Unutulmaz Oyun Müzikleri: PoP The Sands of Time - Time Only Knows

Bu dünyadan bir Prince of Persia geçti

[ Haftalık Unutulmaz Oyun Müzikleri köşemizde hafızalarımızdan çıkmak bilmeyen, hepimizde derin izler ve tatlı anılar bırakan oyun müziklerini birlikte hatırlıyoruz. ]

“Çoğu insan zamanın bir nehir gibi aktığını düşünür; sadece tek bir yönde sabit ve hızlı bir şekilde. Ama ben zamanın gerçek yüzünü gördüm ve şunu söyleyebilirim: Yanılıyorlar. Zaman bir fırtına içindeki okyanustur. Kim olduğumu ve bunu niye anlattığımı merak ediyor olabilirsin. Otur lütfen; ben de sana bugüne kadar duyduklarına hiç benzemeyen bir hikâye anlatayım.”

Sands of Time’ın hem başında hem de sonunda böyle diyordu Prens birlikte nice badire atlattıkları Farah’a. Ama Farah bu badirelerden asla haberdar olmayacaktı; çünkü Prens, Farah’ın ölümünü geri almak için Zamanın Kumları’nı kullanarak zamanı tersine çevirmiş, her şeyi başa almıştı. Onun için bunlar gecenin bir yarısı odasına sızan eksantrik Prens’in anlattığı birer masaldan ibaretti.

Yaşanmamış bir aşkın ve ihanetlerin hikâyesi, Prens’in babasının veziriyle ilgili yaptığı uyarılar tabii ki Farah’a mantıklı gelmemişti. Ta ki onları gizlice dinleyen Vezir ortaya çıkıp ihanetini onaylayana kadar. Prens, artık hiç yaşanmamış bir gelecekte Farah’ın ölümüne neden olan Vezir’le dövüştü. Vezir yerde cansız bir şekilde uzanırken Farah neye inanacağını şaşırmıştı artık.

“Doğruydu demek! Gerçekten de bir hainmiş. İyi hoş da, bana niye öyle fantastik bir hikâye anlattın? Beni çocuk mu sandın, öyle bir saçmalığa inanayım?”

Prens beraber atlattıkları onca şeyden sonra dürtülerine yenik düşerek Farah’ı öptü ancak o duyguları henüz keşfetme şansı bulamamış olan Farah “Teşekkür borçluyum dedim ama sen biraz abarttın” diyerek Prens’i geri itti. Prens son kez zamanı geriye aldı.

“…İyi hoş da, bana niye öyle fantastik bir hikâye anlattın? Beni çocuk mu sandın, öyle bir saçmalığa inanayım?”

Prens, buruk bir şekilde Zamanın Hançeri’ni Farah’a teslim ederken iç çekti. “Haklısın, sadece bir hikâyeydi.”

“Daha adını bile bilmiyorum.”

“Bana şey diyebilirsin… kakolookiyam.

Annesinin çocukken kendisini sakinleştirmek için kullandığı kelimeyi hiç tanımadığı bu adamdan duyan Farah az önce dinlediği hikâyenin gerçekliğini bir kez daha sorgularken biz ise ekran başında o muhteşem şarkıyı dinliyorduk:

“Time, alone we bide our time
Never will we know if our love is true
At night i sleep and dream of you
Only to awake in my empty room
You give me power
You give me reason
So, will you love me?
Time only knows, time only knows”

Başa dön
YORUMLAR
N1k0laT3sla
15 Ocak 2020 02:47

Ulan! Ubifost, Ubidürsü,  güzelim seriyi geri getirrrrrr artik...

Srinelli
6 Ocak 2020 08:42

Sanki hikayeyi kendisi yazmis. Şu kasıntıya bak.

Monthius
Srinelli
7 Ocak 2020 11:01

Bu sefer karalayacak çok bir şey bulamamışsın belli ki, zayıf kalmış. Beğendiğine sevindim.


Parolamı Unuttum