Sevdiğiniz oyun için ne kadar harcamaya razısınız?
Devamını okuAranızda Police Quest: SWAT 2’yi oynamış olanlar var mı? İlk Rainbow Six oyunu gelmeden önce benzer hisleri yaşadığım oyun buydu. Görevde kullanacağım SWAT timini hazırlamak için saatlerimi harcıyor, sonra operasyona çıkıyor, hırsızları yakalıyor, rehineleri kurtarıyor, teröristleri etkisiz hale getiriyor, görev sonunda da işini layıkıyla yapmış olmanın verdiği huzurla çekiliyordum köşeme.
Sonra Rainbow Six gelmiş ve bu konuda bir üst seviyeye taşımıştı tecrübemizi. SWAT 2 ile yaşadıklarımızın sadece görsel olarak yeni bir boyuta taşımakla kalmamış, daha detaylı bir hale getirmişti. İlk Rainbow Six oyununu oynarken ne kadar heyecanlandığım daha dün gibi hatırımda.
Operasyona çıkmadan önce ince ince planlar yapıyor, tim üyelerinin nasıl ilerleyeceğini, neler yapacaklarını tasarlayıp harekete geçiyorduk. Sonrasında da işin içine sürpriz faktörü giriyor, işler bir anda ters gidebiliyor, planlamadığınız şeyler yaşanabiliyor, başarı kadar başarısızlık da olağan bir hal alıyordu.
Neden böyle bir giriş yaptığımı tahmin ediyorsunuzdur. Black One Blood Brothers da bu yoldan gitmeyi hedefleyen bir oyun. Bu konuda ne kadar mesafe kat etmiş, daha gidilecek ne kadar yolu var, buyurun hep beraber göz atalım.
Özel operasyonlar bizden sorulur...
“New World” isimli bir isyancı grup, dünyanın farklı noktalarında saldırılar gerçekleştiriyor. İlerleyen kısımlarda “Eden Foundation”ın diye bir grup da dahil oluyor işin içine, olay daha çetrefilli bir hal alıyor. Siz de “Black One” isimli bir özel birliğe komuta edip bu isyancı grubu alt etmeye çalışıyorsunuz. Bunun için yeri geliyor gizli bilgileri ele geçiriyor, yeri geliyor finans kaynaklarının peşine düşüyor, yeri geliyor rehin aldıkları kişileri kurtarıyor, yeri geliyor örgüt liderlerini avlıyorsunuz.
Senaryo modu dışında tek tek görev yapabildiğiniz kısımlar da var -ki burada özel operasyonlardan bölge hakimiyetine, gizlice ilerleyip düşmana yakalanmamanız gereken görevlerden kuşatma altında kaldıklarınıza çok çeşitli görevler bulunuyor. Hatta düşman hatlarının ardında bir yalnız kurt olarak oynayabildiğiniz veya yine düşman hatlarının ardında, görev hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadan hareket ettiğiniz görevler de mevcut.
Dilerseniz kendi görevlerinizi tasarlamanız veya başkaları tarafından tasarlanan bölümleri oynamanız da mümkün. Hatta sıfırdan bir senaryo modu bile oluşturabilirsiniz. Hem haritaları hem de tim üyelerini özelleştirmek konusunda fazlasıyla seçenek bulunuyor. Görevlerin geçeceği haritalardan ekibinize dahil edeceğiniz kişilere birçok şeye karar vererek de her bir görevi diğerinden daha farklı bir yapıya kavuşturabiliyorsunuz. Dolayısıyla görev çeşitliliği ve tekrar oynanabilirlik konusunda yeterince malzeme sunulduğunu söyleyebiliriz.
Gelelim oynanış kısmına. Burada işin bir taktik boyutu var bir de aksiyon kısmı. Taktik planlamada birimlerinizi nasıl konumlandıracağınıza, hangi askerinizin/ajanınızın nerede, nasıl bir hamle yapacağına karar verebiliyorsunuz.
Görev öncesinde birimlerin haritanın hangi köşesinden giriş yapacakları ve nereden tahliye edileceklerini belirliyorsunuz. Burada elinizdeki askerleri ekipler halinde haritaya yerleştirebileceğiniz gibi tek bir grup halinde hareket etmeniz de mümkün.
