Hepimizin oynadığı oyunlarda bizi araştırmaya, öğrenmeye iten bir şeyler vardır. Tarih, sosyoloji, Alman tankları, efsane takım kadroları veya Tokyo’daki ara mahalleler gibi. Sanatorium ise duyduğunuzda aslını unutturan hatalı şarkı sözleri gibi. 1920’ler tımarhanelerini o kadar yanlış sunuyor ki ben mecburen gidip araştırmak zorunda kaldım. Bu şekilde Sanatorium da bana psikiyatrinin evrimini katmış oldu, yani asli amacına ulaştı san...