LEGO Batman: Legacy of the Dark Knight - İnceleme

Sen karanlığı benimsedin, bense içinde doğdum.

Geçen sene bu zamanlar dergiye katıldığımda, ekibin içerisinde en küçük olanın ben olduğumu bilmiyordum. Tabii kendi aramızda yapılan konuşmalar içerisinde şakalar yapıldığından dolayı, bu gerçeği çok kısa bir sürede fark ettim. Bir yıllık bu dalga geçilmenin en büyük sonucu ise LEGO Batman’in, çocuk oyunu olduğundan dolayı bana verilmesi oldu... Hani neymiş? Yaşım küçükmüş de ben çocukmuşum... Oyun duyurulduğundan beri her fırsatta övdüğümden ve beklediğimden bahsetmiyoruz bu arada. Çünkü öyle yaparsak dergimizin sevgili YİM'i Can abiyi haklı çıkartırız :P

Şakalar bir yana LEGO Batman (incelemenin okunulabilirliği açısından çoğu kısımda Legacy of the Dark Knight kısmını yazmayacağım), beklediğimden çok daha çabuk çıktı. Oyun daha geçtiğimiz ağustos ayında, Gamescom 2025 etkinliğinde duyuruldu ve aradan bir sene geçmeden piyasaya sunuldu. Keşke her oyun duyurulduktan sonra bir sene içerisinde çıksa da boş boş beklemesek... SANA DİYORUM SKYRIM 2... Pardon Elder Scrolls VI. Bu iğrenç şakayı da oyun çıkana kadar gururla yapmaya devam edeceğimi siz sevgili Goyunlara duyururum.

LEGO Şövalye Yükseliyor

LEGO oyunları konusunda genel bir kanı var. Seyir zevki çoğu kişi için üst düzey olsa dahi oyun olarak çok fazla bir şey sunmazlardı. Bunun sebebi de yıllarca basit oynanışla, LEGO mizahıyla aynı oyunları çıkarmalarıydı. Fakat bir noktadan sonra, tahminimce satışların da düşmesiyle birlikte, TT Games, bir değişikliğe ve yapılanmaya ihtiyaç duydu. Bu sayede de 5 Nisan 2022 tarihinde LEGO Star Wars: The Skywalker Saga oyununu oynayabildik. Hâlâ basit bir yapıya sahip olsa bile önceki oyunlara göre çağ atlamıştı. Ben dahil bir çok kişinin de LEGO Star Wars oyunundan memnun kaldığına inanıyorum. Normal şartlarda her yıl 2-3 oyun pompalayan bu şirketin, yeni yolda sıradaki oyununun ne olacağını çok merak ediyordum. Aradan 4 yıl geçtikten sonra da karşımızda LEGO Batman var...

Peki insanların bu oyuna bu kadar yükselme sebebi nedir? Çünkü özünde baktığımız zaman bir “ÇOCUK OYUNU” olan Lego Batman, sosyal medya içerisinde çok ses getirdi. Bunun başlıca iki tane sebebi var aslında. İlki aslında çok bariz. Batman... Güzel şehir diyorlar daha hiç gitmedim. Gerçekten çok merak ediyorum. Fakat oyun Gotham diye bir yerde, yarasa gibi giyinen, zengin ve şımarık birini anlatıyormuş. Çok büyük hayal kırıklığına uğradım. Halbuki “kaburga dolması” yiyeceğim diye bekliyordum ben 9 aydır.

Bu iğrenç şakanın ardından ise ikinci sebebe gelelim. Az önce de bahsetmiş olduğum yeni yol. Çünkü LEGO oyunları hâlâ çocuklara yönelik oyunlar olarak tasarlansa bile artık mekanik derinlik de bulunduruyor. Star Wars oyununda gerçekten nişan aldığımız bir oynanış olunca çok şaşırmıştım. Burada da benzer şoku, oyunun ilk duyurusuyla birlikte yaşamıştım. Arkham üçlemesiyle birlikte oyun dünyasında devrim yaratmış olan “serbest akış” dövüş sistemini, bu oyunun içerisine entegre etmişlerdi. Hatta önceki LEGO oyunlarında olmayan bir yenilikle birlikte, zorluk seçenekleri olacağını da duyurmuşlardı. Bütün bunlar birleşince de insanlar, büyük bir heyecanla birlikte oyunu beklemeye başladı... En önemli konu ise şu; LEGO Batman gerçekten bu heyecana değdi mi?

