Son yıllarda koca koca firmaların oyun dünyasını nasıl da krizden krize savurduğunu izleyip duruyoruz. "Daha kötüsünü yapamazlar" demeye fırsat bile vermiyorlar. Birisinin attığı adıma ilişkin eleştiriler alevlenirken, diğeri "Durun, ben daha beterini yapacağım" der gibi, tartışılacak bir başka hamleyle çıkıyor karşımıza. Geçtiğimiz haftalarda yaşananlar tam da bu şekilde değerlendirilebilecek şeyler.
Kara haberlerin ilki, Xbox cephesinden geldi. Çok büyük bir işten çıkarma dalgasının kapıda olduğu, en az 5 stüdyonun kapatılacağı ile ilgili iddialar sardı dört bir yanımızı. Xbox, şimşekleri üzerine çekecekti ki, Sony, "Durun, beni de es geçmeyin" diyerek çıktı sahneye. 2028'den itibaren yeni PlayStation oyunlarının disk versiyonlarının gelmeyeceğini ilan ettiler. "Fiziksel oyunların tabutuna bir çivi de biz çakalım" dediler herhalde.
"Eğilimler bu yönde. İnsanlar artık dijital oyun almayı tercih ediyor" gibi argümanlarla açıklanan bu karar, tahmin edilebileceği gibi oyuncu topluluğundan hiç de olumlu tepkiler almadı.
Sony, şimdilik sessizliğe gömülmüş görünüyor. Herhalde Xbox cephesinden resmi açıklamanın gelmesini, böylece şimşeklerin bir kez daha Microsoft'a yönelmesini bekliyorlar. Fakat oyun severlerin bu konuyu kapatıp gitmeye niyeti yok gibi.
Change.org'da Sony'ye yönelik olarak "Diskleri Öldürmeyin" adıyla bir kampanya başlatıldı. Kampanya sadece 4 gün içerisinde 100 bin imzayı geride bırakmış bulunuyor. Güncel sayıya bakıldığında da toplanan imzaların 120 bini geçtiği görülüyor.
Sony'nin aldığı karar oyun dünyasından, siyasetten, sivil toplum kuruluşlarından vb. birçok ismin de tepkisini çekmiş durumda. Bu tepkiler bir sonuç verir mi, bilemiyorum. Geçtiğimiz dönemlerdeki örnekler çok da umut vermiyor açıkçası. Ama yine de insanların bu konuyu önemsediklerini, seslerini yükselttiklerini görmek güzel.
















