Esoteric Ebb - İnceleme

Infinity Engine ile Disco Elysium ittifakının seçimlerdeki oy oranı: Esoteric bir değerlendirme

Rol yapma oyunları çoğu zaman büyük savaşlar, destansı kahramanlık hikâyeleri, karanlık tehditlerle epik efsaneler etrafında döner. Bazı RYO’larsa oyuncuyu ejderhaların ve kıyamet senaryolarının ortasına bırakmak yerine, hatalarıyla sevaplarıyla içimizden karakterlerin dünyasına davet eder.

Esoteric Ebb ilk gruba selam çakan ama tüm benliğiyle ikinci grubu seçen bir oyun. Görkemli savaş sahneleri beklemiyor bizi bu yapımda. Her biri bir diğerinden tuhaf karakterlerin, oku oku bitmeyen ironik diyalogların ve her köşesinde küçük hikâyeler saklayan bir dünyanın içinde absürtle destansı arasında salınan bir macerada buluyoruz kendimizi. Oyunun büyüsü de işte tam da burada yatıyor zaten. Esoteric Ebb, bizi aksiyonla değil güçlü yazımı, kaliteli mizahı ve eksantrik karakterli dünyasıyla içine çekiyor. Şu ana kadar anlattıklarım size bazı oyunları çağrıştırdıysa (isimlerini aşağıda sayacağım) ve bu oyunlar sizin favori oyunlarınız arasındaysa, doğru yerdesiniz demektir. Esoteric Ebb sizi sevgiyle kucaklayacak ama bunu halüsinasyon ve depresyon arasında gidip gelerek yapacak. Eh, bir RYO sever daha başka ne isteyebilir ki?

Morgda başlayan ezoterik bir macera

Bir kere Esoteric Ebb daha ilk dakikalarında kendine özgü tonunu, dokusunu, çizimlerini, müziklerini, her yere çekebileceğiniz içeriğini, rengarenk karakterlerini ve bol katmanlı dünyasını tüm detaylarıyla açık etmekten çekinmiyor. Ortada makul miktarda bir gizem var elbette ama dünya kurulumu açısından daha ilk andan makineleri çalıştırıyor Esoteric Ebb.

Hikâye, karakterimiz olan Cleric’in morgda gözlerini açmasıyla başlıyor. Nasıl oraya geldiğimizi tam olarak hatırlamıyoruz. Geçmişimizin önemli bir kısmı zihnimizde belirsiz ve parçalı. Ancak hafızamızda kalan birkaç kırıntı bize önemli bir olayı işaret ediyor. O da şehirdeki bir çay evinde gizemli bir patlama olduğu ve bu olayın mutlaka araştırılması gerektiği. Çünkü şehir beş gün içinde tarihinde ilk defa seçime gidecek ve rekabet kızışmış durumda.

Bu küçük ama etkili başlangıç bizleri hikâyenin merkezindeki gizemin içine atıveriyor.

Oyunda geçirdiğimiz ilk birkaç dakikanın ardından anlıyoruz ki, Esoteric Ebb’in anlatısı klasik RYO’larda sıkça karşımıza çıkan iyi ve kötünün kavgası fikrinden farklı bir yol izliyor. Bunun yerine karakterlerin ideolojilerini, kuruntularını, beklentilerini, dertlerini, motivasyonlarını, siyasi görüşlerini (tahmin edebileceğinizden çok daha büyük bir şekilde) ve dünyaya bakışlarını keşfetmeye davet ediyor. Bu bilinçli yaklaşım hikâyeyi yalnızca zaman çizgisiyle birlikte ilerleyen standart bir olay örgüsünden çıkarıp fikirler ve karakterler çatışmasına ve dolayısıyla oyuncunun seçimleri ve bunların sonuçları macerasına dönüştürüyor. Ne kadar güzel anlattım, değil mi? (Okuyucular: Hiçbir şey anlamadık! - Yazar: Güzeeeel!)

Bir kere hikâyenin merkezinde yer alan karakterler arasındaki ilişkiler bu yapıyı epey güçlendiriyor. Özellikle karakterimiz Cleric ile yancısı Goblin Snell arasındaki etkileşim, oyunun ciddi/mizahi tonunu belirleyen ve anlatıya derinlik katan önemli bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Bu ilişki yalnızca diyalogların kalitesini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda oyuncunun dünyayla kurduğu bağı da güçlendiriyor ve nerede olduğunu, ne yapması gerektiğini hatırlatıyor.