Yaralı Bir Şehrin Sembolü Olmak...

Burada Batman’in popüler kültür için nasıl bir sembol olduğundan bahsetmeye gerek duymuyorum. Çünkü 7 yaşındaki komşu çocuğundan tutun da 70 yaşındaki anneanneme kadar herkes kendisini tanıyor. Sonuçta ilk çizgi romanı 1939, filmi 1966 ve çizgi serisi ise 1968 yılında yayınlanmış bir karakter. Bu kadar uzun yıllara yayıldığından dolayı da her bir seri içerisinde farklı versiyonlarını gördük. Meme ucu belli olan kostümleri gibi saçmalıklardan tutun da bir şehrin sembolü olduğu efsanelere şahit olduk.

LEGO Batman: Legacy of the Dark Knight için net bir hikâye özeti yapmamın çok mümkünatı yok. Çünkü oyun tek bir olay sunmuyor. Onun yerine adından da anlaşılacağı üzere, Batman’in nasıl bir sembole dönüştüğünü anlatan bir mirasa saygı duyuyor. Bundan dolayı da ağırlıklı olarak filmleri baz alarak bir senaryo sunmuşlar. Fakat bir çok LEGO oyunundan farklı olarak bunu film film seçilebilir olarak sunmak yerine, hepsini harmanlayıp buluşturmuşlar.

Hikâye, Bruce Wayne’in çocukluğuyla başlıyor. Favori kahramanı olan Gray Ghost’un filmine gitmek için ailesiyle birlikte hazırlak yapan yavrucağımız, inanılmaz neşeli. Umarım hayatım hep böyle devam eder, ailemi çok seviyorum, umarım annem ve babam hiç ölmez tarzında dolaşıyor... Ah be canımın içi... Neyse işte malum olaylar yaşandıktan sonra çok hızlı bir zaman atlaması yaşayarak Bruce’un gençliğine geçiyoruz ve ailesinin ölümüne sebep olan Carmine Falcone’in peşine düşüyoruz.

Kendisini Iceberg Lounge girişinde bulan Bruce, burada şehrin ne kadar kötü bir durumda olduğunu fark ediyor. Kötü yola düşmüş polisler, aklanan kara paralar, dönen yargısızlıklar vesaire vesaire. Tabii burada gözüne çarpan temiz birisi var, o da Jim Gordon. İkisi birlikte Falcone’nin adamlarını bir güzel döverler. En azından dövmeye çalışırlar çünkü Bruce, daha ne eğitim almış ne de tecrübe edinmiş olmadığından dolayı çok da bir şey yapamaz. Sonunda ise Falcone tarafından postalanırlar. O sırada ise sosisli sandviç yiyerek dövüşü izleyen Ra’s al Ghul, Bruce’un altındaki potansiyeli fark eder ve onu eğitime çağırır. Yani The Batman (2022) filmindeki benzer bir sahneyle başlayıp, Batman Begins filmine atlama gibi bir durum var. Her filmi harmanlayıp sunmuşlardan kastım buydu. 

League of Shadows’a katılmak ve eğitim almak için Nanda Parbat’a doğru yola çıkan Bruce, yolda kendisiyle aynı amaçlara sahip olan Talia al Ghul ile tanışır. Burada ise uzun ama gerçekten çok uzun bir eğitim başlar. Bu arada uzunluktan kastım işte aylarca hatta yıllarca eğitim sürer tarzında değil. Bu sekansların toplamı iki saat civarı sürüyor. Hani kendimizi de kandırmayalım, bir noktada çocuk oyunu olduğundan dolayı LEGO Batman, burada insanı çok sıkıyor. Her ne kadar hikâyesel ve mizahsal olarak keyif verse de sanki ilk defa bir oyun oynuyormuşsunuz gibi davranılıyor. Bundan sebeple de bu iki saat sıkıcı geçiyor...

