'Her Şeyi Yapabileceğiniz' The Blood of Dawnwalker, Eylül'de Geliyor!

Beklentiler büyük

2022 yılında aralarında The Witcher 3'ün geliştirici ekibinden isimlerin de bulunduğu bir grup tarafından kurulan Rebel Wolves, ilk oyunları Blood of Dawnwalker ile piyasaya iddialı bir giriş yapmak niyetindeler. Bugüne kadarki tanıtımlar iştahları kabarttı.

Dün akşam yaklaşık 1 saatlik bir "Çıkışa Doğru Etkinliği (Road to Launch Event)" yayınıyla, oyunun hikayesinden söz edildi, oynanış videosu paylaşıldı ve en sonunda çıkış tarihi de ilan edildi. The Blood of Dawnwalker ile Eylül ayında buluşacağız.

Hikaye fragmanı:

Oynanış videosu:

Tamamını izlemek isteyenler için programın videosunu da paylaşmış olalım:

Ekip, oyuna dair heyecanlı ve yaptıkları işe güveniyorlar. Bunu yaptıkları açıklamalardan da anlayabiliyoruz.

Stüdyonun kurucusu Konrad Tomaszkiewicz, RYO'lara tutkusunu her fırsatta dile getiriyor. Stüdyoyu tanımlarken "RYO'lara duyulan aşktan doğmuş bir stüdyo" ifadesini kullanmaları da bunun açık bir göstergesi.

> The Blood of Dawnwalker - Vale Sangora'nın Gizli Tarihi

“İlk PC'lerden itibaren en sevdiğim oyunlar Eye of the Beholder ve Betrayal at Krondor'du. Sonrasında Ultima 7, Baldur's Gate, ilk Fallout geldi. Ve kesinlikle ilk Vampire: The Masquerade – Bloodlines. Oyunda çok hata (bug) vardı ama harika bir oyundu. Çok fazla olasılık, her vampir klanı ve farklı oyun tarzları. Gerçekten harikaydı” diyor Tomaszkiewicz. Buradan da rahatlıkla anlaşılabiliyor yeni oyunları için ilham kaynakları.

RYO'ları sevmesiyle ilgili olarak "Çünkü bana seçim yapma olanağı sağlıyorlar. Seçimlerimin sonuçlarını hissetmeme olanak tanıyorlar” diyerek türe tutkusunun kaynağını da açıklamış oluyor.

Bu noktaya, yani "seçim özgürlüğü ve yapılan seçimlerin sonuçları" konusuna The Blood of Dawnwalker'da epey önem vermişler.

Konrad "Oyunculara daha fazla özgürlük sunuyoruz. Örneğin ana görevinizi tamamlamak için, hedefinize dilediğiniz şekilde ulaşabileceğiniz birçok yol var" diyerek oyun mekanikleri ve keşif unsurlarının yanı sıra hikaye unsurlarının da oyuncunun özgürce hareket edebilmesine imkan verecek şekilde tasarlandığına işaret ediyor.

Oyunun kreatif direktörü Mateusz Tomaszkiewicz, "Oyunu, giriş bölümünden sonra istediğinizi yapabileceğiniz şekilde yapılandırdık. Bir ana hedefiniz var. Ama geri kalan kısımlar sadece görevlerden ibaret. Hatta yan görev, ana görev şeklindeki isimlendirmeyi bile kaldırdık. Temelde her şey, tercihlerinize bağlı olarak yapabileceğiniz veya yapmayabileceğiniz aktivitelerden oluşuyor. Hikayenin ana akışını terk edebilir, önemli bir karakterin kanını emerek hikayeyi kısaltabilir veya bu tarz şeylerle hiç ilgilenmemeye karar verebilirsiniz. Ne yaparsanız yapın ana hedef yerli yerinde duruyor. Oyuna devam edebilir ve bitirebilirsiniz. Yapacağınız hamleler bir oyun sonu ekranına veya benzeri bir şeye neden olmaz" diyerek oyunculara istedikleri şekilde ilerleyebilecekleri, özgür bir ortam sunduklarını ifade ediyor.

Daha önceki tanıtımlarda da böyle bir tabloya işaret ediliyordu. Bu yönüyle The Legend of Zelda: Breath of the Wild'ı anımsattığını belirtmiştik biz de. Velhasılıkelam oyuncuların iştahını kabartacak birçok detay bulunduğunu söylemek mümkün.

Bu beklentinin hakkını verip vermeyeceğini görmek için önümüzde birkaç aylık süre kalmış durumda. The Blood of Dawnwalker, 3 Eylül'de oyun severlerle buluşacak. Kendisini dört gözle bekliyoruz, çok yakından takipteyiz.

YORUMLAR
Parolamı Unuttum