yeteneklerine ihtiyaç duyacaksınız. Ama bunu dert etmenize gerek yok, çünkü ihtiyaç duyacağınız bu özelliklere sahip yol arkadaşlarına sahipsiniz. Dolayısıyla, görev öncesi ekibinizi uygun şekilde belirlemeye çalışıyorsunuz.

Yol arkadaşlarınızın karakterleri de göz önünde bulundurmanız gereken unsurlardan birisi. Verdiğiniz kararlar bazılarını memnun ederken bazıları rahatsız olabiliyor. Memnuniyet düzeyinin yüksek veya düşük olmasının bazı etkileri oluyor, bonus puanlar edinebiliyorsunuz. Bu konuda dikkatli hareket etmekte fayda var. Her ne kadar benim başıma gelmemişse de birisinin memnuniyet düzeyi çok düşerse ekibinizi terk edebiliyor.

Tahmin edilebileceği gibi görevleri yerine getirdikçe tecrübe puanı ediniyor, bunları da karakterinizi ve ekip üyelerinizi geliştirmek ve yeni yetenekler edinmek için kullanıyorsunuz. Karakter özellikleri sadece çatışmalarda veya kapıları, sandıkları vs. açarken değil diyaloglarda da önemli bir işlev üstlenebiliyor. Bazı diyalog seçenekleri özellikleriniz yeterliyse açılıyor. İkna veya manipülasyon puanınız yeterince yüksekse konuşmanın seyrini istediğiniz yöne doğru değiştirebiliyorsunuz. Ayrıca tüccarları indirim yapmaya ikna etmeniz de mümkün.

Oyunda belirli bir aşamaya geldikten sonra ana harita üzerinde de hareket edebilir hale geliyorsunuz. Ana görev veya bazı yan görevler için farklı bölgelere ilerlediğiniz haritada, bazı karşılaşmalar veya olaylar da yaşanabiliyor. Bu kısımda da henüz çok fazla içerik yok, fakat gördüğümüz birkaç detay, bu kısma eklenebilecek içeriklerin de oyuna renk katabileceğini düşündürüyor.

Oyunun görsel yönden yoğun bir şekilde eleştirildiğine denk gelebilirsiniz. Karikatürvari görsel tarzı, özellikle serinin önceki oyunlarını oynayıp beğenmiş kişilerin pek de hoşuna gitmemiş. Ben genel görsel tarzından o kadar rahatsız olmadım. Fakat, karakter tasarımları neredeyse kopyala yapıştır gibi, bu haliyle biraz göze batıyor. Bu konuya bir el atılması gerektiğini düşünüyorum. 

Oyunun erken erişim sürecinde olduğunu göz ardı etmeden, temkinli bir yorum yapmak istiyorum. Şu haliyle içerikler açısından ellerini sıkı tuttuklarını (hatta bir miktar cimri davrandıklarını) söylemek mümkün. Toplamda 4 bölüm (Act) bulunacağı söyleniyor ve şu anda bunlardan sadece ilki oynanabiliyor. Bu da 6 ila 8 saatlik bir oyun süresi anlamına geliyor. 2. bölümün ise erken erişim sürecinin ortalarında gelmesi bekleniyor. Onun da 3 aşağı 5 yukarı benzer bir oyun süresiyle geleceğini varsaydığımızda, bir önceki oyunun yaklaşık %40’ı kadar bir oyunla erken erişim sürecini tamamlayacağız gibi görünüyor. 

Sadece oyun süresi veya görev sayısı açısından değil içerikler açısından da durum böyle. Örneğin, etraftan malzeme toplayabiliyorsunuz, fakat bunlarla bir şeyler yapamıyorsunuz. Yol haritasına bakıldığında “crafting” özelliği oyun tam sürüme geçerken gelecek gibi görünüyor. Keza, aldığımız kararlar mürettebatın bizimle ilgili düşüncelerini etkiliyor, ama onlarla ilişkilerimizi geliştirecek şeyler yapabileceğimiz kısımlar da güncellemelere ve tam sürüme saklanmış durumda. 

Gelelim esas meseleye. Bu haliyle Sengoku Dönemi atmosferine tam olarak girdiğimizi söylemek güç. Şu ana kadar yaptıklarımız, gördüklerimiz sanki hazırlık aşamasındaymışız gibi hissettiriyor. Bir dizinin pilot bölümü gibi hissettirdi bana. Nihayetinde “İlk Avrupalı Samuray” olacağımız bir hikâyeye adım attık, ama şu aşamaya kadar buna dair çok da dişe dokunur bir şey yaşanmadı açıkçası. Belki yere halkın sevgisini ve saygısını kazanmaya başladığımız sahneler ve ilk bölümün sonunda kurduğumuz zoraki ittifak, bu yoldaki ilk adımlar olarak yorumlanabilir. Açıkçası biraz daha fazlasını görmek isterdim.

Özetle, gördüklerim fena bir temel atılmadığını, güncellemelerle iyi bir noktaya gelebileceğini düşündürdü. Ama bunun için önünde daha uzun bir yol olduğunu da kabul etmek gerek. Sonuçta varacağımız noktayı, erken erişim sürecini ne kadar verimli geçirecekleri belirleyecek. 

Artılar

  • Şu ana kadarki kısmı bir nevi hazırlık bölümü olarak değerlendirirsek fena ilerlemiyor
  • Kararlarınızın sonuçlarının öyle ya da böyle karşınıza çıkıyor olması güzel
  • Farklı karakter özelliklerini kullanıp görevlere farklı tarzlarda yaklaşabilmek, hem tekrar oynanabilirlik açısından bir artı hem de oyunu daha keyifli kılıyor
  • Şimdiye kadar sayıca az olsalar da tarihi figürlerin oyuna dahil ediliş biçimi güzel

Eksiler

  • Görsel tasarım konusuna bir el atsalar fena olmaz. Özellikle karakter tasarımları kopyala yapıştır gibi duruyor
  • Normal şartlarda klavye-fare ikilisinin rahat işlemesi gereken bir oyunda bunun tam tersi bir tabloyla karşılaşmak şaşırttı
  • İçerik konusunda epey eli sıkı davranmışlar, tahminimce ana oyununun %20’si kadar bir içerikle erken erişim sürecini başlatmışlar

Son Karar:

İçeriklerin önemli bir kısmı güncellemelere ve tam sürüme saklanmış olsa da şu ana kadar gördüklerimiz yine de ileriye dair umut vadediyor. Fakat oyunun o noktaya ulaşabilmesi için epey mesai harcamaları ve süreci olabildiğince verimli geçirmeleri gerek.

YORUMLAR
Parolamı Unuttum