South Park: Fractured But Whole - İnceleme

Fractured Butt Mı Hole?

Neredeyse 20 yıldır inceleme yapmama rağmen bu incelemeye başlarken kendimi bir başka gergin hissediyorum. Niye mi? Bunu gerçekten soruyor musunuz? Çünkü South Park hayranları kimselere benzemez, mmkaaay? Beğenmedikleri bir şey olursa adamı valla linç ediverirler. Durun en iyisi buna karşı baştan önlemimi alayım: Fractured But Whole olmuş, vallahi de olmuş, çok da iyi olmuş. I ıh? Kesmedi mi? O zaman dikkat dağıtmak için ortaya bir osuruk bombası atayım da öyle kaçayım (hiiiii, osuruk dedi!).

South Park televizyon tarihinin gelmiş geçmiş en ofansif animasyon dizilerinden biri, hatta bir numarası. Buna karşı çıkacak biri olduğunu sanmıyorum. Trey Parker ve Matt Stone zencilerden yahudilere, tanrıdan Kanye West'e, dinden eşcinsellere kadar hiçbir temaya ve hiçbir kişiye dokunmaktan çekinmiyor; ünlüymüş, ünsüzmüş, değerliymiş, kutsalmış, bunların hiçbir önemi yok. Dolayısıyla South Park'i beğenerek izliyorsanız Fractured But Whole'da karşılaşacağınız hiçbir şeye de alınganlık gösterme gibi bir lüksünüz yok. Fuck'ların havada uçuştuğu bir oyun deneyimine hazır olsanız iyi edersiniz; hem de bu sadece "lanet olsun adamım!" tarzı fuck'lar da değil baştan söyleyeyim. Bu yüzden satırlarımda sansür uygulamadığımı görünce şaşırmayın, ana karakterinin ismi Buttlord olan bir oyunu oynamak üzeresiniz yahu, dahası mı var?

Evet, dahası var. Oyunun daha ilk saati içerisinde girdiğiniz kilisedeki rahip sizi korkularınızla yüzleşmeniz için karanlık bir odaya kapatacak ve dahasını yanınıza usul usul sokulan iki pedofil rahipten anlayacaksınız. Bu dost canlısı katolik rahipler yalarım edalarıyla, kucakla bakalım babanı fısıltılarıyla, kıçlarından çıkardıkları kamçılarla çıkacak karşınıza. Yani benim burada söyleyeceklerim, oyunda göreceklerinizin yanında minnacık kalır. Bu yüzden seçtiğim kelimelere takılmamanızı öneririm. Çünkü burası South Park bebeyim!

Fractured But Whole gerçekten de bundan 3 yıl önce çıkan Stick of Truth'un devamı gibi hissettiriyor. Orada bizim çocuklar fantastikçilik oynuyordu, burada da süper kahramancılık oynuyorlar. "-cılık" diyorum çünkü biliyorsunuz ki bunların tümü de çocukların hayal gücünün eseri. Dolayısıyla kuralları da hayal gücü belirliyor. Kyle'ın "ben de Human Kite olucam banane" diyen mızmız kuzeni "ya ama ben mola demiştim ki" diyerek sıranızı çalabiliyor örneğin. Çünkü oyun dediğin budur işte, birşeyleri varmış gibi yaparsın ve koyduğun kurallara uyarsın. Eğer kırmızı legolar lav dendiyse o legolara basamazsın, basarsan yanarsın. Fractured But Whole bazen neyin hayalgücü, neyin gerçek olduğuna dair kafada soru işareti bıraksa da yaşanan her şeye çocukların kendi aralarında oynadığı bir oyun gözüyle baktığınız an taşlar pat pat yerine oturuyor. Yoksa heyecanlı bir savaşın ortasında "araba geliyor!" diye kaldırıma kaçışmalarını, sonra da kaldıkları yerden devam etmelerini nasıl açıklardık ki?

