Xbox ve Playground Games, uzun süredir merakla beklenen Fable için ilk kapsamlı oynanış gösterimini nihayet gerçekleştirdi. Xbox Developer Direct kapsamında gördüklerimiz Playgrounds'un serinin köklerine sadık ama bir o kadar da modern bir oyunla karşımıza çıkacağını net biçimde gösterdi. Fable, 2026 Sonbahar döneminde Xbox Series, PC ve artık sürpriz olmayacak şekilde PlayStation 5 için çıkacak.
Playground Games, Fable ile bol miktarda Britanya mizahı, gri alanlarla dolu ahlaki ikilemler, ve “gerçek anlamda” açık bir dünya vaat ediyor. Geliştirici ekibe göre oyuncular haritada neredeyse hiçbir zaman “şuraya gidemezsin” uyarısıyla karşılaşmayacak. "Nereye gitmek istiyorsan, git. Nasıl bir kahraman olmak istiyorsan, öyle ol." diyor geliştirici ekip.
Fable serisinde ilk kez kendi karakterimizi görsel olarak kişiselleştirebileceğiz. Şimdiye kadar yayınlanan fragmanlarda hep aynı kızı görüyorduk, hatta bu kızın görünüşü bazı anlamsız eleştirilere de hedef olmuştu. Bu gösterimde ise sürprizi en baştan gösterdiler, çünkü sadece erkek ya da kadın arasından seçim yapmakla kalmayacak, daha geniş seçeneklere de sahip olacağız. Tabii burada bazı oyunlarda gördüğümüz gibi karakter iciğini ciciğini ayarlayabildiğimiz ölçekte bir karakter yaratma ekranı beklememek lazım. Değiştirebileceğimiz detaylar karakterin kafası, giysileri, saçı, ten rengi, dövmeleri ve yaraları olarak açıklandı. Bunlara ek değiştirebileceğimiz kısımlar varsa onları da oyun çıktığında görürüz.
Ayrıca elbette kahramanımızı oynanış tarzı açısından da özelleştirmek mümkün olacak. Yakın dövüş, menzilli silahlar ve büyüler arasında istediğimiz gibi geçiş yapabileceğiniz esnek bir sistem sunulmuş. Yani “saf savaşçı” ya da “sapına kadar büyücü” kalıplarına sıkışmak zorunda değiliz.
Playground, Fable’ın sadece görevden göreve koşulan bir RYO olmayacağını özellikle vurguluyor. Ana hikaye ve savaşların yanında yan işler, romantizm seçenekleri, ev sahibi olma, NPC’lerle sohbet etme gibi serinin ruhuna çok yakışan aktiviteler de oyunun önemli bir parçası olacak.
“Yaşayan Nüfus” Sistemi: Albion Gerçekten Yaşıyor
Belki de sunumun en dikkat çekici kısmı NPC sistemi oldu. Playground’un “Yaşayan Nüfus” adını verdiği bu yapı 1.000’den fazla NPC’yi kapsıyor. Her birinin kendine ait adı, mesleği, kişiliği ve günlük rutini var. İsterseniz bir NPC’yi sabahtan akşama takip edebiliyor, işe gidişini, işte ne yaptığını ve akşam kendi evine dönüşünü izleyebiliyorsunuz. Üstelik bu karakterler sadece dekor değil. Oyunda yer alan itibar sistemi, yaptığınız her davranışın Albion halkı üzerindeki etkisi olmasını garanti altına alıyor.
Oyunun yönetmeni Ralph Fulton, bu sistemi klasik Fable mizahıyla şöyle açıklıyor:
“Birisi sizi tavuk tekmelerken görürse, ‘Chicken Chaser’ olarak anılmaya başlarsınız. Eğer bunu çok kez yaparsanız ya da bunu çok kişi görürse, bu ün sizin kimliğinizin bir parçası haline gelir.”
