Ön İnceleme - Marathon

Doktor, ne kadar ömrümüz kaldı??

Extraction Shooter oyunlara olan ilgimden dolayı da uzun zamandır bu anı bekliyordum. Hani şöyle söyleyeyim; Arc Raiders çıkmamış olsa, bu oyunu ağzımdan sular akarak oynuyor olurdum. Çünkü bu türde yeterince seçenek yok ya. Şu ana kadar sadece “Escape from Tarkov” vardı ki, artık durum bundan ibaret değil. Son zamanlardaki ilgi sayesinde, bu tarzda daha fazla oyun görmeye başladık ki ben çok mutluyum. İşte bir çok kişinin dalga geçtiği ama benim hevesle beklediğim Marathon ise artık çıkmaya çok yakın. Geçtiğimiz hafta sonunun büyük bir bölümünü, “server slam” testi açılmış olan Marathon’u oynayarak geçirdim.

Burada oyunun kendisine geçmeden önce bahsetmem gereken çok önemli birkaç detay var. Başlıktan da anlayabileceğiniz gibi, bu bir ön inceleme. Yani detaylara falan girmekten ziyade ilk bakışta neler hissettirdiğinden konuşacağız. Oyunun tam incelemesi ise çıkışından bir süre sonra, Mart ayının sonlarına doğru gelecek.

Karanlığı Sadece Silahınızın Ateşi Aydınlatacak...

Az önce dediğim gibi, hikâye gibi detaylara tam inceleme içerisinde güzelce gireriz. Fakat şimdilik girmemiz gereken kısım, oynanış ve hissiyat tarafları. Fragmanlarda falan zaten görsellik açısında gayet güzel gözüküyordu. Fakat oynanış tarafında biraz şüphelerim vardı. Çünkü bir “olmamışlık” hissiyatı veriyordu. Ama yine de işin içinde yıllardır harika işler çıkarmış bir firma olduğu için inanmayı asla kesmedim.

Bungie... Bu adamların kötü bir oynanış yapma şansı yok zaten. Boşu boşuna yıllardır bu sektörde değiller. Özellike "silah oynanışı" tarafında inanılmaz iyi iş çıkarmışlar. Silahların hissiyatları, geri tepmelerine etmeniz gereken dikkat seviyesi falan epey güzel ayarlanmış. Her biri de birbirinden farklı oynanışa sahip olmayı başarmış. Fakat bunlara rağmen silah çeşitliliği bana şimdilik çok yeterli gelmedi. Umuyorum ki Bungie, yol haritasında yeni silahlar da düşünmüştür.

Silahları kullandığımız kısım olan çatışmalarla devam edelim. Yapay zeka düşmanlar, gerçekten bir "zeka" sahibi olduğunu hissettiriyor. Öyle sadece “sizin üstünüze koşayım, salak salak ateş edeyim” gibi hareketlerden ziyade, sizi zorlamak için taktik kasıyorlar. Bir tanesi el bombası ile sizi köşeye sıkıştırırken, bir diğeri kanattan saldır yapıyor. Hatta "boss unit" olan taraflarda proximity chat taklidi yapan düşmanlar falan var ki, ÇOK KORKUNÇ. ALTIMA ETTİM İLK DUYDUĞUMDA...

"Hero (bu oyundaki adı ile Shell)" yani kendilerine has özellikleri olan karakterle oynama fikri beni hem heyecanlandırıyordu hem de geriyordu. Çünkü çoğu oyun bunu denemeye kalkıyor, sonrasında da can sıkıcı deneyimler yaşatıyordu. Fakat Marathon içerisinde olan karakterlerin oynanışları, ana odaktan ziyade yan element olarak kalmayı başarmış. Bu da hem tek kişilik oynarken hem de bir "crew" ile oynarken güzel taktikler kullanmanıza izin veriyor. Hatta sadece tek kişi oynadığınız zaman seçebileceğiniz bir “Shell” seçeneği var. Tam kavrayamadım onu şimdilik. Ay sonundaki incelemede onun da üzerine detaylıca konuşuruz.

Oyuncu kitlesi, Arc Raiders'da olduğu gibi "ay canım, ay kuzum lelele" diye şirin şirin takılmıyor. Gerçekten tehdit altında olduğunuzu hissediyorsunuz. Her ne kadar oyuncu kitlesinin huylarını yakın dönemdeki rakibi Arc Raiders'a göre daha çok sevmiş olsam bile, sosyal açıdan daha zayıf olduğundan dolayı sürpriz elementi azalıyor. Bundan dolayı da uzun vadede kendisine bağlatamayabilir. Çünkü rakibini hâlâ ayakta tutan unsurların bir çoğu bu sosyallik tarafından karşılanıyor. Hatta yine Arc Raiders ile karşılaştırarak gideceğim. Çünkü oyunun şu an net bir şekilde rakibi. Arc Raiders tarafında, haritaları dolaşmak ve loot yapmak daha keyifli. Marathon tarafında ise aynı tadı alamadım. Sebebini tam olarak bilmiyorum ama hissiyat olarak böyle geldi bana.