Nereden çıktı bu süperkahramancılık sorusunun cevabı aslında South Park'ın kendisinde gizli. 14. sezonun 11. bölümünde Cartman'ın süperkahraman kimliği The Coon kendisine bir ekip kurmuş ve ismini de Coon and Friends koymuştu. Ama oyuna da konu olan asıl olayları bu ayın başlarında yayınlanan Franchise Prequel bölümünde izledik. Ya zaten bir şey söyleyeyim mi, normalde South Park izlemiyorsanız bile şu bölümü bir izleyiverin. Çünkü oyun tam da o bölümden sonra başlıyor ve böylece neyin ne olduğunu daha rahat anlayabiliyorsunuz. Bizim çocukların derdi aslında kötülerle savaşmak falan değil. Cartman'ın "büyük güç beraberinde büyük sorumluluk getirir" sözünü çarpıtarak "hatun ve para getirir" deyişinden de anladığımız üzere ünlü olmak ve bir Netflix dizisi yardımıyla süperkahraman serisi başlatmak. Ama Fractured But Whole'un hemen öncesinde filmlerle ilgili bir anlaşmazlık sonucunda grup dağılıyor, Cartman'ın grubundan ayrılan Doctor Timothy, Toolshed, Tupperware ve Wonder Tweek, Mysterion (Kenny) önderliğinde  Freedom Pals adında kendi gruplarını kuruyor. Kalanlar Cartman'ın yanında kalıyor ve biz de zaten o sırada oyuna başlıyor ve Cartman'ın yanındaki yerimizi alıyoruz.

Tabi Netflix dizisi kapmak öyle kolay iş değil, ekibin tanınıp ünlü olması lazım. Biz de kendimizi bu amaçla kayıp bir kediyle başlayan ama sonrasında çok değişik olaylarla karşılaştığımız eğlenceli bir hikayenin içinde buluyoruz işte. Bir yandan da ismimizi duyurmak için South Park kasabasında dolaşıp görevler yapmaya, tanınmaya, takipçi sayımızı arttırmaya çalışıyoruz. Instagram çakması Coonstagram için tanıştığımız yeni kişilerle selfiler çekiyor ve git gide daha popüler hale geliyoruz. Biliyorsunuz işte, günümüzde artık şöhret dediğin şey sosyal medyada ne kadar takipçin olduğunla belirleniyor. Tabi öyle istediğimiz herkes bizimle resim çektirmiyor; biri kalkıp ben ayık kafayla selfi çekilmem diyor, goth'un biri ona yardım edene selfi isteğinize 'ne kadar da banalsın' diye cevap veriyor falan. Şöhret aslanın ağzında anlayacağınız.

Aynı Stick of Truth'ta olduğu gibi kendi karakterimizi dilediğimiz gibi tasarlayabiliyoruz ama bu sefer yalnızca giysiyle sınırlı değiliz, karakterimizin cinsiyetinden tutun da ten rengine, zayıflığından (çünkü her süperkahramanın bir zayıflığı vardır) cinsel eğilimine kadar pek çok detaya oyunun başlarındaki görevler eşliğinde karar verebiliyoruz. Örneğin okula gittiğimizde Mr Mackey bize cinsiyet ile ilgili çeşitli sorular soruyor, isterseniz transeksüel bir karakter bile seçmeniz mümkün. Mosquito'nun yanına gidiyorsunuz, orada kendisinin Raisins kızlarına karşı zayıflığını görüyor ve karakterinizin zayıflığına karar veriyorsunuz. Yani tüm seçimler oyuna harika biçimde yedirilmiş, yapay durmuyor.

Oyunda birbirinden farklı on sınıf bulunuyor ama en başta sadece Speedster, Brutalist ve Blaster arasından seçim yapabiliyoruz. Assassin, Cyborg, Elementalist, Gadgeteer, Martial Artist, Plantmancer ve Psychic sınıfları sonradan açılıyor (özellikle Plantmancer sınıfına şans vermenizi öneririm) ve sınıflar arasındaki farklar gerçekten de çok çok iyi. Stick of Truth'ta bu farklılığı pek hissedemiyorduk, ama Fractured But Whole sınıflar arasındaki ayrımı net biçimde yaşatıyor.


