İş başa düştü
Devamını okuSteam Next Fest tam gaz devam ediyor. Biz de demo önerileri paylaşmaya devam edelim o zaman. Bu seferki listemizde sakin sakin oynayacağınız oyunlardan Lovecraft'tan esinlenenlere, Diablo severlere hitap edeninden aksiyona bir miktar mola verip paketleme işine el atmaya niyetlenenler için alternatiflere, türlü türlü oyuna yer verdik yine. Bakalım içlerinden beğenecekleriniz çıkacak mı.
ShantyTown
1-2 yıldır diorama oyunlarında bir enflasyon mu yaşanıyor yoksa bana mı öyle geliyor, ne dersiniz? İşin suyunu çıkarmadıktan ve ortaya iyi bir şeyler koyabildikten sonra benim için sorun değil. ShantyTown da bu açıdan hiç de fena durmuyor. Benzeri birçok oyuna göre daha hoş gözüktüğünü ve daha detaylı bir oyun tecrübesi sunduğunu söyleyebilirim hatta. Dolayısıyla, arada böyle rahatlatıcı oyunlar arayanlar, listelerine ShantyTown'ı da dahil etsinler derim.
Bu arada oyun çıkana kadar devam edecek haftalık tasarım yarışmaları da başlattılar. O haftanın temasına (o hafta için seçilen haritaya) uygun tasarımı yapıp oylamaya katılabiliyorsunuz. Eğer sizin tasarımınız seçilirse, oyunda sizin adınızla (veya sizin vereceğiniz bir başka adla) yer alıyor. Sizler de şansınızı deneyebilirsiniz.
Restore Your Island
Restore Your Island, dört bir köşesi çöple dolu minik adanızı temizlediğiniz, kendinize yaşam alanları inşa edip etrafı güzelleştirdiğiniz, arada köpeğinizle oynayıp onu mutlu ettiğiniz, sakin sakin oynayabileceğiniz bir oyun. Bence hoş bir oyun. Tahmin ettiğimden daha çok çekti ilgimi. Biraz daha temizleyeyim, şuraya da bir el atayım diye diye akıp geçti dakikalar. Deneyin bakalım sizin için de böyle bir durum söz konusu olacak mı.
Aslında bir önceki Next Fest'te de yer almıştı Restore Your Island. O zaman da yazmayı planlamıştım, ama fırsat olmamıştı. Bu sefer es geçmeyeyim dedim. Yılın 2. çeyreğinde geleceği söyleniyor, fazla bekletmeyecek gibi. Türkçe desteği de bulunuyor, bunu da belirtmiş olayım.
Call of the Elder Gods
Birkaç yıl önce Call of the Sea, hoş bir bulmaca-macera oyunuydu. Genel olarak beğenildiğini hatırlıyorum, hafızam beni yanıltmıyorsa. Şimdi de devam oyunu geliyor.
Lovecraft'ın "Zamanın Dışından Gelen Gölge" adlı eserinden ilham alan Call of the Elder Gods, bizleri Harry Everhart ve Evangeline Drayton'ın dünyanın dört bir yanına uzanacak macerasına ortak ediyor.
Hem atmosferini hem de bulmacalarını sevdim. İlk oyunun üzerine koyarak devam ediyorlar. Yine güzel bir oyun çıkacak gibi görünmekte. Henüz çıkış tarihi açıklanmamış olsa da bu yıl içerisinde geleceğini söylemek mümkün.
Denshattack!
Başrolünde bir trenin olduğu şöyle rengarenk, tempolu bir aksiyon oyunu oynamaya ne dersiniz? “O da nasıl oluyor öyle?” diyorsanız, cevabı tam olarak Denshattack!.
Distopik bir gelecekte, Japonya’dayız. Kahramanımız Emi, süper hızlı (ve de türlü türlü yeteneği bulunan) treniyle kuryelik yaparken bir anda kendisini yüksek tempolu yarışların ortasında buluyor. Bununla da kalmıyor, tam bir baş belası olan Miraido şirketini devirmek gibi bir görev ediniyor kendisine. Bunun için de Japonya’nın dört bir yanına yol alıyor, treninizle sadece rayların tozunu almıyor, zıplıyor, duvarlarda ilerliyor, taklalalar atıyor, hatta yeri geliyor dev robotlarla kapışıyorsunuz.
Denshattack!, beklediğimden fazla keyif aldığım demolardan birisi oldu. Bence siz de bir şans verin.
