30 Ocak'ta Donanım Haber'in paylaştığı bir haber bildiğiniz gibi ortalığı karıştırdı. Haberin başlığı "Dijital oyun mağazalarına Türkiye’de temsilci bulundurma zorunluluğu geliyor" şeklindeydi ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelik taslağına göre Steam, Epic Games, PlayStation Store ve Xbox Store gibi dijital oyun mağazalarının, Türkiye'de temsilci atamazlarsa, yüzde 90 bant daraltma cezasıyla karşı karşıya kalacakları söyleniyordu.
Buna ek olarak BTK'nın riskli gördüğü oyunların kaldırılmasını talep edebileceği, bu taleplerin bir saat içerisinde karşılık görmediği durumlarda yine bant daraltmaya gidilebileceği, platformların BTK'ya ihtiyacı olan her türlü bilgiyi sağlamakla yükümlü olacağı iddia ediliyordu.
Aslında bu haberin kaynağı 29 Ocak'ta Alican Uludağ imzasıyla DW'de yayınlanmış olan "Türkiye'de 15 yaş altına sosyal medya yasağı geliyor" haberiydi. Öğrendiğimiz kadarıyla ilk başlarda sosyal medya kısıtlaması olarak düşünülen bu taslak sonradan dijital oyunları ve platformları da içine alacak şekilde genişletilmişti.
Elbette oyun oynama hakkımızın elimizden alınması kabul edebileceğimiz bir şey değil. Oyuncular bu haber üzerinden yola çıkarak sosyal medyada #oyunumadokunma etiketiyle bir kampanya başlattılar, tepkiler kısa süre içinde Change.org'da ve farklı sitelerde imza kampanyalarına ve konu ile ilgili dilekçe taslaklarına dönüştü. Süreci yakından takip ediyor olmamıza rağmen henüz ortada spekülasyonlar dışında net bir bilgi olmamasından ötürü, bu konuda okurlarımızı bilgilendirebilmek adına resmi bir açıklama yapılmasını bekledik. Özellikle de ülkemizde oyun alanında faaliyet gösteren STK'ların yapacağı görüşmelerin sonuçlarını görmeyi tercih ettik.
Beklenen açıklamaların ilki TOGED'den geldi ve bu düzenlemenin yıllardır masada olan, yasa taslağı konusunda ise son aylarda hız kazanmış olan bir girişim olduğunu öğrendik. Ortaya çıkan haberler de TOGED'in BTK ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile yapacağı görüşme öncesi sızdırılan taslağın bir sonucu. TOGED'in basın açıklamasını şuradan okuyabilirsiniz.
Özetleyecek olursak taslak halindeki yasada, oyunlara özel bir düzenleme getirilecek olmasının platformların 5651 sayılı yasa kapsamında keyfi biçimde kapatılma ihtimalinin önüne geçeceği söylenmiş. TOGED "oyun platformlarının aniden kapatılacağı veya keyfi biçimde erişimlerinin kısıtlanacağına dair bir endişemiz olmaması gerektiğini düşünüyoruz" diyor.
Açıklamada ısrarla vurgulanan kısım ise söz konusu metnin taslak aşamasında olduğu. Basın açıklaması kamu kurumları, sektör temsilcileri ve ilgili taraflarla görüşmelerin devam ettiğini ve taslak son haline erişmeden bu konuda yapılacak yorumların ciddi bilgi hataları içerebileceğini söylüyor.
Taslak son halini aldıktan sonra yasalaştığı takdirde de hazırlanacak olan yönetmelik, oyun sektörünün katılımı ile hazırlanacakmış. Ayrıca kullanıcı sayısı düşük veya dönemsel olan yayıncı yazılımlarının yasa kapsamına gireceği düşünülmüyor.
Bu haber yayınlandığından beri oyuncular başta olmak üzere sektörü en tedirgin eden kısım elbette ki platformların Türkiye'de temsilci bulundurma zorunluluğuna dair madde. Mesela Valve Türkiye'de temsilci bulundurmayı kabul etmezse (ki Valve'ın ülkelerde temsilcilikler açma gibi bir inisiyatifi zaten bulunmuyor) ve Steam'e %90 bant daraltması uygulanırsa bu Steam kütüphanelerimizin neredeyse kullanılmaz hale gelmesi demek olur. BTK buradaki hedeflerinin platformlara ek vergi getirmek değil olası bir hukuki veya idari durumda muhatap bulabilmek olarak açıklamış. Yani platformların "beni ülkenizde şu kişi veya şirket temsil edebilir" demesi yeterli olacak. Bu noktada hali hazırda distribütörü ya da muhattabı olan şirketlerin bu yasadan etkilenmeyeceğini söyleyebiliriz. Yine de her ne kadar "bu yükümlülük platformlar için ciddi bir mali yük oluşturmayacak" dense de bu konuda kafalardaki soru işaretlerinin tamamen giderildiğini söylemek pek mümkün değil.
Yaş derecelendirmesinde "yerli sisteme geçileceği" iddiası ise şu an için gerçek değil, taslakta ulusal derecelendirme sistemi kurulması yönünde bir zorunluluk (şimdilik) yok. Zaten platformların da ya kendi derecelendirme sistemi ve filtreleri var, ya da PEGI/ESRB gibi derecelendirme sistemlerini kullanıyorlar. Derecelendirilmesi olmayan oyunlar ise muhtemelen 18+ kabul edilecek ve buna göre işlem görecek.
PEGI ve ESRB yaş derecelendirme sertifikaları elbette ücretli ve geliştirme bütçesiyle eşdeğer şekilde fiyatlandırılıyor. 2014'ten kalan bir habere göre PEGI ücretleri en az 260 Euro en fazla ise 2,100 Euro olarak görünüyor, her platformun sertifikasına ayrı olarak ücret ödeniyor. Yerli bağımsız geliştiricilerin oyunlarının da sertifikalanmaması durumunda +18 olarak işlem görüp görmeyeceği ya da yaş sertifikası konusunda maddi destek sağlanıp sağlanmayacağı ise halen merak konusu.
Şu an için bizim de yapabileceğimiz en iyi şey sızan parçalar üzerinden paniğe kapılmaktansa görüşlerimizi ve kaygılarımızı dile getirmeye devam etmek, BTK ve Bakanlık ile görüşme halindeki sektör temsilcilerinin de olabilecek en iyi sonucu almak için çabalıyor olduklarına güvenmek gibi duruyor.


















Bu gelişmeler sadece Türkiye'ye özgü değil bu arada arkadaşlar. Avustralya ve İspanya gibi ülkelerde de 15 yaş altına sosyal medya yasağı geliyor. Yani "Türkiye yobaz, Batı ilerici" gibi bir mevzu yok ortada. Burada amaç gençleri, gelecek nesilleri sosyal medyanın pisliğinden korumak. İpini koparan sosyal medyada, oyun sektöründe saçma sapan şeyler yayınlıyor. Oyun demeye bin şahit gerek bazı rezillikler steam'de yayınlanıyor mesela. Bunları görmek lazım. Böyle şeylere izin vererek ilerici olunmaz.