Oyungezer ekibinin 2026'da beklediği oyunlara devam ediyoruz. Önceki yazılarımıza aşağıdaki linklerden erişebilirsiniz:
- 2026'dan Beklediklerimiz #1 007: First Light, Resident Evil: Requiem, Trails in the Sky 2nd Chapter
- 2026'dan Beklediklerimiz #2 Lego Batman: Legacy of the Dark Knight, Carmageddon: Rogue Shift, Emberville
- 2026'dan Beklediklerimiz #3 Crimson Desert, Marvel's Wolverine, Slay the Spire 2
- 2026'dan Beklediklerimiz #4 Exodus, Clockwork Revolution, The Blood of Dawnwalker
- 2026'dan Beklediklerimiz #5 Stranger Than Heaven, Dragon Quest VII Reimagined, Warhammer 40,000: Dawn of War IV
WORLD OF WARCRAFT: MIDNIGHT
Erdem: Yani, beni azıcık tanıyan insan burada söylemem gereken yegâne oyunun World of Warcraft: Midnight olduğunu bilir. Hatta ÖYYYYLE BEKLİYORUMMM Kİİİ ÜFF diye ağzımdan salyalar saçarak söz etmeliyim kendilerinden ama bu sefer öyle olmayacak pek sevgili okur ve pek değerli YİM’im. Her ne kadar bu yazıyı yazdığım saat itibariyle bir iki gün içerisinde Christie Golden’in kaleminden çıkan yeni kitap Blood Ties’in elime geçecek olsa da ve yine tam da bu yazıyı yazdığım saat itibariyle WoW’un 21. yaşını kutlasam da artık maymun gözünü açtı! The War Within’i Midnight’a bağlayan olayların ışığında Arathor’un öyküsünü okuyup yeni ek pakete biraz daha ateşli girerim diye umuyordum lakin Blizzard ile aram biraz limoni olduğu için şu sıralarda daha ziyade Midnight’ın kötü çıkmamasını ummayı tercih ediyorum. Ama tabii ki bir yandan da kimi kandırıyorum? Ben bir Blizzard fanboy’uyum ve yeni çıkan ek paketi de kusana kadar oynayacağımı biliyorum.
Şu sıralar planlı bir şekilde Beta’ya pek göz atmıyorum. Onun yerine ek paket aralarında sürünen oyuncu modeliyle başka oyunlara yelken açmış vaziyetteyim, hatta o kadar çok oynamadığım oyun birikmiş ki bazı oyunların 2025’te çıktığını bile unutmuşum. Aslına bakarsanız ben oyunun kendisinden çok Midnight ile Blizzard’ın almış olduğu dramatik kararların oyuncular tarafından nasıl karşılık bulacağına odaklanmış durumdayım. Şu an itibariyle Raid ve zindan testleri de başlamış durumda ve oyun içi arabirim tamamen Addon’lardan arınmış vaziyette. Savaş mekaniklerinin uygulanış biçiminden tutun da dünya birinciliği yarışına kadar her profilden oyuncunun atlatması gereken bir sınav olacak bu. 20 yıldır Addon kullanıp bastıkları tuşları Addon’ların gösterdiği bünyelerin oyunu bilfiil oynaması gerekecek. Bu sözümle oyuncu tabanına biraz haksızlık ediyormuşum gibi görünebilir ama WoW’un dönüştüğü hal de hal değildi şimdi, bunu kabul edelim. Bakalım bu sefer World of Warcraft’ın gerçek manada en yenilenmiş halini göreceğiz. Çinli modunda oynayanından aile babası kıvamında takılanına kadar herkes için farklı bir deneyim olacak Midnight. Evimizi de dayayıp döşeyeceğiz bunun yanı sıra. Bunların hepsi 2026’da yaşanacak. Merakla bekliyorum.
THE EXPANSE: OSIRIS REBORN
Kıvanç: Ah Expanse! Yoğunlaştırılmış üzüm kapsüllü aromalı kekim… Bir türlü hak ettiğin değeri göremedin be. Sonra da umut vadeden her markanın yaşadığı gibi garip bir döngüye girdin. Kitap serisi, dizi, oyun... Telltale’in çıkarttığı hikâye tabanlı oyunu saymazsak, bu döngüde TV’de bulamadığı şansı oyunda bulacak gibi Expanse, hadi bakalım.
O zaman gelin Expanse’in neden bu kadar potansiyel barındırdığından bahsedelim. Şimdiiii, 9 romandan oluşan The Expanse (Türkçe’ye Enginlik Serisi olarak çevrildi) çok sağlam bir altyapıya sahip. Seriye göre insanlık, güneş sisteminde kendi içinde üçe bölünmüş. Çok kısa ve yüzeysel olarak bahsetmek gerekirse: Sert ve otoriter Mars kolonisi, göçebe ve çingene hayatına benzer rahatlıkta Kuşak ve bin bir dertle boğuşan nüfus patlamasından mustarip Dünya. Her birinin kendi içinde farklı parametreleri, altyapıları, dertleri, hikâyeleri ve motivasyonları var. Sürekli birbirini yiyip duran bu üç oluşum, dış bir tehlike belirince birleşir gibi oluyor… Ve olaylar böyle patlıyor.
Bu denkleme iyi çatışma dinamikleri, uzayın acımasız atmosferi, her fraksiyon için ayrı oynanış dinamikleri, kaliteli kurgu ve başarılı grafikler eklersek… Neden olmasın yahu? Vallahi olur bu oyun!
En ilginç kısmı da şu: yapımcı koltuğunda Owlcat Games oturuyor. Malumunuz Owlcat Pathfinder: Wrath of the Righteous ve Warhammer 40K: Rogue Trader oyunlarının arkasındaki isim. Yani insanı birkaç ay kilitleyen oyunlar yapan, bir evreni nasıl yansıtabileceğini ve detaylandırabileceğini çok iyi bilen bir ekip. Böyle canavar bir kadroya Expanse gibi bir gizli cevher emanet etmek kulağa çok iyi bir fikir gibi geliyor bence. Gerçi esasen sıkı RYO’cu olduklarını düşünecek olursak, asıl olayı aksiyon olan RYO soslu bir oyunda nasıl bir iş çıkaracakları da merak konusu.
Yani Mass Effect kadar büyük olur mu bilinmez, ama bu oyun iş yapar. Olur da 2026’da çıkarsa Kıvanç demişti dersiniz, sasa ke?




















