Sony, Yılın İlk State of Play Etkinliğini Bu Gece Gerçekleştireceğini Açıkladı

40 dakikalık bir gösterim bizleri bekliyor

Geçtiğimiz günlerde Sony'nin bu hafta içerisinde bir State of Play programı gerçekleştirebileceğine dair iddialar gündeme gelmişti. İddialar doğru çıktı; Sony, yılın ilk State of Play'ini bu gece gerçekleştireceğini açıkladı.

PlayStation Blog'da yapılan paylaşımda, 40 dakika civarında sürecek bir program olacağı, PS5'e gelecek oyunlar hakkında haberler ve güncel bilgiler paylaşılacağı söyleniyor.

Programda gösterilebilecek oyunlarla ilgili tahminler de yapılıyor. Metal Gear Solid Delta: Snake Eater listenin başında yer alıyor. Malum, geçtiğimiz günlerde Sony yanlışlıkla fragmanı erkenden paylaşmış ve oyunun çıkış tarihi de sızmıştı. Büyük ihtimalle bu akşam gösterilecek oyunlardan birisi bu olacaktır.

Bunun haricinde Death Stranding 2'nin de yer alabileceği düşünülüyordu, ama Hideo Kojima'nın fragman hazırlıklarının bir başka program için olduğu açıklandı.

Yeni bir Astro Bot & PS5 Bundle hazırlıkları hakkında haberler var. Programda bununla ilgili bir duyuru da gelebilir. God of War Remastered'ın gösterileceğine ise neredeyse kesin gözüyle bakılıyor.

State of Play gösterimi, bu gece TSİ 1:00 itibariyle başlayacak. PlayStation YouTube ve Twitch kanallarından izleyebilirsiniz. Bizleri hangi oyunlar bekliyor bakalım.

YORUMLAR

Mayhem Brawler II: Best of Both Worlds Desteğinizi Bekliyor!

Kickstarter kampanyası bugün 20:00’da başlıyor

Mayhem Brawler II: Best of Both Worlds Desteğinizi Bekliyor!

İlk Bakış: South of Midnight Oynadık!

Bataklıkta bir gitar tıngırdar…

İlk Bakış: South of Midnight Oynadık!

Oyun dünyasında geçirdiğiniz vakit arttıkça, sizi şaşırtabilecek ve heyecanlandırabilecek oyun sayısı da azalıyor haliyle. Assassin’s Creed yeni oyun çıkarıyormuş, aa ne güzel Doom geliyormuş, yeni Civilization bir sürü şeyi değiştirmiş falan ama… Hepsi öncekinin laciverti gibi hissettiriyor sanki bir noktadan sonra. İşte bu sebeple South of Midnight’ı ilk gördüğümde yaşadığım tatlı heyecan lacivert değildi. :)

Geliştiricimiz Compulsion Games, portföylerinde gördüğümüz We Happy Few ve Contrast gibi oyunlardan da anlayabileceğimiz üzere sanat tasarımıyla ve yaratıcılığıyla öne çıkan bir ekip. Bugüne kadar yaratıcılık seviyelerini yeteri kadar gösterdiklerini düşünüyorsanız sıkı durun, South of Midnight çıtayı bambaşka bir yere çekecek gibi duruyor.

Öncelikle bizim denediğimiz ön izleme versiyonunun yalnızca oyunun üçüncü bölümünü içerdiğini, dolayısıyla hikaye anlatımı ve senaryo kalitesi bakımından elimizde kısıtlı veri olduğunu belirterek başlayalım.  Güney ABD’de konumlanan Prospero isimli “Redneck” cenneti kasabımız bir kasırga sebebiyle altüst oluyor. Ana karakterimiz Hazel’ın annesi de kasırga sırasında evleriyle birlikte ortadan kayboluyor ve Hazel ile birlikte annemizin peşinde tuhaf bir yolculuğa çıkıyoruz. Hazel bu yolculukta kadim ve büyülü bir varlık olan Weaver’lardan (sanırım dokumacı olarak çevrilecek) biri olduğunu öğreniyor. Yeteneklerini kontrol etmeye çalışıyor ve ABD’nin güney cephesinin tuhaf kültürü ve gotik havası bu yolculukta bize eşlik ediyor. Fena durmuyor değil mi?

Ön izleme sürümü hikayeye ortadan zıpladığı için bu hikayenin yalnızca “yetenekleri keşfetme” noktasına tanıklık edebildim, o sebeple net değerlendirme yapmak şimdilik pek mümkün değil. Ama bu süreçte bile harika bir yan hikayenin ana hikayeye eşlik ettiğini ve Witcher’vari bir şekilde yan hikaye etkileyiciliğiyle sonlandığını söyleyebilirim.