Bunun yanında oyunun dünyasına ve karakterlerine serpiştirilmiş politik yapı ve çatışma halindeki fraksiyonlar (statükocular, kapitalistler, sosyalistler, işçi sınıfı, burjuva vb.) yüzeysel bir arka plan olmanın ötesine geçip dünya yaratma ve sosyokültürel bir temel oluşturma görevini layıkıyla yapıyor. Farklı ideolojiler, çıkar çatışmaları ve bakış açıları bize doğrudan aktarılıyor ve bu da anlatıyı daha katmanlı ve ilgi çekici hale getiriyor. Sonuçta hepimizin siyasi görüşleri var ve evet, apolitik olmak da bir siyasi görüştür. Esoteric Ebb, bu hususta size kendi seçimlerinizin ve siyasi eğilim tercihlerinizin başkaları tarafından kabul görebileceğini, desteklenebileceğini, reddedilebileceğini ve hatta engellenebileceğini çok güzel gösteriyor. Bir oyuna bu açıdan bakmak sizde ne gibi hisler uyandırıyor bilmiyorum ama ben siyasi görüşlere dair fikir çatıştırmayı çok severim ve Esoteric Ebb’te bundan kepçe kepçe bulunuyor. Arayıp da bulamadığım ortam! Beni burada bırakın, siz devam edin…

Yazım ve mizah gücü

Esoteric Ebb’in en dikkat çekici ve öne çıkan yanı şüphesiz ki yazımı ve diyaloglarının kalitesi. Epey yazı, diyalog, kitap, tarihçe okumaya hazır olsanız iyi olur.

Diyaloglar iyi yazılmış, karakterler tuhaf ama bir o kadar da akılda kalıcı yaratılmış ve oyunun mizah anlayışı bu karışımı taşımaya yetecek kadar rafine. Yanlış anlamayın sürekli espri kasan karakterler yok karşımızda. Esoteric Ebb’de mizah, karakterlerin doğasından çıkıp içinde bulunduğumuz durumların absürtlüğünden beslenir şekilde yerleştirilmiş. Hiçbir espri için “Bunun yeri mi şimdi?” demiyorsunuz. Yaratılan evrende ve karakterlerin kişiliklerinde bu size son derece makul geliyor. Bu kulağa basit bir işmiş gibi gelebilir ama arkanızda dev bir yazar kadrosu olsa dahi bu tutturulması epey zor bir dengedir. Esoteric Ebb’in ardında devasa bir yazar kadrosu olmadığını hesaba katarsanız oyunun başarısını daha iyi anlayabilirsiniz. (Gerçi Game of Thrones dizisinin arkasında vardı da ne oldu? Neyse konumuz bu değil şimdi) Oyunda öyle anlar oluyor ki oyun sizi bir anda güldürürken, aynı cümlenin peşine beklenmedik felsefi bir tartışmanın içinde bulabiliyorsunuz kendinizi. Ben bu iniş çıkışları, tempo kontrolü anlamında çok sevdim doğrusu.

Benim açımdan oyunun en etkileyici taraflarından biri diyaloglara yedirilen psikoanalitik ve varoluşsal sorgulamalar oldu. Tam görevin önemli bir yerine gelmişken bir anda Freud ya da Jung’un yaklaşımlarının eleştirildiği bir tartışmanın ana aktörü oluveriyorsunuz. Anlayacağınız, Esoteric Ebb zaman zaman oyuncuyu cevaplaması kolay olmayan sorularla baş başa bırakıyor ve sizi içsel bir değerlendirme yapmaya yönlendiriyor. Örneğin ömür boyu hapis cezası almış bir mahkûmun beklenmedik ölümünden sonra bir Cleric tarafından yeniden hayata döndürülmesi halinde cezasının geçerli sayılıp sayılmayacağı gibi normal bir insanın aklına gelmeyecek sorular sayesinde oyun bizi hem düşündürüyor hem de kendine özgü mizahını kullanarak üzerimizde beklenmedik bir etki yaratmayı başarıyor. Şunu net söyleyebilirim ki oyun buna benzer, iyi yazılmış ama aynı zamanda akılda kalıcı diyaloglarla ve saptamalarla dolu ve bu durum oyundaki okumaların hiçbirini atlamama isteğinizi körüklemeyi başarıyor.

Şehir, görev yapısı ve anlatı akışı

Buraya kadar okuduysanız oyuna dair bir fikre sahip olmuşsunuzdur diye düşünüyorum. Başlıktan da nasıl bir oyunla karşı karşıya olduğumuzun ipucunu aldınız zaten. Biraz da içerik kısmına dönersek Esoteric Ebb’in devasa bir açık dünya sunmak yerine yoğun ve karakter dolu bir şehir tasarlamayı tercih ettiğini belirtebilirim.