Aksiyon içerisindeyken de ekip üyelerine çeşitli talimatlar verebiliyorsunuz, hatta ekip üyeleri arasında geçiş yapıp onunla oynamaya devam edebiliyorsunuz. Birimlerinizin kendilerine has özellikleri var, dolayısıyla onları kullanarak farklı şeyler yapabiliyorsunuz. Örneğin yönettiğiniz bir asker yaralandı, hemen sıhhiye biriminize geçip yaralı askerinize müdahalede bulunabiliyorsunuz. Dron kullanmanız gerektiğinde dron operatörünün yönetimini ele alabiliyorsunuz. Keskin nişancılar mı tespit ettiniz? Hemen keskin nişancı biriminize geçiyor, rakiplerinizi avlamaya çalışıyorsunuz. Tabii her durumda böyle o birimden diğerine geçmek zorunda değilsiniz. Ekip liderini yönetirken kapıyı kırın, bilgisayarı hackleyin, elektrikleri kesin gibi talimatları verip ilgili ekip üyesinin işi halletmesini de izleyebiliyorsunuz.
Peki oyuna dair olumsuz noktalar neler diye soracak olursanız, oyunda görsel hatalar başta olmak üzere çeşitli teknik sorunlar mevcut. Zaman zaman göreve tekrar başlamamı gerektirecek hatalara da denk geldim. Tek kayıt dosyasının olması da bir başka eksi yanı diyebilirim kendi adıma. Hikâye modunu oluşturduğumuz farklı birimlerle ayrı ayrı oynamak için illa birisiyle bitirip sonra öbürüne geçmek durumunda kalmasak daha iyi olurdu. Belirtebileceğim bir husus da öğretici kısmın çok da işlevsel olmaması. Burasının da elden geçirilmesi lazım sanki. Son olarak bir de düşman yapay zekasından söz etmiş olayım. Takdir edersiniz ki gözünün önündeki askerin vurulduğunu görüp de tepki vermeyen askerler oyunun gerçekçiliğine darbe vuruyor. Bu konuda da bir şeyler yapılabilirse, oyun çok daha iyi bir hale gelebilir.
Bunlar gibi sıkıntıları bir yana bırakacak olursak, Black One Blood Brothers, (belki o eski günlerin nostaljisini de yaşattığı için) keyifle oynadığım bir oyun oldu. 4 senedir erken erişimde olması bir avantaj mı dezavantaj mı, bir şey diyemiyorum. Bir yandan sürekli geliştiriliyor olması güzel. Bir yandan da bu kadar uzun süredir erken erişimde olması tereddüt doğurabilir. Öte yandan bu oyunu tek bir kişinin geliştirdiğini düşününce, bu tereddüdünüz ortadan kalkacaktır büyük ihtimalle. Hele bir de topluluktan gelen görüşleri dikkate alıp elinden geldiğince bu güncellemeleri yapmaya çalıştığını göz önünde bulundurunca, Victor Ragot’un hakkını teslim etmek gerek diye düşünüyorum.
Her ne kadar oyunun tek kişi tarafından geliştirilmekte olduğunu ifade etmişsem de, topluluk tarafından geliştirilen bazı içeriklerin oyuna eklendiğini de belirtmeden geçmeyeyim. Bu sayede oyunun geliştirilme sürecini topluluğun şekillendirdiği bir yöntem benimsenmiş durumda.
Umarım bu şekilde devam eder ve günün birinde Black One Blood Brothers'ın tam sürüme geçtiğini de görebiliriz artık.
Artılar
- Planlama kısmı da görevler de keyifli
- Ayarların çeşitliliği, oyunu her türden oyuncuya hitap edebilir hale getiriyor
- Tekrar tekrar oynanabilecek bir yapısı var
Eksiler
- Öğretici kısımların elden geçirilmesinde fayda var, düşman yapay zekasının da
- Bir takım teknik hatalar (özellikle de grafik hataları) mevcut
Son Karar: Eğer sizler de Rainbow Six’in ilk dönemlerini özlemle anıyor, benzer tarzda bir oyun arıyorsanız, Black One Blood Brothers’a bir göz atabilirsiniz. Halen gideceği yol olmakla birlikte katettiği mesafeyi de görmezden gelmemek, hakkını teslim etmek gerek diye düşünüyorum. Şu haliyle bile tekrar tekrar oynanabilecek bir içerik sunuyor. İlerleyen dönemlerde daha iyi bir hale gelebilir, tabii aynı şekilde geliştirilmeye devam ederse.


























