Tarihi Değiştiren Oyunlar: 2 (1992 - 1997)

2000'lere doğru

Tarihi Değiştiren Oyunlar yazı dizimize devam ediyoruz. Sırada birçok oyun türünün şekillenip temel mekaniklerinin belirlendiği 90'lar var.

Wolf3D (1992), Doom (1993) ve Quake (1996)

John Carmack ve John Romero ikilisi muhtemelen oyun dünyasını en çok etkileyen isimler olabilir. Bu iki dahinin o zamana kadar oluşmuş bütün kalıpları reddederek yarattıkları Catacombs-3D (1991), FPS'lerin ilk rafine grafik motoru sayılırken, Wolf3D bu türü kitlelerle ilk kez buluşturan ve babanızın ofis bilgisayarında oyun da oynanabileceğini gösteren yapımdı. Ama Doom, Wolf3D'nin yaptıklarını aldı ve dünyaya "norm budur, bundan sonra bunu referans alacaksınız" dedi. Bu ikili yolu açmasaydı, bugünün FPS'leri teknik olarak var olamazlardı.

Sonrasında sahneye giren Quake ise hızlı FPS maç türüne kattıklarıyla zaten bambaşka bir yere sahip ama onu yüceltmemizin başlıca sebebi bize 3D Acceleration'ı (GPU'nun ciddi kullanımı) hediye etmesidir. İlk kez bir GPU görsel işleme için kullanıldı. Carmack'ın OpenGL'e kattıkları, o günden bugüne API'ların temelini etkileyişi, modern konsollardaki APU'ların içindeki CPU/GPU mimarisinin bile temelde onun yazdıklarına dayanıyor olmasıysa hikayenin "sönük" devamı. God of War mu? Red Dead Redemption mu? Skyrim? Teknik olarak hepsi, id Software'in adımıyla başladı işte.

TCP/IP ile "deathmatch" kültürünü nasıl oluşturdukları (Doom ve Wolf3D), yetenek bazlı FPS sporunun temellerini nasıl attıkları, özellikle Quake serisiyle uluslararası FPS turnuvaları için nasıl netcode yazdıkları ise hikayenin bambaşka bir yüzü.

Super Mario Kart (1992)

Tarihin karanlık çağlarından beri oyunlar eğlence içindir düsturunu benimsemiş olan Nintendo'nun SNES'in altın yıllarında çıkardığı ve "ailecek eğlence" diyebileceğimiz yepyeni bir türe ön ayak olan Super Mario Kart tahminlerden çok daha fazla oyunu etkiledi. Bu "toplu eğlence" konsepti Nintendo'nun ileriki yıllarda çıkaracağı Wii, WiiU ve Switch gibi konsolların da; Guitar Hero, Just Dance gibi oyunların da katalizörü oldu.

System Shock (1994)

System Shock'un, çıktığı 1994 senesinde başardığı pek çok şey bugün oyun yapma algısına her açıdan entegre olmuş durumda. Bir yerde hikaye bazlı aksiyon oyunlarının da atası olarak tanımlayabileceğimiz SS, "Immersive Simulation" türünün ilk büyük örneği oldu. Kendi spesifik kuralları olan bir oyun dünyası içinde oyuncuya her türlü olanağı tanıyarak önceden kurgulanmış değil, sistemik ve özgür bir akış sağlamaktı olay ve System Shock bu kafada yapılmış The Elder Scrolls, Thief, Dishonored, Bioshock gibi oyunların ortaya çıkmasını sağlayan en büyük mihenk taşı oldu.

Virtua Fighter 2 (1994)

Street Fighter 2'nin krallığını ilan ettiği ve bir sürü dövüş oyunu ile dolup taşan salonlarda parlamanın tek yolu sıradışı ve yenilikçi olmaktı. İşte Virtua Fighter bunu üç boyutlu modelleri ve oyun motoruyla başardı. Ancak serinin oyun dünyasına kazandırdığı en önemli şey motion capture teknolojisidir desem yanlış olmaz. İlk kez Virtua Fighter 2'de kullanılan bu teknolojinin hem oynanış hem de ara sahne konularında ne derece büyük bir etki yarattığı malumunuz.

Super Mario 64 (1996)

90'ların ortaları iki boyutlu pek çok klasik serinin üçüncü boyuta geçişine tanık oldu, bunu düzgün şekilde yapamayanlar kaybolup giderken, az sayıda seri başarabildi. Super Mario 64 ise bu geçişi en iyi şekilde yapmayı başarabilen oyun denebilir, çünkü kalitesinin yanı sıra oyun dünyasında izler bırakacak pek çok yenilikler de getirdi. Shigeru Miyamoto ve ekibi oyun tarihindeki ilk serbest kontrol edilebilir kamera ve 360 derece analog kontrol sistemini kullandılar ki bu sistem hala günümüz oyunlarının temelini oluşturmaktadır. Ayrıca oyunun sahip olduğu, serbestçe gezilebilen kocaman üç boyutlu dünya oynanış açısından da GTA, Kingdom Hearts ve GoldenEye 007 gibi yapımlara ilham olmuştu.

Ultima Online (1997)

Önceden RYO denince akla gelen tek şey ejderha peşinde koşan şövalyeler, kudretli büyücüler ve fantastik yaratıklardı. Derken 1997 yılında Ultima Online isimli bir DVO çıktı. Bu oyun yalnızca "kahramanlara" ait değildi; isteyenler kendisine ev yapıyor, isteyenler tüm günü balık tutup satarak geçirebiliyorlardı. Rol yapmak isteyen oyuncularla dolup taşan ve daha önce görülmemiş şekilde binlerce oyuncunun bir arada oynamasına izin veren Ultima Online, yapımcıların dikkatini DVO türüne çekti ve türün adeta patlamasını sağladı.


Not: Bu seriyi hazırlarken genel olarak Oyungezer Mayıs 2018 sayısında aynı isimle yer alan "Tarihi Değiştiren Oyunlar" dosyasındaki sıralamayı ve açıklamaları kullandık.

Başa dön
YORUMLAR
Parolamı Unuttum