Şehrin hemen her noktasında, günün her saatinde konuşacak ilginç bir karakter, keşfedilecek küçük bir hikâye ya da beklenmedik bir durumla karşılaşmanız işten bile değil. Bu yaklaşım oyunun keşif hissini oldukça güçlü tutuyor ve bizi de yapacak bir şey bulamama riskinden uzaklaştırıyor.

Görev sistemi de bu doğrultuda tasarlanmış. Klasik RYO’larda görevler liste şeklinde bize sunulurken, Esoteric Ebb görevleri anlatının doğal bir uzantısı haline getiriyor ve ilişkili olanları birbirine bağlıyor. Bir özel dedektifin olayları birbirine bağlaması gibi düşünebilirsiniz. Görevler birbirinden kopuk olaylar ya da karmaşık entrikalar yerine daha akıcı ve ilişkili ilerliyor bu sayede.

İlginç olan şu ki oyun görevler üzerinden dünyasını derinleştirirken ve hikâye akışını sağlarken oyuncuyu detaylarda boğmamayı başarıyor. Evrenin bir geçmişi olduğu hissediliyor, karakterlerin bu geçmişin farkında olduğu anlaşılıyor ancak tüm bu bilgi oyuncuya zorlama bir aşırılıkla yüklenmiyor. Bu da dünya kurulumunu hem inandırıcı hem de erişilebilir kılıyor. Kısaca, yenilikçi ve oyuncu dostu bir yaklaşım benimsenmiş.

Masaüstü RYO kökleri, sistem ve sanat tasarımı

Gelelim Esoteric Ebb’in en güçlü olduğu yönlerin başında gelen tasarımına. Oyunun temelinde masaüstü rol yapma oyunları yatıyor. Yani karşımızda son yıllarda popülaritesi tekrardan artmaya başlayan masaüstünden bilgisayara RYO türünün iyi örneklerinden birisi var. Yazının başlığı iyice anlam kazanmıştır sanırım.

Karakter yaratım ekranıyla başlıyoruz tahmin edebileceğiniz gibi. Karakterimizin tipiyle işimiz yok. Nasıl bir oynanış hayal ediyorsak klasik altı temel özelliği (Strength, Dexterity, Constitution, Intelligence, Wisdom ve Charisma) dağıtarak karakterimizi yaratıyoruz. Kısaca özetlersem: Strength ile kapıları kırabiliyoruz, Dexterity ile tatlı dilin işe yaramadığı anlarda el çabukluğumuzu devreye sokuyoruz, Constitution ile dayanıklılığımızı arttırıyoruz, Intelligence ile daha fazla büyüyü hafızamıza atabiliyoruz, Wisdom ile karşımızdaki kişilerin karakterlerini ve sakladıklarını daha iyi analiz edebileceğimiz diyalog seçenekleri açılıyor ve son olarak Charisma ile karakterleri etkilemeye çalışıyoruz. Klasik masaüstü RYO geleneği oyuna birebir aktarılmış anlayacağınız. Bir skill check durumunda karakterimize atadığımız beceri puanının ekstra katkısının yanı sıra üzerimize giydiğimiz eşyaların etkilerini de hesaba katarak zar atıyoruz ve başarılı olup olamayacağımızı görüyoruz.

Esoteric Ebb işi resmiyete dökmüş olmasa da Dungeons & Dragons 5th Edition’dan epey esinlenmiş bir yapı sunuyor. Bu esinlenme kural kitabına uyum gibi değil aslında. Oyun, 5th Edition kurallarını birebir uygulamak yerine dünya yaratma ve anlatı odaklı bir deneyime uyacak şekilde yeniden yorumluyor. Günceli bir yol gösterici olarak kullanıyor diyebiliriz yani.

