Joker - İzlenim (Spoiler'sız)

Son gülen iyi güler

Dark Knight’da Heath Ledger’ın favori Joker performansından aklımda kalan en önemli replik Batman için söylediği “beni tamamlıyorsun” sözüydü. Düşündüğümüzde Batman ve Joker birbirlerinin tam anlamıyla zıttı değiller.

Amacı iyi olsa da Batman tam anlamıyla kanunlar dahilinde hareket etmiyor ve çoğu zaman kendi gözlemleri ve adaleti ile karar veriyor. Batman asla yanlış suçluyu yakalamaz, yumrukları yanlış hedefi vurmaz, çünkü kendisi dünyanın en iyi dedektifidir. Batman’in iyi bir gözlemci olmadığı bir dünyada onun hedefinde olmak istemezdiniz. Farklı kostümler giyip, değişik yarasa-aksesuarları kullansa da Batman her zaman için Gotham’ın yılmaz koruyucusudur. Öte yandan Joker zeki olmasına rağmen, belirli sınırları olmayan, tahmin edilemeyecek bir kişi. Joker isminin belirli ana hatları var ancak onun kim olduğu çoğu zaman yazarların yorumuna ve yazıldığı dönem neyin ahlaki olarak kabul edilebilir olduğuna göre değişiyor.

Joker’in varoluş nedeni Batman gibi suç savaşçıları olmasa da Batman’in pelerin giyme nedeni tam anlamıyla Joker gibi suçlulardır. Suçun palyaço prensi kendine ait bu filmde aslında tam olarak bunu sorgulatıyor insana; "Bir insanın başına gelebilecek ne gibi olaylar, o insanın suç işlemesini kabul edilebilir hale getirebilir?"


Çizgi romanlarda Gotham’ın sayısız yüzü ve şekli olmasına rağmen, çok azı onu güneşli ve hayat dolu tasvir eder. Hangover ve Due Date gibi sıradışı komedi filmleriyle tanıdığımız yönetmen Todd Phillips’in Gotham’ı da aynı şekilde son derece karanlık ve boğucu bir atmosfer sunuyor. Filme başlar başlamaz bunun bir Joker filmi olduğunu hissettiren şey de bu detayla birlikte ortaya çıkıyor. Gotham’ı bina çatılarında Gargoyle heykelleri gibi süzen Batman’in aksine, filmin ilk sahneleri sokağın en alt katmanında çöplerin içinde başlıyor. Filme bildiğimiz ve tanıdığımız Joker’i görmek için geliyorsanız, sinema koltuğunu terk ederken hayal kırıklığına uğramanız olası. Bu Joker’in değil, bu karakter kostümünün zorla giydirildiği, sıradan ve oldukça sorunlu bir insanın, Arthur Lent’in hikayesi.

Arthur söylediğim üzere çok sayıda farklı sorunu olan ve bunlarla başa çıkmayı beceremeyen bir karakter. Beyazperdede onu izlerken, ona empati duymayacak veya onun bu haline acımayacaksınız. Joker gibi bir karakteri ilginç bulmak ayrı bir mesele, ancak onu haklı bulmak veya onun tarafını tutmak zaten kolay kolay mümkün olacak bir durum sayılmaz. Bu noktada filmle ilgili beni en çok şaşırtan konulardan biri de sınıf ayrılığı üzerine yapılan vurgu oldu. Gotham denildiğinde aklınıza havalı yapılar, yüksek gökdelenler, gece ışıkları ve belki de organize suç örgütleri gelir. Zengin ve fakir arasındaki farkın veya farklı insan profillerinin nasıl da birbirlerini anlamaktan uzak olduğunu göstermek farklı, ama işe yarayan bir tercih olmuş. Arthur bu konuda bir taraf değil ve oluşan Joker tiplemesinin herhangi bir haklı nedenden ötürü oluştuğunu düşünmüyorum. Buna rağmen film boyunca oluşan o boğucu ve karanlık atmosferin Arthur’un kendini buldukça çözülüp şekil almaya başlaması karakteri sevdirmese de, kim olduğunu anlatması konusunda başarılı oluyor.

Benim Joker fimiyle ilgili en büyük şahsi çekincem sorunları olan, ezilmiş ve kişilik problemi olan bir bireyin şiddete yönelmesini az da olsa haklı göstermeye çalışmak gibi tehlikeli bir yola girebileceğini düşünmemdi. Filmde bu durum yok. Yine de muhtemelen gittiği her yerde ödülleri elma toplar gibi toplayacak Joaquin Phoenix’in muazzam performansı, karakterin yaşayan, zaferleri ve hayal kırıklıkları olan canlı bir varlık olmasına imkân sağlıyor. Bu filmi izleyip de Joker olmak isteyecek psikopatlar olacağını sanmıyorum. Çünkü filmin gerçek anlamda bir mesajı yok. Olay kurgusunun çoğu ilahi bir iyilik ve kötülük algısının ötesinde sadece olması gerektiği için oluyor. Bir karakterin ölümü onu aziz yapmayacağı gibi, kahraman olması da onu aslında hikâyenin ortasına yerleştirmiyor.

Batman çoğu zaman Joker’in  palyaçoluktan önceki kimliğini umursamaz çünkü bu, o kişinin şimdiki zamanda kim olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Film olarak Joker de hem sinematografik hem de senaryo olarak harika bir eser olsa da, Joker mitosunu herhangi bir şekilde etkilemiyor.

Başa dön
YORUMLAR
Parolamı Unuttum