İşte bu sıkıcı eğitimlerin falan ardından Batman oluyorsunuz. Buradan sonrasında ise bir iki istisna haricinde filmleri, Batman’in yaşına göre sıralayarak ilerliyorsunuz. Filmlerde en genci Robert Pattinson olduğundan dolayı The Batman (2022) ile başlayıp, Tim Burton filmleri ile devam ediyorsunuz gibi gibi. Ben bu harmanlanmayı bayağı bir beğendim. Ayrıca her karakterin hikâye ilerledikçe, dönemin filmine göre kostümü falan değişiyor ki bundan dolayı da oyunu bitirene kadar karakter kostümlerine hiç dokunmadım.

Sosyal medyada gördüğüm ve değinmeden geçemeyeceğim bir konuya da girmek istiyorum. Bilmiyorum denk geldiniz mi fakat karakterler konusunda sitem eden bir grup var. İşte efendim neymiş; Batgirl, Jim Gordon ve Catwoman neden melez veya siyahi olmuş??? Şimdi sevgili Goyunlar, bu konuya bir açıklık getirmek istiyorum. Bildiğiniz gibi en güncel film, Matt Reeves’in yönetmiş olduğu The Batman (2022) filmi. Bundan dolayı da gerek Gotham şehrinin yapısı olsun, gerekse de yan karakterler olsun, bu filmden alınma. Aynı zamanda da az önce bahsettiğimiz “en genç Batman” olma muhabbetinden dolayı da yine bu filmden olmak zorundalar. Çünkü burada Batman’in bütün hayatını oynuyorsunuz. 

Şimdi dönelim insanların laf ettiği bu üç karaktere. Bildiğiniz gibi bunlar, filmin içerisinde de bu şekildeler. Hatta filmin kendini kaynak almış olduğu “Batman Year One” çizgi romanında, Zoe Kravitz’in oynamış olduğu Catwoman birebir aynısı. Eee şimdi konu şuraya geliyor; oyunun ilk bölümündeki karakterin ten rengini ikinci bölümde değiştirecekler mi? Tabii ki hayır. Çünkü oyun içerisinde belli bir devamlılık bulunması gerekiyor. Neyse konuyu bir kenara bırakalım. Oyunun hikâye anlatısı da bildiğimiz LEGO mizahıyla birlikte çok keyifli akıyor. 

LEGO Batman’in bu taraflarda en sevdiğim kısım ise, Batman’in gelişimi oldu. Her bir bölüm sonrası yaş alan Bruce, sadece fiziksel olarak yaşlanmıyor. Sesi de derinleşiyor. Oyunun başlarında bildiğimiz Batman sesinden oldukça uzak bir haldeyken, özellikle son bölümde o sesine kavuşuyor. Tahmin edebileceğiniz üzere benzer durumlar yan karakterlerde de yaşanıyor. İşin özeti hem senaryo olarak hem de sunum olarak ben LEGO Batman’den epey bir keyif aldım.

11 Yıl Sonra Yeni Bir Arkham Oyunu...

LEGO Batman: Legacy of the Dark Knight’ın en göze çarpan kısmı olan oynanışa gelelim. Şimdi sevgili Goyunlar, inceleme içerisinde de bir çok kez dediğim gibi, BU BİR ÇOCUK OYUNU! Benim bu konuya sürekli ağırlık verme sebebim, hikâye tarafındaki espriler için değildi. Çünkü oradaki şakalardan bir çoğumuz keyif alıyor. Bunun sıkıntı yarattığı kısım, oynanış tarafı oluyor maalesef... Hani az önce bahsettiğim iki saatlik giriş kısmının sıkıcı olma sebebi bu aslında. 