Tüm bunların yanı sıra her bir temel özelliğimizin bir içsesi var. Oyun boyunca karşılaştığımız diğer karakterler kadar içseslerimizle de diyalog halindeyiz. Bir skill check öncesi, Dexterity zıplayacağımız kalasın kaygan olduğunu söyleyebiliyor bize. Charisma ayağımız kayar düşerse herkesin bize güleceğini hatırlatıp atlama konusunda emin olup olmadığımızı sorabiliyor. Bunun gibi içsel çatışmalar diyaloglara çok güzel yerleştirilmiş. Bu açıdan bakınca atadığımız karakter özelliklerinin yalnızca sayısal değerler olmadığını görüyoruz. Olaylara farklı bakış açıları kazandıran aktif unsurlar aslında. Bu sayede karakter özellikleri doğrudan anlatının ve oynanışın parçası haline geliyor ve oyun deneyiminin dallanıp budaklanmasına sebep oluyor. Bu yaklaşımın en güçlü sonucu, oyuncuya sunulan özgürlük oluyor elbette. Oyunun hata yapmaya teşvik eden ve hatta yer yer risk almayı ödüllendiren bir yapısı olduğunu da hesaba katarsak yeniden oynanabilirlik bağlamında heyecan verici bir yapımla karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz. Bu da Esoteric Ebb’i lineer bir hikâyeyi anlatan oyun olmaktan çıkarıp gerçek anlamda rol yapmaya dayalı bir deneyime dönüştürüyor. Bu yaklaşım size de bir yerden tanıdık geliyorsa, yalnız değilsiniz demektir.

Esoteric Ebb büyük bütçeli bir yapım değil. Teknik olarak yapabildiklerini oyunun ilk başında anlayabiliyorsunuz. Ancak sanat yönetimi oldukça özel bir kimliğe sahip. Oyunun görsel dili gerçekçi grafiklerden ziyade masaüstü RYO kitaplarının illüstrasyonlarını andıran, kalın çizgiler ve el çizimi hissi taşıyan stilize bir yaklaşımı benimsiyor. Bu estetik tercih, oyunun masaüstü kökleriyle bağını koruduğunu çok güzel belli ediyor.

Oyunun atmosferini tamamlayan önemli unsurlardan biri de müzikleri ve sesleri.

Müzikler, sahnelerin tonunu destekleyen, genelde sakin ama atmosfere uyumlu bir yapıya sahip. Özellikle diyalog yoğun anlarda müzik ve ses oyunun ritmini dengeli şekilde taşıyor ve arka plandaki varlığını hissettiriyor. Anlatı odaklı bir RYO için bu denge oldukça kritik ve Esoteric Ebb bunu da başarıyla sağlıyor. Yaşayan bir şehirde olduğumuzu hissediyoruz ve yoğun okumalarda dahi arka fondaki müzik sayesinde sıkılmıyoruz.

Şimdi gelelim tüm bu bahsettiğimiz detayların bize ne hissettirdiğine ve hangi oyunları hatırlattığına. İzometrik sunum, diyalog ağırlıklı yapı, içsesler, zara dayalı skill check bize direkt Disco Elysium’u hatırlatıyor elbette. Zaten oyunun etiketlerinin başında Disco-like tabirini görüyoruz bu tahlilde. Şunu da açık ve net söyleyebilirim ki Disco-like türünün en iyi örneklerinden birisi var karşımızda. Genel oyun hissi Baldur’s Gate, Planescape: Torment ve Infinity Engine döneminin klasik bRYO ruhunu taşıyor. Yer yer Fallout, Baldur’s Gate 3 oynadığımı hissettiğim anlar da yok değildi. Karakter portreleri ve ikon tasarımları masaüstü RYO illüstrasyonlarını çağrıştırırken, bazı karakterlerde Avrupa çizgi roman geleneğini anımsatan karikatürize bir çizim dili de hissediliyor. Tüm bu detaylar bana o kadar çok hitap ediyor ki, oyunu her açışımda yüzümde bir gülümseme beliriyordu.

Tüm bu özelliklerin birleşimi oyuna hem modern hem de nostaljik bir kimlik kazandırmayı ve tüm RYO severlere ulaşmayı başarıyor.

Ve fakat belirtmek gerekir ki oyunun belki de en büyük eksisi de tam burada karşımıza çıkıyor. Esoteric Ebb’de seslendirme yok. Hiç mi yok? Hiç yok. Türkçe dil seçeneği de yok maalesef. Evet bütçe, evet zaman, evet ek iş yükü ama seslendirmenin oyuna etkisini Disco Elysium: The Final Cut’ta gördükten sonra insan keşke burada da seslendirme olsaymış demeden edemiyor. Bu harika deneyimi bir de Türkçe oynayabilmeyi de çok isterdim açıkçası. Umarım bu konuda ilerleyen süreçte gelişmeler görebiliriz.

Esoteric Ebb’in ortaya çıkış hikâyesi de en az oyunun kendisi kadar dikkat çekici. Yapım büyük bir stüdyo tarafından değil, İsveçli oyun tasarımcısı Christoffer Bodegård tarafından sekiz yıl süren bir süreçte geliştirildi. Christoffer çıkış noktasının Planescape: Torment ile Disco Elysium’un ruhunu bir araya getiren bir RYO yaratmak olduğunu belirtmiş röportajlarda. Bunu fazlasıyla başarılı bir şekilde ortaya koyduğunu söyleyebiliriz. Emeğinin ve iradesinin hakkını vermiş. Yaşadığı finansal sıkıntılar ve oyunun geliştirme sürecinde harcadığı saatlerde akan göz yaşları ve ter damlaları, oyunun her noktasına nüfus etmiş ve bize geçmeyi başarmış.