Fractured But Whole'un savaş sistemi Stick of Truth'tan daha gelişmiş, çünkü artık işin içinde ızgara sistemi de var. Sıra bize geldiğimizde savaş alanındaki farklı karelere gidebiliyoruz ve gitmemiz de gerekiyor çünkü her saldırının etki ettiği kare ve menzili birbirinden farklı. Eğer saldırımız iki ilerideki kareye etki ediyorsa karakterimizi buna uygun biçimde yürütmemiz gerekiyor; bu da oyunun savaşlarına Stick of Truth'ta olmayan bir stratejik boyut kazandırmış. Tabi bu sistemin de kendine göre eksileri var. Mesela Brutalist'i ele alalım, yüzünün dönük olduğu bitişik kareye yumruğu çakıyor mesela. Ama bu sadece sağ ve sol ile sınırlı, üst veya alt karede bitişiğinizde biri varsa ona vuramıyorsunuz; illa karakterinizi onun sağına veya soluna götürmeniz gerekiyor. Üst ve alt karelere etki eden saldırı cinsleri de var elbette, ama yine de bu durum elinizdeki seçeneklerin azalmasına neden oluyor. Bu sistemde sevmediğim tek şey buydu sanırım.

Savaşlarda yine Stick of Truth'ta olduğu gibi Summon çağırabiliyoruz ve ilk öğrendiğimiz summon da Musa oluyor. Evet, bildiğimiz Musa Peygamberin South Park versiyonu olan o sanal varlık işte. Mesela Musa tüm takımı iyileştiriyor, Classi arabasıyla milletin üzerinden geçiyor. Bu ikisini hikaye sırasında açıyorsunuz, Gerald ile "Jimbo and Ned" ise yan görev tamamlamanızı gerektiriyor. Savaşlar sırasında karakterler arasında geçen diyaloglar çok ama çok iyi, içinde bulunduğumuz duruma ve grupta kimlerin olduğuna göre her seferinde farklı farklı komik konuşmalar duyuyoruz. Mesela Wendy ile Stan aynı savaş alanındayken iltifatın bini bir para oluyor. Hikayenin parçası olan savaşlardaki diyaloglar zaten yine olağanüstü, yani bir yandan striptizcilerle kapışıp bir yandan da kahkahalarla gülebilmek çok acayip bir şey. Ayrıca bosslarla kapışırken alışılagelmiş mekaniklerin dışına çıkılması oyuna ayrı bir eğlence katmış.

Ha bir de unutmadan, sevgili Morgan Freeman'dan (ki kendisi Freeman's Tacos'ta çalışıyor) öğrendiğimiz bir detay var: Zaman Osurukları. Oyunda öğrenebileceğimiz üç farklı Zaman Osuruğu var ve bunlar sayesinde gerek zamanı manipüle edip düşmanın sırasını geçirebiliyor, gerek zamanı durdurabiliyor veya karakterimizin farklı bir versiyonunu çağırabiliyoruz. İşte bunların hepsi oyuna fazladan stratejik katman ve eğlence getiren şeyler.