LEGO Batman oynanış tarafında Arkham serilerini kopyalamış. Hatta Rocksteady’den yaklaşık 23 kişinin de oyuna destek olduğunu, oyun çıktıktan sonra öğrendik. Bu sayıda tam olarak emin değilim çünkü haberi yeniden bulamadım. Zaten tahminimce bu kişiler, Suicide Squad sonrası firmadan ümidini kesmeyen ve yeniden ayağa kaldırabileceklerine inananlardır. Oynanış tarafında da etkilerini hissetmekle beraber tekrar hatırlatırım ki bu bir çocuk oyunu... Bundan dolayı da dövüşler bayağı bir basit geçiyor. Aynı zamanda da derinlik sunamıyorlar. Orijinal üçlemenin de çok zorladığını düşünen biri değilim zaten ama bu bayağı bir kolay olmuş. Çok da başarılı olmayan vuruş hissini de denkleme katınca, bu kolaylığın hızlıca sıkıcılaşması kaçınılmaz oluyor.

Peki burada durumu kurtarması gereken bir hamle yapmamışlar mıydı? Hani şu yeni zorluk getirme muhabbeti vardı? Şöyle bir sıkıntı var o konuda, düşmanların canı haricinde ve daha fazla özel düşman haricinde etki eden bir şey olmuyor. Üç kere vuracağınız bir düşman artık dokuz kere vurunca ölüyor. Evet saydım bu arada. Çünkü bir noktadan kavgaların gereksiz derecede uzayıp sıkmasından dolayı, oyunu klasik zorluğa düşürdüm. Hatta sizlere de tavsiyem oyunu bu şekilde oynamanız. Eğer en zoru seçip oynarsanız gerçekten çok sıkılıyorsunuz. Bir gram şakam yok oyunun zorluğunu değiştirmemle aklımdaki puanın değişmesi de bir oldu. Yoksa daha düşük verecektim baygınlık geçirmeye yaklaştığımdan dolayı.

LEGO Batman’in bölüm tasarımları da klasik LEGO oyunlarından çok farklı değil. Bir yere giriyorsunuz, etrafta çeşitli bulmacalar çözüyor ve insanları dövüyorsunuz. En son ise duruma göre boss ile savaşıyorsunuz ve bölüm bitiyor. Tabii bu oyunların alâmetifarikası, bölümlerin içerisindeki keşfedilebilirleri toplama manyaklığından geliyor. O konuda çok iyi iş çıkarmışlar. Etrafı inciğine cinciğine kadar incelemeden keşfedemeyeceğiniz bir çok toplanabilir var. Ben mesela ilk seferimde çoğunu kaçırdım :P.

Oyunun en önce çıkan kısmı ise açık dünya bir Gotham şehri sunuyor olması. Çünkü dürüst olalım hepimizin hayalidir Batmobile ile o yağmurlu sokaklarda araba sürmek. Şehrin tasarımı ve büyüklüğü konusunda TT Games gayet güzel bir iş çıkarmış. Hatta haritanın içerisini de bayağı bir doldurmuşlar. Riddler bulmacaları, artırılmış gerçeklikle hazırlanan dövüşler, zamana karşı yarışlar, hayvan yakalama, suçlu yakalama, kule açma vesaire vesaire. Yazarken bile nefes nefese kaldım ki daha saymadıklarım var. E tabii buradaki Riddler bulmacalarının falan Arkham serisindeki kadar zor olmadığını tahmin ediyorsunuzdur.

Artırılmış gerçeklik ile yapılmış olan zamana karşı yarışlara bir parantez açmak istiyorum. Burada iki farklı yarış türü var. Bunlardan ilki aracınızı kullanarak yaptığınız, sizleri çok da zorlamayan yarışlar. Sadece araba kontrollerine alışana kadar biraz zorlanıyorsunuz o kadar. Fakat diğer tür olan gezinme yarışları... Hani bu bir çocuk oyunuydu?? Şeytanın oyunu yahu bu! Süzülme ve kanca atma mekaniklerini kullanarak oynadığınız bu tür, beni çıldırttı. İnanılmaz keyifliler ve aşırı zorlar. Hatta canım anama da sorabilirsiniz birkaç sefer yanına gidip mızmızlandım. Evet, bunu yapmak zorunda kaldım...

