Contraband Police (PS5) – İnceleme
Acaristan sınırı emin ellere emanet…
Yıllar önce Lucas Pope tarafından geliştirilen Papers, Please ile eski Sovyet Bloku ülkelerinden esinlenen Arstotzka’da bir pasaport kontrol memuru rolüne soyunmuş, savaştan yeni çıkmış bir ülkede zaman zaman görevi ve vicdanı arasında sıkışıp kalan bir insanın günlük mesaisine ortak olmuştuk. Güzel bir oyundu, keyifle oynamış, Nikita Ordynskiy tarafından çekilen kısa filmini de beğenerek izlemiştik.
Neden böyle bir giriş yaptım? Çünkü ondan yıllar sonra çıkan Contraband Police de aynı yoldan giden bir oyun. Yine Doğu Bloku ülkelerini anımsatan hayali bir ülkeye yol alıyor, bir sınır polisi rolünü üstleniyoruz. İlk anda Papers, Please’i getiriyor akıllara. Fakat onun 3. boyuta taşınmışı ve farklı detaylarla zenginleştirilmiş bir versiyonu gibi.
Contraband Police, ilk olarak 2023 yılında PC’ye gelmişti. Geçtiğimiz ay da PS oyuncularıyla buluştu. Bu vesileyle ben de sınıra yol alıp teftişlere başlayayım, kontrole takılanları da sizlerle paylaşayım dedim.
Acaristan’da sıradan bir gün…
Ülkemiz Acaristan, çalkantılı bir dönemden geçiyor. “Kanlı Yumruk” adlı silahlı bir örgüt, yönetimi alaşağı etmek için canla başla uğraşıyor. Bunlar yetmiyormuş gibi çetelerle ve kaçakçılarla da uğraşmamız gerekiyor. Dolayısıyla, belge kontrolünden daha fazlası bekliyor bizleri.
Takvim yaprakları 16 Nisan 1981’i gösterirken Karikatka sınır geçişinde yer alan karakolumuza adım atıyoruz. Görevimize alışma turu olarak değerlendirebileceğimiz ilk 5 günde, oyunun mekaniklerini öğreniyor, yavaş yavaş olaya ısınmaya çalışıyoruz.
Bu 5 günden sonra artık iş başa düşüyor. Kontrolleri düzgünce yapıp olabildiğince çok gelir elde etmek, buradan elde ettiğiniz gelirle karakolunuzu geliştirmek, bir yandan da çetelerle, isyancılarla ve rüşvetçi, yozlaşmış devlet görevlileriyle uğraşmak ile geçiyor günleriniz.
Sınır kontrollerini temel olarak 2 kısımda ele almak mümkün. İlk kısımda Papers, Please’de olduğu gibi belge kontrolleriyle uğraşıyoruz. Buradaki bilgilerin tutarlı olup olmadığını kontrol ediyor, tutarsızlık tespit ettiğimizde bunu kontrol cetveline işaretleyip karşımızdaki şahsı gerisin geri geldiği yere uğurluyoruz.
Hatalı onaylama durumunda para kesildiği gibi, haksız bir şekilde geri çevirdikleriniz yüzünden de kesinti yapılıyor. Hatta haklı bir gerekçeniz olmasına karşın kontrol cetvelinde gerekli işaretlemeyi yapmadığınız durumlarda da böyle bir kesinti söz konusu. Dolayısıyla bu kontrolleri kitabına uygun bir şekilde yerine getirdiğinizden emin olmanız lazım.
Kontrollerin 2. kısmıysa araçlarda taşınan yüklerle ilgili. Kaçakçılık yapılıp yapılmadığını tespit etmek için araçların dört bir tarafını inceliyor; silah, para vs. bulunup bulunmadığını tespit etmeye çalışıyorsunuz. Kaçakçılık yaptığını tespit ettiklerinizi kodese tıkıyor, kaçak mallara da el koyuyorsunuz.
Bu kontroller sadece kaçakçılıkla da ilgili değil. Onaylı taşımacılık yapanların yüklerinin de sundukları onay belgesinde belirtilenlerle uyumlu olup olmadığını kontrol ediyor, uyumsuzluk tespit ettiğinizde de belgelere red damgasını vurup gönderiyorsunuz sürücüyü.
Arada bir de sınırdan kaçak bir şekilde girmeye çalışanlar, hatta size ateş açanlar oluyor. Bu durumda da minibüsünüze atlayıp kaçakları kovalamaya başlıyor, çatışmalara giriyorsunuz.
Kontrol noktasında yer alan panoda uygulamaya konulan yeni kurallar ve kaçakçılar hakkında istihbarata yer veriliyor. Bu panoyu her gün kontrol etmekte fayda var. Buradaki bilgiler, görevinizi başarıyla yerine getirmenizi sağlayabilecek detaylar içeriyor. Örneğin, sınırdan kaçak girmeye çalışabilecek aracın plakasının bir bölümü, şüpheli sürücünün yaşı, uyruğu veya görünümü gibi bilgiler paylaşılıyor.