Bu arada konsol tarafında genel bir hantallık mevcut. Uzun süredir COD tarzı oyunları da artık PC'de oynamaya başladığımdan dolayı hedef almayı unutmuş olabilirim. Fakat gamepad ile hedef almak çok zor. Aynı şekilde menülerde dolaşmayı “d-pad” ile yapamıyoruz. Sol analog ile birlikte mouse imleci gibi bir şeyi yönetiyoruz. Bu da hantallık olayına ekstra bir unsur ekliyor. Ah Sony ah... Keşke kodu bize bilgisayar için verseydin.

Tabii bence bu “Extraction Shooter” türünü stresli ve heyecanlı kılan kısım, görevlerdir. Görev işleyişinin şimdilik verdiği his, işten eve geldiğim zaman birkaç saat oynayayım gibi gelmedi. Gerçek bir iş gibi yoğunlaşmanızın gerektiği bir oyun yapısı var. Görevlerin yanı sıra karakter geliştirme gibi unsurlar da aynı şekilde. Gerçekten bir "grind" yapmanız gerekiyor. Bu da haliyle bir çok kişiyi yoracaktır. Ama şöyle de güzel bir yanı var; görevlerden aldığınız ödüller epey iş yapıyor. Hem envanterinize yeni ekipmanlar geliyor hem de karakterinizi yükseltmeniz için gerekli materyalleri alıyorsunuz. Ki zaten o kadar iş yaptıktan sonra da bir zahmet güzel ödül versin...

ATMOSFER, ATMOSFER VE DAHA FAZLA ATMOSFER

Bungie benim sanat tasarımını sevdiğim firmalardan bir tanesi. Gerek Halo serisi gerekse de Destiny serisi, benim hayran gözlerle baktığım oyunlardandır. Fragmanlarda da zaten Marathon çok “stilistik” gözüktüğü için bu tarafa da bir heyecanım vardı. Marathon tarafında da görsellik, kum ve toprak harici yerlerde epey bir güzel ya. Hani grafiksel olarak değil de sanatsal olarak. Cafcaflı renkleri çok iyi kullanmışlar. Aynı görsellik başarısı karakter tasarımlarında da geçerli. Özellikle yapay zeka düşmanlar çok güzel tasarlanmış. Sadece karakterler tarafında şöyle bir sıkıntı var; robotlar ile gerçek insanları ayırt etmesi bayağı bir zor... Şekilleri bariz farklı olsa bile yakınlarına girmediğiniz sürece ayırt etmeniz çok fazla odaklanma istiyor.

Ses dizaynı ve kullanımı, atmosferi çok güzel şekilde destekliyor. Hani bir kaç gün Resident Evil Requiem çıktı zaten. Bazı anlarda ve mekanlarda beni neredeyse “RE9” kadar gerdiği kısımlar oldu. Oyunun ses dizaynı her ne kadar atmosfere güzel yedirilmiş olsa bile, bazı durumlarda adım seslerinin yerini tam anlayamıyorsunuz. Hani “ Ses üst kattan mı geliyor? Alt kattan mı geliyor” falan karışabiliyor. Eeee... Böyle rekabetçi sayılabilecek bir oyun için yer yer çok büyük can sıkıyor.

SON SÖZLER

Yani... Yazı birazcık yüzeysel kalmış olabilir. Ama zaten en başından beri belirttiğim gibi; şu an her şeyi yazmanın vakti değil. Marathon gerçekten detaylı elementler ve içerikler bulunduracak gibi geliyor. Ki onları da yazmak için oyunu 4-5 saat değil de en az bir 25-30 saat oynamam lazım. Ümit ediyorum ki aklınızda bir şeyler oturmuştur. Çünkü ben başka bir “CONCORD” vakası yaşamak istemiyorum. Hatta “Highguard” vakası da diyebiliriz. Hatta ve hatta... Şaka şaka başka yok, olmasın da.

Neyse, Marathon’un artı ve eksi sayısı aşağı yukarı eşit olabilir. Fakat oyuna etkileri olarak baktığımız zaman, artıların oyun deneyimini daha da ARTTIran (ehehe çok kötü kelime şakası) olduğunu söyleyebiliriz. Genel oyun kalitesi olarak kesinlikle Arc Raiders kalitesinde değil. Ama daha "ölümcül ve tehditkar" bir deneyim isteyen kişilerin tercihinin Marathon'dan yana olması daha olası. Çünkü son zamanlarda Arc Raiders bana PvPvE'den ziyade co-op bir oyun gibi hissettiriyor. Burada ise gerçekten reklamlarını yaptıkları "Death Cult" hissiyatını iliklerime kadar yaşadım.

YORUMLAR
Parolamı Unuttum