LEGO Batman’in açık dünyasında gezmeniz için size çok kritik bir tavsiye vermek istiyorum. Öncelikle oyundaki bütün karakterleri açın. Bu da aşağı yukarı oyunun son iki saatinde falan oluyor. Yoksa her şeyi yapamıyorsunuz çünkü her karakterin kendilerine özel yetenekleri var. Zaten toplamda 6 farklı oynanabilir karakter var. Eğer oyunun sosyal medya paylaşımlarına denk geldiyseniz “nasıl ya herkes 7 tane var diyordu??” şeklinde bir tepki vermiş olabilirsiniz. Hem haklısınız hem de haksızsınız. O paylaşımları yapan kişilerin büyük çoğunluğu benim kanımca oyunu oynamak yerine okuyarak haber hazırlayanlar. Çünkü durum şundan ibaret; hem Robin hem de Nightwing var. Bundan dolayı herkes 7 tane olduğunu söylüyor. FAKAAAAT... Bu iki karakter özelliklerinden tutun da ekipmanlarına kadar aynı. Dick Grayson’ın daha çocukken Robin olduğuna tanık oluyor, bölümler ilerledikçe de Nightwing karakterine dönüşümünü görüyorsunuz. Ama işte tek fark boyları ve kostümleri. Bakmayın öyle farklı karakter olarak oyuna koyduklarına. O yüzden bu yanlış anlaşılmaya bir nokta koymak istedim.

Çok Seçenek Annecim

LEGO Batman: Legacy of the Dark Knight, özelleştirmeler tarafında harika bir çeşitlilik sunuyor. Toplamını saymaya üşeneceğim kadar kostüm ve araba çeşitliliği var oyunda. En azından Batman tarafında. İlk çıktığındaki kostümünden, son serisi olan Absolute Batman romanlarına kadar neredeyse her kostümünü koymuşlar. Araçları konusunda da böyle yapmışlar. Fakat yan karakterlerin kostüm ve araç seçenekleri de haliyle daha az. Her yan karakter için aşağı yukarı üç tane araç seçeneği var. 

Bu kostümleri daha da fazla çeşitlendirmek ise kırmızı tuğlaları kullanmışlar. Yeni kostüm falan açmıyorlar yanlış anlaşılmasın. Renk seçenekleri açıyorlar. Ben beyaz renkli kostümleri çok sevdiğimden dolayı oyunu bitirdikten sonra ağırlıklı olarak beyaz beyaz dolaştım mesela. Tabii açtığınız gibi kullanabiliyorsunuz. Ben sadece daha öncesinde dediğim gibi, dönemin Batman hissiyatını yaşamak istediğim için kostümlere oyunu bitirince göz attım. Bu tuğlaları bölümler içerisinden keşfedebilir ya da Bat-Mite karakterinin dükkanından satın alabilirsiniz. 

Benim çok fazla uğraşmayı sevmediğim ama bir çok kişinin hayran kalacağına emin olduğum bir kısım daha var. Batcave’inizi özelleştirebiliyorsunuz. Ben genel olarak hiçbir oyunda kendi üssümle veya evimle uğraşmayı sevmediğim için burada da özel bir şeyle karşılaşmadım. Fakat başka oyunlardan aşağı kalır bir yanı yok. Hatta topladığınız paralarla birlikte mağaranın içerisini genişletip, daha da fazla seçeneğe sahip olabilirsiniz.

İşin Can Sıkıcı Tarafı: Unreal Engine 5

Oyun çıkmadan önce yapımcıların yaptığı bir hata var. Hatta aynı hatayı IOI Interactive de 007: First Light için yaptı. Oyun için sistem gereksinimlerini abartılı bir şekilde yazmak. Günümüz sosyal medya devrinde oyuncular tarafından utanılmasa 8. günah olarak sayılabilecek bu durum, oyunun optimize olmadığının bir göstergesi aslında. Bundan dolayı da insanlar tepki gösterdi. Bu arada her iki firmadan da oyunun çıkışına kala daha düşük sistem isteyeceğine dair güncelleme geldiğini de hatırlatmak lazım.

007: First Light için konu nasıl olacak şimdilik bilmiyoruz çünkü oyun daha çıkmadı. Fakat LEGO Batman tarafında hem mutluyum hem de mutsuzum. Öncelikle grafikler bayağı bir iyi olmuş. Bu kadar iyi gözükmesine hiç gerek yoktu. Çevre dizaynları, yansımalar falan epey güzel gözüküyor. Özellikle de yağmur damlalarının, karakterlerin üzerinde oluşturduğu damlacıklar her seferinde aklımı başımdan almayı başardı.