Cthulhu: The Cosmic Abyss
“Öyle renkli renkli oyunlarla doldurmuşsun listeyi, yok mu şöyle daha karanlık tonlarda bir şeyler?” diyenler için hemen araya bir Cthulhu oyunu sıkıştıralım.
Cthulhu: The Cosmic Abyss, bizleri okült tehdidin güç kazandığı ve doğa üstü olayların her geçen gün arttığı bir geleceğe götürüyor. Interpol’ün okült olaylarda uzmanlaşmış gizli birimi Ancile’de görevli bir ajan olan Noah’ı yönetiyoruz. Demonun giriş bölümünde, ortağıyla birlikte sular ortasında kalmış bir kasabada yaptıkları araştırmaya eşlik ediyoruz. Sonrasında yaşanan beklenmedik bir olay işin gidişatını farklı bir boyuta taşıyor. Noah, Pasifik Okyanusu’nun derinliklerindeki bir üsse yol alıyor. Bu noktadan itibaren de esas maceramız başlıyor.
Demoda gördüklerimiz umut vadediyor bence. Lovecraft’tan esinlenen oyunları sevenler için iyi bir alternatif olabileceğini düşündürdü. Böyle olup olmayacağını da yakında göreceğiz. 16 Nisan’da çıkıyor.
Darkhaven
Moon Beast Productions'ın kurucularının önemli bir kısmı daha önce aksiyon RYO'larda, özellikle de Diablo serisinde görev almış kişilerden oluşuyor. Zaten kendilerini tanıtırken de "Aksiyon RYO'lara aşığız. Kanımızda bu var. En iyi yaptığımız şey de bu. Moon Base Productions'ı da daha iyi aksiyon RYO'lar yapabilmek için kurduk" diyorlar.
Neden böyle bir giriş yaptım? Çünkü Darkhaven'ı açtığınız anda o aşina atmosfer karşılıyor sizleri. Bir yandan o tanıdık havayı yaşatırken bir yandan da yeni şeyler deniyor, sundukları tecrübeyi bir adım öteye taşımaya çalışıyorlar.
Örneğin haritada daha özgür hareket etmenizi sağlayacak birkaç ufak dokunuş yapmışlar. Hopluyor, zıplıyor, yüzüyor, engelleri aşıp yolunuza devam edebiliyorsunuz. Ayrıca çevreye doğrudan müdahale de edebiliyorsunuz, kazmayı elinize alıp bir çukur (hatta tünel) kazmanız mümkün mesela. Bu gibi değişiklikler oyuna farklı bir boyut katmış.
Uzun lafın kısası, türü seven geliştiricilerden türü seven oyuncular için yapılan bir oyun geliyor. Vadettiklerini ne ölçüde yerine getirebilirler, bilemiyorum. Ama bu konuda hevesli oldukları görülüyor. Umarım ortaya hayal ettikleri gibi bir oyun çıkar, bizler de keyifle oynarız. Demosu bu konuda umut olduğunu düşündürüyor.
Packing Life
"Vurdulu, kırdılı oyun istemiyorum, bana sakin bir şeyler verin" diyenler için bir oyun daha.
Adından da anlaşılabileceği gibi Packing Life, bir paketleme oyunu. Gelen siparişleri düzgünce paketleyip göndermenin huzurunu yaşamak isteyenleri bu tarafa alabiliriz.
"Bu siparişler için hangi ebatlarda koli kullanmak gerek? Şunu alta yatırıp bunları üstüne dizsem öyle daha mı düzgün olur? Araya yeterince kağıt sıkıştırdım mı kırılmaması için? Üzerine ilgili etiketleri yapıştırdım mı?" gibi sorular dışında kafayı takacağınız bir şey yok. Kolileri birer birer doldurup yolluyorsunuz, günleriniz böyle geçip duruyor.
Bu tür oyunların da sayısı artıyor gibi geldi bana. Packing Life da şansını deneyecek. Çıkışına fazla bir zaman da kalmamış, 6 Mart'ta geliyor.
Beyond Words
Son yıllarda farklı farklı oyunların roguelike özelliklerle donanıp karşımıza çıktığını gördük. Kimi zaman kart oyunları, kimi zaman zarlar çıktı karşımıza. Bu sefer de kelime oyununa sıra gelmiş durumda.
GoldenEye ve TimeSplitters'ın yaratıcıları Steve Ellis ve David Doak’ın kendilerine yeni bir yol çizip roguelike strateji ile kelime oluşturmayı birleştiren bir oyunla karşımıza çıkacaklarını öğrenmiştik bir süre önce. Hazır Next Fest’te yer alıyorken, nasıl bir oyun olacakmış bu Beyond Words diye bakayım istedim. Gördüklerim de memnun etti açıkçası.