Yapımda yer alan devasa ama sıradanlıktan uzak yazım hacmine de değinmemek olmaz. Esoteric Ebb için, dile kolay, bir milyondan fazla kelime yazılmış. Bunun kaç kitap edeceğini hesaplamayı size bırakıyorum. Neredeyse tek kişilik dev bir ekibin üstesinden gelmesinin sekiz yıl sürdüğü bir yapım sürecinin sonunda bu kadar kaliteli bir işe imza atmak insanın hayata dair vazifesini yerine getirdiği hissini de beraberinde getirir sanırım. Bu kapsamda, Bodegård’ın bu süreci “ridiculously stupid path” (komik şekilde aptalca bir yol) olarak tanımlaması samimi ve oyunun ne kadar büyük bir tutkuyla hayata geçirildiğini gösteren bir ifade olmuş. Kaçımız böyle bir çılgınlığa girişebiliriz ki?

Sonuç

Özetlersek, Esoteric Ebb, rol yapma oyunlarında nadir görülen bir dengeyi kusursuza yakın ortaya koymayı başarmış. Güçlü yazımı, zekice kullanılan mizahı, yaşayan, tarihçesi olan dünyası ve oyuncuya rol yapma özgürlüğü sunan sistemi bir araya geldiğinde ortaya gerçekten özel bir deneyim çıkmış.

Elbette oyun kusursuz değil. Ana hikâye klasik anlamda epik bir derinliğe sahip değil ve katman katman genişleyen ve filizlenen büyük anlatı kırılmaları yerine daha sade bir yapı tercih edilmiş. Teknik taraftan bakınca da küçük bir ekip tarafından geliştirildiği hissediliyor. Seslendirme eksikliği ve sınırlı dil seçenekleri bu durumun en belirgin yansımaları.

Bu ufak sıkıntılara rağmen Esoteric Ebb’in oyuncuya kişilik sahibi, düşünsel derinliği olan ve unutulması zor bir dünya sunduğu da bir gerçek. Infinity Engine oyunlarının Disco Elysium mekanikleriyle birleştiği bir deneyime dair hayaller kurduysanız, uyanabilirsiniz, çünkü Esoteric Ebb bunu yapmış ve harika da kotarmış.

Rol yapma oyunlarını seviyorsanız ve özellikle anlatı odaklı deneyimlere ilginiz varsa, Esoteric Ebb kesinlikle ama kesinlikle vakit ayırmanız gereken bir oyun.

SON KARAR

Disco Elysium açlığı çekenlere ilaç gibi gelecek bir yapım. FRP grubu bulamayıp masaüstü maceraya atılmak isteyenler de gönül rahatlığıyla bir sandalye çekip katılabilir. Biraz daha prodüksiyon desteği olsa türün zirvesine oynayabilecek bir oyun olurmuş.

Esoteric Ebb
Çok İyi
8.5
Artılar
  • Tarihçesiyle birlikte yazılmış harika evreni ve uyumlu karakterleri
  • Disco-like türünün en güçlü örneklerinden biri
  • Esinlenilen oyunların hepsinden bir parça sunmayı başarması
  • İyi yazılmış metinleri, doğru zamanda doğru şekilde patlayan espriler
  • Masaüstü RYO havasını teknik ve sanatsal açıdan yansıtabilmesi


Eksiler
  • Seslendirme yok
  • Türkçe dil seçeneği yok
  • Küçük bir ekipten çıkmış olduğu hissediliyor
  • Ana hikâye biraz daha epik olabilirdi


YORUMLAR
Atlas Estrella
31 Mart 2026 18:31

Dil desteği için şöyle bir açıklama yapmış adamlar: "Esoteric Ebb şu anda 750.000 kelimeden fazla içeriyor (bu, Yüzüklerin Efendisi üçlemesinin tamamından bile fazla!). Bu nedenle, oyunun yerelleştirilmesi bizim için çok maliyetli bir iş olur. Bunu gerçekten çok isteriz ve bu ihtimal dışı değil, ancak o aşamaya gelebilmemiz için oyunun son derece başarılı olması gerekiyor. Aynı şey seslendirme eklemek için de geçerli."

Parolamı Unuttum