Günün sonunda eğer gözaltına aldığınız isimler ve el koyduğunuz kaçak mallar varsa, kaçak malları depoya, tutukluları da hapse (daha doğrusu çalışma kampına) naklediyorsunuz. Bu nakil sırasında da kaçakçıların suç ortakları, çete üyeleri mahkumlarınızı kaçırmak ve el koyduğunuz malları sizden geri almak için yolunuzu kesip size saldırabiliyor, yine çatışmaya girmek durumunda kalabiliyorsunuz.
Nakil işlerinin haricinde de harita üzerinde turlayabiliyorsunuz elbette. Örneğin Vlad’ı ziyaret edip ihtiyaç duyabileceğiniz ekipmanları satın alabiliyorsunuz. Haritanın farklı köşelerinde kayıp KGP dosyalarını bulmak, Oberankov Çetesi’nin lideri Boris Oberankov’un sakladığı servetinin izini sürmek gibi yan görevler de bekliyor sizleri.
Oyunun hikâye moduyla işiniz bittiğinde göz atabileceğiniz farklı modlar da mevcut. Bunlardan ilki “Sonsuz Vardiya” isimli “Müfettiş Modu”. Genç bir memur olarak başlıyor, Polis teşkilatında adım adım yükselmeye çalışıyorsunuz. Denetimlerden elde ettiğiniz gelirlerle karakolunuzu geliştiriyor, arada sırada da saha görevlerine çıkıyorsunuz. Adından da anlaşılabileceği gibi bu modda oyunun sınırı sizsiniz, ne zaman bitirmek isterseniz o zaman bitiriyorsunuz.
Bir de “Sınır Ligi” adlı sıralama modu var. Bu modda yan görevler, çatışmalar bulunmuyor. Sadece karakol görevlerini yerine getiriyor, dünyanın dört bir yanındaki oyuncularla rekabete girip liderlik tablosunun zirvesine ulaşmaya çalışıyorsunuz.
2026’nın 2. Çeyreğinde bir de ek paket (Crimson Fall veya Türkçe’ye çevirdikleri şekliyle Kızıl Düşüş) gelecek. Böylece sınır kontrollerine kaldığımız yerden devam edeceğiz gibi görünüyor.
Buraya kadar yazdıklarımdan da anlaşılmıştır herhalde, Contraband Police (PS versiyonuyla da) keyif aldığım oyunlar listesine adını yazdırmış durumda.
Eleştirilecek yanları yok mu? Var elbette. Mesela grafik kalitesinden bahsedilebilir. Bu konuda halen kat edilecek bir mesafe söz konusu. Bir noktanın altını çizmekte fayda görüyorum. Benimkisi oyunun görsel tarzıyla ilgili bir eleştiri değil -ki bu tarzı genel olarak seviyorum. Tam da o Sovyet havasını yansıtacak şekilde bir görsel tarz benimsenmiş durumda. Kastettiğim şey, görsel tarzdan ziyade kalite. Bu konuda daha iyi bir iş çıkarılabileceğini düşünüyorum.
Oyunun PS5 versiyonuyla ilgili olarak eleştirilebilecek bir nokta da kontrolcüyle ilgili bazı sıkıntılar. Bazı noktalarda istediğinizden farklı komutlar verebiliyorsunuz. Bir de sayıca çok fazla olmasa da birkaç teknik hataya denk geldiğimi not etmeden geçmeyeyim.
Bitirmeden bir noktayı daha belirtmiş olayım. PC’ye ilk çıktığı dönemde bulunmuyordu, ama artık Türkçe dil desteği de eklenmiş durumda. Sınır kontrollerinizi rahat rahat yaparsınız artık :)
Vaktinde Papers, Please’i oynamış ve sevmişseniz, onun 3. boyuta taşınmış ve ek içeriklerle zenginleştirilmiş bir versiyonu olarak değerlendirilebilecek Contraband Police’i de keyifle oynayacağınıza şüphe yok.
Başlıklar
Papers, Please’in açtığı kapıdan birçok oyun geçti belki, ama Contraband Police bu listenin iyilerinden birisi olmayı sürdürüyor. Konsol versiyonu da neredeyse sıkıntısız bir deneyim vadediyor. Bizim payımıza da sınır kontrollerine kaldığımız yerden devam etmek düşüyor.
- Oyunun her yerinden buram buram Sovyet nostaljisi fışkırıyor
- Sınır kontrolünü zevkli kılabilecek birçok detay düşünülmüş durumda
- Yan görevler ve yan hikayeler
- Türkçe dil desteği mevcut
- 2 yılda belirli bir yol kat edilmiş olsa da görsel tasarım açısından halen alınacak mesafe var
- Çok sık olmamakla beraber kontrolcüyle ilgili sıkıntılara denk gelebiliyorsunuz
- Ufak tefek teknik hatalar da bulunuyor




