Fractured But Whole'un haritası Stick of Truth'a haliyle çok benziyor çünkü haliyle South Park'te neyin nerede olduğu belli. Gözüme bir iki yenilik çarptı ama bunlar daha çok diziyi izleyenlere hitap eden şeyler. Fractured But Whole'da "fan-service" diyebileceğimiz ve dizinin hayranlarını heyecanlandıracak tonla minik detay var. Mesela Kanada yolundaki Member Berry çiftliği gibi :) Member Berry'nin ne olduğunu biliyorsanız bununla ilgili tüm esprileri yakalıyor ve kendinizi "I 'member" esprilerine katılırken buluyorsunuz. Zaten bu Member Berry'ler çoğunlukla önceki oyuna veya dizinin çeşitli bölümlerine atıflar yapan şeyler söylüyorlar. Ya da çok hoşuma giden farklı bir örneği paylaşayım: Oyunun daha en başında Cartman'ın bodrumuna inmeniz lazım ama bunun için önce odasında günlüğünü okuyor ve kapının şifresinin, öhöm, Fuck You Mom olduğunu öğreniyorsunuz. Ama bakın baştan uyarmıştım sansür yok diye. Eğer çakallık yapıp da günlüğü okumadan bu şifreyi girerseniz ne oluyor biliyor musunuz? Ekranın köşesinde New England Patriot'un koçu Bill Celichick gibi giyinmiş halde Cartman çıkıyor ve "Hey Tom Brady, oyunu oynamak mı istiyorsun, yoksa hayatının sonuna kadar hileci bir kaltak olarak tanınmak mı?" diyor. Bu doğrudan 19. sezonun 1. bölümü olan Stunning and Brave'e yapılan bir atıf, o bölümde Cartman rüyasında kendini Tom Brady olarak görüyordu ve koç da yine aynı giysiyle bu kabusun içindeydi. İşte bunlar South Park severleri mutlu edecek dokunuşlar.

Oyunun belki de en iç rahatlatan yanı Obsidian'ın eksikliğini aratmıyor oluşu. Ubisoft ikinci oyunu San Francisco stüdyosuna emanet ettiğinde doğal olarak kafalarda soru işareti oluşmuştu ama görünen o ki stüdyo önündeki örneği çok iyi analiz etmiş ve ufak tefek yeni oyun mekanikleri haricinde ilk oyunun ruhunu aynen korunuş. Bir tek başta da dediğim gibi iki oyun birbirine çok benzediği için bambaşka bir deneyim yaşamak isteyenler hayal kırıklığına uğramış olabilir diyeceğim ama bunu neden isteyesiniz ki? Yine de bir miktar tepki almayı da göze alarak (Obsidian fanboyu diye bir gerçek var çünkü) şunu söylemem lazım, Fractured But Whole'un rol yapma içeriği Obsidian'ın Stick of Truth'un önüne geçmiş ki bu da son derece güzel bir gelişme. Üzgünüm Obsidian, ama gerçek bu.

Tabi şu da bir gerçek, bu oyunu nasıl değerlendireceğiniz tamamen Stick of Truth'un sizde bıraktığı iz ile doğru orantılı. Gerek Stick of Truth'u, gerek Fractured But Whole'u iki farklı South Park bölümü olarak izlediğinizi düşünün. Ben ikincisine hasta olurken siz ilkinin gelmiş geçmiş en iyi South Park bölümü olduğunu iddia edebilirsiniz rahatça. Zaten şuraya 100 tane South Park hayranı toplayıp en sevdiği bölümü sorsak muhtemelen 100 farklı cevapla karşılaşırız. Yani benim hastası olduğum şeyler sizin hoşuna gitmeyebilir, hikayeyi eğlenceli bulmayabilirsiniz bile. Ah işte, zevkler ve renkler...

Yalnız ben oyunun yardım sistemini biraz aşırı buldum. Fractured But Whole zaten zor bir oyun değil, sanırım öyle olmak gibi bir iddiası da yok. Ama buna rağmen oyun işinizi kolaylaştırmak için elinden geleni yapıyor. Mesela çeşitli yerlerde normalde aşamayacağınız engellerle karşılaşıyorsunuz ve bunları anca oyunda ilerleyip de gerekli olan Combat Buddy'i açtığınız zaman aşmanız mümkün oluyor. Ancak o noktadan sonra bu engellerin bir anlamı kalmıyor, daha doğrusu 'burada ne yapacağım' diye düşünmüyorsunuz çünkü hepsi birbirinin aynı. Lav legolarından kurtulmak için Toolshed'in yardımını kullanmanız gerektiğini oyun zaten size bir şekilde gösteriyor, ya da ağır bir engelle karşılaştığınızda Captain Diabetes'in yüzüne osurmanız kafi (hoş aynı şeyi birisi size yapsa siz de önünüzdekileri kırıp dökerdiniz). Bunun kötü bir şey olduğunu söylemiyorum ama biraz daha zorluk, çözülmesi azıcık daha zor bulmacalar da pek fena olmazdı.