Gelelim oyunun ışığının gerçekten parladığı noktalara… Yahu bu nasıl bir sanat tasarımıdır? Oyun genel itibariyle stop-motion olarak tasarlanmış, yani tüm oyunda stop-motion bir film izliyormuşçasına efekt ve kurgu mevcut. Bu oyunun tasarım dilini gerçekten güçlendiriyor ama gördüğüm kadarıyla bazen yorabiliyor da. Benim gibi garibanlar “FPS mi düşüyor yoksa stop-motion şeysileri mi oluyor” ikileminde kalabilir, dikkat edin. :) Sanıyorum oyun çıkınca bu efektleri kapatma seçeneği de olacak, negatif bir durum yok yani ortada.

Peki ara sahneler? İşte orada şov başlıyor, çünkü stop-motion tasarımın gerçek gücünü ve etkileyiciliğini görebiliyoruz. Eğer tüm oyun gördüğüm kıvamda olursa, ara sahneleri izlemeye doyamayacağız gerçekten. Bu tarz oyunlar ilginizi çeksin veya çekmesin, mutlaka şimdiye kadar yayımlanan videolara göz atmalısınız.

Oynanış kısmında ise gördüğüm kadarıyla olumlu ve olumsuz noktalar var. Hazel’ın bu Weaver muhabbetleri oynanışa çok akıcı etmenler getiriyor. Yalnızca tek bir bölüm oynamış olsam da Hazel’ın kazandığı yeteneklerin oynanışı ne kadar çeşitlendirebileceğini görebildim. Her bölüm üstüne koya koya gidecekse, farklı ve birçok kombinasyona açık bir oynanış olacak demektir.

Hazel’ın yetenekleri, oyunun hemen hemen her yerinde oynanışı etkileyecek gibi duruyor. Gördüğüm kadarıyla bolca platform ögesi var ve onları aşmak için bu yetenekleri kullanmak zorunda olduğumuz gibi; savaşlarda da yeteneklerimizi göstermek zorundayız. Platform ögeleri fena eğlenceli duruyor, hatta yer yer Prince of Persia tadı bile veriyor. Ama dövüş kısımları…

İşte oyuna dair en büyük endişeme gelmiş bulunmaktayız: dövüş sekansları. Tekrar altını çiziyorum, ön izleme sürümü sonrasında birçok şey değişebilir. Ben de hepi topu bir bölüm oynadım sonuçta, yani tam yargıya varmak kesinlikle doğru değil. Ama yine de oyunun aksiyon kısımları birazcık tedirgin etti beni. Dövüşlerimiz Hazel’ın yetenekleriyle farklı kombinasyonlar kurabileceğimiz, yine bol bol atlamalı zıplamalı ve uçmalı şekilde tasarlanmış. Ama bu sekanslar o kadar birbirine benziyor ki… Gördüğüm kadarıyla “platform kısımlarını geç – hafif izole bölgeye gir – oradaki çıkış kapansın – benzer minvaldeki yaratıkları benzer minvaldeki yeteneklerle kes – çıkış açılsın” şeklinde. Tabi bunu görünce, “Bu Devil May Cry’da da kullanılan formül ve onda gayet de iyi tutuyor, bık bık konuşma Kıvanç” diyebilirsiniz, en doğal hakkınız. Ama ben de size bunun Devil May Cry’da tutma sebebinin MUHTEŞEM dövüş sistemi ve HARİKA kombolar olduğunu söyleyebilirim. Bu durumda siz de bana “ee, South of Midnight’ta vaziyet nasıl?” diye sorarsınız. Ben de size, demoda dövüş sisteminin “İYİ” ve komboların da “İYİ” olduğunu söylerim. Siz de bana bakıp hafifçe kafa sallar ve cevap vermezsiniz. Ve sanırım birbirimizi anlarız… Yani oyuna dair gözüme çarpan tek eksi bu, bu da biraz endişe verici bir eksi. Ama bakalım, oyunun geneline baktığımızda böyle bir şeyin olmadığını, dövüşlerin ve dövüş mekaniklerinin gittikçe açıldığını görmemiz de az bir olasılık değil.

Veee gelelim benim bu oyunu gerçekten bekleme sebebime… Arkadaş bu Amerika’nın güneyinin ayrı bir cazibesi var ya. Nedendir, nedir bilemiyorum ama bana öyle geliyor valla. Southern Gothic muhabbeti, özellikle müzikte kendini acayip gösteriyor. Umarım yanılmam ama South of Midnight’ın müziklerini çooook uzun bir süre dinleyeceğiz gibi duruyor. Red Dead Redemption müziklerini alın, biraz modernize edin, daha karanlık ama daha folk bir hale getirin. Bam! Bu tarza dark country, dark blues ya da swamp blues diyenler de var, o şekilde bakarsanız aslında az çok nasıl bir müzik tarzının benimsendiğini görebilirsiniz. Müzikleri o kadar şahane ki, oyunu falan salıp sadece müzikleri dinleyesiniz bile geliyor bazen. Tam sürümde nasıl güzellikler olacak tahmin bile edemiyorum.

Bu bahsettiğim southern gothic teması, oyunun genel rengi aslında. Karakter tasarımları, aksanlar, çevre, sesler, müzikler… Oyunun büyülü dünyasında bile bu etkiyi görebiliyoruz. Ve genel olarak South of Midnight’ın bu tarzının oyuna çok yakıştığını ve oyunu oldukça özgün kıldığını söyleyebilirim.

