Söz konusu oyuncu ekipmanları olduğunda kardeşim ve ben takım tutar gibi marka tutardık. Erce sıkı bir SteelSeries hayranıdır, bense normalde farklı bir markayı tercih ediyordum. O beni kendi kullandığı ekipmanlara ikna etmeye çalışırdı, bense onu. Uzun uğraşların sonunda nihayet beni kandırmayı başardı ve geçen yıl kulaklığımı değiştirerek SteelSeries Arctis Nova 5’e geçtim. Sonra tekrar aklıma girdi ve bu sefer de faremi Rival 3 ile değiştirdim. Ben daha kardeşime gol atamadan kalemde iki gol görmüştüm bile. Ama yaptığım değişikliklerden pişman olmadığıma göre maçı kaybetmiş sayılmam, değil mi?
Uzun süredir Rival 3 kullanan bir oyuncu olarak inceleme için elime geçen Aerox 3 Wireless Gen 2’yi açtığımda hiç yabancılık çekmedim. Nasıl çekeyim ki, bu iki fare aslında tasarım olarak birbirine inanılmaz derecede benzeyen iki cihaz. Rival 3 tasarımda daha klasik bir çizgiyi korurken, Aerox 3 farenin üst kısmında delikli bir mesh tasarımını tercih etmiş. Kullanımı inanılmaz rahat ki bunu zaten Rival 3’ten de biliyordum.
Peki madem ikisi birbirine bu kadar benziyor, ben neden bundan sonra Aerox 3 kullanmaya karar verdim, açıklayayım.
Öncelikle dikkatinizi farenin tam ismine çekmek istiyorum: Aerox 3 Wireless Gen 2. Gen 1 ile farklarına da elbette değineceğim, sonuçta Aerox 3 Wireless 6 senelik bir fare, Wireless Gen 2 ise henüz geçtiğimiz ay oyuncularla buluştu.
Dışarıdan baktığımızda orijinal modelle neredeyse bire bir aynı olduğunu görüyoruz. Ağırlığı yine 68 gr (ki bu kendisinin oldukça hafif bir fare olduğu anlamına geliyor), şekil olarak da orijinalinden farklı bir tasarıma gitmemiş SteelSeries. Malzeme kalitesi son derece sağlam hissettiriyor ve ızgara tasarımından farenin içini görmek hoş. Bu tabii biraz zevk meselesi, herkesin gözüne hitap etmeyebilir ama ben seviyorum açıkçası. Üstelik bu bir RGB fare olduğu için o delikler sayesinde tabandan gelen ışık tüm fareye yayılıyor.
Toza, kire ve nemlenmeye karşı da yine IP54 derecelendirmesinin korunduğunu görüyoruz, yani “faremde delikler var, çok tozlanır bu” diye dert etmenize gerek yok. Alt tarafta ise yine Bluetooth, kablo ve 2.4 Ghz bağlantı için gerekli olan geçiş düğmesi var. Yalnız farenin tabanı beyaz ve yazılar da açık renkli olduğundan RGB aydınlatma açık değilse düğmenin hangi konumda hangi bağlantıyı kullandığını okumanız pek mümkün değil, bu da böyle minik bir detay.
Bu fareyi benzerlerinden ayıran özellikler ise kaportanın altında saklı. Bir kere SteelSeries bu farede TrueMove 26000 DPI sensör kullanmış. Aerox 3 ve Rival 3’te TrueMove Air sensörü vardı ve 18000 DPI’dı. Yani burada eskisine göre 8000 DPI’lık ciddi bir artış var. Tabii sıkı bir FPS oyuncusu değilseniz zaten en üst seviye DPI kullanmıyorsunuzdur (ben mesela günlük kullanımda zaten 1600-2000 arası DPI tercih ediyorum) ama yine de ihtiyaç anında kullanmak üzere bu seviyelere çıkılmış olması bir artı.
