Pip-Boy’u Bir Hafta Boyunca Takan Editörün Hazin Macerası

Derdin neydi dostum, gel anlat bana…

Fallout 4’le gelen Pip-Boy Edition’ın aldınız mı? Peki onu hiç taktınız mı? Mesela bir gün boyunca falan? Ya da almadıysanız bile ona sahip olmanın, kolunuzda taşımanın ve günlük bir eşya gibi kullanmanın hayalini kurdunuz mu hiç? Cevabınız evetse hiç yeltenmeyin… çünkü göründüğünden çok daha meşakkatli bir iş bu anlaşılan.

Eurogamer editörlerinden Johnny Chiodini, Fallout 4 Special Edition’ı alıp Pip-Boy’una kavuşanlardan. Ama o sadece bununla yetinmeyip onu bir hafta boyunca kolunda taşımayı, bu cihazla yaşamanın nasıl bir his olduğunu “birinci koldan” denemeyi koymuş kafasına. Ve cihazı sadece uyurken ve banyo yaparken kolundan çıkarmış.

İlk gün bayağı neşeli ve heyecanlıymış doğal olarak. Sabah giyinmiş, Pip-Boy’u koluna takmış ve işe gitmek için hazırlanmış. Nişanlısı fotoğrafını çekerken tam olarak şu cümleleri sarf etmiş: “Neden kendine bunu yapıyorsun?”

Başından türlü türlü şey geçmiş doğal olarak. Metroda ona tuhaf tuhaf bakan insanlar, alışveriş mağazalarında arkasından şüpheli şüpheli fısıldaşanlar, çalışırken eşyaların devrilmesi, bulaşık yıkayamamak, yemek yerken kolunu acayip açılarda kaldırmaya mahkûm olmak, postacının şaşkın bakışlarına maruz kalmak… ve bol bol utanmak.

İlk günün heyecanı geçtikten sonra her geçen gün Pip-Boy’un ağırlığını biraz daha fazla hisseder olmuş ve kolu artık isyan etmeye başlamış. Pip-Boy’u çıkarmadan üstünü çıkaramadığı için gittiği her yerde paltoyla oturmuş. İş arkadaşlarından birinin “Pip-Boy’la tuvalete gitmek nasıl bir şey?” sorusunaysa cevap vermekten itinayla kaçınmış. Dilerseniz bir haftalık Pip-Boy günlüğüne buradan ulaşıp tamamını okuyabilirsiniz (İngilizce).

Sonuç olarak hiç ama hiç eğlenmemiş, bol bol utanmış ve kolu da acayip derecede yorulmuş Johnny. Pip-Boy’u çıkarıp temelli kutusuna kaldırdığında da oldukça mutluymuş. Meraklı bir kapıcıya sahip olmamanın mutluluğundan bihaber yaşadığı kesin. O zaman görürdüm asıl ben onu.

Bir de biraz fazla mı utanmış hatta ne? Ben olsam o kadar da takmazdım herhalde. Ne de Olsa Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi yabancısı olduğum bir yer değil… öhöm!

YORUMLAR
Parolamı Unuttum