Özetle: South of Midnight’a ilişkin gördüğüm hemen hemen her şey beni heyecanlandırmayı başardı. Oyunun inanılmaz müzikleri ve sanat tasarımı, akıcı platform sekansları ve iyi bir potansiyel barındıran hikayesi, belli ki benzersiz bir tecrübe sunacak. Şu yukarıda anlattığım aksiyon konuları da çözülmüşse muhteşem bir oyun bizi bekliyor demek. Çözülmediyse veya tam olarak anlattığım gibiyse de merak etmeyin, South of Midnight yine de çok farklı bir şey olacak.

Take-Two'nun Patronu, GTA 6'nın PC'ye Sonradan Geleceğini Bir Nevi Teyit Etti

Öncelik konsol satışlarında

Take-Two'nun Patronu, GTA 6'nın PC'ye Sonradan Geleceğini Bir Nevi Teyit Etti

Take-Two CEO’su Strauss Zelnick, IGN'ye verdiği röportajda bir yandan PC pazarının giderek artan öneminden bahsederken diğer yandan GTA 6'nın PC versiyonunun geleceğine dair de muğlak da olsa çeşitli ifadeler kullandı. Söylediklerinden GTA 6'nın PC versiyonunun konsollardan daha sonra çıkacağı anlamını çıkarabiliriz, yani gelenek değişmeyecek.

GTA 6 bildiğiniz gibi şu an için yalnızca PS5 ve Xbox Series X/S için duyurulmuş durumda ve PC sürümü hakkında herhangi bir resmi açıklama yapılmadı. Büyük oyunların genellikle üç platformda aynı anda piyasaya sürüldüğü günümüzde oyuncular GTA 6'da da benzer bir durum olup olmayacağını merak ediyor haliyle.

Zelnick Civilization 7'den örnek vermiş ve oyunun PC ve konsollarda aynı anda çıktığını söylemiş. “Ancak diğer oyunlarımız söz konusu olduğunda, her zaman tüm platformlara aynı anda çıkış yapmıyoruz. Tarihsel olarak baktığımızda da Rockstar hep önce belirli platformlarla başlayıp ardından diğer platformlara geçti.”

Zelnick’in açıklamalarındaki dikkat çekici noktalardan biri çok platformlu oyunların PC versiyonunun toplam satışların %40’ını oluşturabileceğini söylemesi. Bu da aslında yapımcılar için PC platformunun önemini gösteriyor. Yine de, şu an için GTA 6’nın öncelikli odağı konsol sürümleri ve Zelnick bunun konsol satışlarını önemli ölçüde artıracağını düşünüyor:

“Piyasaya büyük bir oyun çıktığında tarihsel olarak bunun konsol satışlarını artırdığını görüyoruz. Bu yıl da bunun gerçekleşeceğini düşünüyorum. Gümrük tarifeleri bize pek yardımcı olmayacak ama yine de 2025 yılında çıkacak oyunlara bakınca konsol satışlarında belirgin bir artış olacağını düşünüyorum. Bu sadece bizim oyunlarımızla değil, diğer firmalardan gelen oyunlarla da desteklenecek. Bu yüzden konsol satışlarının düşmesiyle ilgili bir endişem yok. Ancak asıl odaklanılması gereken trend, PC’nin oyun pazarındaki payının giderek artması.”

Zelnick’in de belirttiği gibi, Rockstar geçmişte de oyunlarını önce konsollara çıkarıp, daha sonra PC’ye getirdi. Örneğin GTA 5, Eylül 2013’te çıkış yapmış, ancak PC sürümü Nisan 2015’e kadar ertelenmişti.

Diego Maradona, EA FC 25 İle Geri Dönüyor

3 yıl aradan sonra...

Diego Maradona, EA FC 25 İle Geri Dönüyor

Eskiden "FIFA" adıyla bildiğimiz seri, 2022 yılında anlaşmazlıklar sonucu Diego Maradona'ya veda etmişti. Bir süredir sorunları çözmek için uğraşan EA, müjdeli haberi duyurdu. Bir futbol efsanesi olan Maradona, EA Sports FC 25'e tekrar eklenecek.

2022 yılında yasal nedenler nedeniyle seriye veda eden Maradona, Ultimate Team'e ikon futbolculardan biri olmaya devam edecek. Maradona'nın 14 Şubat'ta oyuna ekleneceği doğrulandı.

Yasal sorunların arkasında ise Maradona'nın marka haklarının belirsizliği bulunuyordu. EA daha önce oyuncunun menajeri Stefano Ceci ile anlaşmış ve Maradona'yı oyunda kullanmaya başlamıştı. Lakin Arjantin mahkemeleri Ceci'nin Maradona üzerinde hakkı olmadığına kanaat getirmişti.

EA, gerçek hak sahiplerine ulaşarak gerekli işlemleri gerçekleştirmiş. Artık oyuncular, Maradona ile oynamaya devam edebilecek. Tabii ilk önce kendisini bulmanız gerekecek...

Parolamı Unuttum