Ama işin güzelliği burada bitmiyor. Her NPC bu itibarı farklı şekilde yorumluyor. Örneğin tavuk tekmelemek evrensel olarak iyi ya da kötü olarak adlandırılamaz, kişilerin vereceği tepkiler tamamen o kişinin dünya görüşüne bağlı. Sizin gibi tavuk tekmelemeyi seven biri "vay ne kadar karizmatik" biri diyebilir mesela sizin hakkınızda :) Kısacası birinin nefret ettiği davranış, bir başkasının gözünde sizi efsane yapabilecek Fable'da.
Masal Gibi Başlayıp Karanlıklaşan Hikaye
Hikaye kısmına gelecek olursak Fable geleneği bozulmuyor diyebiliriz. Oyuna Briar Hill adlı sakin bir köyde, bir çocuk olarak başlıyoruz. Kahramanlık güçlerimiz burada ortaya çıkıyor ve Albion’dan bir nesildir çıkan ilk kahramanı olduğumuzu öğreniyoruz. Ancak çok geçmeden felaket kapıyı çalıyor. Gizemli bir yabancı köye geliyor ve sevgili büyükannemizin de aralarında bulunduğu köylüleri taşa çeviriyor. Yapayalnız kalınca da Albion’un kaderini sonsuza dek değiştirecek bir yolculuğa çıkıyoruz.
Playground, oyunda Lionhead döneminden tanıdık mekanlar ve karakterler göreceğimizi söylüyor. Ancak altını çizdikleri önemli bir nokta var: Bu Fable, eski oyunların zaman çizelgesine birebir bağlı değil. Anlatı açısından bu oyun seri için “yeni bir başlangıç” sunacak. Yani önceki Fable'ları oynamış olmaya haliyle gerek yok, ama oynadıysanız tanıdık şeyler görüp ayrıca mutlu olabilirsiniz.
Fulton Lionhead’in tasarım felsefesinin oyunun her hücresine işlemiş durumda olduğunu da söylüyor. Hatta ekip bu projeye başlarken depolarda saklanan eski Lionhead tasarım belgelerini bile incelemiş. Bu belgelerden biri oyunun en büyük ilham kaynaklarından biri: “Fable is Fairytale, not Fantasy” (Fable bir masaldır, fantezi değil.)
Fulton bu yaklaşımı şöyle açıklıyor: "Fantazi dediğimiz şey The Witcher, Skyrim, Yüzüklerin Efendisi, Game of Thrones gibi büyük, politik, ciddi ve epik anlatılar. Masal ise bunun tam tersi: daha samimi, daha kişisel, daha acayip ve sıradan insanların hayatına dokunan bir büyü anlayışı." Playground’un Fable yorumu da tam olarak bu masal çizgisinde şekilleniyor. Sanat tasarımından dünya kurulumuna, anlatım tonundan mizaha kadar her şey bu peri masalı fikrine göre inşa edilmiş.
Bir Fable oyunu "emlak" satın alma özelliği olmadan yarım kalırdı, Playground da Fable'da buna özen göstermiş. Zaten videoda da bu detayları görüyoruz, oyunda dilediğimiz evi satın alabileceğiz, hatta istersek tüm evleri satın alabileceğiz. Konuştuğumuz kişileri yeteneklerine göre işe de alabileceğiz mesela. Oyunda evlenebilecek, çocuk sahibi olabileceğiz. Hatta istersek bir sürü kişiyle evlenip, bir sürü çocuk sahibi olabileceğiz.
Yaptığımız bazı şeyler oyunun dünyasını kalıcı olarak değiştirecek. Örneğin bir önceki fragmanda gördüğümüz dev hikayesi bunlardan biri. IT Crowd'daki Moss rolüyle tanıdığımız Richard Ayoade'nin canlandırdığı dev ölürse ayrı, canlı kalırsa ayrı etkisi olacak dünyada. Öldüğü takdirde cesedi oyunun sonuna kadar ortalıkta kalacak, etrafındaki evlerin değeri düşecek vs. Çok ilginç bir bakış açısı benimsemiş Playground.
2026 Sonbahar aylarına kadar daha uzunca bir bekleyişimiz var, ama görünen o ki Albion’a dönüş buna fazlasıyla değecek.





















