Şimdi soruyorum size: Bir insan serinin, hatta survival – horror oyunları tarihinin tartışmasız en iyi senaryolarından birine sahip bir oyunun senaryosunu neden değiştirir? Ya oyuna dair hiçbir fikri yoktur, ya oyuna karşı bir garezi olduğu için bilerek katletmek istiyordur ondan yapmıştır, ya da en basitinden düpedüz aptaldır. İnanın filmi izlediğimden beri bu soruyu soruyorum kendime ve halen daha yanıt bulamadım (Aptal olma seçeneği biraz daha ağır basıyor ama).
Silent Hill 2’nin senaryosunu merkez alacağını iddia eden ve gerçekten de sadece iddia etmekle kalan filmimiz, tıpkı oyunda olduğu gibi ölmüş karısından mektup alan James’in maalesef Silent Hill’e gelmesiyle başlıyor. Maalesef diyorum çünkü gelmese ne güzel böyle bir film de olmayacakmış. Filmde oyunla gerçekten eşleşen tek sahne de bu zaten.
Üzerinden artık 25 sene geçen bir oyuna dair incelemeyi de spoiler korkusu olmadan yazmak istiyorum müsaadenizle. SH2 teması en basit haliyle nedir? Oyun ilerledikçe aslında James’in kötü bir karakter olduğunu öğrenmek, çevresinde gördüklerinin aslında kendi bilinçaltı ve arzularının yansıması olduğunu fark etmek, kendisi gibi günahkâr diğer karakterlerle birlikte günahlarının bedelini Silent Hill’de ödemesidir değil mi? İşte film o kadar cahil, o kadar kifayetsiz ki oyunun merkez temasını tam zıttına çevirmeye kalkıyor. James’i aslında “Tanısan aslında iyi çocuk ya” diyeceğin bir mercy kill figürüne çevirip, Mary’i de bir okült simgesine dönüştürerek. Nasıl, harika değil mi?
Böylelikle oyunun temasındaki her şey filmde tamamen boşa çıkmış oluyor. Yapımcı ekip o kadar cahil ki o zaman canavarlar, kabusa dönüşen bir Silent Hill teması, Eddie gibi diğer karakterler niye var hiç sormamış kendine. Öyle koymuşlar filme sanki Silent Hill kasabasının günlük sakinleri gibi. Artık buraya yazmaya utanacağım şekilde tek vücutta birleştirilen karakterler var, Samanyolu TV’deki meşhur CGI koyulmayı unutulan cehennem sahnesinden çok daha kötü CGI’lara sahip yangın sahneleri, James’in ressam olması falan derken finalde de işi zaman yolculuğuna bağlayarak (şaka yapmıyorum) kendi bok dağının üstüne yaldızlı bayrağını gururla dikiyor Return to Silent Hill.,
Geçmişte çok fazla kötü oyun filmi oldu, ama onlar en azından oyundan farklı bir şeyler yapmaya çalışıp başaramayan işlerdi, niyetleri kötü değildi. Return to Silent Hill ise bunlardan çok farklı bir yerde duruyor. Gerçek kötülüğü uzaklarda aramayın, işte tam karşınızda duruyor.
Editörün Notu: Orijinal oyunun efsane senaryosunu ve kurgusunu katletmeye yemin etmiş, oyunu zerre anlamamış bir ekipten çıkan, saf kötülüğün vücut bulmuş hali.
Not: 1 / 5
Yönetmen: Christophe Gans
Oyuncular: Christophe Gans, Sandra Vo-Anh, Will Schneider


