![]() | ![]() |
Artışı sadece sensör ve DPI değerinde değil, polling oranında da görüyoruz. Farelerde genelde standart polling oranı 1000’dir, Aerox 3’te de Rival 3’te de böyleydi. Aerox 3 Wireless Gen 2 ise 4000 Hz polling oranına sahip, bu da latency bakımından müthiş bir gelişme. Polling oranı farenin imleç pozisyonunu ve hareketleri hangi sıklıkta bildirdiğini temsil eden bir özellik, daha yüksek hz daha sık bildirim anlamına geliyor. Yalnız polling oranını SteelSeries yazılımını kullanarak değiştirmeniz gerek, fareyi kutudan çıkardığınızda varsayılan değer olan 1000’de ayarlı olduğunu görüyorsunuz.
Kullanılan switch’ler bakımından önceki jenerasyonla bir fark yok, yine Dustproof Gold 80M switch kullanılmış düğmelerde. Bunlar 80 milyon basışa kadar desteklenen mekanik switch’ler ve basış hissini de çok iyi veriyorlar. Yeni farelerde daha farklı switch türlerinin de kullanıldığını biliyorum ama ben bu tür switch’lerin hissini ve sesini seviyorum, sık tıklamada bile en ufak rahatsızlık vermiyorlar kulağıma.
Bu modelin bir diğer artısı ise pil ömrü. Sonuçta kablosuz kullandığınız bir farenin pil ömrünün tatmin edici olması lazım, hele ki kullanmanız gereken zamanlarda zırt pırt kablo takmak zorunda kaldığınızda o keyif biraz baltalanıyor. Aerox 3 Bluetooth üzerinden 200, 2.4 Ghz üzerinden ise 80 saat civarı bir pil ömrüne sahipti. Wireless Gen 2 ise 2.4 Ghz üzerinden 120 saate kadar kullanım sunabiliyor. Tabii bu değer 1000 hz için geçerli, eğer polling oranını 4000 hz kullanmak isterseniz o zaman 35 saat gibi bir süreyle yetinmek durumunda kalacaksınız.
Yazılım tarafında ise yine GG Suite bulunuyor. Sisteminizde zaten farklı SteelSeries ekipmanları kullanıyorsanız GG’ye alışıksınızdır. Burada fareye özel iki kısım var, motor ayarları ve hassasiyet araçları. İlk kısımdan klasik olarak DPI seviyeleri, düşük güç tüketimi modu, uyku zamanı, düğme atamaları gibi ayarları yapabiliyorsunuz. Hassasiyet Araçlarında ise 3D Nişan Talimi ve Hassasiyet Ayarı var. Burada istediğiniz FPS oyununu veya 3D Aim Trainer’ı seçiyor ve yaklaşık 10 dakikalık bir oyun ile o FPS oyunu için farenize ince ayar çekebiliyorsunuz. Oyundan oyuna geçiş yaptığınızda ayarlarınız da ona göre otomatik olarak değişiyor. Bu özellik de FPS oyuncuları için nefis bir özellik.
Faremizin cıvıl cıvıl renklerini ise yine Prism üzerinden ayarlıyoruz, üç farklı bölgede dilediğimiz efektleri ve renkleri seçmemiz ve bunlara ince ayar çekmemiz mümkün. Birden fazla SteelSeries RGB cihazınız varsa senkron da yapabiliyorsunuz elbette.
SteelSeries’in bu yeni faresiyle iyi bir iş çıkardığını düşünüyorum. Aerox 3 ve Rival 3’ün form factorunu seven oyuncular için böyle ‘upgrade edilmiş’ bir farenin varlığına ihtiyaç vardı bence. Özellikle de FPS türüne, rekabetçi oyunlara ilginiz varsa oyununuzu bir üst seviyeye çıkarabilecek özellikte bir fare bu. Ben Rival 3’ü bir kenara bırakıp Aerox 3 Wireless Gen 2’den devam etmeye karar verdim ve birkaç günlük deneyimimin ardından en ufak bir pişmanlık yaşamadığımı söyleyebilirim. ncak şunu da kabul etmek lazım, Aerox 3 Wireless yaklaşık 3500-3600 TL seviyesinde bulunabilirken Gen 2’nin fiyatının 6000 TL olması “acaba bu fiyat farkına değer mi?” sorusunu sormanıza neden olabilir. İşte bunun cevabı yukarıdaki satırlarda anlattığım farkların sizin için ne kadar önemli olduğuna bağlı olarak değişecek.





















