Buralar da pek bir sıcakmış
Devamını oku[Neden Çok Sevdim köşemizde etkisinden uzun süre çıkamadığımız oyunları, bizi en çok etkileyen yanlarıyla birlikte anlatmaya çalışıyoruz.]
Bir insan hayatına kaç tane hobi sığdırabilir? Bunu gerçekten soruyorum. İçinde bulunduğumuz bu “hard kapitalist” dünyanın çarkları nefes almayı ve hobilerimize odaklanmayı imkansız hale getiriyor. Yoğun çalışma takvimim ve işlerim nedeniyle şahsen ben kalan vaktimi kitaplara, Lego’lara ve oyunlara ayırmayı tercih ediyorum.
Fakat zaman sizi bekleyen bir konsept değil. Hayat devam ederken kaçırdığınız şeyleri sonradan gördüğünüzde büyük bir hayal kırıklığı yaşamanız normal. En azından Warhammer 40K ile 33 yaşında tanıştığımda bunu hissettim. Beni bu kadar etkileyebilecek bir külliyatın yanı başımda olduğunu fark etmemiş olmak canımı büyük sıktı.
Aklımı başıma getiren ve beni İmparatorun yoluna düşüren ise Space Marine 2 oldu.
For the Emperor!
Horde-shooter döngüsünü benim gibi küçük arkadaş grubu olan okuyucularımız yakından tanır. Bir dönem Deep Rock Galactic’le başlar, Helldivers 2’ye zıplar ve oradan Darktide’a geçersiniz. İşte benim için bu döngünün son durağı Space Marine 2 oldu.
Çıkış yaptığı günlerde grubumuzla satın aldığımız oyun en başta Darktide’ı anımsatmış fakat daha yoğun aksiyon hissiyle bizi zapturapt altına almıştı. İşin komik yani, temel olarak hiçbirimizin ne oynadığından haberi yoktu. Darktide da bir 40K oyunu olmasına rağmen “lore” konusunda beni çekmeyi başaramadı.
Ekip olarak Darktide oynamış olsak da ne oynadığımıza dair bir bilgimiz olmadığı için bu külliyata bağlanmak pek mümkün olmadı. Zaten tercihen Helldivers 2 oynuyor, Darktide’ın zorluğundan sık sık yakınıyorduk. Fakat Space Marine 2, bu durumu tamamen değiştirerek beni devasa bir külliyatın içine soktu.
Peki Space Marine 2 bunu nasıl yaptı? Bunun birden fazla cevabı var.
İlk sırada, oyunu açtığınızda yüzünüze çarpan testosteron kokusu elbette. Herhangi bir erkek soyunma odasından hallice hissettiren oyun, tüm mekanikleri ile de bu hissi arşa çıkartıyor. Çıplak elle Xeno’ları paramparça ederken yüzünüzde amansız bir gülümseme beliriyor ve kendinizi oyunun ellerine bırakıyorsunuz.
İlk Space Marine oyununu oynama fırsatım olmadı fakat anladığım kadarıyla temel mekanikler ikinci oyunda da korunmuş ve geliştirilmiş. Oyunun hikayesinde efsanevi Titus’u ve ekibini canlandırıyoruz. Tabii ki hikaye konusunda çok da güçlü bir oyun değil Space Marine 2 lakin ana görevler sizi, “gelecek şeylere karşı ısındırma” konusunda oldukça iyi.
İkinci sırada da tepeden tırnağa zırhlanmış, tek görevi imparatora hizmet ve bu hizmet yolunda ölmek olan Space Marine’lerin karizması var elbette. Bunlar Darktide’da oynadığınız “Reject’lere” benzemiyor. Artık sistemin en dibinde değil, en tepesindesiniz. Ve karakterler bunu size dibine kadar hissettiriyor.
Her Chapter gibi oyunda da standart sınıflarımız var. Bu sınıfların farklı yetenekleri ve silahları bulunuyor. 26’sı itibariyle listeye bir de Techmarine eklenecek -ki oldukça eğlenceli görünüyor sabırsızım.
Üçüncü sırada da bu karakterleri geliştirme ve güçlendirme tutkusu var tabii ki. Tüm karakterler 4 kez, 25. seviyeye gelebiliyor. “Prestige” adı verilen bu sistemde 25. seviyeye geldiğinizde ilerlemenizi sıfırlıyor, size verilen dört güçlü pasif yetenekten birini seçebiliyorsunuz. Geri kalan yeteneklerin tamamını da 25 oldukça açabiliyorsunuz. Dürüst olayım, bu kısım Space Marine 2’nin en çabuk tekrara düşen kısmı. Fakat oynanışı bir kez sevdiğinizde, tüm silahları ve karakterleri seve seve kasıyorsunuz.
Silah demişken silahlardan da bahsedeyim. Oyundaki silahların kendilerine has perkleri ve buildlere özel yetenekleri bulunuyor. Buna bir de “Heroic” silahlar ekleniyor. Bu silah tiplerini sadece Stratagem görevleri ile alabildiğiniz “methiye” puanları ile satın alabiliyorsunuz.
Yani ufak da olsa bir çeşitlilik de sunuyor oyun size.
Kaos
Fakat asıl bağımlılık yaratan şey oynanış. Perfect dodge ve parry mekaniğine bir kez alıştığınızda, daha önce yaşamadığınız bir haz seviyesine ulaşıveriyorsunuz. Tabii buna bir de execution sistemini eklemek lazım. Düşmanlarınız kırmızı kırmızı yanarken bitirici vuruş atabiliyor ve kalkanınızı doldurabiliyorsunuz.
Space Marine 2 zor, gerçekten çok zor bir oyun. Özellikle yüksek zorluk seviyelerinde aynı anda birden fazla Extremis ve Terminus seviye düşmanlar ortaya çıkabiliyor. Bu durumda en güçlü takımların bile ayakta durması imkansız hale geliyor. Fakat unutmayın, göreviniz son nefesinize kadar imparatora hizmet etmek.
Bu zorluk seviyesi, görevi bitirebildiğiniz zaman sizi gerçek bir savaştan çıkmış gibi hissetmenizi sağlıyor elbette. Kendinizi bir süper kahraman gibi hissederken kendinize şunu soruyorsunuz “Ben bu külliyatı nasıl kaçırmışım?”.



