Belki hatırlarsınız, Stick of Truth'ta Chinpokomon gibi eşya avı görevleri vardı. Fractured But Whole da bu konuda geri kalmıyor. Sağdan soldan toplayabileceğiniz ve çeşitli eşyalar üretmek için kullanabileceğiniz yüzlerce nesneye ek olarak dizinin 19. sezonundaki Tweek x Craig bölümüne atıf yapan resim bulmaca avı var. Tweek ve Craig'in yaoi tarzında (yaoi'nin tam olarak ne olduğunu öğrenmek istiyorsanız Gugıl amcaya sorun) çizilmiş resimlerini bulmaya çalışmak eğlenceli bir uğraş ve insanı girilmedik ev bırakmamaya teşvik ediyor.

Fractured But Whole'un en iyi başardığı şey kendinizi gerçekten de South Park dünyasının içindeymiş gibi hissettirmek. Seslendirmeleriyle olsun, grafikleriyle olsun, girdiğiniz her evde tuvaleti ziyaret edip hatıra bırakabilmekle olsun bazen oyun oynadığınızı unutup kendinizi South Park'ın uzun bir bölümünü seyrediyormuş gibi hissediyorsunuz. Coonstagram ile selfiler çekmek ve kazandığınız takipçilerin günlük mesajlarını okumak bile çok büyük keyif ve bu 'ait olma' duygusunu körüklüyor işte.

Fractured But Whole'u kusursuz bir oyun olarak nitelendirmek elbette mümkün değil, sağda solda ufak tefek hatalarla karşılaşabiliyorsunuz. Yine de bunların hiçbirisi de size "aman biraz kapatayım şu oyunu" dedirtmiyor. Aksine oyun o kadar eğlenceli ki saatlerin nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz bile (ki bunu Stick of Truth oynarken zaman zaman sıkılmış biri olarak söylüyorum). Ubisoft'un son zamanlardaki en iyi işlerinden biri olan bu oyunu başta South Park hayranları olmak üzere herkese tereddüt etmeden önermek istiyorum ama tam o sırada da gözüm 210 liralık fiyat etiketine takılıyor. O paraya Netflix'te orijinal dizi başlatıp Coon and Friends'e rakip olmak var aslında.

 

Artılar:

  • Yeni savaş mekanikleri oyuna fazladan stratejik bir derinlik getirmiş.
  • Karakter sınıfları arasındaki farklılıklar çok bariz, bu da gerçekten farklı karakterlerle oynuyormuşsunuz gibi hissettiriyor
  • Boss savaşları acayip eğlenceli; kiminde ezilmekten kaçıyor, kiminin kafasını iyi yapmaya çalışıyorsunuz
  • Dizinin çeşitli bölümlerine yapılan atıflar kesinlikle çok zekice. I 'member that episode!
  • Sansür yok, saf South Park havası var

Eksiler:

  • Hikaye özellikle de başlarda çok ağır gelişiyor, bu da bazı oyunculara sıkıcı gelebilir
  • Özellikle de zaman osurukları kullanımında ufak tefek sıkıntılar yaşanabiliyor (bende bir ara sesler gitti mesela)
  • Coonstagram'ın potansiyeli iyi değerlendirilmemiş, farklı tür selfiler çekebilsek ne güzel olurdu
  • Bazı yerlerde siyah ekran sorunu oluyor
NOT: 8.6

Son Karar: Fractured But Whole kendine has bir havası olan, oldukça komik ama uzun bir South Park bölümü gibi. Hele ki sıkı bir South Park hayranıysanız yakaladığınız ince detaylar keyfinize keyif katacak.

Oyunu, Türk Telekom faturanıza 12 ay taksit ile, Playstore'dan satın alabilirsiniz.

Başa dön
YORUMLAR
Parolamı Unuttum