Fakat oyunun optimizasyonu PC tarafında sıkıntılı olmuş. Amd Radeon RX7800 XT ekran kartıyla, 1440p çözünürlük ve yüksek ayarlarda 60fps’i sabit tutmakta epey bir zorlanıyor oyun. Bakın ultra değil, yüksek... Özellikle çok fazla parçalanma ve yansıma olunca iyice yerlere düşüyor. Oyun zevkini baltalayacak kadar sık yaşanmıyor bu düşüşler bu arada. Ama göze batacak kadar da fazla yaşanıyor. Yani aradaki ince çizgide kalıyor.

BEN BATMAN’İM!

İşin özü LEGO Batman: Legacy of the Dark Knight, beni başında geçirdiğim süre boyunca epey bir eğlendirdi. Özellikle özlediğim LEGO mizahını çok iyi kullanmışlar. Hatta en yakın zamanda The LEGO Batman Movie için bir yeniden izleme planı yapacağım gibi duruyor. Fakat bunun bir çocuk oyunu olduğunu da unutmamanız lazım. Çünkü bu gerçeği hatırlayana kadar ben oyundan bir noktada sıkılmıştım. Sonra bu gerçeği kendime hatırlatınca biraz zihnimde toparlayabildim. Zaten bir çok medyadan da nasıl ve ne kadar keyif alacağımız tamamen öncesindeki beklentilere bağlı olduğundan çok da şaşırtıcı bir durum olmadı.

Tabii bir de unutmadan bahsetmem gereken bir konu var. Bu oyun 70 dolar. Yani sizden bir AAA fiyatı istiyor. Büyük prodüksiyonlu oyunlarla aynı tefeye koyuyor kendini. Her ne kadar oyunu sevmiş olsam bile bu fiyat bence çok fazla. Özellikle bizim ülkede paranın ne kadar zor kazanıldığı denklemini de hesaba kattığımız zaman çok can sıkıcı oluyor. AAA fiyatı istemek yerine şöyle güzelinden bir 50 dolar, üstüne de MENA fiyatlandırması yapılarak 40 dolar civarına satılıyor olsa afiyetle alabilirsiniz derdim. Ama oyunun yerel fiyatlandırma yapmamasını da hesaba katınca, pahalı yav... Bu arada puanı verirken oyunun fiyatını hesaba katmadım. Hatta daha önce hiçbir incelememde de fiyat konusundan bahsetmedim. Siz karar verin yani nasıl pahalı hissettirdiğine.

Her şeyi bir kenara bırakarak ben buradan TT Games’e seslenmek istiyorum. SİZLERDEN BİR RİCAM VAR SEVGİLİ YAPIMCILAR! Sıradaki LEGO oyunu olarak bizlere lütfen Spider-Man’i verin. Lütfen ya... O olmazsa içerisinde Nemesis sistemi bulunan bir Lord of the Rings oyunu da olur.

SON KARAR

LEGO mizahını özlediyseniz ve Batman’i seviyorsanız, keyif alarak oynayabileceğiniz bir oyun olmuş. Ancak bu serinin nihayetinde "çocukları hedefleyen" bir seri olduğunu da unutmayın ve beklentilerinizi de buna göre ayarlayın.

LEGO Batman: Legacy of the Dark Knight
Çok İyi
8.0
Artılar
  • Özlemiş olduğum LEGO mizahı
  • Batman karakterini hâlâ şu mizaha nasıl yakıştırdıklarını çözemiyorum
  • Grafiklerin bu kadar iyi olmasına hiç gerek yoktu
  • Göndermelerin fazlalığı ve hiç sıkmaması
  • Batman külliyatına yapılan bir saygı duruşu niteliğinde olması
Eksiler
  • Oynanış kısmı çabuk sıkıcılaşıyor
  • Performans sıkıntıları mevcut
  • Oyunun oynanabilir “eşsiz” 7 karakter konusunda yalan pazarlama yapması
  • 2026 yılında hala çevrim içi co-op olmaması
YORUMLAR
Parolamı Unuttum