Elinizdeki harflerle kelime türetip puan toplamak tek başına yeterince keyifli gelmiyorsa, buyurun bir de böyle deneyin. Oyunun kuralları sürekli değişiyor, bazı harflerden puan elde edemez hale geliyorsunuz veya aldığınız yükseltmelerle alacağınız puanları katlayabiliyorsunuz. Her turda daha yüksek puanlara ulaşmayı hedefliyor, bunun için de elinizi kuvvetlendirecek paketler, yükseltmeler vs alıyorsunuz. Ayrıca oyun alanınız da değişiyor bölümlerde. Bu da işleri renklendiren bir başka detay olarak çıkıyor karşımıza.
Oyuna dair sıkıntı olarak görülebilecek tek şey, İngilizce bilgisi kısıtlı olanlar için bir miktar ağır işleyecek olması. Onlar da deneme yanılmayla veya sözlük yardımıyla oynarlar artık.
Darwin’s Paradox!
İşte yeni Metal Gear oyunumuz. Evet yanlış duymadınız, yeni bir MGS geliyor. Tek farkı, bu sefer Snake ile değil Octopus ile devam ediyoruz yolumuza. Oyunun tam adını “Darwin's Paradox! Tactical Octopus Action” şeklinde paylaşıyorlar, daha ne yapsınlar, sorarım size sevgili Oyungezerler.
Bu sevimli, yer yer şapşal, iş başa düşünce dört dörtlük bir ajan olan mavi ahtapotumuzun adı Darwin. Kendisi demonun hemen başında koca bir fabrikayı patlatmayı başarıyor. Sonrasında da yeri geliyor bir martıdan yeri geliyor etraftaki askerlerden yeri geliyor kamyonlardan, sizin anlayacağınız türlü türlü tehlikeden kaçıp hedefine doğru ilerliyor.
Darwin pek bir maharetli. Duvarlarda süzülüyor, suya dalıp kaçıyor, bir şeyleri hareket ettirmesi gerektiğinde vantuzları devreye giriveriyor, gizlenmesi gereken yerlerde kimi zaman bir kolinin altında saklanıp ilerliyor (bir yerlerden tanıdık geldi mi?) kimi zaman da o muhteşem kamuflaj yeteneğini kullanıp tam anlamıyla görünmez oluveriyor. Uzun lafın kısası, Darwin ile yol almak çok keyifli.
Demosunu oynayana kadar, öyle uzaktan uzaktan seviyor, “bir fırsat bulursam bakarım” kategorisinde değerlendiriyordum kendisini. Büyük hataymış, demosunu dener denemez “kesinlikle oynamam lazım” kategorisine terfi etti. Meğer yıllardır bir ahtapotu yönettiğimiz böyle bir oyun bekliyormuşum da haberim yokmuş :)
Bence siz de hemen demosunu oynayın, sonrasında nasıl olsa takip listenize ekleyeceksiniz. Darwin’s Paradox! ile buluşma tarihimiz 2 Nisan. Sabırsızlıkla bekliyorum kendisini.
Lost in Art: a Miniature Realm
Listeyi bizden bir oyunla noktalamak istedim. Lost in Art: a Miniature Realm, duyurulduğu andan beri takip listemde. Büyük bir merakla bekliyorum kendisini. Next Fest vesilesiyle sizlerle de paylaşayım istedim.
Doğu mitolojisinden, folklorundan, halk hikayelerinden ve kısmen de tarihi olaylardan beslenen bir oyun Lost in Art. Minyatürler içerisinde yol alıyor, çeşit çeşit bulmacayı çözüyorsunuz. Minyatürlerde ziyaret ettiğiniz mekanlar da bulmacalarda esinlenilen kaynaklar da bu topraklardan. Oyunda paylaşılan bilgiler de çok ilgi çekici, bence çok kıymetli. Demoda geçirdiğim her andan zevk aldığımı söyleyebilirim. Tam da beklediğim gibi bir oyun olacağını düşündürttü.
Next Fest’in bitişine az bir süre kaldı. Geri kalan sürede birkaç demoya bakacaksanız bunlardan birisi mutlaka Lost in Art: a Miniature Realm olsun derim. Takip listenize de mutlaka ekleyin bence. Ülkemizden çıkan böyle güzel oyunları desteklemek gerek, öyle değil mi?



























Çok güzel bir seçki, emeğinize sağlık.